Back To Top
Her derde deva feraset şerbeti gelmiştir

Her derde deva feraset şerbeti gelmiştir

 - Son Güncelleme: 22.08.2019 Perşembe 08:16
- A +

Bir süredir yine çok sık işitmeye başladık “okumuşların ihaneti, okumamışların feraseti” temalı söylevleri. “Anadolu irfanı” sosuyla servis edilen cehalete övgü tiradlarını...

Son günlerde formülüne “İngilizler ile Amerikalılar Shakespeare okudukları için geri kaldılar” fantezisi de karıştırılarak nabızlara zerk edilmeye çalışılan bu tatlı şerbetin müşterisi hiç azalmıyor ne de olsa. 

Her devirde alıcısı bulunuyor. Ama galiba bu sıralar nakite sıkıştılar ki satıcılar sırtlarında şerbet bidonuyla sokak sokak geziyorlar. “Başı ağrıyana, midesi yanana, kulağı çınlayana... feraset şerbeti getirdim” diye bağırarak...

“Gel vatandaş... Kitaplar uykunu mu getiriyor, şiirden sıkılıyor musun, müzik sevmiyor musun, tiyatroya katlanamıyor musun? Farklı fikirler işitmekten hoşlanmıyor musun? Shakespeare’i hiç duymadın mı, yoksa seyrettin veya okudun da birşeycik anlayamadın mı? Picasso’nun resimlerini ben de yaparım mı diyorsun? Hiçbir romanı sonuna kadar okuyamıyor musun? Namık Kemal’i fıkralarından mı biliyorsun? Tanpınar’ı sucuk markası mı sanıyorsun? Felsefe mevzuları sıkıcı mı geliyor, tarihte olmuş bitmiş olaylar ilgini çekmiyor mu? Toplumsal mekanizmaların işleyiş kurallarını merak etmiyor musun? Genel görelilik ve kuantum kuramlarının mala davara faydasını göremiyor musun?

Dert etme... Boş ver... Takma kafana... İç şu şerbeti, bir şeyciğin kalmaz. İstersen damardan da alabilirsin. Feraset şerbeti bu. Bir damlası bile yeter... Okuyandan, yazandan, düşünenden, ömrünü kütüphanelerde laboratuvarlarda geçirenlerden alacak şeyin kalmaz artık. Onlara ihtiyaç duymazsın geri kalan ömründe. Senin ferasetin yeter!

Gaza gelmeyi biliyorsun ya, başka şey bilip de ne yapacaksın! 

Gel vatandaş... İç şerbeti, bul feraseti...”

***

Şaka bir yana... Bilginin değersizleştirilmesi, bilimin ve düşüncenin itibarsızlaştırılması yalnızca popülist halk güzellemesi için yapılmaz. Burada bir çeşit iktidar savaşı söz konusudur. Toplumun “peşinden gideceği” zümrenin kimlerden oluşacağına dair bir kavga. Kitleleri etkileme gücünün kimin elinde olması gerektiğiyle ilgili bir hesap.

Zaten feraset “karşı taraf”ın okumuşlarının temsil ettiği değerleri reddetmektir. Bizim okumuşlarımızın temsil etiği değerleri reddetmek feraset değildir. Hatta belki ihanettir. 

Ne var ki bu güç savaşının toplumsal zihniyet üzerinde oluşturacağı tahribat yıkıcı olabiliyor... Kamboçya’daki Pol Pot rejimi kapitalist kültürün etkisine girmeyerek temiz kalmış köylü sınıfına dayanarak yeni bir toplumsal düzen kurmaya girişmişti. Neredeyse okuma yazması olan herkes bu düzenin önünde engeldi. Çünkü burjuva değerleri eğitim gören herkesi yozlaştırmıştı. Doktorlar, mühendisler, öğretmenler din adamları teker teker ortadan kaldırıldı. Pol Pot rejimi aydın düşmanlığını o kadar ileri bir boyuta taşımıştı ki binlerce kişi yalnızca gözlük kullandığı için “burjuva kültürünün temsilcisi” diye öldürüldü.

Maalesef bize de fazla yabancı olmayan bu “başımıza ne geldiyse okumuşlarımız yüzünden geldi” yaklaşımındaki sığlık, boyuna “medeniyet mirası” lafları edenlerin ağzında tutarsızlığın resmine dönüşüyor.

Oysa İslam geleneğinde alimler peygamberin varisi kabul edilir. Ancak peygamberin varisi diye tanımlanan “alim” esasen bilgili, okumuş insandır, yani entelektüeldir… Bugün alim dendiği zaman akla gelen beyaz sarıklı veya siyah kavuklu ve tercihan uzun sakallı kişiler değildir. Keza “uykusu bile cahilin ibadetinden hayırlı” olan alim herhâlde Arapça gramer kitaplarını teker teker ezberlemiş ama Arapça gazete okuyamayan zevat değildir.

Ama bugün alim kavramına ilişkin algı da dejenere durumda. Alim dediğinizde sosyolog, filolog, tarihçi veya matematikçi, astrofizikçi vs. gelmez akla. Problemin kaynağında biraz da bu var zaten…

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 19:50
Feraset ehli hep cahil kitleden çıkmaz. Yanlış genelleme yapmayalım. Dünya düzdür diyen, kütük ağlıyordu diyen profesör feraset ehlimiz de var.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 17:57
17:16: Kâinatta nizam yok öyle mi? Astronomi omuyayım öyle mi? Okumadığımı nereden biliyorsun? Size göre bütün dindarlar cahildir herhalde.Aydın olmak için dindarlık ve takvayı terk etmek gerek anlaşılan. Kardeşim Güneş sistemindeki muazzam nizamı göremiyorsan ben sana ne diyebilirim. İnsanların yaptıkları kanun eskimeye mahkum. Allah'ın kâinata koyduğu kanunlar(ilahi/tabiat) kanunlarından eskiyene rastladın mı? Güneş şaşırıp batıdan doğdu mu bir kez? Dünya bir kez olsun tersinden tersinden döndümü hiç? Aklınla gözlerini iyice açıp bak, kâinata bakamıyorsan insanın yaratılışına bak.
Hasan 22 Ağustos 2019 17:34
İrfan lugavi olarak tanımak, bilmek demektir. İlimle farkı, cehaletten kurtulma anlamını içinde barındırması ve illaki cehaletten sonra geliyor olmasıdır. Onun için “Allah tanıyor (arif)” denmez, “biliyor (‘elîm)” denir. Arif, bütün sorulardan önce, o soruları soran “kimdir” diyerek kendini tanımaya, zaaf veya kuvvet yönlerini keşfetmeye kilitlenerek yola çıkar. Kendini tanıdıkça, zihnin oyunlarını, iç dünyasında yaşanan fırtınaları, eşyaya ne kadar gark olduğunu, oysa kendisinde mauzzam bir evrenin gömülü olması gibi pekçok şeyin farkına varır.
Hasan 22 Ağustos 2019 18:43
0
İrfanın da felsefenin de gayesi evreni bütün yönleriyle doğru gösteren bir tasvire/betime ulaşmaktır ama yöntemleri farklıdır; arif vücut aynasını cilalayarak, kendini kristalleştirerek billurlaşmış ruhunda evrenin tasvirini görmeye çalışırken filozof terimleri, kavramları, tanımları ve delilleri kullanarak kendi zihninde evrenin tasvirini bir paket gibi inşa eder. İrfani yolun sonunda arif, kamil/pişmiş bir insan olmuş olmalıdır ama felsefi yolun sonunda böyle bir zorunluluk yoktur. Onun için filozofun yaşam tarzı bir cahilin hayatından pek farklı olmayabilir...
Hasan 22 Ağustos 2019 21:56
0
Günümüzün tarikatları büyük çoğunlukla birer dükkan haline gelmiştir. Kamil bir insan yetiştirmek bir yana, kendi miraslarıyla ilgili bir iki kristal cümle bile kurmakta zorlanıyorlar. Bi de irfanla tasavvufu birbirinden ayırmak gerek. İrfanı daha çok bu akımın havas kesimi temsil ederken, tasavvufu bu akımın avam kesimi temsil eder. Her halükarda yazı toplumun gelişmesini frenleyen önemli takozlardan birine dikkat çeken güzel bir yazı. (Bir düzeltme: “bir paket” değil, “bir maket” olmalıydı)
Muhtefi. . 22 Ağustos 2019 14:12
Elbette Anadolu irfanı ya ne zannediyorsunuz. ALEVİ, SÜNNİ her türlü etnik kökeniyle Turk Milleti Hz Eyup SULTANLAR,,Mevlana,Haci Bektas,Yunus.Emre, koyunde,kentinde,sokağında Erenler ile beraber Yasiyor..Vehhabiler, Bazı Molla Kasimlar catlasada, patlasada. Anadolu İrfanı Demek 1000 yıldan fazla Gelenekten, Geleceğe giden yoldur. İlim, İrfan ve Hikmetle Aşık Veysel hangi tezgahta okudu. Eee sizde gösterin bir Halka mal olmusunuzu. !.Hodri Meydan. Gösteremezsiniz .uc-beş günlük o kadar mevzu sizin lakirdilar. .
Ömer Vatansever 22 Ağustos 2019 23:53
0
İrfan demek1000yıldan fazla gelenekten,geleceği yoldur,buyurmuşsunuz Muhtefi.Bin yılda gele gele gelebiliğiniz yer bu mudur?Epey yavaş hareket etmişsiniz.Her şeye rağmen Avustralya Aborjin'lerinden bir kademe hızlısınız.Allah yardımcınız olsun!
Muhtefi. 23 Ağustos 2019 17:04
0
O zaman kısaltarak Ispatli konuşalım Opr Dr Münir Derman Efendi Bu Zat ı Şerif Cumhuriyet Doneminde Geleneksel Anadolu İrfanı ile yetişmiş bir Büyüğümüz 3 üniversite mezunu Asik Veysel ile ayni neşe ve Aşktan .!.hem Tıp hem Gönül Doktoru. .biz bunu biliriz ve söyleriz. Akil ve Gönül beraber. ..Değerlidir.
KARAR OKURUMürsel 22 Ağustos 2019 14:02
İlimsiz irfan olur mu? Olsa bile yüzeysel olur.Peygamber asv mescide girdiğinde; zakirlerin değil talbelerin yanına oturdu. Tenbel hazırcı tipler bazı kötü örneklere tepki olarak cahillik yüzeysellik hallerine irfan dediğini görüyoruz.İrfan muarrifsiz olur mu?
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 12:48
Yazınız güzel, saptamalarınız yerinde. Ancak ucu açık kalmış, ta Kamboçyaya kadar gitmişsiniz de günümüz Türkyiyesiyle paralellellik kurmaya çekinmiş gibisiniz. Arif olan anlasın diye mi düşündünüz?
zekiye arifoğlu
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 12:21
Kotu para iyi parayi kovdu. Ozal’in orta diregi olusamadi, AKP kural tanimayan, her soylenene inanan, sorgulamayan, temel gida ve barinma ihtiyaci ile motive edilen kesime dayandi. Bu kesim biraz okuyan sorgulayan kesime dusman, elit gozuyle bakiyor. Ancak hasta oldugunda bu kesimden doktorlara, ihtilaf vukuunda bu kesimden avukata ve hakime kosuyor. Bu arada okumus gorunen kesimde de kalite olarak dusus oldugu gercek. Ulke standart olarak ortadoguyu esas aldi. Bravo 18 yillik muhafazakar iktidara
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 12:21
Çok yerinde kuvvetli bir yazı olmus
Adil 22 Ağustos 2019 11:29
Sayın Kiras yazınızı hem çok beğenerek hem de manzaraya bakıp içim acıyarak okudum.. Maalesef dinin sadece ve sadece bir yaklaşım formu olan ‘muhafazakarlık’, din karşısında kendi normlarını oluşturdu.. aynı evvelki ehl-i kitap saliklerinin mahareti gibi..
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 11:18
Sayın Yazar:Bu günün müslümanları dinlerinin gereğini yeterince yerine getirmiyorlarsa, suçlu İslâm dinimidir? Yazılarınızın kimlere cesaret verdiğini ve kimlerin değirmenine su taşıdığınızı düşünün lütfen, bir müslüman olarak, din ve dindardan hazzetmeyenler, ağızlarına geleni söyleyecekler, değerlerimizi aşağılayacaklar. Bizde susalım, öyle mi? Susmayacağız. Çağdaşlaşma ve ilerlemeyi Allah'sızlıkta arayanlara teslim olmayacağız. Lâiklik ve Demokrasi bu zamanda belki gereklidir. Amma bu iki kavramı bizlere din gibi dayatmak isteyenlere pabup bırakmayacağız.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 13:55
3
Aferin size
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 11:05
Kâinatta mükemmel bir nizam ve intizam var. Bu mükemmel nizam ve intizamı tesadüflere havale edip, bu mükemmel kâinatı son derece hassas ve nizamla idare eden Yaratıcıyı yok sayan veya haşa onu işlevsiz gören bir mantık ve fikir, sağlıklı bir fikir midir. Dindar bir müslüman pozitif bilimlerde ilerleyemez mi? Dindarlık buna engelmidir. Pozitif bilimlerde ismi dünya tarihine geçen İslâm alimlerini araştırdınız mı acaba? Astronomide Uluğ bey, Ali Kuşçu, Tıpta Hipokrat ayarında İbn-i Sina. Daha çok var, amma bu sayfaya sığmaz.Körükörüne Avrupa taklitçilerine laf anlatmaya çalışıyoruz. Çok zor,zor
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 17:16
0
Kainatta mukemmel bir nizam yok kardesim. Biraz astronomi ogren ve nizam nerede bize de anlst
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 10:42
Alev Alatlı saçmaladı.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 14:49
0
Geçmişte saydığımız büyük alimler çıkmış fakat bu gün neden çıkmıyor birde bunu düşünelim. Saydığımız bu âlimlerin görüşlerini fikirlerini batı sahip çıkmış biz ne yapmışız? bizde şimdi batının geçmişte yaptığı gibi islam alimlerinin bıraktığı bayrağı alıp batının fen de matematik te kısaca temel bilimlerde ki üstünlüğünü geçelim.Bu kafayla çok biraz zor ama.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 10:22
Son paragraftaki "Alim dediğinizde sosyolog, filolog, tarihçi veya matematikçi, astrofizikçi vs. gelmez akla." tespitine dikkatinizi çekerim. Gerçekten de özellikle muhafazakar sağ kesimdeki "alim", "ulema"dan kastedilen, akademisyen kökenli ilahiyatçılar değil de, bir takım tarikat ve cemaat yapıları içerisinde yetişmiş, ilahiyatla ilgili bilgisi tartışmalı kimseler kastedilir...
aldatılan vatandaş 22 Ağustos 2019 09:29
sayın yazar geçenlerde Yusuf halaçoğlu bir twit paylaştı. bir cahilin türkiyenin donanımlı bir tarihçisinden nasıl intikam aldığı görülüyordu. cehalet bilgiyi yendi
F.Öztürk 22 Ağustos 2019 08:20
Toplum olarak ,kitabın ve okumanın zirveye çıktığı,yaygınlaştığı 20.yüzyılda bile okumadık.Bizim medeniyetimiz işitme ile öğretendir bahanesine sığındık.Sosyal medya ve YouTube lu 21.yüzyılda ,elimize kitabı aldırana ve bizi düşündürene,aşkolsun.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 08:08
Sayın Yazar:"Ben insanları ve cinleri, Bana kulluk etsinler diye yarattım."buyuruyor Yüce Yaradan. Kulluk mefhumunu tamamen çöpe atmak istiyor birileri. Kulluk itaati gerektiririr.Meşru otoritenin, meşru emirlerine itaat etmeyelim mi? Şu an geçerli olan mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına tabi değilmiyiz hepimiz? Mutlak özgürlük olur mu? Toplumun bireyinin dilediğini yapma hürriyeti var mı? Böyle bir hürriyet olur mu? Her türlü edepsizliğe özgürlük demokrasisin bir gereği midir? Demokrasinin arkasına saklanıp, her türlü melaneti işlemek hak mıdır?
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 10:54
0
İşte yazarın bahsettiği tam da senin yaklaşımının tarifi.. diğer taraftan o ayetin nüzul sebebini, kime söylendiğini, niçin söylendiğini de bilmiyorsundur büyük ihtimal..
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 11:29
1
Başkalarına zararı olmadığı sürece her insan istediği gibi yaşamakta özgürdür.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 12:17
0
Yazıdan bunu anladiysaniz tek kelimeyle pes, siz itaat etmeye devam edin
Karar Okuru 23 Ağustos 2019 00:00
0
Bu kafa ile önümüzdeki kış da soğan kuyruğuna girip, bereket buluruz. İlacından tedavine kadar gavurdan alıyoruz hamde onların borç verdiği para ile
ÖTÜKENLİKURT 22 Ağustos 2019 07:49
FEVKALADENİN FEVKİNDE! Yani olağanüstü! Yazınız aynen bu kıvamda. Bakınız profesör titri olan bir mollanın; ben cahilleri severim, bütün kötülükler okumuşlardan gelir, cahilin feraseti ümidimdir mealindeki sözlerinden sonra YÖK üyesi yapılması, iktidarın eğitimi yerin dibine batırmayı başaracağını düşnmeme sebep oldu ve bu görüşümü o zaman paylaştım. İLİM İTİKADA MANİDİR diyen cahil yobazlar maalesef hortlamış durumda. Okumuşlar yurtdışına kaçarken, yurda hızla cahil Araplar doluyor! Durum vahim!
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 06:47
Sayın Yazar:Sözüm size değil. Okurlara da değil, ortayadır. Demokrasinin yolunu sonuna kadar açalım. Açık açık söylenmezsede VAHYİN yolunu ebediyyen kapatalım mı? İfratkârane demokrasiyi talep edenler bunu mu istiyor.Âlim-i Mutlak olan Allah'ın sonsuz ilmine ihtiyaç kalmadımı artık?
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 11:02
0
Ben de size bir ifratkâranelik örneği vereyim değerli kardeşim, ‘... sizden öncekiler de dinde taassubundan sebep helâk oldu’. Siz kardeşim, bu sözle yüzleşme dürüstlüğünü gösterin elbette diğer ifratkâraneliklerle meşguliyete hâcet kalmaz..
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 06:42
Sayın Yazar: Gündüz vaktinde ışığı gördüğü ve kabul ettiği halde, gökteki devasa güneşi inkâr eden, gün ışığının hiç bir kaynağa dayanmadığını var sayan birisine nasıl âlim diyelim."Bir iğne ustasız olmaz.Nasıl şu koskocaman kâinat sahipsiz olur."Şu muntazam nizamı sahipsiz zannetmek, hele pozitif bilimde zirveye çıkmış biri tarafından böyle bir iddia, sahibini en karanlık cehalet dehlizine atar. Herkese demokrasi, herkese söz hakkı verilsin. İş Allah ve Resul'üne gelince,demokrasi unutuluyor.Allah kelâmının, ciğeri beş para etmez bir prof kadar söz hakkı yok mu?
Kaptan Kusto 22 Ağustos 2019 08:13
0
Sayın yorumcu: O ciğeri beş para etmez dediğin prof güneşi senden çok daha iyi biliyor. Sen kaynağa bakacağım derken yavaş yavaş kör olduğunu bilmezken o, o ışığın nasıl meydana çıktığını, ne kadar uzakta olduğunu, ne zaman söneceğini merak edip edip hesaplayabiliyor. Demokrasi, Allah ve resulü için değil bir arada yaşamak isteyen yaşayan insanlar içindir. Bugün yaşıyor olsaydı eğer, Allah resulünün de bildiklerini topluma aktarabilmesi için gereken düzendir. O tebliğini yaptıktan sonra da, "Sizin dininiz size, benim dinim bana." derdi. Derdiniz ciğer alıp satmak ise başka tabii.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 06:30
Sayın Yazar:Kur'an'ın ilk emri "OKU" diye başlar. Peki devamında ne var? "YARADAN RAB'BİNİN ADIYLA OKU." Buradan neyi anlamalıyız? Pozitif bilimde zirveye çıkmış profesör unvanlı birisi VAROLUŞU bir Yaratıcıya değilde, tesadüf rüzgarlarına,sebeplere,tabiata vs. verirse, fiili kabul edip, fiilin failsiz vücuda geldiğini iddia ederse, bu kişi Peygaberlerin varisi olabilirmi? Saçma bir merak yüzünden kendi pisliğinin tadına bakan şahıs alim midir? Yaratıcıyı sağlam bir gerekçesi olmadan inkâr eden birisi unvanı ne olursa olsun Peygamberlerin varisi olamaz.Fiil failsiz olmaz.
Kaptan Kusto 22 Ağustos 2019 08:26
0
Sizin varis kabul ettikleriniz kim acaba Sayın Yorumcu? Onlar neyin tadına bakıyorlar acaba? Üstelik merak ve ağır emeklerle yaşadığımız dünyayı bize başka bir yoldan anlatan, hayatımızı kolaylaştıran bilgiyi çoğaltan bu kişilerin varis olup olmamakla bir dertleri yok. Sizi kendi yollarından yürümeye de zorlamıyorlar. Siz içmeden sarhoş olup Allah'a inandığınızı zannediyorsunuz, onlar içseler bile sarhoş olmadan Allah'ın yarattıklarını inceliyorlar.
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 01:49
islamin alimleri otoriteyi kutsamak icin vardir. halk onlar icin önemsizdir.
Çerkez Ethem 22 Ağustos 2019 01:35
.."Anadolu irfanı"..denilen şeyin büyük çoğunluğu Cahil kolpasıdır ! Bu kolpayla, yüzyıllarca bu topraklarda uçan kaçan şeyhler'e tapma ve çoğunluğu köle yetiştirme merkezleri olan tekke/cemaatlar kurdular ! Kuran tagutları reddet, Tevhidi birle,yaşa,anlat, düşün/anla okuduğunu dedikçe bunlar tam tersini yaptırdılar ve hala yaptırıyorlar ! Haliyle "cehalete övgü" söylemleri kolay bitirelemez vede bu zihniyet, herkesimin eliti, gücü elinde olanların, işine gelir !
KARAR OKURU 22 Ağustos 2019 01:30
yazmayla,okumayla olmuyor demekki insan yetiştiremiyoruz...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN