Sosyal demokratın yoğurt yiyişi...

Bu bölünmüşlük içinde hakareti, küfürü, çok başlı bir parti görüntüsünü izlerken bile Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ya da Özgür Özel’den bu “mutlak butlanı” fırsata dönüştürecek bir demokratik siyaset çıkışı ve uzlaşı bekliyordum, hala da bekliyorum ama galiba nafile.

Bizler çok üzgünüz ama düşülen tuzakların planlayıcısı siyasal iktidar “Allah verdikçe veriyor” beklentileriyle belli ki çok mutlu.

Halbuki dünyada sosyal demokrasi örnekleri kendi parti içi sorularını demokratik bir bilgelik içinde çözebiliyor. Onların deneyimlerinden ders almaktan da çok uzağız.

Hatırlarsınız sanırım; Yunanistan’da, ülkenin ekonomik kriz yaşadığı 2015-2019 yıllarında başbakanlık koltuğunda oturan Aleksis Çipras, 2009-2023 arasında liderliğini yaptığı Radikal Sol İttifaktan (SYRIZA) ve milletvekilliği görevinden Ekim 2025’te istifa etmişti.

Geçen gün kurduğu Yunan Sol İttifakı (ELAS) partisi ile siyasete geri döndü.

Aleksis Çipras yeni partisinin vaatlerini ise onurlu yaşam, güçlü demokrasi, güçlü ve adil bir ekonomi, sosyal devlet anlayışı, haklarını koruyan ve barış köprüleri kuran bir Yunanistan olarak sıraladı.

Oldum bittim Yunan Sol’unu göz ucuyla da olsa izlerim.

Türkiye’de Komünist Parti kurmak yasakken orada biri Avrupa’ya diğeri Sovyetler’e yakın iki komünist parti vardı.

***

Yunanistan ile aramızda başka ciddi farklılıklar da var.

Onlar Albaylar Cuntası’nın bütün hukuksal mevzuatını topluca çöpe attılar. Bizde Siyasi Partiler Yasası 12 Eylül’den kalma.

Yunanistan’da Siyasi Parti Yasası yok. Milli İradeyi belirlenmiş bir kalıp içinde dondurmak istemiyorlar.

Çipras eski partisinden istifa ettiğinde de yeni başkan tüm üyelerin katılımıyla seçilmişti. Siyasal sistemi delege yapısına mahkûm etmiyorlar.

***

Fransa’da da siyasi parti yasası yok.

Fransa deyince bu kez de oradaki sol siyaset aklıma düştü.

Örneğin çok uzun yıllar iktidar olan Mitterand’ın Sosyalist Partisi kendi iç sorunlarını nasıl çözüyor?

Tabii oralarda parti içinde bir farklılık var ise bu, toplumsal sorunları çözmek için önerilen projeler arasındaki farktan doğuyor. Ayrılığın özünde fikirsel bir yaklaşım var.

Aynı parti içindeki olaylara ve sorunlara farklı yaklaşımlar ortaya çıkınca, çözümü de demokratik mekanizmalarla oluyor.

***

İlk önce bağıra bağıra söylenecek şey Yunanistan’da olduğu gibi Fransa’da da sosyalist partide bütün süreçler üyeler tarafından yönetiliyor.

Delege değil üye.

Partide farklı görüş veya hizip ya da kanatlar oluştuğunda çözüm süreçleri nasıl işliyor?

İlk aşamada Parti kongreleri yaklaşırken, önde gelen liderler ve akımlar kendi politik vizyonlarını, ekonomi ve sosyal politikalarını detaylandırdıkları metinler hazırlar ve diğer üyelerin imzasına sunarlar. Yani düşünce esastır.

Farklılaşmaya esas olan düşünsel yaklaşım ortaya çıktıktan sonra partiye kayıtlı tüm üyeler, gizli oy ile sunulan farklı metinleri oylarlar.

Gene hangi siyasetçinin parti genel sekreteri veya cumhurbaşkanı adayı olacağını belirlemek için de gizli oy kullanır.

***

Farklı çözüm önerileri ve metinler üyelere sunuldu.

Oylama yapıldı… Sonuç netleşti… Sonra ne olur?

Yapılan oylamada her farklı yaklaşım aldığı oy oranı kadar parti yönetim organlarında ve kurultay delegasyonunda temsil hakkı kazanır. Üyedeki karşılığı kadar parti yönetiminde yer bulur.

***

Ama süreç burada da sona ermez çünkü genellikle oylama sonucunda hiçbir kanat tek başına mutlak çoğunluğu yani yüzde 50’den fazlasını sağlayamaz. Bu durumda kongre sonrası yönetim kadrolarını ve politikaları belirlemek için farklı gruplar arasında zorlu ittifak ve uzlaşma görüşmeleri yapılır.

Kimse kimseye küfretmez, ağza alınmayacak suçlama ve hakaretler savurmaz. Nihayetinde hepsi aynı partinin üyesi, aynı programın takipçisidir.

Bu sistem, farklı fikirlerin örneğin daha piyasa yanlısı kanat ile radikal kanadın parti çatısı altında kalmasını ve parti içi yönetimi bir koalisyon mantığıyla paylaşmalarını sağlar.

***

İçinden geçtiğimiz yürek burkucu, yüz kızartıcı süreçte gerçek sosyal demokrat partilerdeki parti içi demokrasiyi ve uzlaşma kültürünü herhalde biraz incelemeliyiz.

Ve siyaset kurumunun enfeksiyon yaratan hangi zaaflarından dolayı bu utanç verici duruma düştüğümüzü de kendimize sormalıyız.

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.