Yeni partinin yolu

Yeni parti girişimini sanki çok normal bir siyasi gelişme gibi konuşmamızın tatsız bir tarafı var. En nihayet, Özgür Özel ve arkadaşlarının parti kurma kararı, alternatifi olmayan bir siyasi tutumdur ve buna da CHP’ye yönelik siyasi mühendislik hamlesi yol açmıştır. Elbette bu hamle, demokrasi ve hukuk sistemimiz için tahrip edici olduğu kadar yaklaşan seçimin eşit rekabet şartlarını iktidar lehine değiştirme amacı taşıyor.

Bu noktaya nereden gelindi?

Başlangıç, 18 Mart 2025 akşamı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve hemen ertesi gün (19 Mart) sabaha karşı hapse atılmasıdır. Ama ilk işaret, İmamoğlu’nun kazandığı 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nin olmadık bir bahaneyle iptal edilmesiydi. İmamoğlu, Haziran’da tekrar ve daha büyük farkla kazandı ve o günden beri onun asla ama asla Cumhurbaşkanı adayı olamaması için iktidardan gelen sayısız girişime şahit olduk. Ardı arkası kesilmeyen belediye operasyonları yapıldı, dava üzerine davalar geldi ve en nihayet mutlak butlan gerekçesiyle CHP yönetimine el konuldu.

Her büyük hamle, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma yolunda ürettiği muhalefet potansiyelini önleme amaçlıydı ama potansiyel azalmayıp bilakis arttıkça yeni hamleler geldi. Bir noktada toplum, CHP ve İmamoğlu’nu iktidarın tanımladığı gibi tanımlasa, muhtemelen CHP’ye kayyum atanmasına da gerek olmayacaktı. CHP ve CHP’li belediyeler, toplum tarafından yolsuzluğa bulaşmış ve beceriksiz bir parti olarak mimlense operasyonlar duracak ve iktidar rahatlayacaktı. Anketler, araştırmalar ve sahadaki enerji öyle olmadığını, aksine her hamlenin muhalefeti büyüttüğünü göstermeye başladı. Üstüne üstlük, zaman geçtikçe Özgür Özel’in performansı arttı ve Mansur Yavaş’ın muhtemel adaylığına yönelik seçmen ilgisi büyüdü.

Süreç beklenmedik istikamette gelişmeye başlayınca “doğal olarak” iktidar da muhalefete daha fazla ve daha telaşlı şekilde odaklanmaya başladı. İvmenin tersine dönmesi gerekiyordu, dönmeyince uygulanan doz arttı. CHP’nin, “CHP olarak” denklemden çıkarılmasına kadar böyle gelindi. Amaç CHP’nin denklemden çıkarılması değildi aksine parti oylarının ortadan ikiye bölünmesi umuluyordu ama bu da tutmadı.

Yeni parti kararı kaçınılmaz olanın gerçekleşmesidir. Özgür Özel ve arkadaşlarının partide kalarak uzun, karmaşık ve sonu baştan belli yargı senaryolarıyla vakit kaybetmesi düşünülemezdi. Özel de bunu gördü ve en az zaman kaybıyla, en uygun zamanda düğmeye basarak yolunu çizdi. Kaçınılmaz olduğu kadar, doğru bir karar verdiğini, anketlerden ve seçmenin canlı ilgisinden görebiliyoruz. Sadece CHP tabanının değil, bir süredir muhalif ama partisiz hisseden bir kesimin de ilgisi de yansıyor. Aylardır meydanlarda olan Özel de bu yeni kitleyi fark etmemiş olamazdı. Yeni parti için sadece CHP tabanına değil dindarlar, milliyetçiler, liberaller dahil her kesime çağrı yapması ve hatta Mehmet Akif’in mısralarıyla yola çıkması bu gözlemin neticesidir.

Unutmayalım ki yeni parti, siyasetin sakin bir zamanında, normal şartlarda doğmuyor. Hatta, siyaset oyununun tamemen siyaset dışı yollarla oynandığı, sert ve acımasız bir iklimde ortaya çıkıyor.

Sabır ve dayanıklılık şart. Özel-İmamoğlu-Yavaş da bu analize bizatihi tecrübeyle ulaşmış durumdadır. Neredeyse her sabah bu mücadelenin örnekleriyle güne başlıyor, her akşam bir başka tatsız haberle günü bitiriyorlar.

Bugüne kadar yaşananlar yeni parti için bundan sonrasının daha sert geçeceğini gösteriyor. Ama kendi eliyle yarattığı bu tablonun iktidara anlattığı da 2024 Mart Yerel Seçimleri’nden sonra bir türlü ulaşamadığı kazanma eşiğinin garanti olmadığıdır. İşte bu yüzden, tam anlamıyla yarışın yeniden başladığı günlerdeyiz.

Vizyon, iddia, plan, proje, vaat gerekli mi? Kesinlikle gerekli ve yeni partinin hızla bu alanı doldurması lazım ama bunlar yeterli olmayacak. Seçimi, bileği güçlü olan, sabırlı olan, soğukkanlılığını kaybetmeyen ama mutlaka milletle bağını koruyan kazanacaktır.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.