Verilerin dili var!

Türkiye ekonomisi ile ilgili dün üst üste yayınlanan verilere bir göz atalım mı, bakalım ne diyorlar?

“Aralık 2021’de bir önceki aya göre yüzde 13,8 artan sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamındaki ciro endeksi Ocak’ta aylık yüzde 3,6 arttı. Toplam ciroda yıllık artış ise yüzde 90 oldu!”

Ne sonuç çıkarırdınız?

Birincisi yıllık veriye baktığınızda Türkiye’de tüm sektörlerin ciro artışının bir yılda yüzde 90 artmasının ekonomideki canlılığı gösterdiğini düşünürdünüz değil mi? Eğer resmi enflasyon yüzde 55, hissedilen ise yüzde 100’lere doğru gidiyor olmasaydı ben de size hak verirdim. Ancak bu haliyle cirolardaki artışın temel nedeninin enflasyon olduğu net bir şekilde görülüyor.

Zaten esnafın, tüccarın mutsuzluğu da bunu net bir şekilde gösteriyor.

Maliyet artışı ile yaşanan ciro artışı, karlılığı arttırmadığından hiç kimse bu artıştan memnun olmuyor. Diğer yandan bir başka işaret daha veriyor bu veri. Aralık’ta yaşadığımız döviz krizine rağmen aylık yüzde 13,8 artan toplam ciro Ocak’ta yüzde 3,6 artmış. Aylık enflasyonun yüzde 11,1 olduğunu düşünürseniz yavaşlamadan daha ziyade reel olarak sert bir daralmadan da bahsetmek mümkün.

Bir hatırlatma daha yapayım. Bu veri Ocak verisi. Yani ekonomik şartların daha zorlaştığı ve savaşın etkisini gösterdiği Şubat ve Mart aylarında durumun çok daha olumsuza döndüğünü söylesem yanılmış olmam!

Gelelim bir diğer veriye!

Merkez Bankası, Ocak ayına ilişkin cari işlemler dengesi verilerini açıkladı. Hükümetimizin enflasyonu hortlatmak pahasına ortaya koyduğu “cari işlemler fazlası” hedefinin bu yılki ilk durumuna ilişkin veri yani.

Bakın ne demiş TCMB?

“Cari işlemler açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre 5.336 milyon ABD doları artarak 7.112 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bunun sonucunda on iki aylık cari işlemler açığı 20.223 milyon ABD doları olmuştur.”

Gördüğünüz gibi açıklamanın içerisinde herhangi bir yerde “fazla” kelimesi geçmiyor. Tam tersine bayağı açık vermişiz ve bu açık da artmaya devam ediyor. Şimdi diyeceksiniz ki bu açığın temel nedeni enerji fiyatlarındaki artış!

Buna da hak verirdim ama TCMB’ye ve verilere bakalım. Bakın şöyle demiş:

“Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı, bir önceki yılın aynı ayında 1.251 milyon ABD doları fazla vermişken, bu ay 1.487 milyon ABD doları fazla vermiştir.”

Bir yılın sonunda, TL’nin rekor değer kaybı ve enflasyondaki uçuşa rağmen altın ve enerji hariç cari işlemler hesabındaki fazla geçtiğimiz yıla göre sadece 230 milyon dolar artmış.

Burada da gördüğünüz Ocak ayı verileri. Yani daha Şubat ve Mart’ta durum ne olacak bilmiyoruz. Ancak dış ticaret açığındaki artışa bakılırsa ve cari işlemler dengesinin en önemli belirleyicisinin de bu açık olduğunu dikkate alırsak durum pek parlak görünmüyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali özellikle buradaki gerginliği de arttırıyor. Yaz aylarındaki turist sayısının ne olacağı hala belirsiz. Cari işlemlerdeki açığın turizm gelirleriyle bir miktar dengelenmesi de savaşın durumuna bağlı olarak değişecek. Yine enerji fiyatları ve dolayısıyla ithalatı da savaşa bağlı. Eğer işgal yaz aylarında da devam ederse, hükümetin ekonomi politikasının ana dayanağı olan cari işlemler fazlası sadece bir hayal olarak kalacak gibi görünüyor!

Bunun dışında dün TCMB’nin piyasa uzmanlarının beklentilerini öğrendiği “Piyasa Katılımcıları Beklenti Anketi Sonuçları” da yayınlandı. Uzun uzun yazmayayım ama piyasadaki beklentiler de hızla bozulmaya devam ediyor.

Yine TÜİK, Sanayi Üretim Endeksi sonuçlarını açıkladı. Bu veride de yıl başı itibariyle yavaşlama sinyalleri bariz bir şekilde görülüyor.

Anlayacağınız ekonomide iç denge, dış denge fark etmeksizin bütün veriler ile ilgili sirenler çalmaya devam ediyor.

Ekonomi yönetimi ne yapıyor?

Onlar Polyana ekonomisinde devam!

Hala Kur Korumalı Mevduat’taki biriken paranın artışı ile övünmeye devam ediyorlar!

Ve maalesef farkında bile değiller ki asıl o övündükleri KKM verisindeki artış, ekonomideki kötü gidişatın en büyük sinyali!

Neden mi?

O da bir sonraki yazıya…

YORUMLAR (11)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
11 Yorum