Kur’an’ı anlamak için okumalıyız
Kur’an okumak büyük sevaptır. Belki de bu yüzden hemen hemen her Müslüman, çocuğuna Kur’an okumayı öğretmek ister. Toplumumuzda küçük yaşlarda Kur’an okumayı öğrenmiş hatta Kur’an’ı hatmetmiş olanların sayısı da hiç az değildir. Peki, henüz dinen mükellef olmayan bir çocuğun Kur’an okumayı öğrenmesi, ona ne kazandırır? Bu soruyu sormalı ve cevabını çocuklarımıza öğretmeliyiz. Onlara “Büyüdükçe, şimdi yüzünden okumayı öğrendiğin ayetlerin anlamlarını öğreneceksin. Böylece hayatın boyunca elinde bir hayat rehberi olacak.” demeliyiz çünkü Kur’an, sadece yüzünden okunarak sevap kazanılan bir kitap değil. Elbette Kur’an’ı yüzünden okumayı öğrenmek ve Kur’an’ı güzel okumak çok önemli. Her Müslüman, bunu başarabilmek için zaman ayırmalı ve sık sık Kur’an okumalı ama Kur’an okumak, sadece bu değil, aynı zamanda hayatı anlamlandırma yöntemlerinden biri.
İnsanı en iyi tanıyan, insanı yaratan Allah olduğu için, ayetleriyle insana doğru yolu gösteren de Allah’tır. Allah’ın ayetlerinin hayatımız boyunca bizlere yol göstermesini istiyorsak da onların anlamlarını iyice öğrenmeli ve yaşarken onlara uymalıyız. Bu yüzden, çocukken yüzünden öğrenilen Kur’an-ı Kerim ayetleri, dinen mükellef çağa gelindiğinde anlamlarıyla birlikte okunmalı. Böyle bir okuma ise ömür boyu sürüyor. Kur’an, mucizevî bir söyleyiş özelliğine sahip olduğu için, insan, hayatının her aşamasında, karşılaştığı herhangi bir olayda, bir çıkmaza girdiğinde vb kendisine yol gösterecek bir ayetle karşılaşabiliyor ve bu, çok güzel bir şey. Bu bilinci edinmek için de Kur’an meali okumanın önünde oluşturulan bariyerlere dikkat etmeli ve bu bariyerlere takılmamalıyız. Mesela bu bariyerlerden biri “Herkes, Kur’an’ı anlayamaz.” bariyeri.
Bu bariyer, Kur’an meali okumaya niyetlenen hemen hemen herkesin karşısına bir yerde çıkıyor. Ya bir hocası ya bir tanıdığı ya da sosyal medyadaki bir paylaşım, Kur’an meali okumaya niyetlenen kişinin karşısına “Sen anlamazsın!” cümlesiyle dikiliveriyor. Bu, bazen o kadar yaldızlı cümlelerle yapılıyor ki gerekçeleri bile gerçekçi görünüyor. Mesela “Kur’an bir derya.” diyorlar, “Her ayette onlarca hikmet gizli, onları anlamak için yıllarını bu işe vermiş bir âlim olman gerekir.” diyorlar. İşin ilginci bu cümleler yanlış da değil ancak işin aslı da öyle değil çünkü kişi, elindeki meali açsa ve biraz okusa, mesela Neml suresi 1. ayette şu ifadeyle karşılaşacak: “Bunlar Kur’ân’ın, apaçık olan Kitab’ın ayetleridir.” (Neml 27/1) Allahu Teala, kendi kelamında, kendi kitabına apaçık (mübin) diyor. Bu durumda, Allah’ın sözüne mi inanıp güvenmek gerekir, “Sen anlamazsın!” diyenlere mi?
“Sen anlamazsın!” diyenler eğer kötü niyetli değillerse Kur’an’ın çok katmanlı bir anlam yapısı olduğunu kast ediyor olabilirler. Gerçekten de Kur’an’da muhkem ve müteşabih ayetlerden oluşan bir sistem var. Kur’an’ı bu sisteme göre okumak insanın önünde bambaşka ufuklar açıyor ama herkes bu sistemi bilmeyebilir. Onlar da okudukları ayetlerden, kendi bilgi ve birikimleri, hayat tecrübeleri çerçevesinde anlamlar çıkarabilirler. Zaten, Kur’an’ı anlamaya merak salarsalar, önlerine çeşit çeşit imkânlar çıkar ve anlam inceliklerini merak ettikleri ayetlerin çeşit çeşit açıklamasından faydalanabilirler. Sonra zamanla ayetleri, muhkem ve müteşabih ayetler metoduyla okumayı da öğrenirler ama tüm bunları yapabilmek için o en baştaki “Sen anlamazsın!” bariyerini aşmak gerekiyor.
Kur’an okumaya yeni başlamış biri, metot da bilmiyorsa okuduğu her şeyi hemen anlamayabilir ama bu “okuduğu hiçbir şeyi anlamaz” demek değildir. Kişi; anlamadığı yerleri merak edecek, yeri geldiğinde bilen birine soracak, yeri geldiğinde internetten, yapay zekâdan araştıracak, bir şekilde anlamanın çaresini bulacaktır. Böylece kendisini geliştirmiş de olacaktır. Kur’an’ı nasıl anlayacağını öğrenmiş bir kişi, hayatının her anında onu kendisine rehber edinmeyi de başarmış olur. Böylece hayatın çeşitli sorunları içinde yalpaladığında kendisini yapayalnız hissetmez, yaratıcısının desteğini her zaman yanında bulur. İşte bu yüzden, hem kendimiz okurken hem de çocuklarımıza Kur’an okumayı öğretirken, ayetlerin anlamlarının üzerinde durmalıyız.
