Bir bayram muhasebesi
Bugün bayram cümlemizin bayramını gönülden kutlarım. Bayram olduğu için de gündemin yoğun gerginlikleriyle ilgili bir yazı yazarak zaten sıkıntılarımıza yenilerini eklemek gelmiyor içimden. Keşke hayatımız biraz daha rutin olsa diye dua etmekten başka bir çare yok.
Bizde bayramlar, bayram olmaktan çıkalı kısa bir süre oldu. “Ah nerede o eski bayramlar” demeye de gerek yok aslında. Eskisi de yenisi de bize göre. Nasıl yaşıyorsak bayramlarımızı da öyle yaşıyoruz.
Yıllar önce çok saygı duyduğum ve çevresinde büyük hürmet gören bir büyüğümüz, babasını kaybedene kadar taziyeler ve bazı ritüeller konusunda çok ketum ve mesafeliydi. Bu tür ritüelleri gereksiz bulduğunu da sıklıkla ifade ederdi. Ta ki babasını kaybedene kadar…
O kayıptan sonra konuştuğumuz bir gün, “Bunlar gerçekten gerekliymiş. Modernlik, medenilik adı altında yok saydık. Hâlbuki insan bunlarla yarasına merhem buluyor, bunlarla medenileşiyormuş” demişti.
Bayramlarda da artık nasıl yaşıyorsak öyleyiz. Eskiden aileler için bir buluşma günüydü. Şimdi yeniden buluşma günlerine vesile olmaya başladı.
Acaba neden?
Nedenine baktığımda gördüğümüz şey biraz trajikomik. Çevremde pek çok arkadaşın sıla-i rahim yaptığını görüyorum. Hâlbuki daha üç beş sene öncesine kadar bayram tatillerinde memlekete, ata ocağına gitmek pek de makbul bir şey değildi. Bugün tekrar makbul hâle geldiyse sebebi başka.
Efendim, yaş aldık; artık havailiğimiz bitti, ana-babanın kıymetini bildik mevzusu mu? Sanmam.
“Ciddi mevzulara girmeyeceğim” dedim ama laf dönüp dolaşıp sorunlarımıza geliyor. Ekonomik sıkışmışlık, bazı eski alışkanlıkları yeniden diriltti gibi bir durum var. Artık öyle her bayram bir yerlere tatil için harcanacak kadar para kazanmak kolay değil.
Kolay olmadığına göre, eskisi gibi hiç olmazsa memlekete gidelim; eş, dost, akraba görelim devrine geri döndük. En azından orta sınıf da buna eklemlendi.
Döndük ama çok da sevinmemek lazım. Yeni nesil, “değerler eğitimi” adı altında dersler alsa da artık bizim değerlerimizi paylaşmıyor hatta merak bile etmiyor. Bu tüm dünyada böyle.
Yavaş yavaş devran onlara dönmeye başladı. Geleceğin ne getireceği o açıdan çok meçhul.
Onlara kızmanın bir anlamı yok. Çünkü onları biz yetiştirdik ve şimdi de iyisiyle kötüsüyle ceremesini biz çekeceğiz. Bazı konularda bizden çok daha iyi olacakları kesin ama bazı konularda hâlâ biraz meçhuller.
Neyse, biz bayramın güzelliklerine dönelim.
Bayram kalplerimizi ısıtsın, dertlerimize bir nebze şifa olsun.
Gündelik siyasetin çalkantısını 2-3 günlüğüne bir kenara bırakmak en iyisi. Çevrenizdeki eş, dost, arkadaş kim varsa onlarla hoş sohbet etmeye bakın. Gidenlerimizi güzellikle yâd edelim, ruhlarına bir Fatiha gönderelim.
Bir de sınav senesinde olan ebeveynler var. Onlara da çocuklara da sabır diliyorum. Eğitimin para etmediği bir çağda, para etmeyen eğitim için kendimizi —ben de dâhil— heba ediyoruz. Yakında sınava girecek tüm 8. sınıf öğrencileri ve üniversite adaylarına başarılar diliyorum.
Bugün bayram. Umarım bu bayram ülkemize ve tüm insanlığa bir nebze huzur verir. Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle, selam ve muhabbetle kalınız.
