TÜİK’te ne oldu?

TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya, görevden alındı. Başkanlığı döneminde enflasyon sepetindeki ürünleri değiştirerek enflasyonu düşük gösterdiği, bu yolla ücret ve maaş zamlarının düşük olmasına yol açtığı gerekçesiyle çok eleştirilmişti.

Ücret ve maaşların, enflasyonun çok gerisinde kaldığı vahim bir gerçektir.

Sepet tartışmasını istatistik uzmanlarına bırakıyorum.

İktidar hiç rahatsız değildi, eleştirilere karşı TÜİK’i savunuyordu.

Fakat TÜİK Nisan enflasyonunu aylık 4.18, yıllık yüzde 32.37 olarak açıklamış, Şimşek’in uyguladığı programın başarısızlığına delil olarak yorumlanmıştı. İktidar elbette rahatsız olmuştu.

Çetinkaya’nın süresi dolmadan görevden alındığı haber oldu. Ekonomi yazarı Şeref Oğuz, “ateşi düşüremeyen doktor dereceyi kırarmış” diye yazdı. Dünkü resmi açıklamada ise görev süresinin Ocak’ta dolduğu ifade edildi. Fakat hangi kanuna göre süre hesaplandığı belirtilmedi.

TÜİK örneğinde, CB sistemindeki “üst düzey” atamaları gözden geçirmek yararlı olacak.

GÖREV SÜRESİ?

Modern devlette ve Türkiye’de üst düzey kamu görevlerinin süresi kanunla belirlenir. Bu ilkenin arkasında bir devlet felsefesi vardır.

Eskiden hükümdarlar istedikleri an istedikleri atamayı yaparlardı. Devlet bir “patrimuan” yani “mülk”tü, memurlar da sadık hizmetkarlar. (Patrimonyal devlet)

Tunuslu Hayrettin Paşa görev sürelerinin kanunla belirlenmesini Abdülhamid’e teklif etmiş fakat kabul ettirememişti. Abdülhamid, istediği an atama yapma yetkisini elinde tutmak istiyordu.

Meşrutiyet’le başlayan idari reformlarla, Türkiye’de kabaca yüz yıldır yüksek kamu görevlilerin süresi kanunla belirleniyor.

Merkez Bankası Başkanı da TÜİK Başkanı da Diyanet İşleri Başkanı da 5 yıl süreyle atanırlar. Dört ve iki yıl gibi istisnai süreler de vardır. Tekrar atanabilirler.

CB sisteminde bu değiştirildi… Temel sorun bu.

Çünkü görev süresi belirsiz olursa, kamu görevlisi uzun vadeli programlar yapamaz, inisiyatif alamaz, emir bekler, oturur.

Sosyolog Weber modern kamu bürokrasisini “hukuki rasyonel bürokrasi” olarak tanımlamıştı: Yetkisi hukuka dayanır, işi de hükümdara hizmet değil, kamu görevini “rasyonel” olarak yapmaktır.

ÇETİNKAYA VE POWELL

TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya 20 Ocak 2022’de göreve başlamıştı. Süreyi 5 yıl kabul edersek, kabaca 7-8 ay vardı. İktidar beklemedi, Çetinkaya’yı görevden aldı.

Sanırım mesaj verilmek istendi, laf dinlemeyen görevden alınır.

CB sistemi değil de normal bir başkanlık sistemi olsaydı görevden alınamazdı.

Hatırlayın, savaş kararı alan, ona buna posta koyan haydut ruhlu Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’ı görevden alamadı.

Baskı yaptı, uydurma suçlamayla hakkında soruşturma açtırdı, “aptalcahil” diye hakaret etti, ama görevden alamadı. Dahası Powell, görev süresi dolunca tabii ki başkanlığı bıraktı ama yine Trump’a boyun eğmedi, Fed’de görevine guvernör olarak devam edecek.

Powell olayını bir gün genişçe yazmak istiyorum. Çünkü devleti şirket gibi gören Trump’ın “patrimonyal” davranışına karşı Powell’ın kanuni görevinde ve yetkilerinde direnişi hukukun ve rasyonalitenin savunulmasıdır.

Bizdeki CB sistemi, farklı.

CB SİSTEMİNDE KURUMLAR

2017 referandumunda yüzde 51.4 oyla kabul edilen CB sistemi, 9 Temmuz 2018’de yürürlüğe girecek, bu arada uyum düzenlemeleri yapılacaktı.

En önemlisi 703 Sayılı KHK’dır. Üst düzey kamu görevlerinin görev süresini beş yıl olarak düzenleyen kanun maddeleri yürürlükten kaldırıldı!.. TÜİK Kanunu’nun 5 yıl süreyi düzenleyen 23. Maddesi de ilga edildi.

Ardından hemen 10 Temmuz’da 3 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile “Üst Kademe Kamu Yöneticilerin Atanması” konusunda Cumhurbaşkanına, istediği an görevden alma ve yerine yeni atama yetkisi verildi.

TÜİK’te beş yıl süreyle görev yapmış son başkan, 2011-2016 yılları arasında Birol Aydemir’di, en başarılı bürokratlardan biriydi…

CB sisteminde, Aydemir’den sonraki TÜİK başkanı Mehmet Aktaş’tan itibaren 7 yıl içinde 6 başkan değiştirildi. Dokuz aycık başkanlık yapanlar bile oldu!

Altıncısı, yeni atanan Mehmet Arabacı’dır.

Sadece TÜİK değil, CB sistemi döneminde ‘bağımsız’ Merkez Bankası’nda da 6 yılda 7 başkan atandı, Fatih Karahan 7’cisidir.

Türkiye niye kurumsal güven endekslerinde puan kaybediyor? Neden yatırımcıya güven veremiyoruz?

Ülkemizin geleceği için hayati sorulardır bunlar.

YORUMLAR (9)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.