Back To Top
Medya özgürlüğünün ekonomiyle ne ilgisi olabilir?

Medya özgürlüğünün ekonomiyle ne ilgisi olabilir?

 - Son Güncelleme: 13.03.2019 Çarşamba 09:16
- A +

Havalar ısınıyor. Turizm mevsimi yaklaşıyor. Derin bir kriz içinden geçen Türkiye ekonomisinin can damarlarından olan turizm sektörü yeni sezondan çok ümitli.

Bu yüzden 6-10 Mart tarihleri arasında Berlin’de 53’üncüsü düzenlenen dünyanın en büyük turizm fuarlarından Berlin Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı’na Türkiye’den turizmciler yoğun ilgi gösterdi.

İlgi yüzünden THY Berlin’e ek seferler koymak zorunda kaldı.

Fuarın açılışında konuşan Alman Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Norbert Fiebig de  “Almanya’dan Türkiye’ye bu yıl gidecek turist sayısında 2016 yılına göre yüzde 58 artış bekleniyor. Türkiye’de tatilini geçirecek tahmini Alman turist sayısının, 2015 yılında gerçekleşen 5 milyon 600 bin rakamına ulaşmasını bekliyoruz” diyerek ümitleri teyit etti.

Fuara katılan Turizm Bakanı Mehmet Ersoy da ilgiden çok memnundu.

Bu yazı  “hanut bir gezi”yle fuar için Almanya’ya gitmiş bir gazetecinin elinden çıkmadı ama buraya kadar her şey Türkiye için harika görünüyordu.

Ama fuarın son günü gelen bir haber bütün bu ümitvar havayı dağıttı.

Çünkü Almanya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile ilgili yeni bir seyahat uyarısı yayınlamış, turist olarak Türkiye gidecek Alman vatandaşlarını “gözaltına alınma” ihtimaline karşı uyarmıştı.

Uzun uyarıda, son iki yıldır Türkiye’de “sebepsiz yere” gözaltına alınmış Alman vatandaşları ve gazetecileriyle ilgili örnekler sıralanıyordu.

 https://www.auswaertiges-amt.de/de/ReiseUndSicherheit/tuerkeisicherheit/201962

Peki, önce Büyükada davasında tutuklanan Alman vatandaşı Peter Steudtner’in, daha sonra uzun bir tutukluluk sonrası jet bir iddianameyle Deniz Yücel’in tahliyesi, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da Merkel’le buluşmasıyla yumuşayan ikili ilişkiler, ne olmuştu da tam  Almanya’dan yüksek rakamlarda turist beklenen bir turizm rezervasyon mevsiminde, böylesine kritik bir fuar sürerken tekrar bozulmuştu?

Aslında turizm fuarının başlamasından bir kaç gün önce Alman medyasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bazı seçim gezilerinde söylediği şu sözler haber olmuştu:

"Avrupa'da, Almanya'da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Bodrum'da, Muğla'da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım havalimanlarından içerisi girsinler. Tak, gözaltına alıp, yallah..."

Fakat seyahat uyarısının esas sebebi bu konuşmalar değildi.

Uyarı, Türkiye’nin üç Alman gazetecinin akreditasyonunu uzatmama kararına bir tepkiydi.

2019 yılı için akreditasyon başvurusu yapan Alman ZDF televizyonun İstanbul büro şefi Jörg Brase, Tagesspiegel gazetesinin Türkiye muhabiri Thomas Seibert ve NDR televizyonu için çalışan Halil Gülbeyaz’a, bu kararları veren Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan 1 Mart günü bir email gönderilerek akreditasyonlarının uzatılmayacağı bildirilmişti. 

Yabancı gazeteciler için her yıl yenilenen akreditasyon aynı zamanda oturma izni demek. Yani akreditasyonun iptali ya da uzatılmaması durumunda gazetecilerin oturma izinleri de bitiyor ve ülkeden ayrılmaları için onlara 10 gün süre veriliyor.

Nitekim iki Alman gazeteci 10 Mart günü Türkiye’den ayrıldılar.

Ve ertesi gün de Almanya Dışişleri bu sert seyahat uyarısını yayınladı.

Türkiye’de çok fazla gündem olmayan bu mesele, Almanya’da günlerdir medyanın ve siyasetin gündeminden düşmüyor. 

Akreditasyon reddiyle ilgili konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas "Gazetecilerin engellenmesini sineye çekmeyeceğiz” dedi.

Tepkinin bu kadar büyük olmasının sebeplerinden biri akreditasyonu yenilenmeyip, bir çeşit sınır dışı edilen gazetecilerden birinin Almanya’nın resmi devlet kanalı ZDF’nin Türkiye temsilcisi olması.

TRT muhabirinin Almanya’dan sınır dışı edilmesine eşit bir durum bu.

Ocak 2018’den beri Türkiye’de ZDF’nin büro şefliğini yürüten Jörg Brase, Kosova, Afganistan, Irak, İran’da savaş muhabirliği yapmış tecrübeli bir gazeteci.

Türkiye’de sadece bir yılının doldurduktan sonra isminin çizik yemesine gerekçe olarak ZDF’de yayınlanan Türkiye’de bazı FETÖ mensuplarının MİT tarafından kaçırılması iddialarıyla ilgili hazırladığı belgesel gösteriliyor. 

Belgeselde kaçırılma olaylarıyla ilgili bilgiler, kapatılan “Today’s Zaman” gazetesinin Ankara temsilciliği görevini yürütmüş olan Abdullah Bozkurt’un İsveç’te kurduğu Stockholm Center for Freedom’a dayandırılmıştı.

Akreditasyonu uzatılmayan bir diğer isim olan Thomas Seibert ise 22 yıldır Tagesspiegel’in Türkiye muhabirliğini yapıyordu.

Gazetesine yazdığı “22 yıl sonra Türkiye’den kovulmam” başlıklı yazıda hayat hikayesiyle ilgili de ilginç ayrıntılar paylaştı.

https://www.tagesspiegel.de/politik/bitterer-abschied-aus-der-tuerkei-mein-rauswurf-nach-22-jahren/24085062.html

22 yıl önce, şimdi kendisi gibi Tagesspiegel’e Türkiye’den kültür, gezi haberleri yazan eşiyle evlendikten bir yıl sonra İstanbul’a yerleşen Seibert’in etnik müzik üzerine çalışan ve bağlama çalan kızı Julia’da Türkiye’de doğup, büyümüş.

Seibert, yazısında 1999 yılının Mart ayında, hapis cezası verilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Tayyip Erdoğan ile nasıl tanıştığını da anlatmış:

“Bundan yaklaşık 20 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan ile ilk kez tanışmıştım. 1999 yılının mart ayında hapse girmesinden kısa bir süre önceydi. Az sayıda yabancı gazeteciyi yaptığı konuşma yüzünden ceza almasının saçmalığını anlatmak için davet etmişti. Boğaz kenarındaki Osmanlı Sarayı’ndaki görüşmede Erdoğan’ın hemen yanı başında oturmuştum. Futbol üzerine lafladık. Kısa bir süre önce maç yaparken bileğini incitmişti. Bu 20 yıl boyunca Erdoğan’ın Türkiye’nin en güçlü insanı haline gelişini izledim.”

Seibert, aslında yabancı gazetecilerin pek çoğunun aksine AK Parti’ye, dindarlara pozitif bakmış, demokrat bir gazeteci olarak tanınıyor. Zaten veda yazısında başörtülü kızlara yönelik ayrımcılığa karşı yaptığı haberlerden, AK Parti’nin demokratik reformlarına verdiği destekleri de hatırlatmış. 

Peki, 22 yıl boyunca akreditasyon almış, ailesiyle birlikte İstanbul’da yaşayan Seibert’e 2019 yılında akreditasyon verilmemesinin sebebi neydi?

Bu konuda da resmi bir açıklama yok. Ama Daily Sabah gazetesinde çıkan bir “Kulis” yazısına göre Seibert, FETÖ tarafından kurulan ve Türkiye’de erişim yasağı olan Ahval sitesine çalıştığı için veto yemişti.

Ama Seibert bu yazı üzerine bir açıklama yaparak, Ahval sitesi için haber yapmadığını, sadece Arab Weekly için yazdığı haberleri Ahval sitesinin de alıp kullandığını söyledi. Gerçekten de Ahval sitesinin Seibert’in bazı haberlerini kaynak göstererek kullandığı görülüyor.

Yani aslında 22 yıllık tecrübeli bir muhabirin Türkiye’deki akreditasyonunun uzatılmaması yanlış bir enformasyona dayanmaktaydı.

Peki şimdi ne olacak?

Aslında Türkiye bu meseleyi çözmek için bazı girişimlerde bulundu.

Ama Türkiye içindeki medya dizaynlarında işlevsel olabilen yöntemlerle bunu yapmaya kalkınca kriz büyüdü.

Türkiye’nin Berlin’deki basın ataşesi, ZDF ve Tagesspiegel’a giderek akreditasyonları reddedilen iki gazeteci yerine, yeni iki isim göndermelerini teklif etti. Fakat bu teklif anında Alman medyası tarafından ahlaksız teklif olarak deşifre edildi.

Bu arada Türkiye’den ayrılan Jörg Brase da Tahran’a gitti. Alman televizyonlarına çıkıp, Alman devlet televizyonu ZDF’nin artık Türkiye ile ilgili haberlerini Tahran’dan yapacağını açıkladı. 150 yıllık bir medya tarihi, 70 yıllık bir demokrasisi olan AB adayı, NATO müttefiki Türkiye açısından ortaya absürt bir manzara çıktı. 

Alman medyasında krizin bir seyahat uyarısıyla sınırlı kalmayacağı da yazıldı. 

Çünkü Almanya’da medya, devlet, iş dünyası iç içe girmiş durumda. Örneğin kamu yayıncısı ZDF’nin yönetiminde Alman devletinin temsilcileriyle birlikte, kiliselerden, sivil toplumdan, iş dünyasından da temsilciler var.

Basın sendikaları hem siyaset hem de şirketler üzerinde de çok etkili.

O yüzden akreditasyon iptaline tepki olarak, ekonomik alanda da Türkiye’ye yönelik adımların gelebileceği konuşuluyordu. Bu adımlardan birinin Türkiye’de fabrika açacağı açıklanan Skoda’nın bu kararından vazgeçmesi olabilirdi.

Ama dün Türkiye, 11 gün sonra kararını değiştirdi. ZDF Türkiye büro şefi Jörg Brase’e akreditasyonunun yenileneceği, Türkiye’ye dönebileceği iletildi.

Turizm rezervasyon mevsiminde, Berlin turizm fuarı sırasında Almanlara      “Türkiye’ye giderseniz tutuklanabilirsiniz” diyen bir seyahat uyarısı geldikten, Almanya’da Türkiye aleyhine onca yayın yapıldıktan, Alman resmi kanalının muhabirinin artık Türkiye haberlerini İran’dan yapacağını açıklamasından sonra...

Fakat kriz burada bitmedi. Seyahat uyarısı hala yerinde duruyor.

2019 yılı için akreditasyon alamamış 80 yabancı gazeteci bulunuyor. Bunlar arasında Thomas Seibert ile birlikte BBC muhabirleri, darbe sonrası FETÖ karşıtı haberleriyle dikkat çekmiş Alman Spiegel dergisi muhabiri Maximillian Popp da var.

Peki, şimdi Ankara, sorunların nasıl çözüleceğiyle ilgili diğer başkentlere nasıl bir mesaj vermiş oldu?

Daha önceki Büyükada, Deniz Yücel örneklerinde olduğu gibi bir kere daha Türkiye’ye baskı yaparsanız, istediğinizi alırsınız mesajı verilmiş oldu.

Halbuki, içerideki medyayı ehlileştirirken başarılı olan yöntemlerin, yabancı medya üzerinde başarılı olmayacağı belliydi. 

Günün sonunda her eleştiriye tahammülsüzlük, aşırı güvenlik kaygıları, bazen gerçekten de aktivistleşen yabancı medyayla sorunları da devletin tunç sopasıyla çözme denemesi Türkiye’nin hem ekonomisine, hem turizmine hem de imajına zarar vermiş oldu. 

Demek ki medya özgürlüğü, hukuk, demokrasi bir takım Batı özentisi liberallerin hüsnü kuruntusundan ibaret değilmiş, bunlara bakışınızdaki sorunlar ülkenin ekonomisine, turizmine, sanayisine de zarar verebiliyormuş.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 21:36
Reis ve ekibi diplomasi ögreniyor ama deneme yanilmayla..
KARAR OKURU 15 Mart 2019 17:09
İthalat ihracatı geçtiyse konuşmayın ayıp koltuğu bırakın. Yazık 81 milyona
Hayri 13 Mart 2019 21:11
Çok uzun makaleleri okurken sıkılıyorum.ancak karar gazetesi okuru olmadığım halde yazıyı. Sonuna kadar okudum.Bu yazıyı Cumhuriyet gazetesinde bile yazabileceklerini inanmıyorum.yazarın kalemine sağlık.
Okur 13 Mart 2019 20:04
Biz iktidar olsak, huzur gelecek derdik. İslam'ın güler yüzünü herkes görecek, hak hukuk yerini bulacak, lüks şatafat olmayacak, tevazu ile hareket edeceğiz... Diyorduk. Ancak devran nasıl döndü böyle, kızdığımız her şeyi biz yapar olduk, güler yüz nostalji oldu, reisinden vekiline, gazetecisinden partilisine herkes asık suratlı oldu, eline mikrofonu alan sağa sola kızar oldu.bizden olmayan herkes terörist oldu... Bu nasıl bir kafa böyle!? Kim bizim güzel ahlakımıza bakarak dinimize yaklaşsın?...
KARAR OKURU 13 Mart 2019 19:40
Yasal iznimiz çıktı.Sıra 17 MARTTA TÜM TÜRKİYE'DEN KATILIMLA 17 MARTTA MALTEPE MITING alaninda olmakta.#EmeklilikteYaşaTakılanlar
KARAR OKURU 14 Mart 2019 03:14
31
#EmeklilikteYaşaTakılanlar mücadelemizde varız,biriz,buradayiz ve birlikteyiz demek için 17 Mart saat 12.00-15.00 arasinda Maltepe Sahil etkinlik alanında yapacağimız mitingimizde 1 milyon oluyoruz.
Şahin 13 Mart 2019 18:08
"Çünkü Almanya’da medya, devlet, iş dünyası iç içe girmiş durumda" Bu kelime aslında Türkiye icin gecerli. Bakın medya hangi şirketlerin elinde ve bu şirketler devletten hangi ihaleleri alıyor. Almanya'da basın özgürdür! ZDF'de bile Merkel ve hükümet ile dalga gecen programlar var!
HACI MURAT 14 Mart 2019 17:10
19
Almanyaya helal olsun. Bütçe fazlası varsa o ülke yönetimi mükemmel demektir. Bütçeyi halkına harcıyor. Ekonomi iyiyse terör ahlaksızlık olmaz. Ekonomi kötüyse terör ahlaksızlık alır başını gider.
Aklın Yolu 13 Mart 2019 16:46
Aklın yolu birdir. Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü olmadan kalkınma, huzur, adalet olmaz, yarın bugünü de aratır. Yüzyıllarca birbirini boğazlayan Hristiyan Avrupa, Amerika bu gün Müslümanlar için bile sığınak olmuşsa, bunun ilk ve en önemli sebebi, oralarda bu ilkelere uyuluyor olmasıdır.
Mustafa ALSANCAK 13 Mart 2019 15:55
Tam da böylesine büyük bir turizm fuarında her şey Türkiye’ye turist olarak Gelecek Alman dostlarımızın sayısının 7 milyon insanı bulacağı hesaplarını yaparken S.SOYLU’nun ellerini ovuşturarak pasaport kontrollerinde bilmem ne toplantılarına katılmış şahısların ensesine yapışıp ya hudut dışı edeceklerini veyahut da hapse koyacaklarını beyan etmesi en basit deyişle korkunç ve bir bakana hiç yakışmamıştır. Bu S. Soylun’un esas mesleği SİGORTACILIKTI.Nasıl içişleri bakanı yaptılar insanın aklı almıyor.Ekonomisi dibe vurmuş ülkemize turi
KARAR OKURU 13 Mart 2019 18:21
4
güvenlikçilerin kafası pkkdan ötesine pek ermez.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 13:02
duvara cerceveletilip asilacak yazi, eliniz saglik
Çerkez Ethem 13 Mart 2019 11:35
Soylu'ya turizm teşvik ödülü veya kültür ve turizm bakanlığı verilmesi lazım. Böyle derin görüşlü, pozitif haberler üretebilen, vizyonu/hayal gücü güçlü, birinin değerini anlamıyoz, t.c. de harcanıyor ! Elinden gelen Herşeyi yapıyor adam daha napsın ! Acizane isteğim, bütün elit ve siyasetçilerin, soysuz gibi dahada derin görüşlü olmaları, onu, böyle pozitif yorumlarda kat kat geçmeleri, çıtayı yükseltmeleri ! Harcanıyor böyle adamlar ve dünya bizi kıskanıyor.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 11:09
Gavura usaklik edersen hot deyince boyun eger sen seni sisi alacağı gibi kırmızı halı ile karşılar biz bu alcakligi sinikligi yapmayacağız vatan için dini mubin i islam için egilmeyecegiz
KARAR OKURU 13 Mart 2019 17:50
8
Vatan, insanlarin bu yasananlari yasamadigi yerin adidir..
KARAR OKURU 13 Mart 2019 19:26
7
Birde Türkçe Anlama kılavuzu eklerseniz..!
Levent 13 Mart 2019 11:00
Siz yazmasaydiniz bu konudan hiç haberimiz olmayacaktı. Teşekkürler
KARAR OKURU 13 Mart 2019 11:01
Batı diye diye oleceksiniz karar yazarları kan gözyaşı tecavüz üzerinde yükselen batı asla medenî değildir ıngiliz macar fransa danimarka da göçmen lere hangisi aşağılık muamele ettiğini araştırma ci gazeteci olarak bilirsin sanırım sisinin altına yatan batini ınsan haklari mi var
KARAR OKURU 13 Mart 2019 17:17
1
halbuki doğuda kan gözyaşı ve tecavüz yoktur. doğuda yabancılara, ötekine ve göçmenlere merhamet sonsuzdur. medeniyet namına ne varsa bugün doğudadır.
HACI MURAT 13 Mart 2019 10:55
2019 yılı için akreditasyon alamamış 80 gazeteci varmış.Ben şunu merak ettim: ABD ve AB ülkeleri müracaat eden her gazeteciyi kabul ediyorlar mı acaba? Gazetecilerin önüne kırmızı halı mı döşüyorlar yoksa?Yazıda bu nokta eksik kalmış.Yazarımız bu noktaya da bir açıklık getirse iyi olacakmış.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 18:47
35
Algı operatörü, yine, konuyu saptırmaya kalkmış. Baskıyı, direnci görünce, tükürdüğünü yalamaktan bir hal oldu ülkeme. Ülkemin böyle aşağılanmasına neden olanlara söyleyecek bir sözün yok, değil mi ? Şunu bil ki, hür dünyada "gazeteci" en saygın işi yapanlardan biridir. Çünkü halkın hakkının savunucusudur. Demokrat devletler de, gazetecilerine sahip çıkarlar.
HACI MURAT 13 Mart 2019 19:32
4
18.47 Hür dünyadaki embeddet/iliştirilmiş gazetecilerin saygınlığından bahsediyorsun sanırım.Yorumcuların yüzde doksanının yazarı desteklemesi algı operasyonu olmuyor da benim gibi bir iki aykırı yorum yazanlar mı algı operatörü oluyor?
KARAR OKURU 13 Mart 2019 10:52
Yıldıray Oğur Bey bu yazılarınızla Türkiye'de bağımsız,tarafsız gazeteciliğin yapılabileceği izlenimi veriyorsunuz.Sizi takip etmeye devam...
Okur 13 Mart 2019 10:53
Yazara yapılan eleştiriler yayınlamıyor. Yeni mi uyandınız gibi
Türkiye'de yeterli sermaye ve know-how yoktur. Batı'nın sermayesine ve know-how'ına ihtiyacı vardır. İkamesi yoktur. Türkiye Batı İttifakı'ndan uzaklaştıkça, demokrasi ve hukuk problemleri yaşadıkça ekonomisi kötüye gidecektir. Düzelmesinin tek yolu Batı ittifakına ve değerlerine dönmektir. Başka yol yoktur. Ha hep doğru adımları atarsak - eğitim, hukuk ve demokraside -100 yıl kadar sonra daha esnek hareket edebilir torunlarımız. Gerisi boş laf, havanda su dövmek.
karar okuru 13 Mart 2019 09:54
"31 Mart 2015'i hatırlayan var mı? Sabah 10.36 itibariyle, Türkiye genelinde 44 ilde elektrik kesintisi yaşandı. Herkesin kesintiye yoğunlaştığı dakikalarda ise Çağlayan Adliyesi'ne giren iki DHKP-C'li terörist, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı önce odasında rehin almış ve akşam saatlerinde hunharca katletmişti. Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız'a göre sabah 10.36, ülke içinde elektrik talebinin en az olduğu saat dilimleri içindeydi. Öyleyse tarihimizde benzeri görülmemiş bu kitlesel kesinti nasıl oldu?.." Bazı özgür medya teröristlerin sözcülüğünü yapt
MMX 13 Mart 2019 09:17
Bomba ya "Halbuki, içerideki medyayı ehlileştirirken başarılı olan yöntemlerin, yabancı medya üzerinde başarılı olmayacağı belliydi."
Ramazan Görgülü 13 Mart 2019 10:03
37
İçerde nasıl başarılı olunmuş satmayan gazeteler izlemeyen televizyonlar ve halkın parasıyla beslenen embesil gazeteci ve medya adamlarıyla başarılı olunmus
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:44
Sizin gibi dürüst akıllı ve bilgili bir gazeteciyi takip etmek çok güzel
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:46
Birazdan trol şeysilerinin kapılarını açarlar, hepsi buraya doluşurlar. Mesaileri 9.00 da başlıyor...
KARAR OKURU 15 Mart 2019 17:04
0
Doğru:) Karektersizler utanma arlanma yok. Sorgulama yok sadece biat. Aklın sonu gelmiş.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:43
Sayın yazar karamsarlığa kapılmayın lütfen o yabancı turistler ne olursa olsun bu ülkeye gelirler çünkü dünyada tatil yapacakları en ucuz ülkelerden biriyiz , paraları tl karşısında o kadar değerli ki bedava tatili başka yerde bu fiyatlara bulamazlar ; asıl sorum şu olacak peki biz nerde ucuz tatil yapacağız bu paramızla bu maaşlarla
KARAR OKURU 13 Mart 2019 07:49
İçerik olarak değil ama şeklen böyle köşe yazısı olmamalıdır. Roman mı yazıyorsun kardeşim. Oku oku bitmiyor yazı :(
Karar okuru 13 Mart 2019 08:54
57
Ben 4 dakika da okudum … Elinize ve akliniza saglik sayin Ogur… Siz fazla yorulmak istemiyorsaniz gayet hafif ve bol yalanli haber kanallarini izlemekde ozgursunuz…
KARAR OKURU 13 Mart 2019 07:29
Icisleri Bakani her konusmasinda insanlari tehdid ediyor, ikidebir hakaret ediyor, iftira atiyor. Sadece muhaliflere degil, dis ulke vatandaslarina, yabanci gazetecilere de yapiyor bunu. Yandas gazetelerde "icisleri bakani sert konustu, icisleri bakanindan bilmem kime tokat gibi yanit" basliklariyla cikiyor bu haberler. Arada sirada bir AB ulkesinden bir bakan bu konuda bir demec verdiginde "skandal yanit" oluyor...Ben AB vatandasi olsam Turkiye'ye turist olarak gitmeye korkarim acikcasi. Hele yabanci ulkelerin gazetecileri buraya gelerek buyuk risk aliyorlar.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 23:05
0
Trollerden 166 olumsuz almisim. Yine sampiyon oldum. Tesekkurler :))))
Kasım 13 Mart 2019 07:22
Sizce turizm sektörü kâr ediyor mu? Ben Rusya’da yaşıyorum. Ruslar, Türkiye’de herşey dahil tatil satışlarında içtikleri içkiyi kendi ülkelerinde marketten alıp içseler, ödedikleri tatil parasından çok daha fazlasını harcarlar. Yemek, tatlı, deniz, havuz, hizmet zaten bunlar beleş oğlu beleş. Ayrıca sizin yazılarınızı eleştiren yorumları yayınlamayıp, bravo, helâl olsun, çok güzel, yine harika yazı olmuş gibi yağdanlık yorumları yayınlayan admin kardeşimizi gazetenizin ne kadar demokrat bir çizgide yayım yaptığını gösterdiği için ayakta a
KARAR OKURU 13 Mart 2019 07:57
Kasim rumuzlu vatandas, sen bu makaleyi ya okumadin, ya da okudun anlamak istemedin. Bu makalede verilen bilgilerden hangisi yanlis? Bir ulkenin bakani ulkesine gelmek isteyen turistleri tehdid eder mi? 22 yildir Turkiye'de yasamis, cocugu bile burda dogmus, Erdogan hapse atildiginda bu haksizligi dunyaya duyurmus bir gazeteciyi kovmak da ne oluyor? Bir de Yildiray Bey'in demokrat olmadigini iddia etmissin. Sen misin demokrat?
Kasıma ne lazım? 13 Mart 2019 10:41
2
Türkiye için turizm en önemli başat sektördür. Dünyada hiç bir ülkede olmayan kültürel hazinelere sahiptir Türkiye. Taklit edilemez varlıkları vardır. Dünyanın açık ara bir numaralı turizm ülkesi olmalıdır. Sırf turizm ile bile Türkiye 20.000 dolar kişi başı gelire ulaşabilir.
Okur 13 Mart 2019 18:20
11
Abim sizler yorum yazmayın yahu, okuduğunu anlamıyorsun
KARAR OKURU 13 Mart 2019 20:20
30
Dokunmayın kasıma! O kendini Facebook ergen gruplarında sanıyor.
Kasım 13 Mart 2019 21:44
0
Yorumumun neresinde yazara demokrat değilsin demişim? Şu kısacık yorumda yazılanı bile anlamamışsın, beni okuduğumu anlamamakla itham ediyorsun. İroniye bak. ))) Ayrıca medeni cesaret gösterip bırak isim yazmayı bir nick bile kullanmıyorsun. Bu senin yazara, gazeteye, yorumları okuyanlara ve de kendine saygı duymadığını göstermez mi?
Kasım 13 Mart 2019 21:47
2
Kasım’a ne lâzım nick’yle bana cevap değil hakaret eden vatandaş; seni kendi terbiyedizliğinle başbaşa bırakıyorum.
10:41 13 Mart 2019 22:26
0
Amacım hakaret değildi, öyle algılanmış. Hata benim, özür dilerim.
Salih 13 Mart 2019 06:35
Gerek seçim öncesi gerek seçim sonrası Turizm bu sene can simidimiz bunu baltakarsak çok sıkıntı yaşarız. Telefisi zor olur. Öyle saçma sapan bir nedenle şuan rezervasyon dönemi. Bacasız sanayii için çok büyük kayıp olur. Ha benim için iyi niye mikroplardan arınma zamanı.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 15:48
12
Bize bacasız değil bacalı sanai lazım.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 06:18
Bir köşe yazısı bu kadar uzun olmaz kardeşim. Bu gazetenin editoryal şefi vs si yokmu. Kimse bu kardeşimize bir uyarıda bulunmuyor mu. Allah aşkına bu nedir ya. Kısalt kardeşim yazını kısalt ve diğer köşe yazıları ile aynı boyuta getir. Diğer köle yazarları gibi meramını o kısalıkta anlatma becerisini göster. Okurunu bıktırma usandırma herşeyden öte zamanını çalıp yorma.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 07:44
63
begenmiyorsan okuma sana zorlamı okutuyor yazar sen daha bu köşe yazısını okuyamıyorsun 300 sayfalık kitapları nasıl okuyacaksın demekki sende okuma hevesi yok
KARAR OKURU 13 Mart 2019 08:01
61
Malesef bu ülke sizin gibi okumayi sevmiyenler sayesinde buhalde.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 19:23
0
adam doğru söylemiş. hem okumayı sevmeyenler diyorsunuz hemde desatn gibi yazı yazıyorsunuz. kısa ve öz yazki herkes okusun. ben zaten muhalifim okusam ne olur okumasam ne olur
KARAR OKURU 13 Mart 2019 21:39
5
Mumkun oldugu kadar uzun olsun, ayrintili olsun ki gercek acik secik ortaya ciksin. Seytan ayrintilarda cunku. Okumayi sevmeyenlerin cogunluk oldugu bir ulkede yasiyoruz. Bir sayfalik makaleyi okumayacak kadar tembel olanlar, Yasar Kemal'in Ince Memed romanini da okumaz elbet.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 05:48
Süleyman Soylu burada yanlış yapmış ama HDP’nin Meclis’e girebilmesi için yaptığı barajın %5 veya %7’ye düşürülmesi önerisini destekliyorum. Artık eski Türkiye değil burası demişti.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 07:46
82
doğru size göre eski Türkiye değil burası yeni Türkiye rant soygun yolsuzluk yandaşa kıyak insanları ötekileştirme ayrıştırma sesini çıkartan hapse gönderme muhalefeti Deniz sindirme yıldırma Evet AKP nin yeni Türkiye'si Bu sizin istediğiniz yeni Türkiye bu işte kimse sesini çıkarmasın kimse itiraz etmesin ekonomi bitmiş insanlar meyve için kuyruklara girmiş işte AKP'nin yeni Türkiye'si
evin 13 Mart 2019 04:29
akp eskiden "endişeli modernler" ya da "laikçi teyzeler" diyerek alay edilen kesimlerin haklı olduğunu herkese gösterdi. toplumun zamanında çok eleştirilen bu insanlara bir özür borcu var...meğer en iyi onlar tahlil etmiş akpyi...
KARAR OKURU 13 Mart 2019 07:42
28
Laikler 70 yil iktidar oldular bu ulkede ama hukuk devleti kurmadilar; hukuku ayak bagi olarak gorduler. Insan haklarini her Allahin gunu ihlal ettiler. Vatandaslar arasinda ayirimcilik yaptilar. Sadece modern nesiller yetistirmek degildi amaclari Irkci nesiller yetistirmekti ayni zamanda. Simdi azinlik olunca hukuk, insan haklari diye bagiriyorlar ama gun aksam oldu.
Köroğlu 13 Mart 2019 10:43
4
Türkiye'nin bugün bu durumda olmasının baş sebebi laikçiler. 100 yılda hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi kuramazsan sonunda elinden oyuncağını alıp sana karşı kullanırlar.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 11:34
36
Şu yoruma verilen destek beni Türkiye'den soğutuyor. Erdoğan'ın alternatifi bu mu? Laik faşizm. Medeniyet unutulmuş buralarda.
Erdem 13 Mart 2019 15:46
14
Özür borcumuz falan yok. Zamanında dini ön yargılarla akapeye karşı durmuş olmak akepe'nin içini görmekle aynı değil. diğer arkadaşın dediği gibi hukukun üstünlüğüne değil "hukuk karşısında üstünlüklerine" inandılar. Aynen şimdikilerin yaptığını yaptılar...
KARAR OKURU 13 Mart 2019 19:29
17
çocukmu kandırıyorsun evin. bugün akp neyse ogün sizde oydunuz. neyinizden özür diliycez. eğitim hakkımızı elimizden aldınız başaörtülülere zenci muamelesi yaptınız diyemi özür diliycez. yıllarca kahrınız çektik yetmedi sizin sayenizde doğan akpni kahrını çekiyoruz şimdide. utanmadan konuşuyorsunuz hala
Sinan 13 Mart 2019 04:16
Talimat veriliyor, iptal ediyorlar; talimat veriliyor iptali iptal ediyorlar; yarın bir talimat daha verirler iptalin iptalini de iptal ederler, böyle devam edip gider... Efendi, yönetim dediğin şey de budur bizde. 5 milyoncuk alman gelmese de olur ne olacak. Önemli olan kuyruğu dik tutmak, önemli olan ezan, bayrak, beka değil midir ?
KARAR OKURU 13 Mart 2019 02:34
İşinin ehli olmayan, eğitimsiz, diş dünya görüşü, bilgisi olmayan, alınan kararların etkisini hesaplaşmayacak kadar kifayetsiz politikacılardan başka ne bekliyorsunuz. Kaldıki söylediklerinin tonlarca turistin gelmemesi, bir yatırımın kaybedilmesi olduğunu, aşa, işe etkisini bilseler bile sadece oy uğruna yine aynı sözü söylerler, aynı kararı alırlar. Bir oy için bilerek yalan söyleyenlerden, güzel dinimizi istismar edenlerden başka birşey mi bekliyorsunuz?
KARAR OKURU 13 Mart 2019 02:36
Yazinin en can alisi kismi: Turkiye'ye baski yaparsaniz istediginizi alirsiniz algisini olusturmak!
KARAR OKURU 13 Mart 2019 01:16
Bu olaylar iki haftadan beri hem alman kamuoyunun hem de alman hükümetinin gündeminde. Ilk defa Türkiyeli bir gazeteci Türkiyenin gündemine taşıdı. Türkiye içışleri Bakanın açıklamaları burada bütün Alman medyasında yer aldı. Bilmiyorum bir Bakan kendi ülkesine bu kadar sorumsuz konuşup kötülük yapma hakkına sahipmi? Kim veriyor ona bu yetkiyi?
KARAR OKURU 13 Mart 2019 09:06
61
seçime kadar ey almanya derler seçimden sonra dosdumuz almanya der akp yanar dönerlikte bunların üstüne yok.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 00:32
Yine Yıldıray bey klasiği okudum. Elinize gönlünüze sağlık. Liyakat bu olsa gerek.
KARAR OKURU 13 Mart 2019 00:25
Yine bütün ayrıntıları yazmış objektif bir yazı ortaya çıkarmışsınız. Yazılarınız için teşekkür borç bilirim. Öylesine değil güzelce yazılmış bir yazı. Teşekkürler. Tebrikler.
Ali baba 13 Mart 2019 00:28
Burasi tûrkiye, her sey beklenir,sabah haram olan, aksam helal olur,
KARAR OKURU 15 Mart 2019 18:59
10
Doğru:)
KARAR OKURU 13 Mart 2019 00:16
Neymiş? Hukuk ekmekten daha kıymetliymiş! Bu gerçeği anlamadan, uygulamadan dünyadaki yerimiz ortadoğudan öteye gitmeyecektir. By by happiness.
KARAR OKURU 15 Mart 2019 18:56
20
Ortadoğu bataklığı demek daha doğru:)
KARAR OKURU 13 Mart 2019 00:04
Akreditasyonun uzatılmaması, potansiyel turistin tehdit edilmesi. 'Akıl' dolu hamleler, böyle devam edin...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN