Erenköy de ‘düşman’ mı oldu şimdi

Türkiye’de gündem son zamanlarda çok hızlı değişiyor ama Erenköy Cemaati’nin bildirisi kaç gündür tartışılmaya devam ediyor. Bunun dikkate alınması lazım. Bir kırılma noktasını, bir kırılma anını veya suyu taşıran bir son damlayı gözlemliyoruz belki de. Ancak iktidarın dumanlı zirvelerinden bu manzaranın görüldüğünü, anlaşıldığını, fark edildiğini söyleyebilecek durumda değiliz.

Erenköy Cemaati, aslına bakarsanız, AK Parti’ye ve Erdoğan’a desteğini başından bugüne kadar “her şart altında” sürdürdü. Hiçbir yanlışa itiraz etmedi. Yanlışa yanlış demeye kalkışan mensuplarını da susturdu, susturamadıklarını aforoz edip bünyesinden uzaklaştırdı. Benzer dini cemaatlerin çoğu gibi…

Ne var ki gelinen noktada artık böyle bir yapı bile ülkedeki çürüme görüntüsü karşısında suskunluğunu bozmak zorunda kaldı. Toplum genelindeki ve kendi tabanındaki giderek büyüyen tepkilerin zorlamasıyla olsa gerek, dikkat çekici bir “uyarı bildirisi” yayımladı cemaat. “Böyle gitmez” ikazında bulundu mevcut iktidara.

Zaten iktidar partisi içinden de bu türden bazı uyarılar özellikle son fon soygunu vesilesiyle dile getiriliyor artık. Tek tük de olsa “Nereye gidiyoruz” diyenler çıkıyor. Özeleştiri çağrıları bile yapılıyor. Çünkü fon soygunu bardağı taşıran son damla olmuş görünüyor.

Erenköy Cemaatinin bildirisi hem kendi sosyal muhitinin hem de AK Parti tabanının hissiyatını yansıtan bir metin. Gördüğüm kadarıyla hem AK Parti kademelerinde görev yapanlar arasında hem de bu partiyi destekleyen insanlar içinde geniş çoğunluk burada ortaya konulan tespitlere katılıyorlar.

Asıl önemlisi, bu olumsuzluklara yönelik -üstü kapalı da olsa- eleştirilerin dile getirilmiş olmasından rahatsızlık değil, memnuniyet duyuyorlar. İktidar partisinin çekirdek tabanını oluşturan mütedeyyin/muhafazakar camianın çok büyük kesimi ülkedeki çürümeden şikayetçi artık.

Bu yönde şikâyetler hep vardı. Sağda solda her zaman konuşuluyordu bunlar. Gelgelelim, problemin adının konulması ve özellikle de bunun açık açık dile getirilmesi yeni bir durum.

Herhalde bu yeni durumu da şimdiye kadar haksızlıklar, hukuksuzluklar, suistimaller ve her cinsten bütün yanlışlar karşısında yıkılmaz bir kale gibi duran camianın tahammül sınırının artık yıkılmış olmasıyla açıklamak gerekiyor.

Şikayete konu olan yozlaşma manzarası bugün ortaya çıkmış değil ne de olsa.

Dolayısıyla başını ellerinin arasına alıp düşünmesi gerekiyor birilerinin…

Ne var ki varlık sebepleri iktidara yönelik eleştirileri susturmak olan profesyoneller görevlerinin başına koştular hemen. Erenköy Cemaatinin çıkışı hakkında akla hayale gelmeyecek komplo teorileri ortaya atılıp karalama kampanyası başlatıldı.

Yani, başından bu yana AK Parti iktidarını hiç soru sormadan desteklemiş ve neredeyse iktidarla bütünleşmiş bir yapı bile sırf kendi yoldaşlarına “Dikkat edelim. Yanlışlar işler yapılıyor” uyarısında bulunduğu için düşman olarak damgalanmış bulunuyor.

Bu bir alışkanlık. Daha doğrusu, otomatik bir refleks. Başka türlü bir reaksiyon verme opsiyonu yüklü değil makinada. Hata, yanlış, eleştiri gibi kelimeler gördüğünde kendiliğinden harekete geçiyor. Belirlediği hedefi ortadan kaldırmak üzere saldırıyor hiç düşünmeden.

Oysa hiç kimsenin bilmediği bir şey değil ki söylenenler. Konuşanı susturunca ne değişecek? Ya da konuşanı karalayınca bahsedilen problem ortadan mı kalkacak?

Konuşanlar iktidarın bir sırrını ifşa etmiyorlar ki susturulmaları icap etsin…

Tam aksine belli bir riski de göze alarak uyarıda bulunuyorlar. Bu yanlışlar düzelmezse kaybedersiniz diyorlar. Daha doğrusu, böyle giderse hep beraber kaybederiz diyorlar.

İktidarın muhafız takımı ise bu kadar içeriden, bu kadar dostça, bu kadar iyi niyetle yapılan uyarıyı bile “düşmanlık” olarak kodlayıp saldırıya geçiyor. Hizmet ettiği yapının karşısındaki cepheyi daha da genişletmekten çekinmeden… Bu işin nereye varacağını düşünme zahmetine de katlanmadan…

Tuhaf ki ne tuhaf!

YORUMLAR (14)
14 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.