Altılı Masa hortladı

Mutlak butlan kararının çıkmasıyla birlikte soluğu sahada aldım denilebilir ve sahadaki çoğu görüşme ‘açık hava’ odak grup çalışması gibi oldu.

İlginç cevaplar geldi, yalnız en şaşırdığım cevapla başlamak isterim yazıya…

Ankara Kızılay’da gençlere butlanı sormamla birlikte saniyeler içinde cevap geldi.

Gençler ‘butlan, kutlan, mutlan, şutlan, zutlan…’ diyerek ve gülerek şarkı söylemeye başladılar.

Aldığım en etkili ve ilginç cevaptı. Bir anlamda kararı kabul etmediklerini esprili bir dille anlatmaya çalıştılar.

Öte yandan sahada her kesimden seçmenle derinlemesine konuşarak kökteki duyguların kapağını açmaya çalıştım.

Dolayısıyla ayrıntılara geçmeden hemen söyleyim…

Butlan kararının 2 önemli sonucu olduğu düşüncesindeyim.

Atatürk’ün kurduğu partide yaşanan bu olumsuz görüntülerle birlikte Atatürk sevgisinin ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığın daha da arttığı söylenebilir. Ki son yıllarda Atatürk sevgisinin toplumda ortak payda olarak sürekli arttığını ifade eden bir yazar olarak bu sevginin bu olaylarla birlikte daha artabileceği düşüncesindeyim.

Sürekli kriz üreten liderlerden ziyade Atatürk gibi krizleri aşan, vizyoner, strateji dehası, değişimin önderi transformasyonel liderlere özlemin de çok yükseldiği söylenebilir.

Açıkçası bu özlem sadece CHP seçmeni tarafından hissedilmiyor. Genel olarak çoğu seçmenin özlemi olarak belirtilebilir.

Diğer taraftan Trump’ın çoğu zaman saçmaladığı, İsrail’in gözünün döndüğü, Çin’in oyun kurmaya çalıştığı ve Rusya’nın fırsatları kolladığı böylesi karışık bir dönemde yukarıda belirttiğim şekilde liderlik özelliklerine dair özlemin bu denli yükselmesi de son derece doğal.

Dolayısıyla konudan bağımsız olarak Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan’ın “86 milyon insan ‘oh be, işte aradığımız isim’ diye belirttiği üzere işlerin öyle kolay olduğu düşüncesinde değilim.

Hatta en zoru bir sonraki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı…

Hatırlayalım Altılı Masa döneminde Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunda yaşanan krizi.

O süreçte bir tek Kemal Kılıçdaroğlu konuşmadı. Neredeyse herkes konuştu. Kılıçdaroğlu ısrarla son ana kadar aday olacağını belirtmedi.

Kaba tabirle o dönemde muhalefet seçmeni deliye döndü. Kazanacak aday, şöyle aday, böyle aday, % 60’la kazanabilecek aday…

Ve sonuç hüsran...

Tüm bunlar yaşanırken Kılıçdaroğlu’nun kendisi açısından o ‘çatışmalı ortamı’ iyi yönettiği düşüncesindeyim. Öyle olmasa uzun yıllar CHP’yi yönetmesi de zor olabilirdi.

Ve bu süreci de iyi yöneteceği söylenebilir. İyi derken belirlediği hedefler doğrultusunda yönetebileceği düşüncesindeyim.

Öte yandan Özgür Özel ve ekibinin ilk başta, butlan kararı geldikten sonra birkaç gün bu kararı anlamlandırmakta zorluk yaşadığı düşüncesindeyim. Sonradan durumu toparlamaya çalıştılar gibi. Bu noktada Özel’e ekip arkadaşları arasında özellikle strateji okuryazarlığı olanların yer almasını tavsiye ederim. (Özel konusunu ayrıca yazacağım.)

Aslında gelmek istediğim nokta şudur:

Sahada gördüğüm Kılıçdaroğlu’na karşı büyük bir öfke, güvensizlik ve benzeri duygular mevcut.

Bu duygular hemen birkaç günde, ayda oluşan duygular değil doğrusu.

Bunlar özellikle Altılı Masa’dan miras duygular gibi.

Altılı Masa’yla ve özellikle de Kılıçdaroğlu’yla hesaplaşılamayan duygular.

Çok kişiyle konuştuğum için rahatlıkla söyleyebilirim. Sahada butlan kararıyla birlikte Altılı Masa’nın hortladığı duygusu hâkim.

Bunu birkaç soruyla hemen anlamayabilirsiniz belki. Yalnız sorular derinleştikçe Altılı Masa’ya öfkenin, güvensizliğin asıl şimdi ortaya saçıldığı belirtilebilir.

Açıkçası seçimlerden sonra işler biraz iyi gitseydi, ekonomi bu halde olmasaydı ya da adaletsizlikler bu denli derinleşmeseydi bu olumsuz duygular bu kadar güçlü olmayabilirdi.

Yalnız öyle olmadı!

Hâlbuki ‘Alo Adalet’ hattımız da var ama olmadı.

Dolayısıyla sadece CHP seçmeni değil genel olarak muhalefet seçmeni Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle birlikte yoğun bir öfke ve diğer olumsuz duygularla boğuşuyor.

Bir taraftan da bu butlan operasyonunun sadece muhalefeti değil Cumhur İttifakı tarafını da etkileyeceği düşüncesindeyim. Zira olumsuz duygular çok güçlü.

Özellikle ekonomi, hukuk gibi konularda işlerin iyi gitmesini isteyen AK Parti’nin kemik seçmeni dışında kalanların yaşananlardan rahatsız olduğunu söyleyebilirim.

Dolayısıyla bu yaşananların sadece CHP’li siyasetçileri değil genel olarak siyaset kurumunu etkileyebileceği söylenebilir.

Ayrıca bu dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası konusunda yorum yapan yapana…

Açıkçası Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi bir liderin yüksek ihtimal yeniden aday olması beklenir. Erdoğan’ın en önemli özelliklerinden birisi ‘vazgeçmemesi’ olarak belirtilebilir. Bir taraftan da Bahçeli de vazgeçmiyor, Kılıçdaroğlu da vazgeçmiyor. Erdoğan diğer iki isimden farklı olarak karizmatik bir lider…

Öte yandan Erdoğan sonrasıyla ilgili olarak son dönemde özellikle aileden isimler belirtiliyor. Berat Albayrak, Bilal Erdoğan gibi.

Birçok yazıda belirttiğim gibi sahada Erdoğan dışında aileden bir isim duyulduğunda yüzler hemen ekşiyor. Bu noktada aileden Selçuk Bayraktar’ın savunma sanayisi alanında yaptıkları olumlu karşılanıyor. Ve çoğunlukla siyasete girmeden bu alanda devam etmesi isteniyor.

Erdoğan sonrası için sadece aileden değil çoğunlukla AK Partili siyasetçileri belirttiğinizde de yüzler ekşiyor.

Bu noktada özellikle Hakan Fidan isminde yüzler ekşimiyor. Erdoğan gibi Fidan’ın da yönetme iradesini hissettirdiği söylenebilir.

Yalnız akşamdan sabaha muhalefetteki liderleri yorumlayan iktidar yanlısı yazarların Erdoğan sonrası için sahada olumlu olarak belirtilen Fidan ile ilgili pek yorum yapmaması ilginç…

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.