Back To Top
Kekle çayı erkek kadına getirse

Kekle çayı erkek kadına getirse

 - Son Güncelleme: 14.11.2019 Perşembe 08:29
- A +

Diyanet İşleri Başkanlığının toplumdaki cep telefonu bağımlılığı sorununa dikkat çekmek için hazırlattığı kamu spotunda kendisine çay ve kek getiren eşinin yüzüne bakmayan bir koca anlatılıyor. Diyanetin toplumu aydınlatma veya uyarma amaçlı kamu spotları hazırlaması görevinin gereği zaten. Ama kendisini ilgilendiren bunca mesele varken telefon bağımlığı konusu mudur önceliği bu kurumun?

19-11/14/ozru-kabahatinden-buyuk-diyanetten-tepki-ceken-reklam-icin-savunma.jpg

Ateizmin ve Deizmin altın çağını yaşadığı bir dönemde Diyanetin dinî konularda topluma ulaştırma ihtiyacı hissettiği bir mesaj yok mudur?

Diyanetin filminde bundan çok daha önemli başka bir problem var: Dini “asrın idrakine söyletmesi” gerekirken, tam aksine geçmiş asırlara ait toplumsal normları sanki dinin gereğiymiş gibi göstermeye çalışması.

Filmde bir erkek koltukta otururken eşi bir tepside çay ve kek getirip ikram ediyor. Elindeki telefona dalmış olan adam karısının yüzüne bile bakmadan alıyor bardağı ve tabağı. Bu davranışı yalnızca cep telefonunun kabahati olarak göstermesi bir yana Diyanet’in filminde erkek ve kadının ev içi rollerini bugün şehirleşme ve yaygın eğitim aracılığıyla artık geçmişte bırakılmaya çalışılan birtakım sosyokültürel kalıplar içinde yansıtması en azından yanlış bir mesaj.

***

Bir kadının evin salonundaki koltukta rahat rahat oturan kocasına çay ve kek servisi yapması hayatın olağan akışı içinde anormal de değil, yanlış da değil. Ama bu görüntünün aile hayatının normu gibi veya karı-koca ilişkisinin sembolü gibi kabul edildiği izlenimini vermenin günümüzde özellikle kadınların çoğu tarafından hoş karşılanmayacağı bilinmek durumunda.

Bilhassa kadın-erkek eşitliği konusunun alabildiğine tartışma konusu olduğu ve bu tartışmanın büyük ölçüde din bağlamında sürdürüldüğü bir dönemde böyle bir görüntünün Diyanet tarafından bu şekilde sunulması basit bir “iletişim kazası” olmasa gerek. Nitekim Diyanet bundan önce yayımladığı bir başka kamu spotunda da “sosyal medyada fazla vakit geçirdikleri için çocuklarıyla yeterince ilgilenmeyen ev kadınları/anneler sorunu”na dikkat çekmişti!

Elbette bu görüntü(ler) birçokları için hiç de rahatsız edici olmayabilir. Ne de olsa kültürel kodları toplumsal zihniyet üretir. Toplumsal zihniyeti de büyük ölçüde maddi şartlar. Ki bu maddi şartlar zamana ve coğrafyaya bağlı olarak farklılaşır. Sonuçta binbir çeşit toplumsal norm oluşur. 

Dolayısıyla bir toplumda ayıp sayılan bir davranışın başka bir toplumda olumlu karşılanması olmayacak şey değil. Ama ne olursa olsun bunları dine bağlamaktan kaçınmak gerekir ki hem bundan din zarar görmesin hem de toplumsal gelişmeler sağlıklı şekilde kendi yolunda ilerleyebilsin.

Unutmamak gerekir ki dinin zemini değişken toplumsal normlar değil temel insani değerlerdir. Toplumsal normlar dinin ruhuna aykırılık taşımadığı sürece bunlar dini değerlerle kaynaşarak bir toplumsal değerler sistemi (kültür veya ideoloji) oluşturur ve oluşturmuştur tarih boyunca. Dine açıkça aykırılık taşımayan veya dinle doğrudan çatışmayan kültürdür bu, dinin kendisi değil.

***

Ne var ki zamana ve zemine bağlı olarak teşekkül etmiş birtakım toplumsal normları -veya daha geniş anlamda beşerî kültürü- din saymak, dinin yerine geçirmek veya dinle özdeş kabul etmek dinin temel kaynağını yok saymaya varır.

Bugün Müslümanların en büyük sorunu bu: Tarihte yaşanmış sosyal tecrübeleri veya dinin farklı kültürel ortamlardaki farklı yorumlanışlarını İslam’ın kendisi sanmak.

Oysa “dinî olan”la “toplumsal/tarihsel olan” arasında ayrım yapılamadığında dini bir kalıba sıkıştırmış ve dahası özgün mesajın yerine bu mesajın herhangi bir yorumunu geçirmiş oluyorsunuz.

Böylece aslında Diyanet ve ilahiyatçı hocalarımız başta olmak üzere bütün Müslümanların üzerinde düşünüp tartışmaları gereken sorunlar ortaya çıkıyor: Dini birtakım basit şekil kurallarına indirgemek, ahlakı yalnızca kadın-erkek ilişkilerine hasretmek, akılla inancı yarıştırıp dini adeta bilim tarafından çürütülebilir bir “bilgi türü” haline getirmek…

Bu yaklaşımın verdiği en büyük zarar şüphe yok ki dinin her çağın insanına hitap edebilme kabiliyetini ortadan kaldırması ve dolayısıyla bugünkü nesillerin maddi ve manevi ihtiyaçlarına cevap veremez hale getirmesi. 

Ateizmin ve deizmin gençler arasında hatta imam hatip okullarında bile hızla yayılması bu yüzden. Geleneksel din anlayışının bugünün dünyasına söyleyecek sözünün kalmaması yüzünden. Çünkü geleneksel din anlayışı dinin kendisi değil.

Diyanet de sıradan bir kurum değil. Yayımladığı kamu spotunda, konu cep telefonu bile olsa, halka verdiği mesaj da önemli.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Karar Okuru -2 18 Kasım 2019 23:46
Sayın Editör, üste aktardığım acı dolu sözler sözkonusu saldırıdan sağ kurtulan Mahsun Zeren isimli işçiye ait...
Karar Okuru -1 18 Kasım 2019 23:46
Evet, sayın Kiras, Ağustos'ta gerçekleşmesine rağmen nihayet üç gün önce haberelere giren olay, gerçekten çok acı ve ciddi ama buna rağmen radikal sol haber site ve gazetelerinden başka hiç bir gazete — "müslüman demokrat" KARAR'da dahil — mezkur olayı haber vermedi bugüne dek. Olayın kurbanları Kürtler olunca, tüm basın (sol basın hariç) böyle davranıyor hep. KARAR'ın bu konuda takındığı sessizlik politikasını değiştirmesi dileğiyle, selamlar.
Vah Değerli Kardeşim.Muhalefet yapacağız diye şekilden şekile giriyorsunuz. Yazdıklarınıza kendinizin de inanmak istemediğinizi düşünüyorum.Kendi aile efradınıza , çevrenize bir sorun bakalım. "Yahu , bir yazı yazdım ; dinle- diyanetle alakası olmayan ismi lazım değil bir kadın yazarla aynı seviyeye mi düştüm acaba" diye.Anladık; geçim dünyası vs. Tamam , ama böyle yapmayın ; değmez.Hem nalına hem mıhına vuran, ortaya karışık ve içine muhalefet sızdırılmış yazılar zaman zaman takdir ettiğim analitik bakış yönünüzü zedeliyor.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 11:50
Adamla kadın oturmalı,çayı hizmetçi getirmeliydi...
vatandaş 15 Kasım 2019 09:40
Resmen saçmalamış. yani bakın beni, ben diyanetin göstermek istediğinden çok daha fazlasını görüyom. Ama malesef yanlış görüyon. O Kamu spotundaki hanımefendinin eşine çay ikram etmesi onun için bir değerdir., kıymettir, samimiyettir. Ama malesef emperyalizmin oyunu; kadının dışarıda çalışması için her türlü teşviki, imkanı ver ama evi için çalışmasını ayrımcılık say, eşitsizlik say. sonra aileler dağılsın, çocuklar kreşlerde büyüsün.......
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 18:03
0
Çalışan kadına emperyalistler değil devlet destek veriyor. Mesela 1300 TL kreş desteği, yarım gün çalışma, süt izni vb. Çalışmayan kadınada git evinde otur. Beyine çay-kek ikram et, haline şükür et diyor. Umarım dediğimi anlarsın. Umarım banada emperyalist demezsin... Çünkü sen kendi devletine emperyalist diyorsun farkında olmadan. Çalışan kadına her türlü desteği devlet veriyor beyefendi. Kimi kime şikayet ediyorsun....
Muhtefi. 15 Kasım 2019 01:30
Resimdeki Hanımı.Kızımız,Ablamız, Teyzemiz,Halamiz,Gelinimiz,Yengemiz olarak düşünelim ne hissederiz.İSLAM açısindan ama.!.*Her yörenin örf,adet,kültürü farklıdır*.Aklımıza gelir.! Muhabbet var mı, Saygı, Sevgi, Fedakarlik temelinde..eğer Muhabbet varsa. Beyefendi de yeri gelir Kahve, Çay vb yapar. Baska açıdan Hanımefendi Üstün gözüküyor adam Evden uzak. Adama Evde ol, uyarısı var. :))..Diyanet guzel yapmış. Ahlak, Edep vb Hallere daha cok dikkat cekmeliyiz. Basarilar dileriz..
zeynel çelikbilek 15 Kasım 2019 01:07
İbrahim Bey, herdem muhalif olmak, birilerine yaranmaya çalışmak zor, hem de çok zor. O, yaranmaya çalıştıkların zat-ı alinizi ancak işlerine yaradığında var sayar. Kimler olduğunu bilmez gibi davranmayınız sakın. Gerçekten bilmiyorsanız; D. Mehmet Doğan Bey'in yazısının okur yorumlarında bir yerde adını gördüm ben. 30 yıl önce Diyanet için ne düşünüyordun, bugün ne? Kek ve çay servisi yapan hanım, çağdaş kıyafetli(!) olsa, bu kez de kadın- erkek önceliği; servisi erkek yapsa zat-ı âliniz hepten ters köşe; Diyanet zat-ı âlinize yaranmak için Hoca merhum gibi eşeği sırtlanmak zorunda...
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 18:06
0
Daha önemli konular varken kek servisi de neymiş diyor yazıda. Biraz oku anla sonra yorum yap. Herşeyi bitirdiniz abdesti bozan şeylere kaldınız. Kim kime ne ikram ediyorsa etsin kimene. Kadın razıysa eşinin ayaklarınıda yıkar kime ne.... Bumudur yani.... Memleketin en önemli sorunu bu mudur....
karar okuru 1517 14 Kasım 2019 22:17
ya heee hee... oldu mu.. ne yapsalar adamları eleştireceksiniz.. bir gazete ki eleştirme üzerine kurulmuş...ya bir de 10 kasıma değinseniz.. bir postere secde ettirilen çocuklara değinseniz... bunu yaptıran sözde öğretmen kılıklı faşistlere değinseniz.. ama işinize gelmez..orası başka mecra.. bence diyanet 10 Kasım da yapılan bu putçuluğa değinmeli..bununla ilgili bir spot hazırlamalı..
Recai 17 Kasım 2019 19:18
0
Çok güzel..
ali namlı 14 Kasım 2019 21:49
Bazı yorumcuların müslümanlıktan bahsederken birbirlerine karşı kullandıkları ağır ifadeler hiç doğru değil ; yakışmıyor ! Hem burada hiç kimse başkasına cevap vermek zorunda değil ki ! Fikrini söyler geçersin . Benim burada dikkatimi çeken bir başka husus daha var :Bir kadının kendi evinde böyle bir kıyafeti tercih etmesini ben şahsen biraz yadırgadım ; belki ben yanılıyorum , olabilir . Selam ve saygılarımla .
e.k 14 Kasım 2019 18:11
Aslında bu reklam Dıyanetın ıslevsız bır kurum oldugunun gostergesıdır aynı zamanda. Kadın- erkek ılıskısınde de Dıyanetın zıhnının aynasıdır. Bılgı bakımdan dokulen bınlerce ımam varken, gencler hızla deızme kayarken hıc uzerıne vazıfe olmadıgı halde telefon tutkunlugunu konu edınmesı komık. Bırde herkes basını ortmuyor ve sakallı degıl. Bu da onemsız gıbı duran ama onemlı bır ayrıntı. Aslında Dıyanet uretıme hıc bır sekılde katkısı olmayan bınlerce calısanıyla vergı odeyenlere yuk.
KARAR OKURU 16 Kasım 2019 18:11
2
Sakal sünnettir. Örtü farzdır. Bunları yapıp birde 5 vakit namaz kılarsan senden ala müslüman yok......
KAYA 14 Kasım 2019 17:09
BEĞENMEZLİK Toplumsal bir hastalığımızdır.Ne yaparsanız yapın beğenmeyen ler vardır olacaktır.Toplumun gerçeği bu desen hadi ordan derler....Erkek eşinin rolünü oynasa başka bir kulp takarlar....Diyanetin yerinde olmak çok zorrrr..Karar yazarları na bile beğendiremiyor kendini.....Bir de aşarı uçlar var ki sormayın gitsin.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 16:27
Diyanetin kitabevleri var. Burada imam-hatip çalışıyor. Kulübe kadar bi Kitabevi Antalya Meltem mahallesinde. Daha önce başka bir kaç yerde de gördüm. Diyanet sırf kadro açmak için böyle şeyler yapmaya devam ediyor. Doğru değil bence.
Gazete okuru 14 Kasım 2019 15:56
Diyanet cep telefonu konusunda farkındalık oluşturmak için çalışma yapabilir. Ancak bundan önce doğruluk, adalet, işi ehline vermek, kul hakkı yememek, insanları toplumu aldatmamak gibi ahlaki değerlere değinse, bu konularda filmler hazırlasa daha yerinde olur. Devletin resmi kurumu TÜİK tüm toplumu kandırıyor, diyanetten tık yok...
Kek bahane... 14 Kasım 2019 14:31
Din ile sorunu olan, gelenek üzerinden dini ahlaka hucum eder. Bin yıldır İslamla yoğrulmuş bir tolumda İslam ahlakına aykırı olan zaten gelenek olmaz. Ona o toplumda ahlaksızlık denir. Ama dinden uzaklaşarak oluşan ahlaksızlıkları dinden kaynaklı yanlış gelenek diye adlandırmak imani bir sorundur... Bu konuda da kek bahanedir... Erkeğin aile resi kabul edilmesi Tanrının karardır. "Tanrı bu işe ne karışır" diyemeyen, çayla, kekle kazan kaldırıyor... Not: Karısına çay, kek getirip, karısını başka kadınlarla aldatanlar tanıyorum.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 16:34
5
Ağzınıza sağlık. Taş gediğine oturdu.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 14:25
İbrahim bey, genel olarak tespitlerinize katılmakla birlikte, bu mesajda verilmek istenen şeyin aslen aile içi iletişimsizlik ve aile bağlarının bu gibi sebeplerle zayıfladığını düşünüyorum. Tam tersi erkek çay ve kek getirip, kadına ikram etse de bence durum değişmeyecekti. Dolayısıyla Diyanetin ana görevi bu olmasa da böyle mesajlar vermesinin yadırganacak bir tarafı olmadığını düşünüyorum
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 13:44
Değerler dünyasının temel kavramlarının insan hatta canlılar olması gereken bir kurum,kadın erkek kavramlarına takılmış kalmış.2000 ve sonrası doğan gençlere neyi anlatabilir.Yeni kuşak için dar bu kavramlar.Bu kuşak ataerkil değil.Üretim ilişkileri hem iyi hem kötü nedenlerle klasik değil.Ben berber olacağım diyen bir çocuk görmeyeli o kadar çok oldu ki! Youtuber olacağım diyeni daha çok gördüğüm kesin en azından.
talebe777 14 Kasım 2019 13:03
Hiçbir evli kadına kocasına bu tür küçük hizmetlerde bulunmak zor gelmez, ve bunu mesele haline getirmez, bilakis bundan memnuniyet duyar. Hele ki "kalksın çayını kendisi alsın, mecbur mu kadın çay ve kek getirmeye" gibi hastalıklı feminist düşünceler kadını korumak yerine sadece o evliliğin ömrünü kısaltır. Erkek de kadına hizmet eder ama daha farklı şekillerde. Örneğin kadını annesini ziyarete giderken arabasıyla bırakması gibi. Erkek de " bana ne yahu, bin otobüse git mecbur muyum seni anana bırakmaya" mı desin? Diyanet'in bundan evvel eleştirilecek vahim noksanları var.
Nazlı 14 Kasım 2019 13:56
9
İyi de sem kimsin ki bütün kadınlar adına konuşarak kesim hüküm belirtiyorsun?
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 14:37
12
15.16, Sen kimsin de bütün kadınlar adına itiraz ediyorsun.
Nazlı 14 Kasım 2019 15:46
3
Sen hadsizlik yaparak benim adıma ya da başkalarının adına konuşamazsın. Kimsin ki sen? Genelleme yaparak haklı çıkma kurnazlığın da çok amatörce. Mesajımda bütün kadınlar adına konuşuyorum diye bir ifade mi var? İki satırlık mesajı dahi anlyamayan, idrak edemeyen birinden mantıklı bir yorum beklenemez zaten. Bir halt etmişsin bari sıvama. Hiç utanmada kalmamış.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 18:30
3
Ben eşitliğe inanıyorum.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 19:23
3
15.46, Çok bağırıyorsun.
KARAR OKURU 15 Kasım 2019 03:03
1
18.30, Tanrı "İnsanlar arasında üstünlük takva iledir" diyor. Yani erkeklik iledir demiyor. Aile reisi olmayı bir eşitsizlik gibi görmek modern zamanlara ait bir düşüncedir. Mesela bir futbol takımının sahada on bir futbolcusu olur ama bunlardan bir tanesi kaptandır. Bu durum futbolcular arasında bir eşitsizlik midir? Yoksa kaptanlık ayrı bir sorumluluk mudur?
karar 14 Kasım 2019 13:01
alim yetiştirmek için ilahiyat fakülteleri yeter,cenaze işlerini de tümüyle yerel yönetimler üstlenir,cemaatte her namazda içinden bir imam bulur veya bulmalı.kapat diyaneti paralar havaya savrulmasın.vakıf malları ve toplanan paralarda onarımlara yeter.bir ruhban sınıfına ihtiyaç yok.üsstelikte benim paramla başkalarına hizmetten kurtuluruz.
Efedamat 14 Kasım 2019 13:01
Diyanetin filmindeki oyuncu tipi hayatın olağan akışına aykırı tipler. O kadın o adama hayatta öyle hizmet etmez.o çayı keki başına geçirir. Esas sorulacak soru o film kaç paraya çekildi. Her hafta cami kapılarından toplanan paralar hiç bir işe yaramayan bu filmemi harcandı. Geçen hafta cuma günü hutbenin sonunda innellaha yeğmuru bir adli ayeti değil başka bir ayet okundu. Bu gittiğim caminin hatibinemi mahsustu yoksa diğer camilerde de durum böylemiydi.İslam erkek egemen bir din değildir.kadın ve erkek Rablerine karşı kul olarak sorumludur.
ERKAN DOĞAN 14 Kasım 2019 12:54
Yahu bu nasıl bir aptallık ortamıdır anlamadım gitti.kadın erkek çoluk çocuk her ne ise Diyanet'in çektiği filmi izleyip onumu uygulayacak.En az 3 çocuk tavsiyesinden sonra kaş çift yatağa girip çocuk yaptı.Ortada tek bir pespaye durum var o da bu diyanet denen kurumun bizim paralarımızı çar çur ettiği.
KARAR OKURU 15 Kasım 2019 07:31
1
12.54, Paran kadar konuş.
Ozhan Kaymaz 14 Kasım 2019 12:35
Diyanet Isleri Baskanligi Din Isleri Yuksek Kurulu Baskanligi :".........Hz. Peygamberin sağ elle yeme ve içme konusundaki tavsiye ve irşadlarına uymak her müslümanın vazifesidir. Bu nedenle anne ve babaların çocuklarına diğer yemek adabıyla birlikte sağ elle yeme ve içmeyi de öğretmeleri gerekir. ...."fetvasini veren bu muesseseden “asrın idrakine söyletmesi”ni ve “dinî olan”la “toplumsal/tarihsel olan”hadiseleri analiz etmesini beklemek nafiledir.
ramazan gün... 14 Kasım 2019 12:20
ya, böyle 'kılkuyrukluk' gibi olmasında... 'basîretin ruhî bir meleke olduğu ve peygamberler gibi inanç ve amel dünyası gelişmiş insanlarda bu melekenin güçlü bir şekilde tezahür ettiği anlaşılmaktadır.'(..) tdv-islam ansiklopedisi 'basiret' maddesinde böyle bir ibare var.. 'PEYGAMBERLER GİBİ İNANÇ VE AMEL DÜNYASI GELİŞMİŞ' ibaresi.. 'gelişmiş' deyince böyle tuhaf durmuş gibi.. MUSTAFA ÇAĞRICI HOCAYA bildirelim dedik..
Hiç 14 Kasım 2019 12:17
Sıradan olmaması gereken bir kurum gayet sıradan hem de fazlasıyla.kim nereden alıyorsa oradan fetva veren, cemaat ve tarikatlarin çoğunluğu oluşturduğu ülkede onlara aykırı sözler sarfetmemeye dikkat eden, pür gelenekçi ve geleneği din gibi sunmakta bir sakınca görmeyen bir kurum...çok görmeyin bu zihniyete bu filmi..
ramazan gün... 14 Kasım 2019 11:05
(5)oysa ravaissonda (haliyle bergsonda) jamesde, gazali ve ibni arabide alışkanlık DİNAMİK BİR TASAVVUR. otomatikleşmeden farklı, tekrar içinde doğurganlık gibi.. aklımda kaldığı kadarıyla ve basitçe.. hiçbir tekrar AYNI ZAMANDA GERÇEKLEŞMEYECEĞİNE göre, aynı değildir; geleneğin ve tarihsel olanın algılanması.. zaman ise malum, irade ve eylem ile anılmak zorunda.. ne dedim ben şimdi? insan içinde bulunduğu toplumu ve maddi şartları eylemci KATILIMI sebebiyle değiştirir!. zaman, bileşik (veya değil) kaplara her an bir DAMLA İLAVE EDER!. ahlaki ilerleme!.
ramazan gün... 14 Kasım 2019 14:14
0
bak aklıma geldi. imam rabbanide görmüştüm. allah resulü kabak yemeğini severdi. ama insanlardan sevmeyenler olabilir; bunda beis yoktur. amma, allah resulü seviyor diye kabak yemeğine meyleden (hürmet eden, seven ne ise işte) de ilave bir (durum, hoşluk) sözkonusu olur.. sünnet-gelenek farkı. ve teferruat 'lüzumsuz' manasına değildir; yön bulmanı sağlar.. (hatun! bi çay verde içek; iyi be, kendim alırım:)
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 20:39
0
''Allah seni başarıya erdirsin, bilmelisin ki, burada tekrarın olumsuz- lanmasıyla -ilahi genişlik nedeniyle- ‘Varlıkta tekrar yoktur’ ifadesini kastetmekteyim. Tekrar sayılan şey, duyunun algılayamadığı ‘benzerlerin varlığıdır’. Bu benzerler arasındaki parçalanma algılanamaz. Başka bir ifadeyle yok olanlar ile yenilenenler arasındaki fark anlaşılamaz. Bu ise kelamcıların ‘Araz iki anda baki kalmaz’ şeldinde dile getirilen düşünceleridir.'''
ramazan gün... 14 Kasım 2019 23:01
0
''Bu konu fiillerin genişliği nedeniyle hakkında genişçe konuşulabilecek bir konudur. Çünkü fiil tevhidi onların genişlemesiyle genişleyen bir konudur. Çünkü fiillerin nispetleri sonsuzdur. Hatta onlar fiil failden ortaya çıktığı sürece sürekli artar. Bunlardan dolayı ‘Rabbim benim bilgimi artır’23 ayetinde belirtildiği üzere artmak istenilir. Çünkü Hakkın her fiilde özel bir tecellisi vardır ki, ancak o fiilin varlığına ait olabilir. Bu nedenle her fiil kendisine özgü tecelliyle diğer fiillerden ayrılır. '''
ramazan gün... 14 Kasım 2019 10:56
(4)bu maddi olanı reddetmek değildir. diyalektik enteresan bir şey; bir ırmak, bir vadiye akıyor olsun. burayı dolduruyor; bir göl oluşuyor. gölün ŞEKLİni belirleyen vadinin yükseltileri-engebeleri. su ne kadar dolarsa, vadideki yükseltilere bağlı olarak gölün şekli değişiyor; maddi şartların belirleyiciliği böyle bir şey. ama ırmak akmayı keserse? senin 'entropik diyar' böyle görünüyor; göl kurur!. (hatırlamam zor ama) bu gelenek meselesinin bu kadar KATI olarak tanımlanıyor olması kantın ALIŞKANLIK tarifinden geliyor gibi..
ramazan gün... 14 Kasım 2019 10:49
(3)insan zihninde, tabiat(alem, objektif dünya, gerçeklik;kim ne diyorsa meşrebince) DIŞARDAN fazla bir şey olduğunu iddia etmek; kuşatıcı olmak iddiası buna çıkıyor. bu insanın hassasiyet, irade, alanlarını görmezden gelecek kadar zihin-akıl alanıyla açıklama eğiliminden geliyor. zihin alanını durgun bir mutlak olarak görmek yerine neden şöyle bakmıyoruz; hassasiyetlerimizden 'bükülerek' zihin alanına giren bilgi-algı, zihin alanında açı değiştirip eylem aksiyon olarak geldiği yere YANSIYOR, geri dönüyor..
ramazan gün... 14 Kasım 2019 10:39
(2)bir 'entropi diyarı' olarak kapalı bileşik kaplar biçiminde çalışan toplum tasavvruru insan iradesine açık değil gibi.. aynı biçimde ülgener'den hatırladığım kültürel kodları maddi şartların ürettiği fikri de böyle; insan sosyale ve maddi dünyaya hapsoldu gitti. bu sanki eksik kalmış bir cümle gibi duruyor. sebebi ZİHİN ALANINA kuşatıcı bir mutlaklık atfetmek, etyenin bahsettiği zihniyet biçimlerini kabul etsek dahi, ZİHNİYET BÜTÜNÜnü, mutlaklaştırmak. sonra da orda durmak; aslında bu bir yönüyle eflatuncu metafizik gibi.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 10:34
sayın yazar diyanetin gerek kuruluşunda gerekse ilerleyen zamanlarda durumu duruşu her zaman bellidir. sonuçta sınırları çizilmiştir. o sınırların dışına çıkmaz veya çıkamaz. demem o ki maalesef hemen hemen bütün iktidarların rengini alan bir kurumdur diyanet. çok şey beklemek veya şu konu daha öncelikli bu daha ehemmiyetli şeklinde düşünüp diyanetten de bir çalışma bir atak beklemek beyhudedir.ama sizin geleneksel din günümüz ihtiyaçlarına cevap vermiyor demeniz bir faciadır. bizim ifsat olan zihinlerimiz mantığı her şeyin önüne koymamız asıl facia odur. sorun inancın hayatımızda yaşamamasıdr
ramazan gün... 14 Kasım 2019 10:28
(1)kiras.. 'Ne de olsa kültürel kodları toplumsal zihniyet üretir. Toplumsal zihniyeti de büyük ölçüde maddi şartlar.'(..) bu ve şu; 'sosyolojide bileşik kaplar yaklaşımı' (geçmişte bahsetmiştin).. bu bakışında bir sorun görüyorum abi;belki basit ve ilave bir izah toparlayabilir ama sorun şu; sen de etyen gibi bakıyorsun. muhtelif sosyoloji yaklaşımları içinde bir ekole ait bu ve benzer yaklaşımlarda bir tür KAPALI TOPLUM tasavvuru var. buna bağlı olarak da edilgen bir insan tasavvuru; daha doğrusu algının ZİHİN ALANINDA DURMASI!.
Karar Okuru 14 Kasım 2019 10:21
Kadının erkeğine hizmet etmesi bizim memlekette son derece normal ve olağan. Hatta üniversite çağındaki koca koca çocuklar yataklarını bile annelerine düzelttirir. Anne sadece kocasına değil evdeki diğer erkeklere de hizmet eder. Erkek çocuk bunu böyle görerek yetişir sorgulamak aklına bile gelmez. Ta ki kendi yuvasını kuruncaya kadar bir ara dönemde öğrenci evinde veya yurtta kalırsa.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 09:57
Senin neyin peşinde olduğunu gayet iyi biliyoruz güzel kardeşim.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 09:49
Bence altin degil de bronz cağında diyebiliriz.
N Taşkesen 14 Kasım 2019 08:54
Sayın yazar isim konusunada değinseniz arap isimlerinin Türk isimlerinin yerini alması doğrumudur
bilal. 14 Kasım 2019 08:37
bi erkek olarak : çocugu da sen doğur, altını değiştir, emzir, banyosunu yaptır, evi süpür, bulasık yıka, çamasır ser, cam sil vb vb. bu toplum harbi kafayı yedi. nereye gidiyoruz vallahi anlamıyorum. Allahu teala erkeği de kadını da farklı yaratmışken , neyin cinsiyet eşitliği ??? ama yarın Allah elbette hesap soracak, hesapsızca kendi aklına göre kurallar koyanlara....
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 08:06
Bir kadın eşine çay ikram ediyor bunun neresi yanlış?Erkek de eşine ikram edebilir abartılacak ne var bunda. Hizmet sektöründe çalışan binlerce kadın var. Tanımadığı erkeklere çay,yemek,tatlı vs.ikramda bulunmuyor mu?
Karar Okuru 14 Kasım 2019 11:55
14
Evlilik ve is iliskisini karistirmissiniz. Herkes cayini kekini kendi kalkip alsin. Erkkeklerin de eli var ayagi var.
Akın 14 Kasım 2019 13:50
3
11:55 de yazan yorumcuya; öncelikle kadın dışarıda çalışıyor mu çalışmıyor mu ona bakalım. Kadın dışarıda çalışıyorsa, erkeğin evde hizmet beklemesi doğru olmaz. Kadın para kazanma konusunda erkeğe yardım ediyorsa, erkek de ev işlerinde kadına daha fazla yardım etmeli. Fakat kadın ev hanımıysa, kocasına hizmet etmesi neden kötü olsun. Erkek de tüm gün dışarıda çalışıp kazandığı parayı ailesine harcayarak eşine farklı şekilde hizmet etmiş olmuyor mu?
Ümmetin ferdi 14 Kasım 2019 07:38
Sayın yazar, size saygım var ama kendi fikrinizi gerçek ve doğru buymuş gibi anlatmanız yine kendi birçok fikrinizle çelişiyor. Mesela geleneksel din anlayışının bu çağa söyleyecek birşeyi olmadığı iddiası. Ya da deizm ve ateizmin yayılmasının sorumlusu olarak bile göstermeniz çok ciddi bir yanılgı ve çarpıtma. Daha uzun yazılabilecek bir konu olduğundan burda kesiyorum. Ama son olarak şunu söyleyeyim bence çoğu sorunumuzun temelinde her meseleyi tahrif olmuş ve bunu kabul etmeyen ‘modern akıl ‘da aramak lazım.. yani önce aynaya bakmak gerek!!!
evin 14 Kasım 2019 07:27
11.5 milyar liralık yıllık bütçeyle çıkardıkları iş bu mu olmuş yani? o kadar parayı ne yapıyorlar topluma açıklasınlar...ayrıca herkes çayını kekini gidip mutfaktan kendi alsın. kimse kimseye hizmet etmek zorunda değil...
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 12:59
13
07.27 11.5 milyarı nereye harcadıklarını toplum cok iyi biliyor sen merak etme sen cayını kekini kendin al:))).. Eşimin sevgisinide içine kattığı keki bana elleriyle ikram etmesi daha tatli bana hep sevgili eşim kekimi getirecek Allah ondan razı olsun..
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 05:43
İnanan birisi olarak ne olursunuz söyleyin, Diyanetten beklentiniz bu mudur? Niye rüşvetten, kayırmacılıktan, adaletsizlikten, hukuksuzluktan, israftan konuşmazlar. Politik olarak yaptıkları, söyledikleri her şeyin her türlü bilgiye habere ulaşabilen çocuklarımızı dinden uzaklaştırmakta olduklarını görmüyorlar mı?
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 05:28
Siz yazarların işi kolay valla. Her gün böyle absurd bir konu var nasıl olsa. Ya kardeşim milleti böyle boşa oyalamaktan yorulmadınız gitti. İleri ülkelerde var mı böyle bir sürü köşe yazarı sabah akşam saçma konularla kendi vaktini ve milletin vaktini öldüren. Bu ancak bizim gibi boş Ortadoğu ülkelerinin işi. Ondan sonra ah vah biz niye böyleyiz. Diyanetiniz de siz de hep aynısınız. Boş. Tın tın. Bunun için para alıp da ziyan etmeyin bari kaynakları. Nasıl olsa vaktiniz çok kendi kendinize oyalanın ama israf etmeyin. Vaktimizi de paramızı da.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 05:27
Müftü torpille atanıyor deniyor. Doğru mu bilmem ama doğruysa zaten konuşmaya gerek yok.
Krr 14 Kasım 2019 02:33
Erdoğan da milletin ayağına kekle çay getirecekti. Hani bizim kekimiz.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 01:31
Turkiye'yi yonetenler gecmiste yasiyor. Zihinsel dunyalari, degerleri, psikoljik refleksleri gecmisten farkli olan bugune ve gelecege bir tepki aslinda. Uzatmalari oynamak uzun surerse nal bile toplanamaz hale gelinebilir....
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 05:20
1
Katılmıyorum. Yönetenler değil halk geçmişte yaşıyor. Yönetenler ise herşeyi aşmış bence. Hatta Atlantik’i bile. Bkz. Panama belgeleri. Bu iktidar gider başkaları gelir, durum kesinlikle değişmez. Aha buraya yazıyorum. Bu halk buna layık. Yönetenler de gayet iyi biliyor. Alan razı satan razı.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 13:21
2
İkiniz de haklısın. Nasıl olur demeyin, oluyor işte.
musto 14 Kasım 2019 01:20
Son 10 yılda bilinçli olarak her mecrada Hint türbanı ve kirli sakal Türk halkının,Milli kıyafeti ve yaşam tarzı olarak,lanse ediliyor.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 16:34
4
Örtünmek farzdır. Müslüman kadın örtünmelidir. Kirli sakal ise dini değil keyfi bir tercih. Bu ülkemize has bir durum değil, dünyada trend böyle.
musto 14 Kasım 2019 18:03
1
İstersen Nur suresi 31 ayeti bir oku bunların örtünmesi ne ayetteki örtünmeye benziyor nede ananevi örtünmelere başka bir şey ben burdayım bana iyi bak.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 00:41
Kekliyorlar bizi hemde üzümlü kek
Diyanet İşleri Başkanı'nın kendi hatalarını görmek yerine sanki bir bürokrat değil de bir siyasetçi gibi muhalefeti eleştirmesi de acaba tek parti dönemini mi hatırlatıyor.İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SONUCU YAŞADIĞIMIZ KURAKLIK KARŞINDA CAMİLERDEKİ ŞADIRVANLARDA YAPILAN SU İSRAFINI ÖNLEYİCİ KAMU SPOTLARI YAPSA DAHA İYİ OLUR GİBİ.ABDEST ESNASINDA O KADAR SU İSRAF OLUYOR Kİ AKIL ALACAK GİBİ DEĞİL.HER CUMA TOPLANAN YARDIMLARIN SADECE 1 HAFTASINI MEVCUT ÇEŞMELERİN ONARILMASI VE SU TASARRUFU SAĞLAYACAK ŞEKLİNDE YENİDEN ELE ALINMASIYLA ÇOK ÖNEMLİ MİKTARDA SU TASARRUFU SAĞLANACAKTIR.BİR HUTBEDE İSRAFLA OLSUN
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 05:22
1
O iş öyle hutbeyle olacak bir şey değil. Camilere bedava su vermeyi bırakacaklar. Herkes camiye gitmiyor ki. Camiye giden su parasını da versin. Bak bakalım ondan sonra su israf ediliyor mu? Dinsizin hakkından imansız gelir. Bu böyle.
KARAR OKURU 14 Kasım 2019 13:08
6
05.22 kusura bakmayın ama bu durumda siz Dinsizmi oluyorsunuz yoksa İmansızmı? Bu ne kin bu ne öfke agresiflik dar görüş örneği ne yiyip içiyorsunuz nerde yaşıyorsunuz biraz empati yapın lütfen.. Herşey bitti caminin suyunamı kaldınız? Cok merak ediyorsanız gidin diyanete sorun ama eminim gitmemişsinizdir! İnsan işkembeden sallamamalı her denilene inanmamalı herşeyde art niyet aramamalı!!!!
KARAR OKURU 15 Kasım 2019 06:02
0
Bu işin dinle, dinsizlikle alakası yok ki. Hak ve adaletle ilgisi var. Memlekette herkes camiye gitmiyor. Caminin suyunu elektriğini bedava yada ayrıcalıklı olarak sağlamakla o vergiye katkıda bulunan herkesin, dinli yada dinsiz, hakkına giriyorsunuz. Ülkemiz bu tür kayırma ve haksızlıklarda bir numara. Birilerinin cebinden al birilerinin cebine aktar. Bu hak değil adalet değil. Dincilerin bunu yapması da işin tuzu biberi. Allah ıslah etsin. Milleti böyle böyle dinsiz yapacaklar belli ki.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN