DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen toplantıda Kürt siyasi partilerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Kürt meselesinin ilk kez Meclis zemininde siyasi bir çerçevede ele alındığını belirten Bakırhan, sürecin yalnızca bir parti ile devlet ya da iktidar arasında yürütülen bir çalışma olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, eleştiri ve önerilerin ortaklaştırılması gerektiğini belirterek sürecin yavaşladığına dikkat çekti:
"Bu süreç sadece bir partiyle devletin, iktidarın yürüttüğü bir süreç olarak görülmemeli. Bu konuda da eleştirilerimiz, önerilerimiz varsa ortaklaşmalıyız. İlk aşama PKK ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasıydı. Neredeyse o iş de bitme noktasına geldi. 100 yıl sonra ilk defa böyle bir süreç yakaladık. Bunu önemsememiz gerekiyor. Süreç dedim, evet temposunda bir düşme var. Bunu burada açık yüreklilikle söylemek gerekiyor. Biz aynı davanın yolcularıyız. Burada da yürüyen sürece ilişkin bir yavaşlama var"
PKK’nın çekilme kararı sonrası Bakırhan’dan iktidara: Kayyumları geri çekin, kurulu oluşturun
“BUNUN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALIDIR”
Sürecin ilerlemesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın yaşam, iletişim ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istedi. Kürt siyasi partilerinin temsilcilerinin Öcalan’la görüşebilmesi, görüşlerini ve eleştirilerini aktarabilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, basının da Öcalan’a erişiminin sağlanmasını talep etti.
Bakırhan’dan iktidara çağrı: Adım atmak için beklemeyin, cezaevlerinden başlayın
Bakırhan, önerilerini şöyle sıraladı:
"Ne olabilir bu somut adımlar? Başta Sayın Öcalan’ın yaşam, iletişim, çalışma koşulları. Açık söylüyorum, buradaki Kürt partilerimizin ve oluşumların temsilcileri gidip Sayın Öcalan’la tartışabilmeli, eleştirebilmeli, önerilerini sunabilmeli. Bunun önündeki engeller kaldırılmalıdır. Basın gitmelidir. Yine bir kurul oluşturulacaktı. Bu, Meclis’te çıkan yasada da zaten kayıt altına alındı. Barış ve siyasallaşma kurulu. Sayın Öcalan’ın başında olduğu bu kurulun da aktif çalışması gerekiyor. Yine AİHM kararları uygulanabilir. Kayyum rejimine son verilebilir. 'Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ niye bırakılmıyor' sorusunu hep birlikte sormamız gerekiyor"
