Bu konuda Batı’dan iyiyiz

Tarihte batılılar gibi bizim de zalimlerimiz, despotlarımız, katillerimiz oldu.

“Zalimse ‘bizim’ olmaktan çıkar, artık başkasıdır” diyebilirsiniz. Haklısınız. Şöyle desek ihtilafı izale etmiş olur muyuz?

Bizim içimizden de zalimler, despotlar, katiller çıktı.

‘Bizim’ dediğin kim? Türkler mi, Araplar mı, Farslar mı?

Hepsi, yani bizler, Müslümanlar.

Misal vermeyeyim. Adını anmadıklarım gücenir!

Kerbela bizim topraklarımızda.

Hüseyin’i arkasında namaz kılanlar öldürdü, diyeyim bırakayım.

Batı’ya nispetle iyi olduğumuz bir vasfımız var.

Başkalarının, ‘öteki’nin varlığına müsamahamız. Başka dinlerin mensuplarıyla birlikte, aynı şehirde, aynı ülkede yaşayabilmemiz.

Bir menkıbeler külliyatı var, bilirsiniz. Tarihteki büyük zevatın ibretlik hikayeleri.

Ben bunlar arasında en çok Behlüldane’nin kıssalarını severim.

Bir gün Bağdat’ın Hristiyanları ve Yahudileri Behlüldane’ye müracaat etmişler.

Demişler ki Harun Reşit bizi yani Hristiyanları ve Yahudileri Bağdat’tan sürecek.

Behlüldane, konuyla ilgileneceğini söylemiş. Yanlarından ayrılmış.

Saraya gitmiş.

Bazıları Behlüldane’nin Harun Reşit’le kardeş olduğunu söyler.

Anlatılanlara bakılırsa kardeş değilseler bile aralarında bir dostluk var.

Sarayda akşam namazı kılacaklar. Namazı Behlüldane kıldırıyor.

“Elhamdü Lillahi Rabbi’l Mü’minin” deyip devam ediyor.

Harun Sübhanallah falan diyor ama Behlül istifini bozmuyor.

Selam verdikten sonra Harun öfkeli, “Bu namaz olmadı” diyor, “yanlış okudun, bozdun namazı.”

“Lafız bozulunca namazın bozulduğunu anlıyorsun. Uygulama bozulunca dinin bozulduğunu anlamıyor musun?”

Bu hikâyeyi Mehmet Niyazi (Özdemir) Abi’den ya dinledim ya okudum. Eksik aktarmış olabilirim.

Böyle bir vaka vaki olmuş mudur, olmamış mıdır? Onu da kimse bilemez.

Ama kültürümüz böyle bir hikâye üretmiş.

Bu hikâyenin kültürümüzde var olması bizim başka dinlerin mensuplarıyla birlikte yaşama konusunda Batılılardan çok daha iyi durumda olduğumuzun delilidir.

Nereden çıktı, Ramazan mübarek günde birlikte yaşamalar, Behlüldane’ler?

Geçen ay… Bizim ‘kahve ahalisi’ ‘Hilmi Oflaz Sofrası’na Prof. Dr. Şener Aktürk’ü davet etmiş. (10 Ocak 2026.)

Şener Hoca bize tezini anlattı.

Tezi özetle şu: Orta çağ Avrupası’nda Katolikler, Avrupa’da yaşayan Müslümanların ve Yahudilerin tamamını katletti.

Tez basıldı. Modern Dünyanın Kökenleri adıyla Paradigma yayınlarından çıktı. Arkadaşım Mehmet Ali Verçin de 23 Aralık 2025’te köşesinde etraflıca yazdı. (Modern Dünyanın Kökenleri, Mehmet Ali Verçin, Karar.)

Doğrusunu isterseniz geriye yazacak bir şey bırakmadı.

“Et-Tekraru ahsen ve lev kane yüz seksen.” Herhalde mollaların lafıdır. Yüz seksen bence fazla. Ama tekrar faydalıdır.

Aktürk, bildiğini iyi biliyor, bilmediğini bilmiyor. O akşam birkaç soruya ‘bilmiyorum’ cevabını verdi. Sevindim.

Bizim mektebin uzağından geçmişlerimiz bile kolay kolay ‘bilmiyorum’ demezler. Bilmediği bir soruyu sorun… Adamı durduramazsınız.

Bu kitapla önemli bir iş başarıyor Şener Aktürk.

“Batı merkezci araştırma tasarımlarında en çok rastlanan ana soru tipi Batılı olmayan (veya daha az Batılı sayılan) unsurun Batılı unsurdan daha kötü performans gösterdiği tespit veya iddia edilen bir sonuçtur. Sosyal bilimler terminolojisiyle ifade edecek olursak araştırma sorusu için seçilen bağımlı değişken (sonuç) hemen her zaman Batılı örneklemin Batılı olmayan örnekleme göre daha başarılı ve iyi olduğu bir bağımlı değişkendir.

‘Esas çocuk’un mutlaka Batılı olması gerekiyor!

Elinizdeki eser günümüzde ‘mutlak kötü’ olarak görülen bir sonucun, dini ve mezhepsel azınlıkların tamamen yok edilişlerinin neden Katolik Hristiyan batı Avrupa ülkelerinde gerçekleştiği ve batılı olmayan ülkelerde gerçekleşmediği gibi daha önce sistematik olarak sorulmamış bir soruya nedensel ve bütüncül bir cevap aramasından dolayı batı merkezci anlatıyla çelişmektedir.

“Araştırma sorumun çıkış noktası modern dünyayı şekillendiren Fransa, İngiltere, İspanya ve Portakiz gibi başlıca Batı Avrupa devletlerini dünyanın geri kalanından ayırt eden özelliğin ülkelerindeki tüm dini ve mezhepsel azınlıkları Orta Çağ gibi oldukça erken bir dönemde yok etmiş oldukları tespitidir. Araştırma sorumun çıkış noktasındaki bu durum tespiti bile tek başına Batı merkezci bakış açısına karşı bir meydan okumadır.”

Haftaya biraz daha çalışalım.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.