Bir bölen bir suçlu ve bir parmak bal yetecek mi?

Mart ayı itibari ile emekli, dul ve yetim olarak 17 milyon 079 bin kişi maaş alıyor. Bu 17 milyon kişinin ortalama maaşı 23.033 TL.

Bu üç aylık ortalamaya göre açlık sınırı ise 34.587 TL. (Not: Emekli maaşı artmazken açlık sınırı fiyatı artmaya devam edecek ve fark açılacak)

Bu hesaba göre bir emekli, dul ve yetim maaşı açlık sınırının yüzde 33,4 altında yer alıyor.

2017 yılında emekli, dul ve yetimlerin ortalama maaşı açlık sınırının sadece yüzde 5,5 altında olduğunu belirtelim.

Asgari ücreti de benzer şekilde hesaplayabiliriz. Yılın ilk 3 ayında açlık sınırı 34.587 lira ama yıl boyu açlık fiyatı artacaktır. Oysa asgari ücret artmayacak. Buna rağmen asgari ücret daha 3 ayda bile açlık sınırının yüzde 18,8 altında bulunuyor.

Bu veriler fakirlik verilerinin resmi belgesidir.

Türkiye’de çalışmakta çalışmamakta fakirliğe mahkumiyet demektir. Anlayacağınız şudur: Fakirlikten kurtulmanın mevcut durumda imkanı yoktur.

Trabzonlu hemşerim Serhat Şahin türküsünde bunu çok güzel anlatıyor:

Çalış çalış ileri

Gidemedum bir karış

Birincisi bitmeden

Başlayi öbür yarış

Kapattım meseleyi

Artık konuşmayirum

Öyle da yok böyle da

Daha çalışmayirum

***

Evet, fakirliğe mahkum olduğumuz gibi şimdide işsizlik belası geliyor. Son 2 yıldır 1 ama 1 kişi dahi iş bulamadı. Hatta çalışan 533 bin kişi işini bile kaybetti.

İşini kaybedenlerin sayısı önümüzdeki dönemde daha hızlı şekilde artacaktır.

Siz TÜİK’in işveli işsizlik rakamlarına hiç bakmayın derim…

Peki, ne olacak?

Acaba işsizlik daha da artmadan seçime mi gidilecek? Ne zaman seçim yapılacak?

İktidarın iktidarda kalmak için şimdiye kadar kullandığı argümanları hatırlayın: 2018 yılında FETÖ etkisi ile beraber Vatan-Millet ile Din-İman sıkça kullanıldı.

2023 yılında ise muhalefetin tamamı terör ve terörle ilişkilendirildi.

Ve şimdi ikisinde de iktidar çuvalladı. Hatta İmralı kapısında bir iktidar gözlüyoruz.

Nasıl olacakta iktidar seçimleri kazanacak?

Bence elinde 3 koz bulunuyor. Bunları sıralayalım:

1.Suçlu olarak Mehmet Şimşek’i ilan edip kabine değiştirmek. Bu argümanımı Mehmet Şimşek Bakanlığa oturduğu günlerden beri söylüyorum.

2.Şimşek suçlu ilan edildikten sonra maaşlara sonradan tahsil edilmek üzere yüksek zam yapmak. Yani ağızlara bir parmak bal çalmak.

3.En önemli şık bu: CHP bölünmesi ve asıl rakiplerin seçime girememesi. Girseler bile Butlan CHP’sinin bir bölen olarak yeterli katkıyı verebilmesi.

Bu 3 madde çok önemli.

Mesela AK Parti Sapanca buluşması sonrası medyaya şu haber düştü: “Ak Parti artırmak istiyor ama Şimşek karşı çıkıyor.”

Emekli ve dar gelirlilerin maaş artışı ve üreticilerin desteklenmesi meğerse Mehmet Şimşek’ten dönüyormuş.

“Tek engel Şimşek” senaryosu yazılmaya başlandı bile. Ben bu tür senaryoların el altından yazdırılması sonrası neler olduğunu çok duydum.

Butlancı CHP ise tam yol iktidara hizmetine devam ediyor. Hatta iktidarın yapamayacağı kadar hizmeti onlar yapıyor.

Yeni ittifak AK Parti+MHP değil, yanlarında artık CHP’de var. Hani 6’lı masada masanın altında HDP var diyorlardı ya; şimdi o duruma AK Parti geldi. Cumhur İttifakında masanın altında yeni CHP var.

İyi ama hepsi yetecek mi? Yani iktidarın iktidarını sürdürmesi için bunlar yetecek mi?

Elbette bilemiyoruz… Sadece şunu söyleyebilirim: İktidarın hesabında bu sefer Türk Halkı yok… Bakalım Millet ne diyecek?

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.