Bence dikkat et bir dakika bile zulmetme!
Kadir Gecesi salı gecesi miydi? Hangi gecenin ne gecesi olduğu zamanımızda biraz karıştı. Eskiler bilir de gençlere hatırlatmakta fayda var. Pazartesiyi salıya bağlayan geceye salı gecesi denir. Perşembe’yi cumaya bağlayan gece de Cuma gecesidir.
Bilmiyoruz hangisi Kadir gecesi.
Bilmemiz gerekiyor mu? Gerekseydi bildirilirdi. Anlaşılan çok da gerekmiyor.
Bir rivayet var. Peygamberimiz ashabına Kadir Gecesinin hangi gece olduğunu tam söyleyecekken birileri gelmiş, Peygamberimiz gelenlerle meşgul olmuş, sonra ashabına Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu söylemeyi unutmuş.
“Kadir Gecesi” insanların rağbet ettiği, kimimizin ihya etmeye çalıştığı ‘mübarek geceler” arasında adı Kur’an-ı Kerim’de anılan tek gece. Onun da Ramazan’ın veya senenin hangi gecesi olduğu bildirilmemiş.
Kadir Gecesi’ni ciddi ciddi Ramazan’ın son on gecesinde arayan bir kişi tanıyorum. ‘Ağabey’ dediğim bir dostum. Kendisi mi anlattı müşterek dostlarımızdan mı dinledim şimdi hatırımda değil. Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gecesinde aramış. On gece boyunca her gece namaz kılmış, dua etmiş. Allahu Teala istediği şeyi ona vermiş. Sonra Allah’ın verdiği şeyi kendisi zayi etmiş.
Biraz şifreli oldu ama lütfen mazur görülsün. Adını desem şimdi hepiniz bilirsiniz.
“Her geceyi Kadir bil, her geleni Hızır bil” sözüne itibar etmek ihtiyata daha muvafık.
Her geceyi kadir bilirsen, ya da her gecenin kadrini bilirsen Kadir Gecesiyle bir gece buluşabilirsin.
Kolay aslında.
Kötülük yapmayacaksın.
Yapabiliyorsan, takatin varsa iyilik yapacaksın.
Mesela gıybet etmeyeceksin. Kul hakkı yemeyeceksin.
“Kul hakkını sadece bir defa yedim. Yediğim kul hakkıyla iş kurdum, hâlihazırda geçinip gidiyorum.”
O zaman sen çalış. Belki Kadir Gecesi’ni bir yerde yakalarsın.
Fakat kul hakkını telafi edecek bir ‘mekanizma’ sahih veya gayrı sahih, hiçbir kaynakta anlatılmıyor.
Arınmak için herkesin hakkını sahiplerine iade etmen gerekiyor.
Bazı hakları iade etmek de zordur.
Yolunu buldun bir araziye ya da arsaya çöktün.
Belki vakıf arazisi, belki kamu arazisi.
Kimi bulup da hakkını iade edeceksin? Kimi bulup da helalleşeceksin?
Dünyada neye çökersen ahirette o sana çöker.
Mesela bir devlet başkanı, bir geceyi zulmetmeden geçirdi. Hadi diyelim tesadüf, o gece Kadir Gecesi’ni yakaladı. Ertesi gece zulmetti. Kadir gecesi o devlet başkanını kurtarır mı?
Fetva vermek gibi olmasın ama kurtarmaz, zulüm de kul hakkıdır.
İnsanlar yanlış anlıyor olabilir mi Kadir Gecesi’nin faziletini?
Bir rekât namaz. Hesap makinasını al eline, bin ay otuz bin gün. Çarp bir rekât namazı otuz binle. O-hoo, sevaba gark olduk!
Böyle midir?
İnsanlar böyle umuyor, böyle bekliyor.
O kadar yerleşmiş ki belki Cenab-ı Rabbülalemin insanlar öyle umduğu için verir.
Ya rüşvet verirken ya da rüşvet alırken yakalanırsan Kadir Gecesi’ne?
Olmayacak şey değil. Olur olur. Yine 30 binle mi çarpacaksın?
Bir lira rüşvet alsan otuz bin lira ediyor. Bin dolar alsan otuz milyon dolar!
Aldığım rüşvet ahirette başıma bela olacak diye korkan var mıdır?
Vardır. O yüzden ikide bir umreye, hacca gidiyorlar. O yüzden köylerine, mahallelerine cami yaptırıyorlar.
Yaptıranların hepsi mi rüşvetçi?
Hayır, birazı rüşvetçi.
Bir gün zulmettin. 82 sene zulmetmiş olacaksın? Bence dikkat et, bir dakika bile zulmetme!
Ettiğin zulüm çıkar aheste aheste. Çöktüğün şey de çıkar aheste aheste.
Cemiyetin içinde, cemiyetin orasını burasını mıncıklayan, koparabildiğini koparan, koparamadığının arkasından hasetle bakan terbiyesiz bir zümre var. O kadar da yaygınlar ki… Her tarafta bitiyorlar!
İşte onlar… Etliye sütlüye karışmayan, temiz temiz orucunu tutan, namazını kılan, kul hakkına girmeyen, gıybet etmeyen, edebilirse iyilik eden ama ceplerinde pek para pul olmayan iyi insanlara imrensinler.
İmrenmezler ya… Tanıyorsunuz onları. Kasıla kasıla, göbeklerini hoplata hoplata tepeden bakarlar. Öyle oynak öyle fingirdek!
İnsanların anladığı şeyin bir kıymeti vardır. Yabana atılamaz.
Ama Kur’an-ı Kerim’e kulak verdiğimizde manzara muhteşem.
Karın yeryüzüne süzüle süzüle indiği nefes kesecek kadar güzel ve sükunlu kış gecelerini hatırlar mısınız? Kar inerken hiç ses çıkarmaz. Siz de temaşa ederken ses çıkarmazsınız.
Ondan çok daha güzel, çok daha görkemli.
Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle yeryüzüne iniyor.
‘Kudret’ olabilir. ‘Takdir’ olabilir. ‘Kader gecesi’ de olabilir.
Mahiyetine vakıf olamadığımız önemli bir hadise.
Ve o büyük hadisenin onuruna, gök aleminin düzenlediği bir şehrayin.
