İlahi adalet işaret mi veriyor?
Turpun büyüğü heybede dedikleri şeyi gördük. Yakın tarihimizin en büyük turpu fonlardan çıktı.
Mesela sadece ve sadece Destek Finans hissesinde foncular daha şimdiden 315 milyar 7334 milyon lira kaybetti bile.
Devamı da geliyor.
SPK verilerine göre ‘Foncu Çocukların’ kümülatif borsa zararı 5 trilyon 452 milyar lira; ya da dolar bazında 121 milyar 253 milyon dolar.
Halka açık kısımdan doğrudan yatırımcıların zararı ise 2 trilyon 240 milyar lira; veya 49 milyar 872 milyon dolar.
Asrın yolsuzluğu diyerek asrın zulmünün yaşandığı İBB davasında yolsuzluk dedikleri ama daha tek kuruş bulamadıkları iddialar ise 170 milyar lira. Bunun da 60 milyar lirası “o yerin altında maden vardı, çıkartılsaydı bu kazanç elde edilirdi” hikayesi.
İnsanların eşleri, çocukları gözaltına alınıp “itirafçı ol” denildi. Tarihte görülmedik zulüm. Veya “şu kağıdı imzala, yoksa eve değil kodese girersin” şekliyle alınan itiraf dedikleri iftiralar.
Savaşta bile uygulanan dokunulmaz kutsal ne varsa İBB Davasında muhalif tutuklulara uygulandı. O nedenle asrın yolsuzluğu denilen dava bazı işaretler veriyor.
***
Bu davanın ilk başladığı günlerde söyledim: Ben ‘17-25 Aralık AK Parti Yolsuzluk’ davasında ortaya çıkan ayakkabı kutularına da bakmamıştım. Çünkü FETÖ orada yolsuzluk adı altında siyasi emelini gerçekleştiriyordu.
Aynı yaklaşımım İBB davasında da geçerli. Bu sefer iktidar yolsuzluk iddiası adı altında siyasi hesabını görüyor…
Görüşüm bu.
İyi de bu görüş sadece benim değil; piyasaların görüşü de bu şekilde. Gerçek bir yolsuzluk iddiası ve yolsuzlukla mücadele olsaydı 60 milyar dolar ülkeden neden kaçar ki? Yüzde 38’lerde dolaşan tahvil faizleri yüzde 51’lere neden çıkar ki?
Kuyu tipi cezaevine atılanlara mı bakacağız yoksa evinden çok çok uzaklara kelepçeli sevk edilen kadınlara mı?
Ne dramlar yaşandı İBB davasında biliyor musunuz? Evladından koparılan anneler, kızının kokusunu alamayan babalar…
İsnat edilen suç gerçek olsa dahi yatarını geçmiş tutuklulara bir şey diyen var mı? Evinin 3 kuruşuna baktığı halde emekli maaşı bile dondurulanlar ne oldu? Maddi imkansızlık nedeniyle evladının okumasını kesenler…
Diyorum ya, İBB davasına insani gözle baktığınızda savaşlarda bile uygulanmayan uygulamaları görebiliyorsunuz.
***
Peki, ne oldu şimdi?
Trup dedikleriniz 1 trilyona yakın foncu çocuklarda çıktı. O turplar piyasaları öyle salladı ki, 2 trilyon 240 milyar zarar sadece borsada oluştu.
Silkeleme olayı sadece borsada mı olacak sanıyorsunuz?
Kredi kartını ödeyemeyenlerin sayısına baktınız mı? Likidite sorununu hiç hesaba katıyor musunuz? Hele hele piyasada oluşan güven erozyonunu…
Gedik Yatırım çalışmasında fon krizinden etkilenen borsa şirketlerinin sayısının 240 civarında olduğunu açıkladı. Bu şirketlerden birçoğunun adı kötüler listesinde… Kim iş yapacak bu şirketlerle? Nasıl ticari ilişki kuracaksınız?
Kısaca foncu çocuklar sadece borsayı vurmadı… Devamında yaşanacak sıkıntıları bekleyin bakalım.
Ya aileler? Bütün servetini kaybedenlerin yaşadıkları ve yaşayacakları dramlar ne olacak? İtibarını ve umudunu kaybedenler ne olacak? Başına sıkıp intihar etti diye insanlar unutulacak mı?
İyi ama hepsinden öte iktidarın sosyal açmazı ne olacak? Dindar nesil yerine foncu nesil yetiştiğini nasıl izah edecek topluma? Kendi içinden çıkan vurguncuları görmezden gelerek nereye varacak?
Bu foncu çocukların çoğunun atamasının altında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası var. Ne diyeceğiz şimdi: “Aldatıldık” diyerek geçecek mi bu imzaların hükmü?
Sormazlar mı şimdi “Kim aldattı?” diye.
Bu isimleri Cumhurbaşkanına kimler önerdi? Görevini yapmayanları o görevlere kimler getirdi ve hesap soruldu mu?
Asrın yolsuzluğu diye çıkılan yolda “alın size yolsuzluk” mesajı sadece bu dünyada mı dile getiriliyor? Acaba ilahi bir işaret olabilir mi?
Kimin ahı tuttu dersiniz? Kimin acısı vicdanları sızlattı?
Ardı ardına ne mesajlar geliyor? Anlayan biri var mı?
Umarım birileri aynaya bakıyordur.
Ben net şekilde söyleyeyim: Bu yaşananlar sadece para ile açıklanamayacak kadar büyüktür. Tabii ki vicdani ve inanç açısından bakabiliyorsanız.
Helallik isteyecek misiniz? Hiç sanmıyorum ama bence bir düşünün.
