Üretim ve ihracata çifte kıskaç

Merkez Bankasının yayınladığı son verilere göre ticari kredi faizi yüzde 54,42…

Yine son verilere göre TÜİK’in açıkladığı enflasyon yüzde 30,87…

Faiz ile kredi arasındaki fark 23,65 puan ama bu fark reel faiz değildir.

Reel faiz oranı %18,07...

Mart ayında kredi faizi 52,16 iken enflasyon 31,54 seviyesindeydi. Burada reel faiz yüzde 15,68’e karşılık geliyordu.

Ekim 2024: Yani muhalefete (İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na) yargı operasyonları başlamadan önce durum şuydu:

Ticari kredi faizi %59,81

Enflasyon %49,40

Reel faiz %6,97

Muhalefete operasyonlar başladığından bugüne enflasyon 18,53 puan düştü ama kredi faizi sadece 5,29 puan geriledi. Bu dönemde Merkez Bankası faizini 50,00’den 37,00’ye çekti ama Merkez Bankası’nın 13 puanlık indirimin kredi faizine yansımadığını görüyoruz.

Demek ki neymiş: Gerçek faizin (reel) düşmesi için öncelikle risklerin düşmesi gerekiyormuş.

***

Grafikte 12 aylık ortamalar veriliyor. Son 12 ayın reel faiz ortalaması yüzde 16,72… 2006 ve sonrası reel faiz hep yüzde 10’un altında seyretmiş. (Yeşil çizgi)

Mavi çizgi ile gördüğünüz ise İTO fiyatlarına göre TL’nin reel değeridir. Mesela 2008 Ekim-Kasım gibi TL çok değerliymiş. O tarihlerde reel faiz oranının da yüzde 7-8 aralığında olduğunu görüyoruz.

2013 yılında TL yine çok değerlenmişti. Lakin o tarihlerde reel faiz yüzde 3-4 aralığında seyrediyordu.

Yani TL geçmişte çok değerlendiğinde reel faiz düşüktü. Oysa şimdi durum böyle değil:

HEM TL ÇOK DEĞERLİ

HEM DE REEL FAİZ ÇOK YÜKSEK

Tam bir kıskaç

Reel faiz yüksek olunca ne oluyor?

Siz yüzde 30 ürününüze zamla satarken faize yüzde 55 para ödüyorsunuz. Diyelim ki yüzde 20 kar marjı ile çalışıyorsunuz. Bu durumda reel faiz sizin karınızı silip süpürüyor.

Gelelim TL’nin reel değerine.

Diyelim ki yurtiçinde ürün alıp işliyor ve ihraç ediyorsunuz. 30 dolara aldığınız ürünler artık 57 dolara çıkmış oldu. (Ortalama dengeyi 45 dolar diyelim -zaten 2006-2026 ortalaması bu seviyeler)

Bu durumda 45 dolar yerine 57 dolara girdi maliyetleriniz arttığında ihraç fiyatını da artırmanız gerekiyor.

Ama o imkanın olmadığını ihracatın değer endeksinden görüyoruz.

Girdi maliyetleriniz dolar bazında arttığında sizi bir başka iflas kapısı bekliyor demektir.

Grafite görüldüğü gibi TL bugün en azından 57 dolar yerine 45 dolar seviyelerinde olması gerekiyor. Bu da yıllık ortalamada dolar kurunun 61 lira olması demektir.

Bugün ihracatçı için dolar kurunun 61 lira yerine 44 lira olması feci ötesi bir durum. Yanına bir de yüksek reel faiz eklendiğinde ortaya bir mucize çıkıyor. Yani ihracatının batmamış olması bir mucizedir.

Şimdi soru şu: Mehmet Şimşek daha ne kadar değerli TL yüksek reel faiz kıskacı ile programa devam edecektir? İflasların gelmesini mi bekliyor yoksa başka neyi bekliyor?

Ben size söyleyeyim: Bu program ile 2027 yılını bırakın 2026 yılını bile çıkartamayız. Ya reel faizler düşürülmeli ya da kademeli devalüasyona geçilmeli. Reel faizlerin düşmesi için risklerin düşmesi, yani muhalefete operasyonların bitmesi gerekiyor ki, buna izin vermezler… O zaman tek seçenek devalüasyon kalıyor.

Bekleyip göreceğiz… İkisi de olmazsa iflaslar ve işsizlik kara talihimiz olarak karşımıza çıkacaktır.

Karar sizindir…

Not: Bu yazıyı bir önceki yazı ile beraber değerlendirdiğinizde karşımıza çıkan tabloyu daha net anlamış oluruz.

graffffff.png

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.