Trump’ı anlama kılavuzu…

Trump’ı anlamak da anlatmak da zor. Genelde bir dediği diğerine uymuyor. İran’daki rejimi devirmek istediğini söyleyip sonra İstanbul’da müzakerelere razı oluyor. Venezuela açıklarına yığınak yapıp başkanını ve karısını kaçırıyor, geride kalanlardan petrol tavizi almakla yetiniyor. Geleneksel müttefiklerinden ziyade geleneksel hasımlarına saygı duyuyor. Bir gün yüzde yüz gümrük vergisi deyip bir başka gün Hindistan’a olduğu gibi çok daha azına razı oluyor. Hiçbir ahlak, etik kuralına bağlı gibi de durmuyor.

Ancak askeri, siyasi ve iktisadi açıdan dünyanın en güçlü devletlerinden birinin başına ikinci kez geçen bu ilginç kişiliğin ve onun içinde hayat bulduğu, siyaset yaptığı anlayışın anlaşılması, dolayısıyla da yönetilmesi için çaba harcanması gerekiyor. Çünkü ahlaki zafiyetlerini, İsrail yanlısı tutumunu, Grönland’ı, Kanada’yı, bir süredir de Venezuela’yı topraklarına katmak istemesini, tartışmasız ırkçılığını, önyargılarını, cinsiyetçiliğini, Epstein’la ilişkisini, hatta Aralık ayında açıkladığı doktrinini bilmek ve eleştirmek yetmiyor.

Trump’ın deşifre edilmesi, mümkün olduğunca birleşenlerine ayrılması, deli denip geçilmemesi, zamanını doldurup gitmesinin beklenmemesi şart. Bu da bir köşe yazısının ya da bir köşe yazarının veya tek bir akademisyenin altından kalkabileceği cinsten bir sorumluluk değil. Grup çalışmasını, konusunun uzmanı psikologları, pedagogları, sosyologları, siyaset bilimcileri, maliyecileri, hukukçuları, tarihçileri tek bir proje çerçevesinde buluşturup mümkün olduğunca objektif bir Trump’ı anlama kılavuzu ortaya çıkartılmasını gerektiriyor.

Her şeyden önce çok parlak olmasa da iyi bir eğitimi olduğu, Wharton’da okuduğunun unutulmaması şart. İş tecrübesinin ve ona mentorluk yapan Roy Cohn gibi insanların kimliğinin, kişiliğinin gelişmesinde rol oynadığı, özel bir askeri liseye gittiği ama askerlik yapmadığı, şirketlerinin defalarca iflas başvurusunda bulunduğu da dikkate alınmalı. Hakkında yazdırdığı/yazdığı 19 kitap eleştirel gözle okunup incelenmeli. Ben böyle bir çalışma yapacak olsam ticari ilişkilerindeki pazarlık ediş biçimini, amaca ulaşmak için her şey mubahtır tutumunu da masaya yatırırdım.

Tüm bunların ötesinde de Trump’ı bulunduğu konuma iki kez taşıyan, hakkındaki iddiaları, dedikoduları ve gerçekleri görmezden gelen, onu düzeni sarsan bir oyun bozucu olarak addeden seçmenlerini, en çok da MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) anlatısını anlamaya çalışırdım. Muhtemelen işe zamanının ünlü pilotu, Nazi Almanya hayranı Charles Lindbergh’den, özellikle de 1939’da Readers Digest dergisinde yazdıklarından yola çıkarak başlardım. 1940’ların başında iyice güç kazanan Önce Amerika Hareketini ve Amerikan yalnızcılığının tarihi kökenlerini araştırırdım.

Oradan da Samuel Francis’in 1994’de yayınlanan -Leonard Cohen’in romanına benzer başlıklı- “Beautiful Losers” kitabını okuyup MAGA’nın entelektüel kökenlerine inmeye, önerdiği stratejilerle Trump uygulamalarının örtüştüğü yerleri bulmaya, günümüz için sonuçlar çıkartmaya gayret ederdim. Los Angles yakınlarındaki Claremont Enstitüsünün yayınlarını, öncelikle de The American Mind’ı takip etmeyi ihmal etmezdim. Heritage Vakfı ve başkanlık projesi Project 2025 de listemde olurdu. İç Güvenlikten sorumlu Güney Dakota eski valisi Kristi Noem’i, uzun yıllar Fox News’da program yapan Tucker Carlson’u da ihmal etmezdim.

Eminim araştırdıkça karşıma daha çok insan ve bilgi çıkar, Trump Yönetiminin içeride ve dışarıda izledikleri politikaların tesadüfi veya çılgınca olmadığı, bilinçli tercihlere dayandığı, toplumsal-tarihsel bir damar, sosyolojik bir zemin üstüne oturması nedeniyle geçici diye görülemeyeceği daha iyi anlaşırdı. Trump ve Trump Amerika’sı Türkiye’nin stratejik çıkarlarına genelde uyumlu bir tutum takınsa da onlara nereye ve ne kadar güvenilebileceği, başka bölgelere ve ülkelere bakışlarının ne tür fırsatlar doğurabileceği daha derinlikli bir şekilde öngörülebilirdi…

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.