Lindsey Graham kimin dostuydu?

ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham öldü. 71 yaşındaki Graham’ın “kısa ve ani bir hastalık sonucu yaşamını yitirdiği” açıklandı.

2003’ten bu yana Güney Carolina’yı ABD Senatosu’nda temsil eden Graham, Türkiye’de tanınan bir kaç senatörden biriydi.

Daha bir hafta önce Ankara’ya gelmişti. Son yıllarda çok karşısında olduğu Ankara’yı F-35’let konusunda mutlu edecek beklenmedik açıklamalar yapmıştı.

Graham’ın arkasından Trump’tan daha çok Netanyahu üzgündü dün.

Netanyahu, “İsrail en büyük dostlarından birini, ben ise sevgili bir dostumu kaybettim” dedi.

Ben Gvir ise “İsrail, yanımızda kolay olduğu için değil doğru olduğuna inandığı için duran büyük bir dost kaybetti”

İki gün önce Kiev’de görüştüğü Zelensky ve atanması için epey uğraştığı Rıza Pehlevi de samimi olarak üzgündüler.

AB ve Körfez liderlerinin haklı nedenlerle hoşlanmadıkları için sessiz kaldıkları Graham için üst üste bir de Kürt liderler taziye mesajları yayınladılar.

Mesud Barzani: “Kürt halkının bir dostunu kaybettik, hafızalarımızda hep yükseklerde kalacak” dedi. Neçirvan, Mesrur Barzani ve Mazlum Abdi onu Kürt dostu olarak gören hararetli taziye mesajları paylaştı.

Peki, Graham gerçekten Kürt dostu muydu?

Daha doğrusu kimin dostuydu?

Bu soruya cevap vermek için bir 10 yıl öncesine gitmeliyiz.

Çünkü Graham bundan sadece on yıl önce Washington’da Türkiye’nin PKK-YPG tezlerini en güçlü savunan senatörlerden biriydi.

2016’da Senato’da Savunma Bakanı Ashton Carter’ı “PKK Türk hükümetine göre terör örgütü değil mi?” diye sıkıştırmış, Carter’a YPG ile PKK arasındaki bağları tek tek kabul ettirmiş ve “YPG’yi silahlandırdığımız için Türklerin bize kızgın olması şaşırtıcı mı?” diye sormuştu.

Türkiye’de o günlerde Ankara’nın tezlerini Washington’da en açık savunan Cumhuriyetçi senatör olarak alkışlanıyordu.

İktidara yakın medyanın kahramanıydı Graham.

Lindsey Graham ve lobby kelimelerini search edince bunun nasıl olduğu görülüyor.

10 yıl önce Türkiye bağlantılı lobilerden para alıyordu, ama bu da uzun sürmedi.

2019’da Trump’ın Suriye’den çekilme kararını “Amerika’nın onurunda bir leke” diye niteledi, Kürtlerin terk edildiğini söyleyerek Türkiye’yi yaptırımlarla tehdit etti ve Washington’da SDG’nin en güçlü savunucularından biri haline gelmişti.

Ama bu da onu samimi bir Kürt dostu yapmıyordu

Çünkü aynı günlerde Ağustos 2019’da Rus şakacı ikili “Vovan ve Lexus” (Vladimir Kuznetsov ve Alexei Stolyarov), Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı taklit ederek ABD Senatörü Lindsey Graham’ı telefonda kandırmıştı.

Graham, Akar’la konuştuğunu düşünerek Türkiye’ye YPG konusunda hak verdiğini,
Obama’nın YPG’ye güvenmekle hata yaptığını ve şimdi Türkiye’nin Suriye’deki bu “tehditten” korunması gerektiğini Trump’ söylediğini anlatmıştı.

Graham, 2026’nın başında tekrar Kürt dostu ilan edildi.

Ocak 2026’da başlayan Şam-SDG çatışmalarında Graham, Kürtlerin hamisi olarak ortaya çıktı.

Hatta Kürtleri Kurtar Yasası adlı içinde Suriye’ye yaptırımlar, HTŞ’yi yeniden terör örgütü olarak tanımlama gibi maddeler içeren bir yasa sundu.

Lindsey Graham’ın heykelinin Erbil’e dikileceği bile yazıldı.

O yasa sonra tozlu raflarda unutuldu.

Hararetle istediği İran savaşında Graham, Kürtlere tekrar soğudu.

Kürtlerin muhaliflere gönderilen silahları çaldığı iddiaları sorulunca “Kürtlerin bunu pişmanlıkla anacaklarını” söyledi.

Sonra geçen haftaki NATO zirvesinde Ankara’ya geldi.

Barrack’ın misafiri oldu. Şara ile görüştü.
Şara için “Onunla çalışmanın ve ona bir şans vermenin Amerika’nın ulusal güvenlik çıkarına olduğuna inanıyorum” dedi.

Ankara’da Türkiye yanlısı, Türkiye’ye F-35 verilmesini savunan açıklamalar da yaptı

Demek ki Graham’ın değişmeyen bir Türkiye ya da Kürt politikası hiç olmadı.

Kendinden başka kimsenin dostu da değildi.

Hayat hikayesi iyi bir cevap veriyor.

Güney Carolina’nın Central kasabasında, ailesinin işlettiği bar-bilardo salonu-restoranın arkasındaki odada büyümüş, ailesi Lindsey 12 yaşına kadar bu işletmenin bir arka odasında yaşamış biri var karşımızda.

Üniversitedeyken, 21 yaşında annesi Hodgkin lenfomasından, 15 ay sonra da babası kalp krizinden öldü. 22 yaşında, 13 yaşındaki kız kardeşi Darline’ın yasal vasisi oldu, onu evlat edindi ve hukuk eğitimini sürdürürken büyüttü. Hiç evlenmedi, çocuğu olmadı.


Güney Carolina Üniversitesi’nden psikoloji lisansı ve hukuk doktorası aldı. 1982-1988 arası ABD Hava Kuvvetleri Hukuk Müşavirliği Kolordusu’nda, Avrupa’da savunma avukatı ve baş savcı olarak görev yaptı. Otuz yılı aşkın süre yedek kuvvetlerde devam etti, albay rütbesiyle emekli oldu.

1994’te Güney Carolina’nın 3. bölgesinden, ilk Cumhuriyetçi kongre üyesi oldu. 2003’ten ölümüne kadar senatördü.

Yani karşımızda yoksulluktan gelen yalnız, bekar bir adam var.

Gücü ve parayı seven bir survivor.

Trump’ın bile başlarda en sert muhalifiydi sonra bileğini bükemeyeceğini görünce en utanç verici yalakalarından biri oldu.

Bu 30 yılda en büyük sadakati ona en iyi davranan ve en çok parayı veren İsrail’eydi.

AIPAC ve pro-İsrail bağışçılardan 10 milyon dolardan fazla aldığı iddia ediliyor.

2018’den beri savunma şirketlerinden kampanyalarına en az 2,1 milyon dolar aktığı belirtiliyor.

İsrail’e daha fazla silah = savunma şirketlerine daha fazla kâr = ona daha fazla bağış döngüsü, eleştirmenlerin işaret ettiği bir mekanizma. AIPAC’in onu “R-Israel” (Cumhuriyetçi-İsrail) olarak etiketleyen izleme hesapları var.

Nitekim Gazze için “Dümdüz edin”, “Bu bittiğinde Gazze, İkinci Dünya Savaşı sonunda Tokyo ve Berlin gibi görünecek. Eğer öyle görünmüyorsa, İsrail bir hata yapmıştır”, “Pearl Harbor’dan sonra yıkımla yüz yüze geldiğimizde, Almanlar ve Japonlarla savaşırken, savaşı Hiroşima ve Nagazaki’ye nükleer silah atarak sonlandırmaya karar verdik. Bu doğru bir karardı… İsrail’e: Yahudi devleti olarak hayatta kalmak için gereken her şeyi yapın” diyen bir adam kimsenin dostu olamaz.

Olsa da bu iyi bir dostluk değildir.

2026’ın başındaki ani Kürt dostluğu, İsrail’in Suriye’deki anti-Türkiye ajandasının bir gereğiydi.

Yani o sırada da Kürtlerin değil, İsrail’in dostuydu.

Sonra Kürtlerin onun içim değeri düşünce, yani Kürtler Suriye ile anlaşıp, İran savaşına müdahil olmayınca Kürt sevgisi bitiverdi.

O yüzden birinin heykelini dikmeye karar vermeden biraz daha beklemekte fayda var.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.