Hostes fıstık getirmedi diye…

Herhalde Trump politikaları için en çarpıcı benzetmeyi ABD’li talk-show sunucusu Jimmy Kimmel yapmış. Trump’ı “hostes fıstık getirmedi diye uçağı düşürmeye çalışan bir pilot”a benzetmiş.

ICE’ın işlediği cinayetler sebebiyle…

ICE, Amerika Birleşik Devletleri Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatının kısaltılmışı. 11 Eylül 2001’deki terör saldırılarına bir tepki olarak 2003 yılında İç Güvenlik Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş. Mevcut diğer birkaç kurumun birleşmesiyle ortaya çıkmış.

Hani “At sahibine göre kişner” diye bir sözümüz var, Trump gelip, göçmen karşıtı politikalar icra etmeye başladığında da ICE, sokak ortasında cinayet işleyen bir örgüte dönüşmüş.

Trump ile Amerika, bütün dünyaya, bu cinayetlerle ve ona yönelik protestolarla arzı endam ediyor.

Tabii Trump, sadece ICE cinayetleri ile anılmıyor.

Bir Hitler reenkarnasyonu (yeniden bedenlenmesi) da söz konusu…

Hitler’in “lebensraum”u vardı, Almanya’nın “hayat alanı” diye nitelediği Avrupa ülkelerine göz dikmişti, sonra işgalleri başlattı sonra da İkinci Dünya Savaşı…

Hitler’i destekliyordu Alman toplumu… Hitler miting konuşması yapacağı zaman meydanlarda insanlar sağ ellerini havaya kaldırıp “Heil Hitler – Selam Hitler” diye bağırıyordu.

Amerikan halkı da ikinci defa seçti Trump’ı. Onda Hitler benzeri bir damar buldu zahir. “Amerika’yı büyük yapmak” tutkusuna oy verdi epeyce bir Amerikan nüfusu.

Ve Trump geldi.

Megalomanisini besleyecek ne varsa sergilemekten geri kalmadı.

Neredeyse her yere burnunu soktu. Danimarka’nın Grönland’ını mutlaka almalıydı. Venezuela’ya operasyon düzenledi, devlet başkanını yatak odasından alıp Amerika’ya getirdi.

Ortadoğu’da da var.

Hitler’in anti-semitist politikalarına karşı Trump, Gazze vampiri Netanyahu ile kanka idi. Siyonist olması olağandı.

Ama Ortadoğu’da başka ülkeler de vardı. Gazze sadece Netanyanu kankalığı ile ilerleyemezdi. “Gazze barışı” dedi, nihayetinde “Gazze barışı” Netanyahu’nun yıkımlarına, cinayetlerine sünger çekme yoluna girdi.

Gazze’nin bir “Riviera” halinde inşasının patronluğunu damadı, Yahudi asıllı Jared Kushner’e havale etti.

Gazze’nin geleceğinde Hamas’ın olmayacağı kesin ama Gazzeliler, Filistinliler olacak mı, ya da hangi rolde olacaklar, milyarderlerin inşa ettireceği gökdelenlerde hizmet elemanı olarak mı, belli değil.

İran’ı vurdu bir kere İsrail’le koordineli olarak, şimdi “Uçak gemilerim Körfez’de” diyerek bir kere daha tehditler savuruyor. Netanyahu da pusuda bekliyor Trump’ın saldırısına eşlik etmek için.

Ortadoğu ile oynuyor Trump. Herkesi, temelde İsrail ile uzlaşmayı öngören İbrahim Anlaşmaları için hizaya getirmeye uğraşıyor. Asya’daki Türk Cumhuriyetleri girdi sıraya. Suriye – İsrail ilişkileri de oraya doğru ilerletiliyor. Ne de olsa, Şara yönetimi, bir ölçüde ABD – İngiltere üretimi.

Suriye’de bizimle de, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de bir kanal var Trump arasında. Ne veriliyor ne alınıyor zamanla görülecek. “İran’ın vurulmasına ses çıkarmayın, sessiz kalın, zevahiri kurtaracak açıklamalarla yetinin vs…” gibi bir beklenti mi?

Trump ile ilgili dünyayı hayrete düşüren bir şey de sanıyorum, Amerikan toplumunun böylesi bir ego putuna destek veriyor olması. Almanya Hitler’e destek verdi ve Alman toplumu, 2. Dünya savaşından bu yana bedel ödüyor.

Halk iradesi Trump türü megalomanilere zemin hazırladığında ne yapmak gerekir?

ICE cinayetleri sonrasında ortaya çıkan kitle gösterileri Trump’ı frenler mi, ya da 3 kasım 2026’da yapılacak ara seçimlerde “Yeter artık” diye okunacak bir sonuç çıkar mı? Yani demokrasi kendi kendini düzeltir mi?

Jimmy Kimmel şovunun sonunda Trump’a şöyle seslenmiş: “Bakın, bir anlaşma yapalım. Benim birkaç ödülüm var; bir Clio, bir Webby, bir de gündüz kuşağı Emmy ödülüm... Sayın Başkan, eğer Minneapolis halkını rahat bırakırsanız ve bu ajanları geri çekerseniz, tüm bu ödülleri bizzat Oval Ofis’e getirip size teslim edeceğim. Hatta üzerine kendi adınızı yazmanız için bir de altın yaldızlı kalem hediye ederim.”

Sonra da Minneapolis’te İCE cinayetlerine kurban giden aileleri anarken hıçkırıklarını tutamamış.

Ne dersiniz Trump bu tür naiflikleri anlayacak bir siyasetçi gibi görülüyor mu?

“Trump tiplemesi” günümüzde otokrat liderliklerin sembolü olarak görülüyor. İnsanlar biraz da kendi ülkelerindeki otokrat yapılara tepkilerini, Trump üzerinden ifade ediyorlar. Yönetimler kademesinde olan – biteni biraz da böyle okumakta yarar var.

YORUMLAR (29)
29 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.