Erken ya da öne alınmış seçim tiyatrosu

Ülkede ekonomiden hukuka, eğitimden dış politikaya kadar hemen her alanda işlerin iyi gitmediği, belli bir imtiyazlı sınıf dışında bütün toplum kesimleri tarafından ittifakla kabul edilen bir gerçek.

Çarşıda, pazarda, markette fiyatların adeta füze gibi yükseldiği bir ortamda, emeklilerin, asgari ücretlilerin ve bütün dar gelir gruplarının feryatları dinmek bilmiyor.

Dolayısıyla böyle bir Türkiye fotoğrafında, sessiz milyonların erken seçim beklentileri de artıyor. Tabiatı gereği, genel olarak iktidarlar erken seçim taleplerine çok sıcak bakmazlar. Doğal olarak AK Parti iktidarı da erken seçim yapmak niyetinde değil. Ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için, 2027’de erken seçim yapmak gibi bir zorunluluğu var, aksi taktirde aday olamıyor.

İşte tam bu noktada, kelimenin tam anlamıyla bir “öne alınmış” seçim tiyatrosu sahneye sürülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukuk danışmanı Mehmet Uçum sahneye çıkıyor ve ‘öne alınmış’ seçim fitilini şu sözlerle ateşleyiveriyor: “Önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılması için TBMM’nin… normal seçim günü olan 7 Mayıs 2028’den önce uygun bir zamanda seçimlerin yenilenmesi kararı alması yeterlidir.”

Peki AK Parti, böyle bir ‘Ali cengiz oyunu’ yaparak normal zamanından bir ay önce bir seçim çılgınlığına girişir mi?

Abartılı komplo teorileri üretmeye hiç gerek yok, Seçim kararı gibi kritik bir konuda, sıradan bir danışmanın cumhurbaşkanına danışmadan, en azından bilgi vermeden böyle bir açıklama yapması mümkün olmayacağına göre, demek ki bir yerlerde “öne alınmış” seçim meselesi pişiriliyor…

Bay danışmanın açıklamaları da net bir şekilde gösteriyor ki memleketle ilgili en kritik konularda, kurumsal olarak AK Parti’nin herhangi bir müdahale yetkisi bulunmamaktadır. Maalesef son dönemde, önemli meseleler genellikle parti dışındaki mecralar tarafından hazırlanıyor. Yani yemek başka yerde pişiriliyor ama servis edilmesi AK Parti’ye bırakılıyor…

Bu konuda hükümetin ortağı MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamaları da ne yazık ki meseleyi biraz daha gizemli hale getirmiş bulunuyor.

Açıkçası partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli’nin, Uçum’un açıklamalarını değerlendirirken söylediği şu ifadeler hayli kafa karıştırıcı: “Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı bile yoktur. Önemli olan seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösteriliyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız.”

Genellikle şifreli ve gizemli konuşmalar yapmayı seven Bahçeli’nin, “Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösteriliyor. Bu doğru değildir” şeklindeki ifadesi, gerçekten seçimin zamanında yapılması gerektiğine mi işaret ediyor, yoksa AK Parti’ye bir mesaj niteliği mi taşıyor, doğrusu orası biraz karışık…

Genellikle AK Parti’nin yönetim çevrelerinde kabul gören yaklaşıma göre, seçimin 2027’nin kasım ayında olacağı biliniyor. Bir başka ihtimal de CHP’nin üzerine çöken “butlan kabusu” henüz bitmeden, seçimin 2027’nin Nisan-Mayıs aylarına çekilebileceği yönünde.

Bu arada ‘öne alınmış’ seçim tartışmasını da çok yabana atmamakta yarar var. Her ne kadar normal tarihinden bir ay önce seçim yapmak çok absürtmüş gibi görünse de bazı yüksek yerlerde böyle çılgın hazırlıklar yapılıyor olabilir.

Aslında teorik olarak bakıldığında, bütün bu senaryolar devreye sokulabilir, bulursunuz 360’ı ve rahatlıkla hayata geçirebilirsiniz.

Ama AK Parti iktidarının çok daha büyük sorunları var. Memlekette her gün hukuk faciaları yaşanıyor, ekonomide ‘güven’ duygusu kaybolduğu için enflasyon önlenemiyor, ekonomideki kriz ve yoksulluk giderek derinleşiyor. Unutmayalım yoksulların öfkesi, kağıt üzerindeki bütün parlak senaryoları bir anda alt üstü edebilir.

Evet dışarıdan bakıldığında, ‘butlan’ üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına memur edilmesi AK Parti için ballı börek olduğu görülebilir. Peki CHP devre dışı bırakıldığına göre, AK Parti için seçim zaferi garanti olabilir mi?

Şu günlerde, iktidarın sevgisine, muhabbetine mazhar olmuş gazeteciler, yazarlar hep birlikte sevinç şarkıları söylüyorlar. Neredeyse her gün Özgür Özel’le Ekrem İmamoğlu arasında ‘kriz’ yaşandığını anlatan senaryolar üretiyorlar. Ama şu anda yapılan anketler, hiç de AK Parti’yi mutlu edecek gibi görünmüyor. Son anketlere göre, henüz daha yeni parti kurulmadan açık ara birinciliği kapmış durumda…

Kuşkusuz bu yorumlar, sadece bugün için geçerli. Önümüzdeki süreçte, iktidarın heybesinden ne tür turplar çıkacak henüz onu bilmiyoruz…

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.