Şimdi sıra şirketlerin dövizinde

Şimdi sıra şirketlerin dövizinde

Hükümet ‘faiz sebep’in yol açtığı sorunlara acil çare olarak dövize endeksli mevduatı getirdi. Arka kapıdan rezerv yakılınca kur geriledi ancak vatandaş ‘TL yine düşer’ korkusuyla dolarını satmadı. Beklenti boşa çıkınca kur korumalı sistem bu kez şirketler için başlatıldı. Yeni ‘döviz çekme’ hamlesi üzerine ‘128+20 milyar yetmedi. Kuru tutmak için yine satılacak dolar aranıyor’ yorumu yapıldı.

Yeni sistemle düşen kur için hükümet çevreleri ‘Millet liraya döndü’ dedi. Ancak vatandaş ilgisinin kısıtlı kaldığını rakamlar ortaya koydu. Bankalara ‘mevduatının yüzde 10’unu TL’ye çevirmeyen komisyon öder’ düzenlemesi sonrası şirketlere yönelik hamle geldi. Şirket ve kurumlar da döviz hesaplarını TL’ye çevirebilecek. Tüzel kişiler 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat hesabı açabilecek.

TL'YE GEÇMEYENE VERGİ TEFTİŞİ VE KREDİ ONAYI BASKISI ARTABİLİR

Lirada kalanın kaybettiği TÜİK verilerine yansırken yeni düzenleme ‘Rezerv satışıyla kur tutulamayacağı defalarca görüldü. Para yine bu amaç için mi kullanılacak’ tartışmalarını getirdi. Ekonomistler de kritik başlıklara dikkat çekti: Şirketler üzerindeki vergi teftişi, kredi onayı gibi baskılar daha yoğun olabilir. İthalat yapmak için 6 ay bekle. Ticaretini döndüren kaç şirket parasını 1 yıl bağlar?

MİLLET DÖVİZ BOZMADI SIRA ŞİRKETLERDE

Merkez Bankası’nın peş peşe faiz indirimleri ve siyasilerin mesajları sonrası dolar 18’i euro ise 20 lirayı aştı. Merkez’in doğrudan ve dolaylı döviz satarak kura müdahaleleri rezerv eritmekten başka bir işe yaramayınca hükûmet kur korumalı mevduat sistemine geçti. Ancak gerçek kişiler kur korumalı mevduata ilgi göstermeyince hükümet yeni bir kararla şirketleri sisteme dahil etti. Buna göre şirketler de 6 ay veya 1 yıl vadeyle TL dönüşüm hesabı açabilecek. Ekonomistler kararı ‘şirketler üzerindeki dönüşüm baskısı artabilir’ şeklinde değerlendirdi.

Ekonomi yönetiminin verdiği yanlış kararlar Türk Lirası’ndan kaçışı hızlandırmış herkesi döviz, altın almaya sevk etmişti. TL tarihi kayıplar yaşarken Merkez Bankası doğrudan veya dolaylı olarak döviz satarak kura müdahale etti. Ancak yapılan müdahaleler rezerv eritmekten başka bir işe yaramayınca hükûmet kur korumalı mevduat sistemine geçiş yaptı.

İlk başta gerçek kişiler için devreye alınan sistemde vatandaş döviz bozmadı. Varlıklarını TL’ye çevirenler ise döviz garantisi ile sisteme dahil oldu. Hükümetin tüm çabalarına rağmen kur korumalı mevduata vatandaşın katılımı yetersiz kaldı. Gerçek kişi mevduatı 163 milyar 219 milyon, resmi, ticari ve diğer kuruluşların mevduatı 94 milyar 248 milyon oldu. Gerçek kişiler döviz bozdurmayınca alınan yeni bir kararla şirketler sisteme dahil edildi.

1201karar.jpg

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre şirket ve kurumlar da artık döviz ve altın hesabını TL mevduata dönüştürebilecek. Tüzel kişiler 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat hesabı açabilecek. Yurtiçi yerleşik tüzel kişiler, döviz tevdiat hesapları, döviz cinsinden katılım fonları ve altın hesaplarının TL vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüşmesi halinde sağlanacak desteğe ilişkin esasları düzenleyen tebliğ kapsamına alındı.

Resmi Gazete’nin dünkü sayısında konuya ilişkin olarak yayımlanan iki ayrı tebliğe göre, uygulama kapsamında, yurtiçi yerleşik tüzel kişiler 31 Aralık 2021 tarihinde mevcut olan dolar, euro ve sterlin cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı ve altın hesabı bakiyeleri, hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm kuru üzerinden TL’ye çevrilecek. Mevduat ve katılım bankalarında yurtiçi yerleşik tüzel kişiler için açılacak TL vadeli mevduat ve katılma hesabı 6 ay veya 1 yıl vadeli olacak.

‘KİMSE PARA BOZDURMAMIŞ, TERSİNE VATANDAŞ ALIM YAPMIŞ’

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dolar kurunun 18 liradan 11 liraya düştüğü 20-22 Aralık tarihleri arasında arka kapıdan döviz satışı yapıldığını ifade etmişti. Kılıçdaroğlu banka adı vererek, ‘’22 Aralık akşamına kadar Vakıfbank 4.5 milyar dolar, Halkbank 3.6 milyar dolar, Ziraat Bankası 6,5 milyar dolar, Merkez Bankası arka kapısından da 4,5 milyar dolar, toplam 19,1 milyar dolar satış yapıldı’’ diye konuşmuştu. Kılıçdaroğlu,BDDK verilerine göre kimsenin para bozdurmadığını tersine vatandaşın döviz aldığını vurguladı.

MERKEZ’İN BELİRLEDİĞİ MALİ KURULUŞLAR YARARLANAMAYACAK

Altın hesaplarından TL mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi hakkında tebliğe eklenen fıkrayla, tebliğ kapsamında yapılacak her türlü işlemin, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesine ilişkin ulusal ve uluslararası standartlara uygun gerçekleştirildiğine dair kontrolün bankalarca yapılması hüküm altına alındı. Düzenlemeye göre bankalar ve Merkez Bankasınca belirlenen mali kuruluşlar uygulamadan yararlanamayacak.

‘DÖNÜŞÜM BASKISI YOĞUN OLABİLİR’

Kur korumalı mevduat sisteminin kapsamının genişletilmesini değerlendiren ekonomistler bu durumun baskı aracı olarak da kullanılabileceğine değindi. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Ekonomi Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr Cem Başlevent, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede ‘’Bireyler ilgi göstermeyince kapsam genişletilmiş. Şirket ve kurumlar da döviz hesaplarını 6-12 ay vadeli kur korumalı mevduata dönüştürebilecek. Şirketler üzerindeki dönüşüm baskısı (vergi teftişi, kredi onayı, vb.) daha yoğun olabilir’’ dedi. Prof. Veysel Ulusoy ise “Sisteme katılmak” deyince insanın aklına farklı şeyler geliyor’’ yorumunu paylaştı.

‘KAÇ ŞİRKET PARASINI 6 AY VEYA 1 YIL BAĞLAR?’

Şirketlerin kur korumalı mevduat sistemine dahil edilmesiyle birlikte vade sürelerine değinen ekonomist İris Cibre ‘’Kur korumalı mevduata 6 ay veya 1 yıl vadede tüzelleri de sokmuşlar. İthalat yapmak için 6 ay bekle; Oldu... Ticaretini döndüren kaç tüzel 6 ay 1 sene bağlar parasını?’’ değerlendirmesini yaptı. Vatandaşın kur farkının ödenmesine itiraz ettiğini anımsatan Analist Fatih Sezer de, ‘’Bulut bulut üstüne, paket paket üstüne. Gerçek kişilerden sonra şimdi tüzel kişiler de kur korumalı mevduat hesabı açabilecekmiş. Vade alt sınırı tüzel kişiler için 6 ay olacakmış. Vatandaşın kur farkının ödenmesine pek çok kişi itiraz etmişti; şimdi şirketlerinki de ödenecek’’ ifadelerini kullandı. Ekonomist Uğur Gürses ise yeni ekonomi modeli üzerinden değerlendirme yaparak ‘’

(YEM) Yapboz Ekonomi Modeli: Gerçek kişilere getirilen ‘kur korumalı mevduat’ pek ilgi görmedi mi? Sabah kalkınca şirketlere de çıkaralım. Meclis’te komisyondan gerçek kişiler için mi geçirmiştik? Vekillere talimat verelim, genel kurulda görüşülürken şirketleri de eklesinler...’’ dedi.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN