Çözüm süreci niye bekliyor, bilen var mı?

Çözüm süreci yeniden yavaşladı ve nedenini bilmiyoruz. Ardı ardına birçok iddialı söz ve vaatle başlayan, bugüne kadar düşünülmesi bile suç sayılan açıklamaların Meclis kürsüsünden dile getirilmesiyle coşan bir girişimin duraklama dönemine girmesi artık merak dahi uyandırmıyor.

Çıta en baştan Öcalan’a af/umut hakkı seviyesine konuldu. Ardından PKK, Öcalan’ın çağrısıyla hem kendini lağvetti hem de silah bırakmaya başladı. Aynı anda Suriye’de YPG/SDG yönettiği geniş topraklardan çıkarıldı ve sınırlarına çekildi. Bunlar olurken TBMM’de komisyon kuruldu ve komisyonun AK Parti-MHP kanadı İmralı’ya giderek Öcalan’la görüştü. DEM Parti sürecin tabiatı gereği büyük bir siyasi aktör haline geldi. O kadar ki iktidar nazarında CHP’den bile makbul görülür oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan belirli aralıklarla çözüm sürecine ne kadar önem verdiğini söyledi. MHP Lideri Bahçeli ise her fırsatta en şaşırtıcı sözlerle sürecin sahipliğini yapmaktan geri durmadı. Durmuyor da. Son konuşmasında bu kez Öcalan’a statü verilmesi gerektiğini söyledi. CHP Lideri Özel de sürecin tam destekçisi… Partisine yönelik ağır hücumlara rağmen yapıcı tutumundan hiç vazgeçmedi.

Bu arada, Meclis’in yaz aylarında sürece dair uyum yasalarını çıkaracağı kulisleri yayıldı. Yani, Öcalan’a umut hakkı ve PKK’lılara af ve hayata dönme yasaları…

Bir ilerleme yok.

Çözüm süreciyle ilgili değil ama geçen yılın Kasım ayında AİHM, Selahattin Demirtaş’ın salıverilmesi kararını verdi. Kararın açıklandığı gün Demirtaş’ın bir gün dahi bekletilmeden serbest bırakılması gerekiyordu bu olmadı. Olmaması bir yana konu unutuldu gitti. Oysa sadece bu hakkı teslim etmek bile çözüm sürecinin samimiyeti ve kalitesini artıracaktı.

“Ahmetler”in (Ahmet Türk ve Ahmet Özel) haksız ve hukuksuz yere indirildikleri makamlarına geri dönememeleri de ayrı bir yanlış. İadelerin bekletilmesi de sürecin kalitesi namına başka bir kayıptır. Ayrıca, iki başkana ve seçmenlerine haksızlıktır.

Niye duruyoruz bilen var mı?

Bu kadar büyük mesafe alınan ve artık geri dönüşsüz noktaya gelen sürecin tamamlanmasına mani nedir, kimse bilmiyor.

CHP’nin tamamen tepelenmesi mi bekleniyor? Butlan/kayyum işi hale yola girsin öyle mi bakarız diyorlar? Yoksa, Öcalan’a umut hakkı verilirken Ekrem İmamoğlu’nu hapiste tutmak iyi görünmez kaygısı mı var? Muhalefeti düşmanlaştırma fırtınası kopmuşken, memlekette kardeşlik havası estirme iddiası tutmaz endişesi mi yoksa? Yahut bütün bunların sonunda iktidar sandıkta kaybeder kaygısı mı aşılamadı? Eğer öyleyse yapılacak şey de muhalefete baskıdan vazgeçip herkese birden hukuku ve demokrasiyi tatbik etmektir; çözümü heba etmek değil.

Hamleler geciktikçe sürecin tadı kaçıyor. Nitekim, sürecin muhatapları Öcalan, DEM ve PKK’nın mesajları da bunu yansıtıyor.

Tamamen politik bir girişim evet ama aynı zamanda gündelik politikadan uzak tutulması da gereken bir süreç bu. Aktüel siyasi hesaplara takılmak, oldu sanılan işi oldurmaz. İktidar her işinde siyasi fayda gözetebilir ama tarihi kan ve acıyla dolu bir problemin çözümünde bunu yapamaz. Kaldı ki anketlere göre toplum da büyük oranda (ortalama yüzde 70) çözümü istiyor. Yani, belki de en kritik aşama doğal olarak aşılmış durumdadır. Böyle bir kredi varken gecikmenin anlamı nedir?

Hamleler geciktikçe provokasyon riski ve enerji kaybı olacağı malum olduğuna göre demiri tavında dövmemenin izahı olamaz.

Türkiye hiçbir temel problemini çözemeyen ve kendisini bunlarla yaşamamın ağrılığına mahkum etmiş bir ülkedir. Şimdi elimizde üçüncü denemede bir çözümü başarabilme ihtimali ve umudu var. İlk kez sağcısı solcusu, Türkü Kürdü, Ak Partisi, CHP’si, MHP’si aynı anda aynı taşın altına elini koyuyor. Fırsat kaçmasın, çözüm daha fazla beklemesin.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.