Çorbada tuzu olanlar mahcup olur mu?

19 yaşında bir öğrenci tüfekle eski okulunu basmış, öğrencilere rastgele ateş etmiş, 16 öğrenciyi yaralamış. Benzer vakalar Amerika’da olurdu, demek buraya da sıçradı. Neyse, öğrenciler ölmemiş. Ama çocuk kendisini öldürmüş.

Yeterince korkunç. Düşünsenize, oğlunuzu kızınızı sabah sağ salim okula gönderiyorsunuz, akşama doğru yaralandığını öğreniyorsunuz. Sonra hastanede kanlar içinde buluyorsunuz.

Tamam, bunu yalıtalım. Üstüne fazla gevezelik de etmeyelim. Toplumun ahvaliyle saldırı arasında illiyet aramayalım.

Arkasından, hemen ertesi gün, okula saldırmak öyle olmaz, böyle olur dercesine, bu kez 14 yaşında bir çocuk babasının tabancalarıyla kendi okulunu basıyor, iki sınıfa dalıyor, hedef gözeterek ateş ediyor, öğrencilerine siper olmaya çalışan matematik öğretmeni Ayla Kara’yı ve 9 öğrenciyi öldürüyor. Bir o kadarını da yaralıyor.

Bu daha korkunç. Bir gün önceki saldırıyla kıyaslanamayacak kadar.

Okulda öğrencisi olan her anne babanın içine ateş düşürecek kadar. Vicdanı olan herkesi üzecek kadar.

Çocuklar belki hadisenin dehşetini kavrayamayabilir. Ama anneler, babalar, öğretmenler… Haberi işitir işitmez okuldaki çocuğunu merak etmeyen anne baba var mıdır?

Bunu yalıtamazsınız. Geçiştiremezsiniz.

Siyasetle alakası olabilir mi?

Doğrudan illiyet kurulamaz.

İktidarda olsun, muhalefette olsun hiçbir siyasetçi okullarda böyle kanlı, böyle elim vakalar olsun istemez. Böyle bir vahşete bile isteye zemin de hazırlamaz.

Siyasetçi, böyle bir hadise karşısında hadisenin ‘sonuna kadar soruşturulacağını’ söyler. İhmali olanlara gerekli cezaların verileceğini… Ölenlere Allah’tan Rahmet, yaralılara acil şifalar dilediğini söyler.

Böyle durumlarda başka ülkelerde bakanlar istifa ediyormuş.

Başka ülkeler anlamaz. Ne alakası var? Neden istifa edeyim? Ben mi yaptım?

İnsan sadece böyle bir hadise benim bakanlığım sırasında meydana geldi diye üzülebilir, sorumluluk hissedebilir ve bu sebeple istifa edebilir. Bizde de hiç olmazsa yüz yılda bir böyle bir kişi çıksaydı, ‘işte bizde de bir tane var’ diyebilirdik belki. Ama hakkında ayet yok. Kanun zaten yok. Mecbur değilsin. Sen yapmadın azizim, sakın kımıldama.

Hiç mi yok illiyet? Bu vahşi saldırılarla toplumun ahvali arasında?

Sürülmüş tarlamız var. Böyle ürünler istihsal etmemiz için müsait.

Sabah evinizde televizyonunuzu açtığınız zaman herkesin elinin birbirinin cebinde olduğu ‘reality şov’lar, neredeyse ‘sit com’ kıvamında kriminal programlar. O onu vurmuş, o ötekinin karısını kaçırmış, karısı da kaçmış ha!

Bunların aile terbiyemize bir katkısı var mıdır?

Neyse ki çocuklar okulda!

Akşam daha kötü. Eli tetikte bir sürü adamın birbirini bacağından, sırtından, kafasından vurduğu televizyon dizileri.

Bu dizilerin baş yapıtı Kurtlar Vadisi’ydi. İçtimai terbiyemize büyük katkısı olmuştur. Racon kesen adamlar. Büyük derin devlet oyunları.

Hayır, filmin maksadı bu gibi fiillerin çirkinliğini göstermek değil, dünyanın böyle döndüğünü, bu fiillerin hayatın gerçeği olduğunu hatta fazilet sayıldığını göstermek. Sonra arka sokaklar, ön sokaklar, eşkıya dünyaya hükümdar olur mu olmaz mı?

Eski Yeşilçam filmlerinde bir iyi adam olurdu, bu kanunsuz, uygunsuz tiplerle mücadele ederdi.

Sadece esas çocuk ve esas kız değil, arada da Hulusi Kentmen’ler, Kadir Savun’lar, Süleyman Turan’lar, mahallemizdeki iyi kalpli insanlar. En yüksek değerin para olmadığı, fedakarlığın, sadakatin, yiğitliğin yüceltildiği dramalar.

Eski sinema toplumu böyle terbiye ediyordu diyeceğim de o kuşağın içinden de çıktı bir sürü mafya, bir sürü paragöz, üçkağıtçı, namussuz. Demek o da çok garantili bir terbiye metodu değilmiş.

Şimdi daha zenginiz. İrili ufaklı sokak çetelerimiz var. Film çevirmiyorlar, gerçekler.

Esnafı haraca kesiyorlar, vermeyeni vuruyorlar.

Uluslararası ‘enerji habı’ olamadan uluslararası ‘mafya habı’ olmaya doğru ilerliyoruz. Kriminal alemin elebaşlarının ülkemize göçtüğünden bile bahsediliyor.

Raconu bazen devlet kesiyor, bazen kriminal alem.

‘Ustura Kemal’ Türkçesi cemiyetimizde yayılıyor.

Siyasilerimiz bu lisana intibak etmekte hiç güçlük çekmiyor. Aynı muhitin çocukları gibi.

Bu dediklerimden bir illiyet çıkmaz.

Ama müsait bir piyasa çıkar.

Çorbada tuzu olanlar mahcup olur mu?

Boşuna beklemeyin, biz pişkiniz, olmaz.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.