Back To Top
Teşhis doğru konmazsa…

Teşhis doğru konmazsa…

 - Son Güncelleme: 01.12.2019 Pazar 08:11
- A +

NATO Nisan ayında 70’inci yaşına girdi ve tarihte neredeyse hiçbir ittifaka nasip olmayan bir dayanıklılık gösterdi. Kuruluş ve aslında varoluş nedeni olan Sovyetler Birliği’nin çöküşünden 28 yıl sonra bile ayakta kalmayı başardı. Kendine yeni görevler buldu, kapsama alanı dışına müdahaleler gerçekleştirdi, genişlemesini araçsallaştırdı, jeopolitik endişeleri canlı tuttu ve derken bugüne geldi.

Ancak artık sağlığı eskisi kadar yerinde değil. Hem yaşlandı hem de amacını yitirdi. Canlanması, yenilenmesi için karşısına yeni bir hasım çıkması ve bu hasmın da üyeleri tarafından tehdit olarak algılanması gerekiyor. Rusya bazıları için böylesi bir tehdit oluştursa da tamamı için oluşturmuyor. Almanya, Fransa, Türkiye ve daha pek çok üye ülke Rusya ile çatışmak değil Rusya’dan yarar sağlamak istiyor.

Belli başlı üyeleri arasında da uyumsuzluk var. Amerika giderek daha fazla Avrupa’nın sorumluluğunu Avrupalılara bırakıp Asya’ya yönelmek, tehdit olarak gördüğü Çin’i çevrelemek ve dengelemek arzusunda. Fransa NATO’nun beyin ölümünden söz ediyor, Suriye müdahalesi yüzünden Türkiye’ye karşı tavır koymaya çalışıyor. Almanya Avrupa’nın tek başına bırakılmaması gerektiğini düşünüyor, Türkiye’yi önemsiyor. 

4 Aralık Londra Zirvesi’ne giden yolda örgütün sağlığından, sıhhatinden şüphe etmeyen yok gibi. Düşünce kuruluşları raporlar hazırlayıp, toplantılar düzenleyerek NATO’nun üyeleri ve hatta dünyanın geri kalanı için neden önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyorlar. Tehditlerin sadece silahlanmadan gelmediğini, NATO’nun siber savaş için de önemli olduğunu, enerji ve insani güvenliğe kadar pek çok alanda ittifakın rol oynayabileceğini hatırlatıyorlar.

Haksız da sayılmazlar. Gerçekten de NATO geleneksel askeri güvenlik dışındaki pek çok alanda işlevsel, üstelik de uygulamalarıyla yarattığı anlayışla, teknik tabiriyle söylersek “rejimle” Avrupa güvenliğine, dolayısıyla da Türkiye’nin güvenliğine katkıda bulunuyor. NATO’nun olmadığı, ilga edildiği bir Avrupa kaçınılmaz olarak çok daha istikrarsız bir Avrupa olur. Almanya nükleer silah edinir, yeni yeni ittifaklar kurulur.

Üyeleri NATO’yu ayakta ve hayatta tutmak istiyorsa hastalığına çare bulmak, teşhisleri doğru koymak zorunda. Sorumluluğu birbirlerine atarak çözüm üretemezler. Mesela anlamaları gerekir ki Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi, müdahalesine Amerika’dan onay alması, Rusya’dan silah sistemleri edinmesi hastalığın sebebi değil sonucu. Siz 1952’den bu yana müttefikiniz olan bir ülke yerine onun hasmı olan bir terör örgütünü desteklerseniz, Türkiye’yi üyesi olduğunuz bir başka örgütün, AB’nin dışında tutmak için yeni kriterler yaratırsanız bu sonucun ortaya çıkmasına neden olursunuz.

Teşhis için samimi olmak, nerede hata yaptık diye düşünmek şart. Bunu da üye devletler yapamayacağı için Londra Zirvesi sırasında alınacak kararla bir akil insanlar komitesinin oluşturulması bekleniyor. Umarız bu akil insanlar sorunları yüzeyde değil derinde görürler, müttefiklik için yani ittifaka üye 29 ülkenin tehdit karşısında ortak hareket etmesi, diğerlerinin de edeceğine güvenmesi için neler yapılması gerektiğini ortaya koyarlar. Daha önce de yazdığım gibi tarih boyunca bütün ittifakların en temel sorunu güven.

Akil insanlar belki yeni görevler, yeni sorumluluklar öngörürler ya da karar alma süreçlerinin değişmesini, NATO’nun da güvenlik konseyine benzer bir yapıya kavuşmasını veya kararların mutlak uzlaşma yerine nitelikli çoğunlukla alınmasını önerirler. Belki de diyebilirler ki, İttifakın özünü oluşturan Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesini değiştirelim, muğlaklığı ortadan kaldıralım, örgüt üyelerine gelebilecek tüm saldırılar yerine sadece bir ülkeden, mesela Rusya’dan gelecek saldırılar için ortak hareket etsin, birbirine dayanışma sözü versin.

Hepsi mümkün. Daha önce de benzeri öneriler gündeme getirilmiş, NATO’nun ömrünü uzatmak için mahiyetinin değişmesi gerektiği söylenmişti. Bu konuda çok çalışma var ama ilgi duyanlara Patrick Warren’in Brookings için 2010 yılında yazdığı raporu önerebilirim. Orada Warren üç çeşit ittifaktan söz edip, BM ve AB’yi de ittifak kategorisine sokup NATO’nun ömrünü uzatmak için BM’leştirmekten, AB’leştirmekten bahsediyordu. Çünkü onun bulgularına göre hasmını kaybeden ittifaklar çok yaşamıyordu.

NATO da tabii ki değişebilir, büyük ve görece güçlü üyeler ittifakı kendi çıkar ve beklentilerine daha da fazla hizmet eder bir örgüt haline getirebilir. Fakat değişirse NATO eski NATO olmaz, ölmezse de komada yaşayan, farklı işlevler üstlenen bir örgüt haline dönüşür. Bugünkü sorunlarına çare üretilemediği, müttefikliğin anlamının anlaşılmadığı bir yapı olarak varlığını sürdürür. Kimse “ittifaktan” ayrılmazsa da herkes güvenliğini pekiştirecek yeni arayışlar içine girer…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
GERÇEKLER 01 Aralık 2019 13:53
Türkiye bir nato ülkesi, yalnız tc natonun diğer ülkelerine danışmadan kendi başına sınır ötelerine harekat düzenledi HEMDE nato silahları ile donatılmış bir savunma mekanizmasına sahip. Natonun zaten kuruluş sebi rusyaya karşı bir topluluk bir güç tc nato ve abd karşıtı olduğu bir rusya ile kıvırtmaya başladı ve rusyadan türkiye silah almaya başladı. bütün bunların üzerine abd hala nato ile türkiyeye karşı belki sözünden döner cayar beklentilerine girmelerini gören makron şaşırdı o yüzden natonun beyin ölümü gerçekleşmiş dedi. abd çıkarlarına göre hizmet etmeye başlamiş gibi natoya
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 09:44
Şahane bir yazı. İyi ki varsın Mensur hocam.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 09:44
Turkiye'de gayrimuslum vatandas orani binde bir. Trakya pogromu, Varlik Vergisi Kanunu, Askale Surgunu, 20 Kura Kanunu, 6-7 Eylul pogromu, azinlik mallarinin 80 sene devlet tarafindan gasp edilmesi, esit vatandaslik haklarinin verilmemesi, vs derken ugramadiklari haksizlik kalmadi ve memleketlerini terk etmek zorunda birakildilar. Bugun hala Ermeni Cemaatinin dini liderini secmesine engel oluyor devlet. Kendi gayrimuslum vatandaslarina bile tahammul edemeyen bir ulke simdi gayrimuslum ABye girmek istiyor. Kaderin cilvesi mi desek.
Karar Okuru 01 Aralık 2019 09:43
Türkiye batı için giderek huzursuzluk veren bir ülke oldu. Savunma açısından da kendi bile devşirme milis kullanan bir ülkenin düzenli bir savunma sistemi oluşturabilecek entellektüel düzeyinin olmadığı açık. Batı için ekonomik pazar ve gelir kaynağı olmanın dışında bir özellik kalmadı. Türkiye’yi adım adım ittifakın dışına atıp, sadece ekonomik olarak istifade ederler. 3. Sınıf bir ülke ittifakta olsa ne olmasa ne!
Taner 01 Aralık 2019 01:32
Cahit Armagan Dilek in yazisindan bir paragraf. Turkiye ABD ve Rusya diger ulkelrden gelebilecek tehdit-şantaj-yaptırım politikalarına karşı koymak için bilgi ve teknolojiye sahip olmali, . Bilgi ve teknolojiye sahip değilseniz, üretemiyorsanız tehdit politikalarına aynı şekilde karşılık vermeniz mümkün değil. Çünkü sürdürebilme gücünüz olmayacak. Bunu Suriye'de yaşıyoruz. NATO'daki son krizde atacağımız geri adımla da göreceğiz..Aksi halde kaybetmeye mahkumsunuz.
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 09:24
4
imam hatip okullarinin sayisi gun gectikce artiyor. Zorunlu din dersinin matematikten daha onemli oldugunu soyleyen milletvekillerimiz var. Bilgi ve teknoloji daha nesiller boyu olmaz bu ulkede. Hangi islam ulkesinde var ki?
Tayfun 01 Aralık 2019 18:45
1
Yapacagimiz tekrar var bu kafa yapisindaki milletvekillerini secmeyecegizki, ulkemiz Bilgi ve teknolojiye okularina fabrikalarina destek versin,
KARAR OKURU 01 Aralık 2019 00:53
Avrupayi Sovyetler Birliginden korumak icin kurulan Nato'nun artik Turkiyeye ihtiyaci yok. Rusya, ABD-ingiltere-Fransa gibi ulkelerin kurdugu Natoya saldirmaz. Buna karsilik Turkiye'nin Natoya ihtiyaci var. Putinle iliskiler bozulursa tek guvencemiz Nato uyesi olmamizdir...ABye gelince: Turkiye gibi demokrasiye, insan haklarina saygi gostermeyen, hukukun ustunlugune inanmayan bir devletin oldugu bir ulkeyi ABye almazlar. 82 milyon muslumanin yasadigi bu ulkede 30 yasinin altinda olanlarin ucte birinin issiz oldugunu da buna ekleyin. Turkiyeyi uye yapmak AB icin buyuk hata olur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN