Back To Top
Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur…

Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur…

 - Son Güncelleme: 24.08.2019 Cumartesi 09:30
- A +

Bazı insanlar vardır, fikrî veya bedenî olarak ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler, bir şeylerin üstesinden gelmeyi başaramazlar. Mesela, kimi insanlar yabancı dil öğrenemezler; kimi insanlar kendilerini bildikleri günden beri matematikle geçimsiz olduklarından çarpım tablosunu bile ezberleyemezler; kimi insanlar bisiklete binmeyi beceremezler. Kimi insanlar da vardır, bir fikir ve düşüncenin gerçekte ne ifade ettiğini bir türlü ihata edemezler. Bu yüzden de “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” sözünün ‘’mâsadak’’ı haline gelirler. Düşünün ki bundan yirmi yıl kadar önce Kur’an ve tarihsellik meselesinin hararetle tartışıldığı bir dönemde bu tartışmaya müdahil oluyorsunuz ve “büyük bilge” edasıyla tarihselciliğin ne olduğu hakkında “güya” bir şeyler söylüyorsunuz. Aynı dönemlerde “hermenötik”ten de bahsediyorsunuz ve fakat ne yazık ki hermenötiğin Kur’an tefsirine tatbik edilemeyecek bir yöntem olduğundan filan dem vuruyorsunuz. Yani tarihselcilik, hermenötik gibi ilmî ve akademik müktesebat gerektiren konulara tam ortasından müdahil oluyorsunuz ama sonuçta hermenötiğin Kur’an tefsirinde elverişsiz bir yöntem olduğundan söz edecek kadar büyük bir garabet sergiliyorsunuz. Tarihselcilik konusunda da benzer bir durum izhar ediyorsunuz. Demem o ki bugün yine tarihselcilik hakkında bir şeyler söylüyorsunuz; ama yaklaşık çeyrek asır önce söylediklerinizle kıyaslandığında -maalesef- bir arpa boyu kadar dahi yol almadığınızı gösteriyorsunuz.

Daha açıkçası, bir-iki ay kadar önce bir derginin, “Tarihselcilik nedir? Hangi ihtiyaç ya da etkilenmenin sonucu olarak ortaya çıkmıştır? Kur’an’ı yorumlamada bir yöntem olarak görülebilir mi?” şeklindeki sorularına cevaben tarihselciliğin birkaç temel önermesinin bulunduğundan söz ediyorsunuz. Bu temel önermelere göre; (1) Tarihin üstünden tarihe müdahale yoktur. Yani tarih kendi mecrasında seyreder; tarih üstü bir güç/varlık buna müdahale etmez. (2) Her şey tarih içerisinde cereyan eder. Bütün olaylar tarihseldir, tarih içinde ortaya çıkmıştır ve dolayısıyla bunlar ontolojik değil antropolojiktir, yani insan-kültür merkezlidir. (3) Tarihsel olgu ve olayları ortaya çıkaran tarihsel şartlar bulunmaktadır. Hiçbir şey hüdâ-i nâbit değildir, yerden bitmez. Her şey tarihsel şartların ve toplumsal durumların ürünüdür. (4) Bir tarihsel olayı veya toplumsal olguyu anlamak için bu olayı, olguyu ortaya çıkaran, belirleyen tarihî sebepler ve olgulara dönüp bakmak gerekir. (5) Olaylar ve olgular tarihsel ve toplumsal şartlar tarafından oluşuyor ise bu her din, doktrin, siyasi hareketler, devletler, imparatorluklar ve dolayısıyla İslamiyet için de geçerlidir. (6) Her tarihsel aşama (evre, devir, dönem, çağ, vetire, zaman dilimi vs.) bir öncekinden daha “ileri”dedir, önceki sonraki için referans veya yol gösterici, belirleyici, düzenleyici olamaz. İddiaya göre vahiy de “belli bir tarihi zaman ve toplumsal durum”da teşekkül ettiğinden bugün için yol gösterici veya düzenleyici kaynak olamaz.

Tarihselciliğe etiketlenen bu önermeler, galip ihtimalle meselenin aslını kavrayamama probleminden, zayıf ihtimalle de kasıtlı olarak yanlış anlama isteğinden neşet etmiş görünüyor. İlk önerme tarihselciliğin tıpkı klasik kelam ve mezhepler tarihi kitaplarında Berâhime’ye (Brahmanizm) atfedildiği üzere nübüvveti tümden reddeden bir fikir olduğunu söylüyor. Oysa Allah’ın tarih-üstü bir varlık olduğu ve tarihin farklı dönemlerinde vahiy-risalet yoluyla tarihe müdahalede bulunduğu ilkesi, her müslümanın mutlak olarak inanmak zorunda olduğu bir ilkedir. Şu halde, müslüman muhitinde tartışılan tarihselcilik adına “tarihin üstünden tarihe müdahale yoktur” demek ya kara cahilliktir ya da art niyetliliktir. Doğrusu şu ki tarihselci anlayış Allah’ın vahiy ve nübüvvetle tarihe müdahil olduğundan şüphe etmiyor; fakat karikatürize edilmiş vahiy algısı ile Allah’ın tarihe keyfi ya da rastgele müdahil olduğu fikrini de kabullenmiyor. Tarihselciliğe yamanan ikinci önermeye gelince, mademki konu bu dünya düzleminde yaşayan, anlayan ve anlamak istemeye çalışan bir varlık olarak insandır, o halde her şey elbette bir tarih içerisinde cereyan edecektir. Ayrıca din kaynak/köken itibariyle ilahi bildirime dayalı olsa da insan zihnine konu olduğu an itibariyle beşerî ve tarihî düzlemde tecrübeye dâhil olmuş demektir. O halde, “Bütün olaylar tarihseldir, tarih içinde ortaya çıkmıştır” gibi bir önerme kurmak “laf ola beri gele” kabilinden olsa gerektir.

“Tarihsel olgu ve olayları ortaya çıkaran tarihsel şartlar bulunmaktadır. Hiçbir şey hüdâ-i nâbit değildir, yerden bitmez. Her şey tarihsel şartların ve toplumsal durumların ürünüdür. Bir tarihsel olayı veya toplumsal olguyu anlamak için bu olayı, olguyu ortaya çıkaran, belirleyen tarihî sebepler ve olgulara dönüp bakmak gerekir” şeklindeki üçüncü ve dördüncü önermeler de tarihselcilik eleştirisi adına “laf ola beri gele” cinsindedir. Ayrıca, her tarihsel evre veya dönemin bir öncekinden daha ileri bir seviyeye tekabül ettiğine ilişkin önerme, tarihselci perspektife değil olsa olsa Seyyid Ahmed Han çizgisindeki modernist anlayışa ait olabilir. Tarihselci perspektif, içinde bulunulan tarihselliği sadece “olgusal durum” olarak görür. Bu durumu bir terakki seviyesi olarak değil, salt sosyolojik bir vakıa olarak kavrar. Sözgelimi, Kur’an’da içtimai-örfî bir olgu olarak yer alan çok eşlilik tarihselci perspektife göre ne belli bir ayette zikredildiği için dinî-şer’î bir meseledir, ne sırf o döneme ait olduğu gerekçesiyle ilkeldir ve dolayısıyla ne de tek eşlilik dinî bir fazilettir. Kısacası, Kur’an’da zikri geçen her şey din olmadığı gibi, vahiy sırf bugünkü tarihten 1400 küsur sene nazil olmaya başladı diye Kur’an’daki her hüküm de tarihe mal olmuş değildir. Özellikle toplumsal düzen ve hukuk alanıyla ilgili her Kur’an hükmü belli bir sosyolojik illet/menat ile ilintili olarak vaz edilmiş, yani durduk yere gökten zembille inmemiştir. Bu yüzden de her bir hükmün işlevselliği o illet ve menatla birlikte değerlendirilmelidir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Marasli 28 Ağustos 2019 23:17
Allah razı olsun sisli bir perdeyi daha kaldırdım. Daha iyiyim. Allah razı olsun. Taslayacaklar hocam ve hiç te utanmayacaklar.
KARAR OKURU 28 Ağustos 2019 03:59
Bizim oğlan Kur'an'ı doğru anlamak için azıcık olsun usul okuyacağına, Kur'an'ı usulüne uygun anlamaya çalışacağına, İncili anlamak için geliştirilen astigmat, miyop ve biraz da hipermetrop karışımı hermönötik okudukça sapıtır, döner döner yine saptır bilmeyenleri de saptırır. Önce işkembei kübradan toplumsal düzen hukuk alanıyla ilgili hükümlerin tamamının talili olduğunu sallar, bilahare illeti sosyolojiye indirgeyerek laik hukuk düzenlerine teolojik zemin hazırlama çabası sarf eder. Bizim oğlan tarihselciliği kullanarak Allah kelamını laik hukuk düzeniyle kaynaştırmaya çalışır.
Marasli 28 Ağustos 2019 23:07
1
Siz oğlanı bize verin. Sahiplenmeyin zaten, biz müdafaa ederiz bu siperi. Sizler gibi konformizm minderinde bulmadık dini 30 yıl sancısını çektik. Derdimize derman bulduk sayesinde.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2019 22:54
Önümüzde haram ay olan Muharrem var. Bakalım Hoca Efendimiz kılıçları kaldıracak mı. Ümit edelim ki Muharremde sâkinleşsin.
Kaan 26 Ağustos 2019 13:13
İnsan en kıymetli canlıdır.Sistem,kurallar,kurullar doğru işletilirse sıkıntı olmaz.Oto kontrol ve şeffaflık sağlanırsa sağlıklı çalışır. oğru işletilirse
Zehra Âli Yılmaz 26 Ağustos 2019 10:58
Mustafa Hocam harikasınız... Bir sayfa yazı yazıyorsunuz, on sayfa yorum geliyor...
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 22:14
Kendileri eleştirildiğinde aslan kesilen ulemây i ukalâ, konu Allah ve Rasûlü olunca, ne haddile oluyorsa, herkesten çok öncü oluyorlar, minel acâib. Tâkipcileri olan ehl i ukûl de Hocalarından aşağı kalmıyorlar tabii olarak. Bol teşvişli günler dileriz efenim.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2019 07:26
2
Olgun sağduyunuza kurban olsunlar; tüm aklıselim sağduyu sahipleri bu yazının altına toplanmışlar sanki... keşke başka yerde başka vesilelerle de bu kadar çok sağduyulu insanın ses verdiğine şahit olabilsek... yoksa bu sağduyululuk, üstad ya da abi diyr bilinen adamlara azıcık eleştirel dokunmalar yapıldığında mı sökün ediyor; bilemedik vallahi minel acaib vel garâib
KARARsız OKUR 25 Ağustos 2019 03:37
Bir yazıdan bir seviye atlanmaz; şu ana kadar kendimizi me kadar donattıksa, mevcut birikim ne ise o nispette anlarız herhangi bir tespiti. Bir tespiti eleştirmeden evvel kendi niteliğimizi sorgularsak ve tespit ettiğimiz boşluklarımıza odaklanırsak o tez bize bşr şey katmış olur; birikimlerimizin neticesinde savunduğumuz tez ile çelişiyorsa da bize argümanlarımızı geliştirme imkanı sunar. Hasılı asla kavga imkanı sunmaz bir fikir az çok ona muhataplık düzeyinde olana. Tekraren: Her fikir/iddia bize kendimizi geliştirme imkanı barındırır; bu nedenle fikir asla düşmanlığı haketmez.
Muhtefi. . 24 Ağustos 2019 23:35
Bu kadar kolay degil,kusura bakmayın Beyefendi. Bu yük sizi aşar. 15-20 senelik ilahiyat oku,okuyun sonra da Toplumun Ruh ve Beden yapisana mudahale. .bu nasıl Akademisyenlik.!.!..:))..daha aranızda anlasamiyorsunuz ..!.Toplumun Tıp,Sanayi,Mimari,Tarim,Tarih, Edebiyat,Astronomi, Ekonomi, Güvenlik, Mühendislik vb bunların alt dağılımı, branşları Onlarca ihtisas isteyen konular. Sonra gelin ahkam kesin . Insan Haddini bilmeli herseyden önce. !..Had bilmenin Tarihselligi ,Evrenselligi olmaz. !.Sadece 1 branşta uzmanlasin ciddiye alalım. !.
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 13:52
0
Toplum bozuksa usta ne yapsin
Muhtefi. . 25 Ağustos 2019 14:47
0
Ameliyat için 10 doktor gezeriz.70-80 senelik ömür için.Doğrudur. ! Sihhat ve Afiyetler icinde olalalim..Fakat Ebediyete Giden yolda birileri atip,tutuyor ya niye sormazsin, araştırmazsin, Pratikte karsiliği ne. Derinligi ne,Ahlak,Edep,İrfan,Hikmeti nasıl.Senin zihninde ne oluşuyor. Toplum Birliği, Hoşgörü, Merhamet, Huzur, Adalet,Sabır, Helal Çalışma, Günün Araçlarıni anlama, kullanma,uretme vb .Sunnetullahta veresiye yoktur.Fikrin,zikrin,amacın neyse sen o'sun.
İsimsiz, resimsiz. 26 Ağustos 2019 08:08
0
Şu ana kadar toplumun ruh ve bedenini imar edenler, kaç yıllık okumuşlukla acaba imar ettiler? 20. asrın başındaki yıkımı da hesaba katın. Fikir sunmak müdahele değildir ayrıca... Eğer toplum bu fikirlerle yoldan çıkacaksa, önceki müdahele edenleri sorgulamak gerekmez mi?
Muhtefi. 26 Ağustos 2019 14:13
1
Nakil ilmi veya Musbet ilimler araçtır sadece.Opr Dr Munir Derman Beyefendiler Allah rahmet eylesin .Felsefe, psikoloji Fransa'da, Tıp ilmini İstanbulda, İslami ilimler Mısırda, Yabancı ülkelerde İhtisasalar, ve yabancı lisanlara hakimiyeti ayrıca Spor ile mesguliyetleri,Tasavvufta Hal sahibi böyle bir Yüce Bilge şahsiyet ol/Benze. Sonra Biraz oraya, buraya Kelam et. BASIM, GÖZÜM ÜSTÜNE. Elestirileri var o da lisanı munasiple. Bizim Bu Ahlak ve ilimde Hal sahibi Bilgelere ihtiyacımız var. Laf ebelerine değil. !.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 22:17
Aynı şey benim hocam buna okur döner döner gine okur yeter artık ALLAH in nurunu sonduremeyeceksin sen tarih olacaksın ALLAH ebedi ezeli dir hüküm ve mülk ALLAH indir
KARAR OKURU 26 Ağustos 2019 07:41
2
Bu yazıdan böyle bir gaye çıkarabilmek için ne gibi bir ferasete sahip olmak lazım bilmiyorum. Pes doğrusu
Takipçi 24 Ağustos 2019 21:44
Hz Hızır Musa peygambere şöyle demiştir. Benim ve senin sahip olduğun ilim şu serçenin denizden ağzına aldığı su damlası kadardır. Çünkü insan idraki bunu anlayacak kapasitede değildir. Örnek mi Tıp ilmi mesela. Evet organları, dokuları, hücreleri hatta bunların içindeki enzimler, hormonlar, proteinler v.s. Peki bunlar bir araya nasıl gelmiş de insan yaratılmış. Bu Adem a.s. yaratıldığında bir araya getirilmiş. Hz Adem'in içinde de olan karaciğer bugün de insanların içinde var. Tarihsellik içinde yok olan,değişen bir organ var mı.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 19:21
Her hafta bir kelime, deyim veya mecazla ve bunun tarifi-tanımı ile başlayıp bu zeminde muhatabını aşağılayarak devam eden yazılarınız. Bildik giriş, gelişme, sonuç değil de hakaret, alay, küçümseme ve biraz da sonuçtan(?) oluşuyor yazarın silsilesi.. Hiç değişmiyor. Hazımsızlık, öfke, inat.. Bu ruh halinizle vahye yaklaşımınızı, fikirlerinizi ciddiye alalım mı? Bu tavır akademik-dini okuma ve incelemelerinizde de vaki mi? Her eleştiriye bu tavırla yaklaşan bir insanın okuduğunu anlayıp doğru yorumlayabileceğine kani olalım mı? Biraz sükunet ve basiret üstad!
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 21:55
4
Ne çok zorunuza gitmiş yazarın yazdıkları; keşke biraz onun yaşadıklarıyla empati kursanız da yorum yazsanız... ne güzel değil mi klavyenin başından “hazımsızlık, inat” diye gevrek gevrek eleştiri yazmak... nasıl olsa, tarihselcilikten bilmem hangi konuya kadar ileri geri söylenem ve yazılıp çizilenlerin sizi ırgalayan bir tarafı yok. Siz sadece oturup yazar şöyle yazar böyle... deyiverin. Ne ala ne hoş...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 19:04
Kur’an’da içtimai-örfî bir olgu olarak yer alan çok eşlilik tarihselci perspektife göre ne belli bir ayette zikredildiği için dinî-şer’î bir meseledir, ne sırf o döneme ait olduğu gerekçesiyle ilkeldir ve dolayısıyla ne de tek eşlilik dinî bir fazilettir. Bu muğlaklığa şu şekil de de örnekleyebilirmiyiz.Bir insan ölümden döner "Allah sevdiklerine bağışladı" deriz.Ölseydi "Alĺah yanına aldı ,Takdir-İlahi "deriz . Şimdi çok eşlilik mi , tek eşlilik mi ? Şimdi ölmek mi iyi ,kurtulmak mı ?
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 17:15
Elinize sağlık hocam. Yazılarınız olmasa bu kargaşada önümüzü görmek zor olurdu.
Hasan 24 Ağustos 2019 16:18
Anlamak imandan önce gelir. Anlamadan iman etmek, neye, ne için inancağımızı bilince çıkarmamak ve imanı anlamakla beslememek yüzünden imanımız vermesi gereken semereleri vermiyor; mesela anlayışımızı beslemiyor (mütekabil bir besleme ilişkisi yok yani), geliştirmiyor, bizi taklitçilikten kurtarmıyor (çünkü ondan besleniyor), her konuda Peygamber’e yol gösterdiği gibi bize göstermiyor, onu güçlendirdiği gibi bizi güçlendirmiyor. Sonsuz ilim ve kudret sahibi Allah’a iman etmişiz ama en basit sorunlara mağlup oluyoruz! Büyük bir çelişki.
Hasan 24 Ağustos 2019 18:37
0
Her açıdan kamil bir Allah’a iman ettiğimiz halde böyle bir Allah’a inanmayanların gerisine düşüyorsak, iman bahçemizde şeçerey-i tayyibe yeşermiyorsa demek ki neye, ne için iman ettiğimizi anlamamışız; imanın semeresi bellidir (her alanda örnek bir toplum) ve iman ağıcının semere vermesi için idraka aşılanması şarttır; yoksa başka bir şeye aşılanırsa tutmaz, tutsa bile bol semere verecek kadar güçlü olmaz. Bi de vahyin inişi temiz bir kalp önceliyorsa doğru anlaşılması da en azından asgeri bir zihni-kalbi arınmışlığı önceleyecektir.
Hasan 24 Ağustos 2019 19:31
0
Ayrıca, her mudrek (idrakın konusu) kendini her idraka kavrattırmaz; mesela gözle idrak ettiğimizi kulakla veya kulakla idrak ettiğimi gözle idrak edemeyiz. Aynı şekilde kudsî olanı da maddî olana ayarlı idrakle anlayamayız, kudsî olanı anlamak için bizdeki onu anlamaya ayarlı kudsî idrakı/aklı aktif hale getirmemiz gerekir. İnsanın iç dünyasındaki manevi semavatı (kemal mertebeleri) kudsî idrakle fethetmek mümkündür ama maddî semavatı fethetmek mümkün değildir; onu fethetmek için ona ayarlı maddî idrakı çalıştırmak gerek...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 15:21
O o mudur ?Bu bu mudur ? Deneyimin dışında olan herşey zırvadır.Üstad Hume katılıyorum.Bence herşey insan işidir.
FARUK 24 Ağustos 2019 14:46
Ozturk ihsansenocak omrunu-yanlisa-adayan-adam-fazlurrahman/ bu Makaleyide istifadenize birde bunlara cevap verirseniz Seviniriz
Kul 24 Ağustos 2019 13:39
Deizm ve ateizm gençler arasında hızla yayılıyor. Devam edin gençleri bir ayetin yorumundan yola çıkarak, nefsi tatmin uğruna Kuran dan soğutmaya.
GENÇ 24 Ağustos 2019 15:26
1
Gençlerin sadece ısınmaya değil, aydınlanmaya da ihtiyacı var, şu gençleri bi rahat bırakın artık
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 19:54
1
İnanma ihtiyacı aktif olmadan hangi ayet hangi gence ne ifade eder? Deizm ve ateizm tüketilmeden dine kapı açılmaz bu devirde, bunların sağlamadığı ama dinin sağladığı ne var ona bakmak lazım, kısaca dini doğal bir ihtiyaç haline getirme gerek
Bütüncül bakabilmek 24 Ağustos 2019 22:03
3
tabi tabi gençleri siz rahat birakmadiniz felsefi yorumlara kutsallık atfederek, güya bilimsel oldunuz. Ne yanmaz kefenci tarikatlar, ne de felsefeci Kuran yorumları. Kuran her çağa hitap ediyor. Kuranın düzeninde yokluk olmaz ki, hırsızlık da olsun. Ihtiyactan fazlasını dağıtma, infak,yardım düzeni adaletle sadece siyasetten uzak peygamberler dönemlerinde sağlandı Kuran a göre. Kefenciler ve felsefeciler didişin.Bize Kuran yeter...
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 13:56
1
Dini yasamayan arastirmayan biri okusun hepisi ona itaat eden toplum olduk. Genclerin önünde kim gütel örnek? Herkes cebini düsünüyor. Fedakarlik yapan var mi? Gemicik o diyor bir zât gazetecinin sorusuna. Genclerin senin benim neden gemicigimiz yok. 2 3 maas aliyorlar kesin vergide kaciriyorlar maliyeye bildirmiyorlardir
Felsefe Öğretmeni 25 Ağustos 2019 18:46
0
Ben Öztürk sayesinde Müslüman oldum. Hocamın bir önceki yazısında "Bir Felsefe Öğretmeninden Öztürk'e" adı altında beş mesajla gerekli açıklamamı yaptım. Bakabilirsiniz.
Ümmet 24 Ağustos 2019 13:34
Din belli şeriat belli . Edillei şeriye ye göre hükümler yorumlanır. Öyle kafamiza göre hüküm veremezsiniz. Yazar da aynı fazlurrahman vb gibi mezhepsizlik ve sapık fikirli olanlardan. Ehli sünnet yolundan sapmayin. Bu kadar basit
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 21:05
0
Sizin zihniyetiniz yanlış maalesef ... Bu din ile ilgili görüşlerinden dolayı herhangi bir insana karşı söylenmeyecek,yakışmayacak sözler Azıcık “İnsan” olalım. İlk önce insan olmayı becerelim de din ötede kalsın şimdilik
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 21:13
0
İnsan felsefesine dair bir çok eser var Takiyyettin Mengüşoğlu’nun İnsan felsefesi kitabını okuyun tavsiye ederim. İlk önce var olanı var olan gözüyle görebilmek önemli bunu başardığımızda sorunlar çözülecek.
KARAR OKURU 25 Ağustos 2019 21:21
0
senin belli dediklerini de birileri belililemişti onu bile anlamamışsın.Bence sen bu işlere kafanı yorma! senin sıkletin olan işler deil bunlar
KARAR OKURU Hakkı Sever 30 Ağustos 2019 10:42
0
Cübbeli gibi,diğer ehli sünnet olan görüşler, İşid gibi asıl müslüman biziz diyen görüşler, akıllı, okuyan meraklı gençleri dinden uzaklastirdı.Mustafa hocam gibi hocalar sayesinde bir çok genç imanında ve hala müslümanım diyebiliyor.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 13:14
Hiç düşündünüzmü kitap diyor ki Muhammed hz Muhammed peygamberdir,hz Muhammed diyorlar bu kitap Tanrı hitabı tam bir kısır döngü
Anonim 25 Ağustos 2019 18:53
0
Kısır döngü bunun neresinde? Allah kendi indirdiği kitapta Muhammed'in peygamber olduğunu beyan ediyor, haliyle peygamber de kitabın Allah'ın indirdiğini söylüyor.
Ertuğrul Doğuç 24 Ağustos 2019 13:09
Siz beğendiğim bir ilahiyatçısınız, ancak üslubunuz için aynı şeyi söyleyemiyeceğim. Kuran hükmü için,' ''Gökten zembille inmemiştir'' gibi bir ifadeyi- kastınız o olmadığı halde- kullanmamalıydınız. Ayrıca ''Sözgelimi, Kur’an’da içtimai-örfî bir olgu olarak yer alan çok eşlilik tarihselci perspektife göre ne belli bir ayette zikredildiği için dinî-şer’î bir meseledir, ne sırf o döneme ait olduğu gerekçesiyle ilkeldir ve dolayısıyla ne de tek eşlilik dinî bir fazilettir.'' cümlesini çözmekte zorlandım, tek eşliliğe taraf mısınız, karşı mı anlaşılmıyor. Selamlar.
Ahmet 24 Ağustos 2019 13:11
Mustafa hocam yazılarınızda 'enter' tuşunu daha çok kullanırsanız akıcı olmasını ve çok okunmasını sağlar
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:30
“Arabın örfü” kavramı, tarihsellik bağlamında Mustafa Hocadan duyduğum saflaşmaya ve aydınlığa giden yolda zihin açıcı anahtar kavram bence
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 11:47
Tanrının -kitabın -dinin işlevi ney ?bugün için hangi ihtiyacı karşılıyor -karşılayabiliyor -karşılaya bilme gücü var.kitaba rağmen insanın yapamadığı ne var ?dindar bilinç doğanın ,yaşamın ,aklın doğasının bilgisine sahipmi? Tanrı kitap vahiy olmadan insanlık adalet hukuk toplum medeniyet oluşturamazmı bu gün için Tanrı’nın kitabın insan için olması gereken doğru yer konum işlev nedir
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 11:29
Gece gündüz didişin durun, bir şey değişmez. Adam kendi görüşünü mutlak hak görüyor, oysa basit bir canlı insan. Günümüzün dini: bilim, akıl ve evrensel hukuktur. Gerisi palavra.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:21
3
Bu dünya zaten didişme yeridir. iyi kötü güzel cirkin sıcak soğuk vb. Günümüzün dini herkese göre farklıdır. Bizim dinimiz islamdir. Sen elbette hukuk bilim falan inanabilirsin. Ama herkes için öyleymiş gibi diyemezsin.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 11:11
Ali Bulaç'ın Haksöz dergisine verdiği beyanattan mülhem Mustafa Hocam, akıcı üslubuyla yılların emeğini damıtmış 795 karakterde akıtmış. Kaleminize sağlık hocam. Konu ile ilgili olarak daha detaylı okuma yapmak isteyenlere, Prof. Dr. Fazlur Rahman merhumun tarihselcilik kuramını temellendirdiği "Çifte Hareketlilik" ile Prof. Dr. Ömer Özsoy'un "İkiz Doğum; Kur’an Vahyi Kitap Sünnet ve Kurucu Ümmet" başlıklı yazılarına da ulaşarak, okumalarını öneririm.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:48
Tanrı’nın doğruyu söyleme zorunluluğu varmı? Var vardır yok yok tur ,var yok olamaz yok var olamaz , inançlarınızı değilde düşünceyi tartışacaksanız çelişmezlik ve özdeşlik kanununa uyacaksınız. Tarihselcilerin hepsi tek ve homejen bir anlayışta ve algıda değiller,kitabın tamamı tarihsel diyenler , inanç alanını evrensel görüp hukuk alanını tarihsel görenler,yani kitabına tarihsel mahiyetine ilişkin algılarda da birlik ve bütünlük yok,vahiy /tanrı/peygsmbere dair algılarda da tek bir algı yok.bu tartışmaların bence zihinsel arka planı kitabın ilahiliği meselesi inançlar ve ön kabul ,cesaretsiz
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:26
3
Biz tanrının nasıl bir tanrı olduğunu kitabından ve nebisinden biliyoruz. Yoksa bir bilinmezlik icinde düşünür durursun ve sonuç çelişkiler ve tahminlerden başka birşey olmaz.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:34
Tanrınınkonuşmasının ölçüsü ney bizim suçumuz ney konuştuğu kişi ve toplumlara torpilmi geçmiş.kitabın ilahi olduğunu gösteren bilgi ve delil varmı gösterilebilinirmi inanç ve ön kabuller dışında ,kitaptaki sosyolojik sorun alanlarında konuşan Tanrı’nın konuşan kelimelerini Tanrı’ya izafe etmek lafızları teislerin mutlak Tanrı algısına uyuyormu ?kitaptaki içerikte söylenenler gerçekten Tanrı’nın anlayışı Tanrı’nın düşüncesimi,dinlerin ,kutsal kitapların ,teologların ,ideolojilerin ,insanların neden sabit bir Tanrı algısı yok.tanrı gerçekten mutlakmı?mesela merhameti mutlakmı doğruyu söyleme
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:38
2
Bu soruların cevabını bulamayacagindan eminim. Cunki cevabını bilmediğimiz ve kendi kendimize bilemeyeceğimiz sorular bunlar. Ama bir tanrı varsa nasıl bileceğiz. Ya kendisi bize kendini bildirecek ya da biz sonucu kesin olmayan tahminde bulunacağız. Sanırım siz tahminde bulunanlardansınız. Ve sanırım sonuç sadece bir tahmin olarak kalacak. Eminim meraklar içinde yanıyorsundur. Son bir şey tanrının bir iradesi olduğunu unutma ve irade birilerine torpil de geçebilir. Ama biz ona takdiri ilahi diyoruz.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:16
İnançlarımızı düşünce gibi algılamamız inancı düşünceye dönüştürmemiz büyük sorun olmasın acaba ,inanç kaynaklarını bilgi kaynağı zannetmemiz ,ön kabullerimiz ,inançlarımız ,egomuz ve güç istencimiz gerçeği perdelemiş olmasın acaba . Tanrının insanla konuşması zorunlumudur.konuşan Tanrı’nın konuşan kelimelerinde beşer potansiyelini aşan ne var?tarihin belli dönemlerinde keyfi değilde yasaya bağlı olarak bir kişi ile konuşan Tanrı hz Muhammed’den sonra konuşmamış belli dönemlerde konuşan belli dönemlerde konuşmayan ve daha konuşmadığını söyleyen Tanrı bunu hangi ölçüye -eşitlik ve kurala gör
karar ver 24 Ağustos 2019 10:13
alibulac.net/2019/07/10/ali-bulac-ile-tarihselcilik-uzerine-konusma/
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:01
İmam hatip lisesinde okuduğum yıllarda (90 -93) sloganlaştırılan ayetler vardı."Hüküm ancak Allahındır" "din yanlızca Allahın oluncaya kadar savaşın" ..."şeriat istiyoruz" gibi.Ama ben içimden "Allahım ben şeriat istemiyorum.Sürekli savaşmak istemiyorum hem erkekler 4 hanimla evlenebilir o zaman ve kalbimi sıkıştıran bir sürü şey..Tarihselcilikkten kimin ne anladığını bilmem ama hocam sizin anlattığınız tarihselcilikle ben çıkış yolu buldum."Kuran ve tarihsellik " kitabbınızı okuyorum.Kkim , neden tarihselciliğe karşı çıkarki" diyorum veAllaha şükrediyorum.iyi ki sizinle aynı çağda yaşıyoru
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:35
0
Sanırım hocayı anlamamışsın.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:56
Hocam her konuşulana taş atmak zorunda misiniz.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:47
1
Peki, ya atılan her taş, hele de tarihselcilikle ilgili her taş hocanın penceresine nişan alınarak atılıyorsa... Buna ne buyrulur, sizce...
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:45
Allah sağlık versin ,hocam
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:25
İslam evrenselse niçin evresel olmayan yönleriyle daha ilgiliyiz diyor gibi tarihselcilik
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 10:29
0
evet islam evrensel. ama evrensel olabilmek için tercümana ihtiyaç duyuyor gibi gibi. Ya da, bu evrensellik boyutu yanlış biliniyor. mesela el kesmenin evrensel olması mümkün değil. ya da kölelerle ilgili ayetlerin. ya da namaz, ya da hac.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:46
0
O Arab’ın örfü olmasın
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:17
Dünü konuşmaktan günü konuşmaya fırsat bulamıyoruz, tarihselci bakış açısı birazda buna bir isyan gibi sanki, dünde konuşulacak o kadar çok şey var ki güne gelmek mümkün olmayabilir zira,
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:06
Tarihselcilik bilumum akıldışılığın ve makul olmayanın dışlanmasına, akıl ve vicdan rehberliğinde Allah’la irtibat tesis edilmesine, insanlığın kazanımlarına saygı duyarak yaşama ve yaşamı zenginleştirme çabasına kapı açar.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 08:07
Biz bu dinin ilkelerini sirf insanlara yaranmak için asla değişemeyeceğiz. Dinin lezzetini ancak yaşayanlar ve onun uğrunda mücadele edenler bilir. Bu din mevcut yaşam tarzını tehdit etmektedir. Faizi kaldırmaktadır. Kapitalizmin temeline dinamit koymaktadır. Gunumuzdeki bu tartışmalar tarihte de vardı. Gündeme getirilmesinin sebebi Islamıitibarsizlastirmak icin dir. Çünkü Islam nizamı hayatin ta kendisidir. Hayatin her alanina dair hükümler getirilmektedir. Bu kapsamda bir dunya görüşü yoktur.Degisen bir sey de yoktur. Tarih ortadadır. Firavunlar değişiklikler yapmakiçin ugrasmaktadirlar.
KARAR OKURU 26 Ağustos 2019 10:24
0
Sen hangi cemaatin sözcüsüsün.vaaz yeri mi burası?bildik lakırtı seninkisi.biraz level atla.atlayacak potansiyelin varsa..
Karar Okuru 24 Ağustos 2019 07:55
Kederlenmeyin. Dunyanin akcigerleri Amazon ormanlari cayir cayir yaniyor. Insanoglunun dogaya yaptigini doganin insanogluna geri yansitma zamani geldi. Suclu, sucsuz, arli, arsiz, dinli, dinsiz...soluyacak oksijen kalmayinca hepimiz esitlenecegiz. Kendi bindigimiz dali kestik, layik oldugumuz sona yaklastik. Geri kalan hic bir konunun tartisilmak icin onceligi yok.
Bütüncül bakabilmek 24 Ağustos 2019 07:50
Tarihselciler ayetleri tek başına değerlendirirler. Oysa Kuran tüm ayetleriyle bir düzen sunmaktadır. Ihtiyaç fazlasının paylaşıldığı, infak yani bağış ın toplumda yaygınlaştığı, zekatın, fitrenin, yardımlaşmanın gerçekten uygulandığı bir düzen olduğunda, hala hırsızlık olursa diye düşünmeden, sadece el kesmeyi ayet olarak ele almak eksik ve çarpık analizdir.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 09:19
2
Çıktın yer başka, vardığın yer başka, usta.Tarihselci bakış açısına, el kesmeyi ayet(=Din) olarak almak girmez. Tarihselci bakış açısı, hükümlerin vaz edilişine neden olan olayları/olguları/illetleri arayarak Allah'ın evrensel mesajını/kaygısını arama çabasıdır. El kesme ayetinde, Allah, "ibret olsun", diye, der. Cezanın uygulanmasını gerektiren hırsızlık suçu oluşmuşsa ve o günkü sosyolojiye göre, “daha” ibretlik bir ceza bulunmuşsa, el kesme yerine bunun uygulanması, Allah'ın muradına ters değildir, der, tarihselci.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 07:38
Her gün bir kadın cinayeti eğer bu cinayeti işleyenlerden biri idam edilseydi bu diğerleri için caydırıcı olmaz mıydı . Aklınızı kullanın ey insanoğlu
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 15:24
0
Türkiye'de idam cezası varken kadınlar öldürülmüyor muydu?
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 07:39
Hırsızlık suçunu sadece evlere girip bir kaç altın ve para çalma ile sınırlandırılamaz daha büyük hırsızlık suçları da vardır . İnsanlar rüşvet alıyorlar, binlerde dolar zimmetlerine geçiriyorlar vb . Toplumsal düzeni sağlayıcı ayetlerden sonra Allah’ın hikmetle yönettiği yazar .
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 07:22
Yazıda bahsettiği kim?
Deli Emin 24 Ağustos 2019 07:18
SORUN NE! Sağolun hocam.Sorun ANLAMA/ ANLAMLANDIRMA da sanki! Sizin kast ve anladınız tarihselcilk ile size karşıt olanın anladığı şey aynı değilse ANLAMA /ANLAMLANDIRMA problemimiz vardır.Bir. 2cisi bu hali nasıl aşarız? Kişiler aynı olay, nesne, olguya bakıpta neden farklı anlam yüklerler. Kavrama, idrak, çözümleme, anlamayı farkı, anlamayı farklılaştırmaz mı? Anlaşama ma/niza bir açıdan, sebep değil sonuçtur. Bu sonuç da sonra, sebep olarak yeni bir sonuç doğurur. Farklı açıdan bakma ve buna rağmen anlaşmayı nasıl becereceğiz? Şartlanmışlık ve ANLAMA ilişkisi nasıldır? Selam sayg
Bir soru 24 Ağustos 2019 02:28
Kadir i Mutlak Tanrı, ancak seçim hakkımızı hangi yönde kullandığımızla kategorilendirildigimiz ve herkes tarafından anlaşılan tarihüstü mesajlar vermekten aciz midir?
İsimsiz, resimsiz. 24 Ağustos 2019 10:03
3
Sizin anlayışınıza göre belli ki aciz(!) Zira, Mesajın içinde Iphone'lar, Ferrari'ler yok, Hurmalar ve develer var...
10:03'e 24 Ağustos 2019 13:19
1
Tarihüstü mesajdan anladığınız IPhone ve Ferrari mi? Yazık.
İsimsiz, resimsiz. 26 Ağustos 2019 08:21
0
Siz önce tarihselciliğin ne olduğunu anlayın da ondan sonra benim anlayışımı sorgularsınız. Tarihselciliği anlamadığınız gibi, mesajdaki inceliği de anlamamışsınız, tam da yazıda bahsedildiği gibi ...
İsimsiz, resimsiz. 26 Ağustos 2019 17:23
0
Allah'ın(cc) bir şeyi yapabiliyor/yapabilecek olması, onu yapmasını gerektirmediği gibi, o şeyi yapmaması da acziyetinden değildir. Tüm Yahudileri yok edebilecekken, etmiyor olması onun acizliğinden midir?
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 00:01
Hırsızın elini/ kolunu kesme ayetini baz alalim.. Bu ayet inmeden önce de araplar Hırsızın elini/kolunu keserdi. Kuran buradaki arap geleneğini aynen olduğu gibi korumuş.. Bu Allah'in muradı mi yoksa Allah'ın muradı kırmadan dökmeden (büyük bir devrim yapmadan) insanları hak dine mi yoneltmek. Yeter ki iman edin sizin kanunlarınıza dokunmuyorum mu demek istedi.. Yani burada bir tarihselcilikten bahsedebilir miyiz? Yani o kadar tevbe ayeti varken, bu hükümde olduğu gibi geri dönüşü olmayan cezalar Gercekten Allah'in muradı olabilir mi ?
musto 24 Ağustos 2019 01:19
1
Hammurabi kanunlarında hangi uzuv ile yaptıysan o uzvu keserledi. Hac arap kavimleri hac mevsiminde gelirler ve çıplak olarak gece putlarını ve kabeyi ıslıklar eşliğinde tavaf ederlerdi .
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 03:50
1
Müthiş soru. Cevabı bilen varsa lütfen bilgilendirsin.
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 07:27
4
Yüce yaratıcı Allah toplumsal düzeni korumak adına gerek hırsızlık gerek cinayet gibi konularda caydırıcı cezalar vermiştir . Siz hırsızlığı sadece basit hırsızlık suçlarına indirgemeyin . Yüce Allah bu ayetlerden sonra her işinin hikmetli olduğunu söyler .
KARAR OKURU 24 Ağustos 2019 12:41
1
Yanı kuralı koyana rağmen sen onu demek istemedin diyorsun. Okudugun açık ama sen bir kavramla onu değiştiriyorsun. Onu da yine kendi fikrinle yapiyorsun. Kuran da nerde diyor. Ben aslında el kesin demek istemiyorum ama işte iman etmeniz için bunu yapıyorum. Kardeşim kuran eskiden olanların doğrusunu korumuş yanlışı düzeltmiştir.
Karar Okuru 24 Ağustos 2019 13:08
1
Kuranı anlamaya bir örnek: Hırsızın elinin kesilmesini emreden ayetten sonraki ayet yaptığı zulm’den (hırsızlıktan?) tövbe edip kendini ıslah edenin tövbesini Allah kabul ettiğini, yani hırsızı affettiğini belirtiyor. Tövbe edip affedilen bir kişinin elinin yine de kesilmesini izah edecek biri var mı? Allah’ın kasdı el kesmektir, hırsızı ıslah etmek değil diyorsan evrenselcisin, aksi halde tarihselci. Seç beğen al...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN