Back To Top
Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

 - Son Güncelleme: 15.08.2019 Perşembe 08:23
- A +

Bayram tatilinde okuduğum kitaplardan birinde yeniden karşıma çıkan o kadim “tarih bilgimizin ne işe yaradığı” sorusu üzerine düşündüm biraz: Neden tarih okuruz? En temelde toplumsal gelişmenin kurallarını veya toplumsal hadiseleri ortaya çıkaran sebep-sonuç ilişkilerini anlayabilmek için. 

Ne de olsa deneysel bilimlerin laboratuvarda test ettiği “teori”yi toplum bilimleri en iyi tarihte sınayabilirler. Daha doğrudan söyleyecek olursak, toplum bilimlerinin laboratuvarı olmadığından toplumsal yapıların geleceğini geçmişte yaşanmış tecrübelere bakarak belirlemeye çalışırız.

Yüzde yüz sonuç veren bir yöntem olmayabilir bu tabii. Ayrıca kimi durumlarda tutuculuğa yöneltebilir; dolayısıyla yeniliklere, gelişmeye ve bugünün özgün şartlarını görmeye engel de teşkil edebilir. Ancak geçmişin tecrübeleri yine de insanlığın en değerli mihenk taşı. Yapmamız gereken bu mihenk taşını geçmişte yapılanları taklit için veya tekrar için değil, bize benzer durumlarda yol gösterecek teorik bir bakış açısı vermesi için kullanmak. Geçmişin bilgisini teorik zemindeki birikimimiz olarak görmek.

Şimdi soru şu: Peki, bu teorik birikim pratikte neyi değiştiriyor? Cevap: Pek az şeyi. Çünkü insan tabiatı kolayca değişmiyor. Onun için şair “hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi” demiş esefle…

***

Siyasetten bir misal verelim... Tarih boyunca iktidar sahipleri daima ellerindeki iktidarı daha az paylaşmak, yani gücü tek elde toplamak doğrultusunda “merkezileştirme” siyasetlerine yönelmişlerdir. Bu yönelimin -son tahlilde devlet mekanizmasının işleyişine zarar vererek toplumun aleyhine sonuçlandığı, demek ki dolaylı olarak iktidar sahiplerine de zararı dokunduğu defalarca görülmüş olmasına rağmen- günümüzde de pek hız kesmemiş oluşu dikkat çekicidir.

Söz gelimi Osmanlı düzeninin siyasi, iktisadi ve kültürel gelişmesinin esas olarak merkeziyetçiliğin egemen hale geldiği dönemde yavaşlayıp giderek gerilediğini bilmek siyasetin tabiatındaki merkeziyetçi eğilimi ortadan kaldırmıyor. Çünkü siyasetin tabiatı da insan tabiatından bağımsız değil. Siyasetçi eline geçen gücü nedense özellikle o gücün eline geçmesinde katkısı olanlarla paylaşmama eğilimine sahiptir içgüdüsel olarak. Zaten tam olarak mesele içgüdü olduğu için, bu tutumun geçici bir kazanç temin etmekle birlikte kalıcı hasarlara yol açtığını bize haber veren “tecrübi bilgi” bir şey değiştiremiyor. Beş bin senelik kıssa, yarım hisse vermiyor.

***

Yalnızca uzak geçmişten değil, çok yakın tarihten ve hatta şu anda çevremizde olup bitenlerden de ders çıkarmak istemiyoruz bazen. Osmanlı tarihini bir yana bırakıp, daha aktüel bir örnekle devam edelim: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adıyla hazırlanan idare modelinin ne Türkiye’nin devlet geleneğiyle ne de dünya tarihinde yaşanmış tecrübelerle bağdaştığını söylemek mümkün. 

Bu model teklif edildiğinde kuvvetler ayrılığı prensibi başta olmak üzere, kontrol ve denge mekanizmalarına, dar bölgeli seçim sistemine, hatta eyalet yapısı benzeri düzenlemelere yer vermeyen bir başkanlık sisteminin herhangi bir soruna çözüm getirebilmesi bir yana -devlet aygıtının işleyişi bağlamında- yeni ve ciddi yönetim sorunlarına yol açacağı uyarısında bulunanlardan biri de bendim. 

Bu uyarı ve itirazları neye dayanarak diye getiriyorduk? Sadece ve sadece Başkanlık rejiminin uygulanmasıyla ilgili tecrübelere dayanarak. 

(Gerçi benim şahsi fikrim, kurallarına uygun bir başkanlık sisteminin bile Türkiye’nin, geçmişteki Başbakanlık/Sadaret modeline dayanan parlamenter rejiminin alternatifi olmadığı şeklindeydi. Başkanlık sistemine geçme konusu, henüz soyut bir öneri olarak ortaya atıldığında -yani daha “Türk tipi” olacağı belli olmadan önce- bu görüşümü açıklamış ve ülkeyi eyaletlere ayırmamız sözkonusu olmayacağına göre parlamenter sistemi terk etmenin yanlış olacağını savunmuştum.)

Bu konuda başka toplumların tecrübelerine bakmayacaktık da neye bakacaktık ki? Başkanlık rejimi tatbikatının iyi örnekleri gibi kötü örnekleri de görülüyordu yaşanan tecrübelere bakıldığında. Yani iyi işleyen bir modele sahip olmak için gereken şartların neler olduğunu az çok biliyorduk. 

Gelgelelim hem bu ülkenin ve bu toplumun idare geleneği hem de dünyadaki tecrübeler göz ardı edilerek hazırlandı “Türk tipi” başkanlık modeli. 

Çünkü... Ne demiştik yazının başında: “Bu teorik birikim pratikte neyi değiştiriyor? Cevap: Pek az şeyi. Çünkü insan tabiatı kolayca değişmiyor.”

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
D. Ali 17 Ağustos 2019 23:13
Et tekraru ahsen; velev kane yüz seksen!
karar okuru 15 Ağustos 2019 18:36
Tarih, geçmişi öğrenip istikbale emin adımlarla yürümek için okunur. Geleceğe ışık tutmasına vesile olmadan ecdadının şanlı sayfalarını okuyup övünmek ise bir hastalıktır. Bugün bizim büyük ölçüde yaptığımız da budur.
Hasan 15 Ağustos 2019 17:55
Tarihle özdeşleşen, yeni soru(n)ları geçmişin gözlüğüyle okuyan ve geçmiş tarafından belirlenen bir zihin ne şu ankini ne de geçmiştekini anlayıp bilinçe çıkarabilir ve geçmişi tekrarlamaya mahkümdür. Tekerrür, geçmişi anlamamak, aşamamak demektir. İstenmediği halde tarihin tekerrür etmesi her şeyden önce, ibret alıcı aklımızın devre dışı veya tutsak olduğunu gösterir. Akıl, özgürlüğünü yetirmişse anlama kabiliyetini de yetirmiştir. Özgür olduğun kadar anlayabilir ve anladığın kadar özgür olabilirsin...
Ali Desidero 15 Ağustos 2019 17:31
Olmayacak Duaaya Amin Demek! İbrahim bey elbette tarih refarans kaynağı ancak daha basit yol ve yöntem ile "RTE Usulü Başkanlık Sitemi" nin olmayacağı anlaşılabilir Di.. Misal sitem yaslaştı, bu sitemin ilk yöneticisi CHP, Başkanı da Kılıçtaroğlu olsun razımısınız diye AKP lilere sorsak yok derlerdi. Bu cevap herşeyi açıklar.. Oysa sitem doğru ise İnsan değişimi ile (istisnalar hariç) arıza vermez. Kendine göre sistem yapmış yine yine arızalı. Çünkü devleti yıkmış haberi yok. Devlet yönetmeyi hala anlamadılar,islamcılar. Bol laf. ESERLERİ ORTADA
Fert olarak hiç kimse başkasının tecrübesinden yararlanmıyor.Birebir kopyaları demiyorum.Bu gerçek en tepede bile geçerli olunca tarih tekrarlanıyor..
Turkiye plastik copluk 15 Ağustos 2019 15:16
Ibrahim bey baska yerim yok bu rica icin: Cin ve Afrika ulkeleri bati'dan gelen plastik copleri kabul etmiyor artik. Turkiye' de bazi aymazlar baliklama daldilar bu pazara. Karar bunu haber yapmisti. Dunyanin yeni plastik coplugu Turkiye oluyor simdi. Ustelik Turkiye' nin plastigi isleyebilecek gelismis kapasitesi yok. Plastik dogayi OLDURUYOR; hayvanlari, bitkileri, sulari, topragi mahvediyor. Lutfen sorunu toplumsal ve siyasal gundeme tasiyin, ozel gazeteci gorevlendirin, israrla uzerine gidin. Yoksa gercekten mahvolur Turkiye...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 12:22
Sanki Abdülhamid modeli örnek alınmaya çalışılıyor gibi ama onun siyasi zekası daha fazlaydı. Aynı anda herkesle papaz olmazdı.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 12:24
Başkanlık sisteminin tek bir iyi örneği var: ABD. Orada da iç savaş çıkmış.
Kaan 15 Ağustos 2019 11:39
Kurullar,kurallar herkse adil,adeletli işleşe,adamına göre değişmese,kurallar sık sık değişmese,güven versek bir birimize,insanları horlamak yerine yüceltici çalışmalar yapsak ,derdini bir psikolok gibi sorular çözülünceye kadar dinlesek.Ata sözleri tarihin sözülmüş yaşantının özeti gibidir.Tok acın halinden anlamaz.Sakla samanı gelir zamanı.Bir elin nesi var iki elin sesi var.Kısacası insanımıza değer verelim.Hep pozitif düşünelim.
cumhur 15 Ağustos 2019 11:23
...ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?Yılların deneyimlerini ve tecrübelerini kendimize rehber etmedikçe sınama yanılmalar devam edecektir!Bunun cezasını da ne yazık ki ülkemiz çekmektedir.Her şeyi ben bilirim demek esasında hiç bir şey bilmemektir...
Umut Emiroğlu 15 Ağustos 2019 10:36
İlave söze gerek yok. Gerçekten doğru ve yerinde tespitler. Teşekkürler...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 10:19
Bahceli icinde Turk olan herseyi cok ustun gordugu icin Turk tipi baskanlik deyince gurur duyuyor. Tarih Bahceli’yi nasil anacak merak ediyorum. Kurt sorunu bir cozulse konusacak konusu kalacak mi acaba?
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 10:15
Biz sistem onemli degil bize “lider” gerek dedik ve lidere teslim olduk. Oysa ihtiyacimiz olan iyi bir sistem ve yonetici idi, lider degil.
İsmail 15 Ağustos 2019 08:07
Ülkeyi sağlam yasalar yerine ölümlü insana teslim ettik maalesef üstad
Abdi 15 Ağustos 2019 07:46
Tarihten ders alsaydik. Defalarca sag iktidara gelmezdi.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 07:49
Topluma emevi devleti ve siyasetininin gerçekte ne oldugu ogretilmedi ki. Şikayet ettiğiniz bu durumun ortaya çıkışında ki temel motivasyon Emevi din anlayışıdır. Tarih,emevi döneminin bir benzeri olarak günümüzde tekerrür etmiştir.Neden Avrupa da böyle bir tarih tekerrürü yaşanmıyor . Çünkü Vatikanın ve Papa'nın etkisi eskiden ne imiş çoğunluk bunu bilir.Hristiyan cemaatlerin mutlaka etkisi olur da bizdeki kadar değil. Tüm devlet kadroları komple cemaatlere teslim edilmez. Tarihi olaylar ve din iktidarlarin oyuncağı değil ki onlarda. Tarih doğru anlatılsa bizde de tekerrür etmez.
Tarık Selim 15 Ağustos 2019 09:34
0
Şia ya da Şii Nusayri devlet anlayışının İran'ı,Suriye'yi,şu anda ırak ,yemeni,vahabi,Sünni ,emeği,anlayışın araplari ne hale getirdiği ortada. Mezhepçilik yapmayın.Kurumlariniz sağlam olursa,Kuvvetler ayrılığı iyi oturmussa,denetim güzel yapılırsa kimse kendini padişah göremez. Tum liderler için 2 dönem 5+5 kuralı olursa,kanun çıkarken ilgili kişilerin görüşleri gerçekten de alınırsa,kim gelirse gelsin insanlar işlerinden olmayacağına inanirsa sistem çalışır. Devleti değil insanı kutsayin.İnsani yaşar ki devlet yaşasın.
Faik Güleçyüz 15 Ağustos 2019 06:30
"Türk tipi başkanlık sistemi" Tek cümleyle; tam bir akıl tutulması.
Aynen öyle sayın Kiras. Bunu bilerek insanoğlunun cibilliyetini tanıyarak yola çıkarsak meseleyi çözeriz. Bunun da tarihte örnekleri çok olduğu için insanoğlunun sınırları bilenlerce iyi çizilmiş. Ingiliz, Amerikan ve Fransiz devrimleri sonucu anayacılık hareketleri ile bireysel hak ve özgürlükler teminat altına alınmış ve insanoğlunun cozutmasının önlemi alınmış. Bizde bu yapılmış olsaydi baskanlik sistemi de işlerdi. Yapılmayan bu. Onun için hangi sistem gelirse gelsin değişmez zira temeli çürük. Erkler ayriligi yok.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 03:53
Biz, bu ülkenin insanları çok sayfalı bir kitap sayfası gibiyiz. Her sayfası farklı kültür sayfalarıdır, okunması gerekir. Bu homojen olmayan yapı parlementoda her sayfasıyla temsil edilirse, rahatlarız. Yanlıştan dönülmelidir.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 01:21
Sadece insan tabiatine indirgenemez CB sistemi denilen bu ucubelik. Liderligin zihniyeti ve capi ile de baglantili. Guney Afrika' da Mandela cok daha buyuk bir guce sahip olmasina ragmen demokratik hukuk devletini secti. Liderligin ufku, derinligi, capi meselesi bu. Bizdeki tasra zihniyeti ve siglik. Bakiniz kamuoyunda herhangi bir konuyu muhaliflerle derinlemesine ozgurce tartisabiliyor mu? YOK! Cap bu!
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 00:02
Tarihten ders alsaydık Irak'a bakıp Libya'ya, Libya'ya bakıp Suriye'ye vurur muyduk? Bizim yaptıpımız hataları inanın çocuk bile yapmaz. Neyse biz dünyaya düzen vermeye, Osmanlı hayalleri kurmaya devam edelim.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 23:52
Bu sistemi olmayan ucube sistem yürümez, yürümeyecek. Aklı başında herkes yürümeyeceğini gördü, söyledi. Aklı bir karış havada, güç zehirlenmesine uğramış, devlet adabıyla yetişmemiş, devlet gücünü hasbelkader ele geçirip hatta devlet kurumlarını içini boşaltarak, eş dost akrabayı doldurarak çökertmiş sonradan görme ihtiras sahipleri işlerine gelmeyeni görmek istemedi. Eşyanın tabiatına aykırı hiç bir iş başarıyla sonuçlanmaz. Bu da istisna değil.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN