Trump’ın kazancı ABD’nin zararı

Cenevre’de “nükleer müzakereleri” devam ederken yanına İsrail’i alıp İran’a saldıran Trump’ın “hesabı”, kısa vadede kendisi için bir siyasi kazanç elde etmekten ibaretti.

Başarısızlık durumunda ülkesi için ağır bir maliyetin söz konusu olacağını ise hesaba katmamıştı. (Muhtemelen bunu düşünmeye ihtiyaç duymamıştı. “America first” dediği, başında Trump olmayan bir Amerika değildi herhalde!)

Bu husustaki “hayati risklere” ilişkin bazı devlet kurumlarından ve medyadan çıkan çatlak sesleri de arkasına İsrail lobisini alarak susturması zor olmadı.

Ama işte vaziyet ortada…

Bugünden sonra savaş nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Trump’ın hesabı tutmamış bir hesaptır.

Beş haftanın ardından gelinen noktada hem kendi kısa vadeli kazanç beklentisi suya düştü (dahası ciddi bir kayba dönüştü) hem de ülkesinin orta ve uzun vadede kayıpları şimdiden kesinleşti.

Siyasi kazanç-kayıp” dökümünden başlayalım… ABD’de önümüzdeki kasım ayında ara seçimler gerçekleşecek.

Temsilciler Meclisi’nin tüm sandalyeleri ile Senato’nun yaklaşık üçte biri için oy kullanılacak. Ayrıca birçok eyalette valilik ve yerel yönetim seçimleri yapılacak.

Bizde özellikle son dönemde daha fazla görülen yerel seçimleri “iktidarı dengeleme aracı” olarak kullanma eğilimi ABD siyasetinde ara seçimlerde ortaya çıkıyor. Görevdeki başkanın partisi, bu seçimlerde neredeyse her zaman sandalye kaybediyor.

Şimdiki başkanın ise ekstra sıkıntıları var. “Savaştan önce bile” ekonomik şartlar kırılgan, enflasyon hâlâ riskli seviyede, faizler yüksek durumdaydı. Anketler seçmen memnuniyetinin düşük olduğunu söylüyordu.

Trump’ın “Epstein dosyaları” konusundaki tutumunda ve açıklamalarında görülen tutarsızlıklar da seçim sandığına negatif etkisi olacak bir husus sayılıyordu.

Bütün bunların dışında, özellikle ikinci döneminde sürekli kriz ve tartışma üreten mevcut başkanın “öngörülemezlik” boyutu ülke yönetiminde “istikrar” bekleyen vatandaşlarda, “Trump yorgunluğu” diyebileceğimiz bir duygu oluşturmuş durumda…

Böyle bir atmosferde “savaş başlamadan önce” yapılan projeksiyonlar Temsilciler Meclisi seçimlerini muhalefetin kazanmasını kesin gibi gösteriyordu. Senatoda üstünlük de Demokratlara geçecek görünüyordu.

Trump işte bu tabloyu “savaş yoluyla” değiştirmek istedi. İran karşısında zafer kazanmış bir başkan olarak gireceği seçimi kazanması işten bile değildi. (Ancak bunun da ötesinde adını Amerikan tarihine altın harflerle yazdırmaktı hayali.)

Şimdiyse bu “hesapsız savaş hesabının” yol açtığı sonuçlar ilk önce sandıkta karşısına çıkacak gibi duruyor.

Bu şartlar altında gireceği ara seçimde ağır bir yenilgiye uğraması, bunun sonucunda elinin kolunun büyük ölçüde bağlanması ve çok daha önemlisi kendisi için bir azil (impeachment) sürecinin bile kapısının açılması mümkün -ve hatta muhtemel- görünüyor. Bunun ise boyutları öngörülemez bir sosyal karmaşa ve siyasi kriz demek olacağı izahtan vareste.

Ne var ki ABD’nin ülke ve devlet olarak kayıpları bu kısa vadedeki muhtemel krizlerden ibaret kalmayacak.

ABD ile Batılı ve bölgesel müttefikleri arasında son zamanlarda giderek derinleşen çatlaklar bu aşamada onarılması mümkün olmayan bir stratejik yarılmaya dönüştü. Buradan geri dönüş en azından orta vadede (5-10 yıl içinde) kolay kolay söz konusu olamaz. Hem Avrupa ülkeleri hem de Körfez bölgesi yeni güvenlik ve işbirliği çözümleri arayıp bulmak zorunda artık.

Trump’ın savaşının ekonomik maliyeti ABD’nin müttefikleri başta olmak üzere bütün dünyanın sırtına yüklendi ama Çin’in orta ve uzun vadede stratejik kazanımlar elde ettiği şeklinde bir analiz de uluslararası ilişkiler uzmanları arasında yaygın olarak kabul görüyor.

Bu da yeni bir dünya düzeni demek.

Elbette böyle bir konuda yapılabilecek uzun vadeli projeksiyonların isabet şansının fazla yüksek olmayacağını unutmamak lazım. Çünkü çok fazla aktör ve çok fazla değişken var işin içinde. Ancak perşembenin gelişinin çarşambadan belli olduğu da apaçık bir gerçek.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.