Back To Top
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı

Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı

 - Son Güncelleme: 21.05.2019 Salı 07:47
- A +

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un bu göreve gelmesi hemen her kesimde memnuniyetle karşılandı. Zira ideolojik ve siyasi değil, eğitimci kimliğiyle tanınmış saygın bir akademisyendir. Fakat son açıklanan “Orta Öğretim Tasarımı”nda matematiğin seçimlik ders olarak görülmesi tepki çekti. 

Sayın Bakan’la görüştüm, “Hayır matematik bütün sınıflarda ve 12’nci sınıfta da zorunlu derstir, ancak 12’nci sınıfta bütün dersler için öğretimin niteliği farklı” diye cevap verdi.  

Yeni modelde benim en çok önemsediğim, “Bilgi Kuramı” (teorisi) derslerinin konulmasıdır. Duygu ve düşüncelerini “bilgi” zannetmenin yaygın olduğu toplumumuzda bu ders elbette önemli. Sayın Bakana “Bilgi Kuramı”nı da sordum. 

  

‘EZBER’DEN ‘ÖĞRENME’YE 

Bakan Selçuk şöyle diyor: 

“Evvela yeni tasarımın özüne bakmak lazım. Bilgi ezberletmek yerine, bilgi ile hayat arasında bağlantılar geliştirerek bilginin özümsenmesini ve hayatta kullanılmasını amaçlıyoruz.” 

Halen 16-17 derste öğrencilere bilgiler ezberletiliyor bu bilgilerin hayatla bağlantısı zayıf. 

Ziya Selçuk devam ediyor: 

“Üniversite hocaları çok defa öğrencileri üniversite öğrenimine hazırlıksız buluyor. Öğrenci hayata atıldığında da zihnindeki teorik bilgileri hayata uygulamada zorlanıyor. Biz bu iki sorunu çözmeyi amaçlıyoruz: Üniversite sınavına değil, üniversite seviyesinde öğrenime hazırlamak ve hayata hazırlamak...” 

Ben buna ‘ezber’den ‘öğrenme’ye geçiş diyorum.  

  

MATEMATİK DERSLERİ 

Bu çerçevede matematik derslerinin yeri nedir? 

“Evvela matematik derslerinin seçimlik hale geleceği izlenimi doğru değil. Fen ve edebiyat branşlarına göre 9, 10 ve 11’inci sınıflarda matematik standart zorunlu ders olarak devam edecek. 12’nci sınıfa gelindiğinde ise, matematik gündemden çıkmayacak. Aksine, 12’nci sınıfta ister matematik ister diğer dersler olsun, öğrencinin edinmiş olduğu bilgiler artık disiplinlerarası düzeyde nasıl uygulanır bu öğrenilecek. 12’nci sınıfta bir temadan, bir konudan yola çıkarak, matematik dahil, bilgileri disiplinlerarası düzeyde uygulamayı öğrenecek…” 

Ne gibi, tema veya konular? 

“Mesela 12’nci sınıfta göç, küreselleşme, akıllı şehirler, yapay zeka gibi konulardaki gelişmeler yahut ekonomik konular işlenecek; bunlara disiplinlerarası gözle bakılacak; matematik, sosyoloji, diğer bilgilerle tabii.” 

İstatistik, finansal matematik bilgileri gerekecek. 

Bakan Selçuk, bizde “bilgilerin parça parça öğretildiğini”, 12’nci sınıfta bilgiler arası sistem bütünlüğünün öğrenileceğini vurguladı. 

Basitçe söylersek, “türev alma” ezberletilmeyecek, nasıl ve neye yaradığı gösterilerek öğretilecek. 

  

DÜNYADA NASIL? 

Sayın Ziya Selçuk, Çin’de liselerde okutulan “Yapay Zeka Ders Kitabı”nı getirtmiş, “tamamen disiplinlerarası bir bakışla yazılmış” diyor. 

Yeni bir çağ açmakta olan yapay zeka çalışmaları ve bu tür çalışmalarda “bilgi”nin rolü hakkında çocuklarda bir bilinç yaratmak için… 

Avustralya, Uzak Doğu ülkeleri, Finlandiya eğitimde en başarılı ülkeler. Sayın Selçuk hepsinde “ana dil”in bütün kademelerde büyük özenle okutulduğunu, diğer derslerin sayıca az ve disiplinlerarası öğretildiğini anlattı. 

Dili çok iyi bilmeden bilgi, hele de bilim olmuyor tabii. 

İşte PISA sınavlarında hem fen ve matematikte hem de Türkçe’de başarısız kalıyoruz. 

Bakan Selçuk öğretmen eğitiminin öncelikli olduğunu vurguladı, Eğitim Fakültelerinden başlayarak yeni tasarımın geliştirileceğini, bunun da “tabii zaman alacağını” söyledi. 

Elbette zaman alır, sihirli çözüm yok.  

Bakan şunu da söyledi: 

“Din kültürü ve ahlak dersleri her kademede zorunlu çünkü anayasada böyle.” 

  

BİLGİ KURAMI 

Sayın Selçuk’un sözleri şöyle: 

“Bilgi Kuramı; nasıl düşündüğümüzden ziyade nasıl bildiğimizi, bilgilerimizin doğruluğunu sorgulamamızı, fikirlerimizin kanıtını göstermemizi sağlayacak yöntemleri bize öğretir.  

Geleneksel öğretimde asıl olan ‘ne biliyoruz?’ sorusudur. Bilgi kuramında ise ‘nasıl biliyoruz?’ sorusu esastır. Böylece kuramla kanıt, muhakemeyle hakikat arasındaki ilişkileri öğrencilerin sorgulaması sağlanır.” 

Prof. Selçuk’un bu sözleri bütün zihniyet sorunlarımızı ve gelişmiş ülke olmanın zihinsel anahtarını anlatıyor. 

Önümüzdeki günlerde bu “bilgi kuramı” meselesini defalarca yazacağım. 

Sayın Selçuk’un projesi amaç ve prensipleriyle doğrudur. Elbette uzmanlık düzeyindeki tartışmalarla ve uygulamadaki tecrübelerle düzeltmeler yapılacaktır. 

Uzun vadeli bu gerçek eğitim reformuna siyasetler müdahale etmemeli, tamamen bilimsel bilgilerle ve partiler üstü bir düzeyde yürüyebilmelidir.  Türkiye’nin asıl beka meselesi eğitimdir çünkü.     

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 23 Mayıs 2019 10:06
Akyol bakanin büyülü, cerbezeli sözlerine kapilmis o da büyülenmiş. Biz de uygulamanin pratikten hep farkli oldugunu unutmuş. Zihniyet değismedikce, egitimin siyasetin arka bahcesi olma durumu hep devam eder. Yarginin bugun siyasetin köpeği! olduğu nasil aşikarsa eğitim sistemininde arka bahce oldugu besbelli tumturakli soz ve kuramlara ihtiyaç yok... Bize icraat lazim. Ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz....
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 00:26
Öğretmenim. Matematik ogretilmedigi sürece konuşulan herşey laf u güzaf tir. Haftalik 35 saat dersin enaz 15 saati Sadece Matematik dersine ayrılmalıdır. Fizik kimya yani Fen bilimlerine enaz 10 saat ayrılmalıdır. Geri kalan saatler geri kalan derslere. Türkiye veya gençliğimiz ancak böyle aydınlanır. Boş muhabbete gerek yok. Matematik Matematik Matematik...
KARAR OKURU 22 Mayıs 2019 10:45
0
Önce Türkçe. Uzun metin okuyup anlayıp, analiz etmeyi ve eleştirel düşünmeyi öğrenmek gerekli. Sonra da düşünceleri düzgün ifade etmeyi. Bu düşünme disiplini getirir. Matematik mantıki yapılar kurabilme becerisi öğretir. Önce düşünme disiplini sonra mantıki yapılar. Fen bilimleri temel bir kaç bilgiden sonra tamamen seçmeli olmalı. Herkes fen bilecek diye bir şey yok. Bireysel ilgi konusu.
Muhtefi. .. 21 Mayıs 2019 23:24
Eğitim illa Eğitim Ahlak, Edep ,Adalet Aşılanmalı. .Bu Hocadan çok umutluyum. Teori ve pratik yan,yana yürümeli. Ezber, ezber sonra hicbir şeyden anlamayan mezunlar. Soruyorum Meslek lisesi talebesine Elektrik okuyor bizim Evde'ki Elektrik tesisatindan anlarmasin yoook diyor. :)))..bu çocuk elektrik okuyordu ya. :)..sonra ben meslek lisesi, Unuversite bitirdim işsizim ya ne olacaktı. Üretim ile Eğitim yan, yana olmalı. Sabah Sınıfta aldığın Teoriyi Öğleden sonra Sanayide Deneyip Üretime katkı olmazsa BOŞTUR Verilen emekler.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 23:03
Sayın bakan "Bilgi Kuramı" diyor ama önce öğretmenlerin bilgi kuramına erişmesi gerekir. Özellikle Pozitif bilim öğretmenlerin yenilenmesi gerekebilir. Avni Akyol hocada kredili sistemi getirdi ama oturtamadan çöp sepetine atıldı. Biz Ankara Üniversitesinde kredi sistemle mezun olduğumuz için sorun yoktu çoğunluk öğretmen olaya aşina olmadığı içinde çıkamadılar.
Müslümanlar ondalık sayı sistemini bulup insanlığa armağan ettiğinde demokrat değillerdi. Bu sözle demokrasi kötü bir şeydir demek istemiyorum. Her rejim gibi idareciler ahlaklı ise demokrasi de güzel bir yönetimdir. Ama her işi demokrasi ile izaha kalkmak, demokrasiyi tabulaştırmaktır.
Simay Şen 21 Mayıs 2019 19:28
Artık ilkokullarda bile sınavlar test. Üniversiteye çoktan seçmeli soru çözmek ve beklemekten daralmış kafalar geliyor. Onlardan da çok bir şey olmuyor. 4+4+4'ün hepsindeki test sistemi ile ilgili hiçbir şey demiyor mu sayın bakan? Yoksa tam istenildiği kıvama geldi mi diyeceğiz bu vatan evladı için?
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 18:30
Ben bu kez umutluyum.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 16:32
Eğitim tek başına yeterli değil bakınız fetocu mankurtlar, en önemlisi bir tarih şuuru oluşturmaktır, türk ne demek müslüman ne demek Türkiye ne demek icsellestirmedikten sonra fetoculer,geziciler, hendekciler gibi mobil bı zihnin olur neresi çekerse oraya gidersin.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 21:03
1
hocam birilerine bir şeyler öğretmek istiyorsan önce kelime hazineni 10dan yukarıya çekmen lazım. her yazının altına 10 kelimelik aynı yorumu yazıyorsun. biraz gayret et.
Süheyl CALISKANOGLU 21 Mayıs 2019 13:43
Türkiye'de mega masrafli camilere degil (Camlica )modern okullara,labaratuar,internet baglantili,kalabalik olmayan siniflar ve de iyi egitim görmüs kalifiye ögretmenlere ihtiyaci cok daha fazla,elzem..
musto 21 Mayıs 2019 15:51
2
Bunlar nasıl milli görüş tornasından geçmişler anlayamadım rahmetli Erbakan Hoca Dini araç olarak kullanırdı ama aklı fikri bilim ve sanayileşme ile çağdaşlarını yakalamaktı.Karşı çıkanlara Fatih ve Kanuniye örnek gösteriyor. Yahu adamların aldığı eğitimi bildiği dilleri okuduğu kitapları incelersen küçük dilinizi yutarsınız.Onların yaptıklarını taklit etmeyle Fatih olunmaz bir tarafınız açıkta kalır.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 21:24
0
6x8=13 Halis öyle diyordu.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 21:38
2
15.51, İslam düşüncesine karşı önyargılısın. Bu önyargını aş.
musto 21 Mayıs 2019 23:15
0
21.38 Babam rahmetli oğlum sünnetten önce farz vardır önce farzı yerine getir 60 sene önce okulumuz yarımdı onu tamamladı.Caminin minaresi yoktu ahşaptan minareyi yaptırdı çinko saç ile kaplandı.Halkın işsiz bunalıma düşmüş yardıma muhtaç etmişsin sen tarihe mühür vurmak şan ve şöhretin yayılsın diye içleri dolmayan cami yaptırıyorsun.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 13:34
Yine pansuman tedbirler. Herkesi 12 yıl okullara doldurmayı eğitim sanıyoruz.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 13:26
Keşke, Sözleşmeli öğretmenlerin dağılan aileleriyle ilgili de soru sorulsaydı. Aile bütünlüğü kalmamış bi eğitimci ne kadar eğitime katkı sağlayabilir..?
E.K 21 Mayıs 2019 12:56
Bilmem kacinci Milli Egitim Bakanini gordum. Sayilarini hatirlamiyorum...Hepsi ayni...Buyuk projeler, buyuk laflar. Sonuc hep ayni. Husran...Okullarimiz fiziki acidan yetersiz. Hala siniflar kalabalik.. Labaratuvar, kutuphane, oyun alanlari vs... Yazar "secimlik ders" tabirini iki yerde kullanmis. .. Secmeli ders mi demek istiyor? Yoksa baska bir anlamda mi kullaniyor..Pek anlayamadim..Umariz egitimimiz daha iyi seviyeye gelir... Ancak, uzun iktidar donemlerinde egitimde Akp'nin basarili oldugu soylenemez...Isten cok laf urettiler...
Köroğlu 21 Mayıs 2019 16:29
0
bu model öncekilerden iyi ama. destek vermek gerekir. kör siyasete kurban etmeyelim.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 12:54
Gelismis ulkelerde cocuklari gecin dedeler bile bilgi teorisini ogrenerek egitildiler. Ustelik cok degisik bilimsel metodlarla bilginin nasil uretilip kullanilabilecegini de. Dersin icerigi cok iyi doldurulsa bile (gayet supheli) meyvelerini en az 15-20 yil sonra verebilir. Gelismis dunya ile aradaki muazzam farki kapatmak icin bir baslangic yapmak istiyorsaniz bilgi kurami dersinin sadece cocuklara degil, oncelikle ulkeyi yonetenlere, egiticilere, medyacilara vb.vb. hemen ogretilmesi gerek. Zor is!
sabri ayçiçek 21 Mayıs 2019 12:42
Bu yapılanların hepsi "araca" dairdir,esas olan amaçlanan şeydir...Bu konuşulmuyor hiç.Okul,çocuklara "eğitim" verilen yer değil,bir etkileşim alanı olmalıdır,bunun da adı "öğrenimdir."Eskilerin "tahsil" dediği şey...
hamza akyol 21 Mayıs 2019 13:43
2
ayçiçek! maşallah çiçek gibi yazıyorsun. fakat ben tam tersini biliyorum. bu zamana kadar hep eğitim dendi. osmanlıda da eğitim temel alındı, cumhuriyette de eğitim temel alındı. çünkü itaat edecek tebaaya ihtiyaç vardı
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 12:09
Bir çok hüçresi ölü ya da dondurulmuş, genetik olarak hep ezilmiş ve ruhsal olarak çökertilmiş, birey olma şuğuru, özgürlüğü elinden alınmış hüçreleri eğitmekten önce iyileştirmek, yeni hüçreleri korumaya almak gerekir..
Okur 21 Mayıs 2019 11:28
Yahu ne gerek var matematiğe, zaten bizim örf ve ananelerimize uymuyor. Onun yerine “beka” dersi konsun daha iyi. Ne bu gavur icatlarından çektiğimiz.
karar okuru 21 Mayıs 2019 11:09
NURETTİN Topçu şöyle demiş: “Eğitim sistemimizin iki eksiği var: BİR: Eğitim. İKİ: Sistem...”
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 21:49
0
11.09, Nurettin Topçu onu dediğinde Türkiyeyi CHP yönetiyordu...
karar okuru 21 Mayıs 2019 23:13
0
21.49 meseleye ideolojik bakma. Eğitim bütün iktidarlar döneminde böyle sorunlu idi. O partiyi bu partiyi günah keçisi yapmak adaletli bir tutum olmaz.
karar okuru 21 Mayıs 2019 10:01
Yapılan iş doğru ama kanserli hastaya fizik tedavi uygulamak gibi geliyor bana. Çünkü bizim eğitimimizin ana sorunları yani kanserli hücreleri orta yerde dururken fizik tedavi-Bilim Kuramı vs. bedeni güzelleştirebilir ama kanseri tedavi etmez. Bizim iki temel sorunumuz var: 1. Mevcut sistemde öğrencinin hiç bir sorumluluğu yok. Sınıfta kalmıyor, boş kağıt verse dersten geçiyor. çözüm: Adam gibi ölçme değerlendirme sistemi, başarısız olanın sınıfta kalması. 2. Okullarımızın mesleğe yönelik dizayn edilmemesi, düz lise garabeti... İhtiyaç fazlası İHL'
Hersoy 21 Mayıs 2019 09:59
17 yılda bu kaçıncı eğitim reformu/projesi, sayın bakan yıllardır bakanlığın talim terbiye alanında değilmiydi, yapılacakkarın şimdi başarıya ulaşması için daha önce eksik olup şimdi elimizde olan ne? Haliyle yoğurdu üflüyoruz, kimse kusura bakmasın çok fazla iyimser olamıyoruz geçmiş tecrübelerden dolayı.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 09:56
Zorunlu eğitim 12 yıldan aşağı düşürülmedikçe, lüzümsuz üniversiteler/bölümler kapatılmadıkça ne eğitim ne de ekonomi düzelir. Bu arada, çocuğunu terbiye edemeyenlerin öğretmenleri terbiye etmeye çalıştığı bir disiplinsizlikle ne kadar eğitim olacağını da tartışalım.
demircan 21 Mayıs 2019 09:30
bir zamanlar bir rektör yardımcısı bize cahil halk lazım.okuma oranı arttıkça hafakanlar basıyor gibi laflar etmişti. 50 yıldır o sistem bu sistem deyip dönüp duruyoruz. fırsat eşitliği diye dersaneler kaldırıldı. her taraf etüd merkezi doldu. kaldırdık değince yok olmuyor.etüd merkezleri yine de tabela asıyorlar bir de görünmeyenler var.eğitim seviyesinde dünya da 2018 yılında 137 ülke arasında 99.sıradayız.velhasıl ülke olarak işimiz çok zor.
Habele-Hubele 21 Mayıs 2019 09:00
Yazar, çok iyimser. Selçuk da öyle. Unuttuğumuz husus gerçek anlamda modern bir halk değiliz. Bilgi Kuramında gelinen nokta, postmodern eleştiriler ile sadece bilim değil başka türlü bilme biçimleri olduğu yaklaşımıdır. Postmodern cemaatçilik nasıl millet olamamış Türkiye halkına etnikleşme eğilimini kuvvetlendirmişse bilgi kuramı da bilim karşıtı eğilimleri kuvvetlendirir. Öyle ki pozitivizm tarihsel önemi göz ardı ederek küfür gibi kullanan bir ülkeyiz. Ayrıca Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi zorunlu olmamalı yahut içerik yurttaşlık bilgisi gibi olm
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 08:48
Taha bey, tarih derslerinin de neden şeçmeli hale getirildiğine dair bir soru sorsaydiniz keşke
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 08:48
Anayasa da din kültürü dersi zorunludur diyor.Dogrudur .Ancak 4 yil boyunca zorunlu olmasinin sebebi nedir? Hangi ders dort yil boyunca zorunlu? Hem din derslerinin iceriginin tek bir dini esas almamasi gerektiği, nesnel ve çoğulcu olması gerektiği hem ulusal hem de uluslararası yargi tarafindan defalarca karara bağlandı.Neden bu kararlar dikkate alınmıyor? Akildan ve bilimden baska insana yol gösterici yoktur.Bunu kabullenmeyen toplumların ve insanlarin hali haraptir. Kafasını kaldırıp dünyaya bakan , tarihe bakan her insan bunu görür.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 08:22
Aha yazdım buraya : Erdoğan bu sistemin ne olduğunu anladığı anda çomak sokar. Ne demek ya, çocuklar öyle yetiştirilecekmiş ki, neyi niye yaptıklarının farkında olacaklarmış, fikirlerine kanıt göstereceklermiş. Reise intihar teklifi gibi bir şey bu. Bu seçmen kandırılamaz ki. Nasıl oy alacak o zaman ? :))
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 07:44
Geçen yıl bir ortaokulda 8.sınıf öğrencisi bir bayan öğretmen ders anlatırken, affınıza sığınarak yazıyorum öğretmenin bedenine uygunsuz fiziki bir harekette bulunuyor birşey yapılamadı,bu sene bir iho da sınıfta bir öğrenci yine bir bayan öğretmene küfür ediyor öğretmen öğrenciyi idareye götürüyor veli okula çağrılıyor durum anlatılınca velinin tepkisi öğretmene karşı benim çocuğumun sana küfretme özgürlüğü var sen benim çocuğumu nasıl idareye götürürsün oluyor kahrolası sendikacılar da sözde sendikacılık yapıyorlar yetermi bil
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 07:33
Yaklaşık bir ay kadar önce Ankara'nın en popüler ihl lerinden birine gittim,gitmeden önce internetten okulun fiziki yapısını inceledim yağ döksen yalanacak şekildeydi,okula girdim şoke oldum,kız ve erkek sınıfları ayrı ayrı olan bir ihl paydos zili çaldı öğrenciler çıkmaya başladı iki kanatlı bir kapı kanadın biri açık ve bütün öğrenciler aynı kapıdan çıkmaya başladılar karışık şekilde işin en vahim yanı ise bayrak merasimi yapılacak öğretmen elinde mikrofon yırtınıyor öğrencilerin sıra olmaları ve merasimi başlatmak için ama sonuç n
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 07:30
Okullardaki disipline gelince şu anda Türkiye'deki hertür ve her derecedeki okullardaki bütün sınıflarda öğretmenler mahkum öğrenci ve veliler hapishane müdürü ve gardiyan konumundalar, istisnasız hergün bir yada birkaç ve belkide daha fazla öğretmen şiddete maruz kalıyor ama medyada yer almıyor hatta bazıları öldürülüyor bir hayvana uygulanan şiddet kadar ilgi alaka görmüyor ne toplum nede MEB ve nede ülkeyi idare edenler tarafından siz bir hastaya ne kadar makyaj yaparsanız yapın iyileştiremezsiniz yapmayın etmeyin bu ülkeye yazık etmeyin
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 07:24
Bir arkadaşımız bugünkü sistemin sebebinin fullbright anlaşması ve bunun müsebbininde İsmet İnönü olduğunu yazmış,elhak doğrudur peki neden akp hükümetleri bu anlaşmayı yırtıp atamıyorda biz geçmişe sövgü yerine şu andaki hükümete övgü yapamıyoruz.Yarın başka bir parti iktidara gelse ve İstanbul sözleşmesinin maddelerini tek tek uygulasa kim suçlu olacak uygulayıcımı yoksa kanuna imza koyan muhafazakâr akp mi bunlar pansuman tedbirler ve oyalama taktikleri boşyere havanda su dövülüyor birbirimizi aldatmayalım ve korkmadan gerçekleri yazalım
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 12:54
0
Meselenin İsmet İnönü ile de Fullbright'la da ilişkisi yoktur. İsmet Paşa zamanında kurulan liseyi bitiren Aziz Sancar Nobel Ödülü aldı. Sorun 1950'lerde tüm lise müfredatını kapsayan olgunluk sınavlarının ve 1970'lerde lise son sınıf müfredatını kapsayan bitirme sınavlarının kaldırılması ile başladı. 1980'lerde ÖSYM'nin kurulması ve test (dolayısı ile soru kalıbı) odaklı ezberci eğitime geçilmesiyle bugünkü hale geldi. Her vesile ile kendilerini savunamayacak duruma düşmüş, ya da bu dünyadan göçüp insanlara iftira etmeyin. Hele Ramazan'da bun
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 06:21
Sayın Taha Akyol, Siz bilirsiniz, "BİLGİ KURAMI" ya da BİLGİ TEORİSİ (EPİSTEMOLOJİ, GNESEOLOJİ) felsefenin bir disiplinidir, bir dalıdır.. Milli Eğitim, buna başka bir başlık bulmalı... Yani "BİLGİ KURAMI" felsefi bir kavramdır...
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 13:43
2
mesela ne olabilir? "ilahi düşünce sistematiği" gibi birşey uygun mu? burda da mı felsefe var yoksa? tüh, felsefeye çattık. vatandaşı şimdi afakanlar basıyor, iş gelip felsefeye dayandığı için olsa gerek
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:56
Matematik kafası ile doğulur inancında değilim. Öğrenemeyen öğrenci değil, öğretemeyen öğrenci vardır. Öğrenciler üzerinden öğretmenler sınav vermeli. Matematik kurallar dizisidir. Birinci kesir aynen yazılır, ikinci kesir ters çevrilir, çarpılır...öğretilmemişse sıkıntı.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:39
1.Bizde siyaset eğitime müdahale etmeden duramaz, dolayısıyla asıl sorunumuz bu. 2.Süslü cümlelerle kurulu yenilik hareketlerinden vazgeçemiyoruz, asıl meseleleri hep hasır altı ediyoruz. Nereye dek sürecek böyle? 12 yıllık zorunlu eğitimin, disiplinin içinin boşaltılmasının, ahlaki yozlaşmanın, nesilleri mum gibi erittiği neden görülmek istenmiyor?
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:28
Öğretmenlerin derslerde ders yapmak yerine siyaset yapıyor olmaları daha ne yazayım ülkenin bekâ meselesi eğitim eğitim eğitim olmasına rağmen bizler hala öğretimle meşguluz bu hiç değişmedi ve değişmeyecekte acı ama gerçek Bu kafayla herşey çökecek
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:26
Sistem diplomalı hırsız,arsız,katil vb şeyler yetiştiriyor maalesef,adam yetiştiren bir sistem inşa edilmediği müddetçe sonuç sıfır artı sıfır olacak ve hep dağ fare doğuracak bu sistemde yarın muhtemelen bir bakan devğişikliğinden tarihteki yerini alacak,din kültürü ve Kur'an Kerim derslerine gelince oğlum iho da öğrenci bırakın başka derslerin öğretmenlerini bu derslerin öğretmenlerinin oruç tutmadığını ve alenen yediklerini söylüyor oğlum ve birçok öğrenci bizlerin yetiştirmesiyle öğrendiklerini iho ya gidince yeni şeyler öğrenmek şöyle
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:16
Hepimiz ama hepimiz öğretime odaklanmıştır,ama aslolan öğretim değil eğitimdir bizler iho ve ihl lerde de bile eğitimi önceleyememişken öğretimin bir manası yok,hani malum mesel adamın biri oğluna kızıp oğlum sen adam olamazsın demiş,çocukta okumuş vali olmuş polisleri gönderip babasını makamına çağırtmış baba bak sen bana adam olamazsın demiştin bak ben koskoca vali oldum demiş bsbasıda oğlum ben sana vali olamazsın demedim vali olamazsın dedim vali olmuşsun ama adam olamamışsın adam olsaydın beni ayağına polislerle getirtmrxdin ve vali olmuşsu
hamza akyol 21 Mayıs 2019 13:17
0
herhalde hep aynı kişi birkaç kere, sanki farklı kişi imiş gibi yazmış. "aslolan öğretim değil, eğitim" diye. türkiyede insanlar hep eğitilip, iktidarın rahatlıkla yönetebileceği kıvama getirilmeye çalışıldı. bu vatandaş da aynı devranın dönmesini istiyor galiba. Belki, "var olan eğitim değil, farklı bir eğitim sistemi" dese anlıyacağım da, vatandaş öyle söylemiyor: "eğitim" diyor, eğitimi kutsuyor.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:09
ANAP döneminde başta fen ve Anadolu liselerinde dil laboratuvarları kuruldu milyonlarca para harcandı hedef neydi laboratuvarlaırda dil eğitimi gören öğrenciler şakır şakır gavur ama konuşacaktı acaba kaç kişi laboratuvarlada O eğitim görüpte şakır şakır yabancı dil kanuştu ve şimdi kaç okulda dil laboratuvarları var ayrıca fen fizik kimya biyoloji matematik laboratuvarları kaç okulda var ve dersler buralarda yapılıyor,gelelim akıllı tahta meselesine ne kadar faydalı oluyor, bunlar tartışılmadan ülke bütçesini ve eğitimi sabote etmekten başka işe y
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 10:03
0
Akıllı tahta bizim herşeyimiz öğretmen olarak. Meb. İn en iyi yatırımı
Mehmet Ali Kara 21 Mayıs 2019 03:05
İyi niyetle ilmi referanslara dayali görünen bu projenin oturmasi uzun yillar alacak görünüyor.Tabi sabir ile ve yoldan şaşmadan yürünmesi gereken bu yolun baş aktörleri eğitim ordusu öğretmenler ve idareciler olacaktir.İşte her şey gelip bu noktada kilitlenecek gibi geliyor bana.Neden mi?Bir noktalara atanacaklar bizden taraf mi olacak yoksa makamin hakkini verebilecek ilmi referanslari günlük değişimleri takip edip hayata uygulayabilecekler mi olacak?
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 03:07
Yeni eğitim modelinde temel atlanmış neden ana ilk ve ortaokul ele alınmamış aslolan temeldir, matematik olsun lâkin ortaokullarda haftada 5 saat matematik oldukça ağır,ortaokulda seçmeli olsun yalnız 2 saat mecburi olsun,bu sistem yazın buraya fiyaskoyla neticelenecek temel ve taban hep atlanarak tepeden çözüm bulunmaya çalışılıyor ANAP döneminde bir kredili sistem getirildi o zaman da çok çok faydalı olduğu yazıldı çizildi ne oldu sonuç hüsran, rahmetli hasan Celal güzel abimiz seçmeli İngilizce getirdi sonuç yine hüsran oldu onun için bu sistemin sonucud
musto 21 Mayıs 2019 01:07
Son 15 yılımız kaybettik inşallah çağdaş bir sistem getirirler geleceğimizi kurtarırız.Zorlama bir eğitim ile dindar gençlik yetiştirmek olmuyor çoğu aileler çocuğunu sizden kaçırıyor. yeteneği hangi yöndeyse o dalda eğitim ver gençliği hırsınız için kurban etmeyin.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 21:53
1
01.07, Müfredata AKP''den sonra ilave edilmiş, dindar gençlik amaçlayan bir tek cümle söyleyin...
KARARLI KARAR OKURU 6 21 Mayıs 2019 00:56
İmzayı attınız mı ertesi günü gelmişlerdir. Personeli gelmiştir, teçhizatı gelmiştir, üsleri gelmiştir. Ondan sonra sökebilirsen sök. Gitmezler. Ancak bu sorunun üzerine vakit geçirmeden gitmek gerek. Yoksa ne bağımsız dış politika ne bağımsız iç politika güdemezsiniz. Havanda su döversiniz. Fakat sanmayın ki bu kolay bir iştir. Denediğinizde başınıza neler geleceği bilinmez…”
KARARLI KARAR OKURU 5 21 Mayıs 2019 00:52
Karar vereceğim ve işi teknisyenlere havale edeceğim. Onlar ayrıntılı çalışmalar yapacaklar ve öneriler hazırlayacaklar. Yapabilirler mi bunu? Hepsini çevresinde uzman denen yabancılar dolu. İğfal etmeye çalışıyorlar. Başaramazlarsa işi sürüncemede bırakmaya çalışıyorlar. O da olmazsa karşı tedbir alıyorlar. Bir görev veriyorum sonucu bana gelmeden, Washington’un haberi oluyor. Sonucu memurlardan önce sefirden öğreniyorum. Böyledir bu işler, peygamber edasıyla size dünyaları vaat ederler.
KARARLI KARAR OKURU 4 21 Mayıs 2019 00:52
Bugün bu anlaşma hala yürürlüktedir. Yalnızca Milli Eğitim’in değil, diğer pek çok bakanlıkların 1949'dan başlayarak Amerikalı uzmanlar güdümlendiğine ilişkin acı gerçek, Türkiye’yi Amerikan yarı- sömürgesi durumuna düşürerek Türk Milleti’nin anlına bu lekeyi süren ve bu anlaşmada imzası olan İsmet İnönü tarafından, yıllar sonra, 1963'de "timsah gözyaşlarıyla” şöyle itiraf etmişti. "Daha bağımsız ve kişilik sahibi dış politika izlemesini istiyoruz. Herkes aynı şeyden söz ediyor. Nasıl yapacağım ben bunu?
KARARLI KARAR OKURU 3 21 Mayıs 2019 00:51
Siz şimdi buradan eğitimin ne kadar “milli” olduğunu hesap edin. 70 yıldır ABD Büyükelçilerinin müfredatta ve eğitim politikalarında etkin rol oynadığı bu anlaşmayla eğitim sistemimiz Amerikan kültürüne hizmet etmektedir. Ders kitaplarımızdaki Osmanlı sövgüsü boşuna değildir. Cemil Meriç boşuna demiyor: “Tarihimiz tepeden tırnağa değiştirilmelidir. Çünkü tarih kitaplarımız Haçlıların en büyük zaferidir.”
KARARLI KARAR OKURU 2 21 Mayıs 2019 00:54
Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tereddüt dahi etmeden bu anlaşmayı imzaladı. Antlaşmanın 5. maddesi korkunç; "Komisyon; 4’ü Türkiye vatandaşı, 4’ ABD vatandaşı olmak üzere 8 üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi, komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir!” Komisyonun ABD vatandaşı olan 4 üyesinden 2’sinin elçilikteki CIA ajanları arasından seçildiğini söylememize gerek yok sanırım.
KARARLI KARAR OKURU 1 21 Mayıs 2019 00:53
GAYRI MİLLÎ OLAN " FULBRİGHT ANLAŞMASI” İLE TÜRK MİLLÎ EĞİTİMİ NE KADAR MİLLİ OLABİLİR? Bilindiği gibi, 1947-49 yıllarında Sovyet tehdidine karşı Türkiye’yi bölgede kullanmanın ilk adımı olan Truman doktrini ve Marshall planı çerçevesinde Türkiye’ye yaklaşık 152,5 Milyon dolar yardım yapıldı. Ne var ki bu yardım adı altında verilen paralar ağır anlaşmaları da beraberinde getirdi. 27 Aralık 1949’da Türkiye ve ABD hükümetleri arasında eğitim komisyonu kurulması hakkında bir anlaşma imzalandı.
Fatih Kömürcüoğlu 21 Mayıs 2019 08:42
2
Evet. Zaten Lozan Anlaşması da uçmamızı engelliyor. 2023'te 100. yılı bitince Güneydoğudaki zengin petrol yataklarını işlememize engel olan maddeleri hükümsüz kalacak. Siz o zaman görün bizi. Üffff. Biraz daha sabır ve AKP'ye oy vermeye devam.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 11:23
1
Yanlış biliyorsunuz marshall yardımları Menderes zamanında alınmaya başlandı. Onu aklayıp İnönüyü suçlamak tarihi gerçekleri değiştirmez.
KARARLI KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 18:05
0
11.23 A.B.D.’nin Türkiye’yi Marshall Planı’na dâhil etme kararından sonra, söz konusu yardımdan yararlanabilmek için 4 Temmuz 1948 tarihinde ABD ile Ekonomik işbirliği Anlaşması imzalandı. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı görevini İsmet İnönü, Başbakanlık görevini ise Hasan Saka yürütüyordu. Hibeler: Türkiye, Marshall Yardımları çerçevesinde 1948-1951 yılları arasında, ABD’den hibe olarak toplam 62 376 000 $ yardım almıştır. Demokrat Parti, 14 Mayıs 1950'de iktidara geldi.
KARARLI KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 23:04
0
08.42 Lozan'ın öyle bir özelliği yok, şehir efsanesi. Çalışmaktan, üretmekten başka çaremiz yok.
KARAR OKURU 21 Mayıs 2019 00:44
Bakan iyi niyetli bir çalışma yapmış. Akp’nin iktidarda olduğu bir yönetimden din kültürünü seçmeli yapmayı beklemek saflıktır. Bakan işin yüzde 80’inini doğru yapsın şimdilik yeter. Keşke en az bir yabancı dili, meramını yazılı sözlü anlatacak şekilde öğrenmeyi mecbur kılsalardı. Bir de öğrencilere, sunum yapma yeteneklerini geliştirecek dersler verselerdi. Toplum içinde tezlerini anlatma konusunda eksiklik var.
külyutmaz 21 Mayıs 2019 00:39
"Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. " Anayasadaki 24. maddeye ak parti tarafından kaçak kat çıkılmış bu madde Türkiye'nin kendini bağladığı uluslararası yasalara aykırıdır.Bir hukukçu olarak en azından bunu belirtebilirdiniz sayın Akyol. Kendi sinsi amaçları için herkesi kullanmayı sevap sayan zihniyete karşı herkes daha dikkatli olmalıdır.Herkese eşit davranılıyor izlenimi vermek için araya iliştirilen Atatürkçülük dersi de İnsan Hakları Beyannamesi'ne aykırıdır.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN