Para-likit fonlar ne olacak?

Bu foncuların oyunu ülkeye büyük maliyet getirecek. Bu belli…

Yaklaşık 20-30 milyar dolar arası bir yük hesaplanıyor. Lakin henüz bu yükün toplamı netleşmiş değil.

Fon işi patlayalı 7 iş günü geçti. Bu dönemde bazı şirket hisselerine bakalım:

Destek Finans 2.795 liradan 1.608 liraya gerilemişve alıcısı yok. Hedef Holding 29,46 liradan 15,68 liraya düşmüş ve alıcısı yok. Tera 227,10 liradan 132,40 liraya inmiş ve alıcısı yok.

Nerede ise her gün taban yapan ve alıcısı çıkmayan 100 civarı hisse senedi şelale gibi düşüyor.

Şimdi durum ne olacak?

Diyelim ki gittiniz ve hisse fonu aldınız. Ve fonunuzun tüm hisseleri bu şişirilmiş hisselerden oluşuyor. Alıcı çıkana kadar her gün yüzde 10 kaybederek bekliyorsunuz.

SPK tasfiye modelini açıklarken satış ortalaması üzerinden pay oranında fonların tasfiye edileceğini açıkladı. Bunu bir örnekle açıklayalım:

Hisse fiyatı 500 lira ama alıcısı yok ve her gün taban taban geriliyor. 80 liradan biraz alıcı çıktı… Ardından 40 liradan daha çok alıcı çıktı… Ve bu hisseler ortalama 50 liradan satıldı diyelim. İşte size ortalama satış fiyatından masraflar çıktıktan sonra kalan para fon payınız oranınızda dağıtılacak.

Hisse fonları herkes konuştu ve anlattı. O yüzden bunun üzerinde fazla durmayacağım.

Ben asıl likit fon, yani para piyasası fonlarına değineceğim.

Birçok yatırımcı para fonlarının sağlam olduğunu ve en azından ana paralarının çok büyük kısmını alacaklarını düşünüyor. Hatta para fonlarında bir garantinin bile olduğunu varsayıyor.

Ama durum hiç sanıldığı gibi çıkmayabilir. Siz aslında para fonu diye para yatırmış ama şişirilmiş bir hisse fonu ortağı da çıkabilirsiniz.

Gelin şimdi bu durumu izah edelim:

A Portföy yönetim şirketinin bir tane hisse fonu ve bir tanede de para fonu olduğunu varsayalım.

A Portföy şirketi çok ama çok riskli hisse fonu ile saadet zinciri kurmuş ve hisse fiyatlarını anormal şişiriyor. Bu fona yeterli yatırımcı gelmedi ve fiyat şişirmek için yeni paraya ihtiyaç duyuldu.

İşte burada aynı portföy şirketinin likit denilen para fonuna gidiliyor. Ve para fonu repo vs yollar ile çok riskli hisse fonunu hem de piyasanın üzerinde bir faizle fonluyor.

Şimdi durum ne?

A portföy şirketinin hisse fonu anormal kazanırken likit para fonu da ortalamanın üzerinde bir gelir elde ediyor. Ama tüm bunlar hep kağıt üzerinde…

Çünkü hisse fonunun para fonuna olan borcunu ödeme imkanı yok. Ve sistem patladığında durum şöyle diyelim:

Hisse fonunun kağıt üzerinde değeri 300 milyar lira. Ve aynı portföy yönetim şirketinin likit-para fonu da buraya 100 milyar lira borç vermiş olsun.

Hisse fonunun tasfiyesine gidildiğinde bir de ne görelim: 300 milyar lira görülen hisse senetlerini ancak 30 milyar liradan satabildik.

Eeee….

Sağlam denilen likit-para fonunun bile 100 milyar liralık alacağı ödenemiyor. Hisse fonundan az da olsa para bekleyen paydaşlar ne olacak?

Ama asıl likit fon ortakları ne olacak? Güya paralarını çok sağlam fonlara yatırmışlardı…

Kısaca durum çok karmaşık.

Kimin ne zarar edeceği belli değil.

Sağlam denilen fonlardan bile çok büyük zararlar çıkabilir. Kimse ne olacağını bilmiyor ve daha önemlisi kimseye de bir şey açıklanmıyor.

Size bir örnek verelim: Pusula portföy şirketi operasyon öncesi 140-170 milyar lira civarında bir ödeme yapmış görülüyor. Lakin bu ödeme için ne yapıldığını bilmiyoruz. Hisse mi satıldı yoksa para fonlarından ödünç alınıp ödeme mi yapıldı?

Bilmiyoruz yani.

Hatta bu ödemelerin kimlere yapıldığını da bilmiyoruz. Lakin ilgili kamu kurumları hepsini görüyor ve biliyor.

Ben asıl bu listede ön sıradakileri merak ediyorum.

Ve bir başka olay: Likit para fonlarının da ödeyememe durumu çıkarsa ne olacak? Kamu burada devreye girecek mi? Yoksa sağlam diye likit fon alanlar da yanacak mı?

Hiçbir şey bilmiyoruz ve öylece bekliyoruz.

Kastelli Banker Krizinden beter bir bilinmezlik içindeyiz. Bakalım kim bir şey söyleyecek veya kim sorumluluk üstlenecek? İşte bunu da bilmiyoruz.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.