‘Ekremsiz Türkiye’ yatırımları
Kötü bir mevsimdi. Yine böyle Ramazan. Yine böyle hava soğuk.
Mevsim niye kötü olsun? Allah’ın mevsimi. Sıcak daha güzel ama soğuk da lazım.
Mevsimi kötü yapan, 28 Şubat’tı.
‘İrtica’ büyük tehditti. Sayın seyirciler, karadan hacca gidecekler. Sayın seyirciler laiklik elden gidiyor. Sayın seyirciler bunlar Kudüs Günü’nü kutladılar. Sayın seyirciler bunlar ne biçim insanlar?
Sayın seyirciler camiler kalabalık.
Camilere takkeli insanlar gidiyor. Başörtülü kadınlar gidiyor. Camilerde çocukların başına takke geçiriyorlar.
Bunlar 8 yıllık eğitime karşı. Aslında eğitimin her türlüsüne karşı.
Radikal gazetesinden bir resim altı hatırlıyorum. “Bunları 8 yıl bile eğitmez.” Fotoğrafta, şadırvanda abdest alan çocuklar.
Parti kapatma davaları, metastaz yapan kanser hücreleri, zamanın başbakanı Erbakan’a kasten omuz vurmalar, hatta bir general P. Vardı, P. Harfi adamın adına eklendi.
Bütün generallerde surat bir karış. Çevik Bir de her taşın altından çıkıyor.
Bir de asker müfessirleri. Ekranlarda askerin ne demek istediğini tefsir etmeye uğraşan uzman gazeteciler.
Ağızlarından hâkî renkli bal akıyor.
Bunlarla kalsa bir şey değil, her türlü pislik.
Ali Kalkancı’lar, Müslüm Gündüz’ler, Aczmendiler.
O yıllarda Mısır’daki Sisi’den farklı yerli bir Sisi vardı. O bile karışırdı böyle işlere.
Öyle bir prodüksiyon yapmışlardı ki… Müslüm Gündüz Fadime Ş. Adlı bir kadınla basıldı. Bütün başörtülü kadınlara, kızlara Fadime Ş. Lekesi sürüldü.
O kötü mevsimlerde Ramazan ayının şefkatine sığındığımızı hatırlıyorum.
Sonra bir şiir. Minareler Süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker.
Cumhurbaşkanı Erdoğan o zamanlar İBB Başkanı. Siirt’te bu şiiri okumuş. Nereden bulmuşsa.
Rahmetli Erol Olçok aradı beni. Şiirin kime ait olduğunu bilmiyorlar. Bak bakalım, Ziya Gökalp’te, Mehmet Akif’te var mı? Hiçbirinde yok.
Şiire dava açtılar. Allem ettiler, kallem ettiler, İBB başkanı Erdoğan’ı okuduğu şiirden dolayı hapse mahkûm ettiler.
28 Şubat’ta yayı çok gerdiler.
Okun şimdi hala havada gidiyor olmasının bir sebebi de o dönemde devletin, askeri vesayetin ve cuntacı sivillerin yayı çok germesidir.
28 Şubat’ı bunun için mi yaptılar? Uzun dönem kalacak bir muhafazakâr iktidar gelsin diye mi?
Hayır.
Gelmesin diye yaptılar.
Fakat yaptıklarının yekunu, kalıcı bir muhafazakâr iktidar için yapılmış bir yatırım vazifesi gördü.
Tekrar edeyim ki yanlış anlaşılmasın.
Bir komplo teorisinden bahsetmiyorum. (O kadarını beceremezler.)
28 Şubat’ı bir muhafazakâr iktidar gelsin, yerleşsin diye yaptılar demiyorum.
28 Şubat öyle aşırı gitti ki, dini tezahürlere karşı öyle çılgın ve saçma sapan bir baskı uyguladı ki… Düşünsenize asker annesi oğlunun yemin törenine katılamıyor…
Bu kötülükler, böyle bir maksat taşımadığı halde uzun süreli bir muhafazakâr iktidar için yapılmış bir yatırım yerine geçti.
Devlet bugün de bir yatırım yapıyor.
Devlet, devlet adamları, devletin memurları, eski vesayeti ikame eden şimdiki vesayet.
CHP’ye şiddetli bir baskı uyguluyor. Partiyi neredeyse darmadağın edecek.
‘Mutlak butlan” tehdidi böyle bir şey. Partinin şimdiki mevcudiyeti yok sayılacak.
Butlan, batıl, iptal, hepsi aynı kelimeler.
En şiddetli baskı partinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na.
Babasının evi, babasının evinin bahçesindeki kör kuyuyu bile aradılar.
İmamoğlu’nun 30 küsur sene evvel aldığı diploma. Bir de casusluk suçlaması.
Ekranlarda gazetecilerin ‘casusluk’ suçlamasına dair yaptıkları yorumlar son derece eğlenceli.
Bütün partilerle düzgün, terbiyeli, temiz iş yapan sadece CHP’lilerle çalışırken yoldan çıkan Aziz İhsan Aktaş… Dönemin sembol isimlerinden biri, bir fenomen. Bir çeşit yerli Sisi!
Bütün bunlar bir görüşe göre… ki bu çok yaygın bir görüş, Ak partililer de genellikle böyle düşünüyor… İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, eğer Cumhurbaşkanı adayı olursa seçilebilme ihtimaline binaen yapılıyor.
Maksat böyle.
Fakat bu yapılanlar da yatırım. Hem de makul sınırların dışına çıkan çok büyük yatırımlar.
“Ekremsiz Türkiye” yatırımları. Terörsüz Türkiye kadar elzem sayılıyor.
Bu yatırımlar da maksadının tam zıddı neticeler verebilir.
‘Verir’ demiyorum.
Daha önce benzeri bir yatırım tam aksi netice vermişti, şimdi de verebilir diyorum.
