Son günlerde arama motorlarında sıkça sorgulanan RSV salgını, bebeklerde hırıltı, çocuk sağlığı ve akciğer enfeksiyonu konuları, kış aylarının gelmesiyle birlikte ebeveynlerin gündemine oturdu.
Özellikle solunum yolu hastalıkları arasında en riskli grup olan bebekler için uzmanlar, erken teşhis ve koruyucu önlemlerin hayati önem taşıdığını belirtiyor.
H3N2 virüsü rekor hızla yayılıyor! 7 mutasyonlu virüs kabusu
RSV VİRÜSÜ NEDİR VE NEDEN TEHLİKELİDİR?
Kış ayları kapıya dayanırken uzmanlar, bulaşıcı solunum yolu hastalıklarının başında gelen respiratuar sinsityal virüsü (RSV) konusunda ailelere kritik uyarılarda bulunuyor.
Her sene dünya çapında milyonlarca çocuğu pençesine alan bu virüs, bebeklerde görülen bronşiolit vakalarının en yaygın sebebi olarak kabul ediliyor.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, konunun ciddiyetine dikkat çekerek RSV'nin sıradan bir soğuk algınlığı olmadığını, bebeklerin bronşlarına yerleşerek nefes darlığı yaratan en tehlikeli solunum virüsü olduğunu ifade etti.
DÜNYADA KAÇ ÇOCUK RSV VİRÜSÜNDEN ETKİLENİYOR?
Konuyla ilgili çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Vefik Arıca, The Lancet dergisinde yer alan geniş kapsamlı analizlere atıfta bulundu.
Bu verilere göre 5 yaş altındaki 33 milyon çocuk her yıl RSV enfeksiyonuna yakalanıyor.
Bu çocukların yaklaşık 3,6 milyonu hastanede tedavi görmek zorunda kalırken, 100 bini aşkın çocuk yaşamını yitiriyor.
Üzücü tablonun en ağır kısmı ise ölümlerin 45 bininin henüz altı ayını bile doldurmamış bebeklerde görülmesi.
Çocuklarda zatürre ve bronşiolite yol açan bu virüs, son derece hızlı bulaşıyor.
İstatistiklere göre 0-5 yaş arası ölümlerin her 50'sinden biri, 1-6 aylık bebek ölümlerinin ise her 28'inden biri RSV kaynaklı gerçekleşiyor.
1918 salgınından sonra en riskli grip dönemi!
BEBEKLERDE İLK KIŞ NEDEN RİSKLİDİR?
Bebeklerin hayatlarındaki ilk kış mevsiminin önemine değinen Prof. Dr. Vefik Arıca, Türkiye'deki tablonun da dünyadan farklı olmadığını söyledi.
Yapılan çok merkezli araştırmaların sonuçlarına göre, alt solunum yolu enfeksiyonu sebebiyle hastaneye yatan 2 yaş altı çocukların yüzde 38'inde RSV tespit ediliyor.
Kış mevsiminde görülen bronşiolit vakalarının yüzde 60 ila 80'inden bu virüs sorumlu tutuluyor.
Ekim ve nisan ayları arasındaki dönemde çocuk servislerini dolduran vakaların başrolünde RSV bulunuyor.
Bu nedenle özellikle ilk kışını geçiren bebekler büyük bir risk altında yer alıyor.
RSV VİRÜSÜNÜN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Hastalığın seyri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Vefik Arıca, virüsün büyük çocuklarda sadece burun akıntısı ve hafif öksürükle atlatılabildiğini ancak bebeklerde durumun çok daha ağır seyrettiğini anlattı.
Bebeklerde ağır nefes darlığı, sık ve hızlı soluk alıp verme, göğüs kafesinde çekilmeler, beslenme güçlüğü, kandaki oksijen seviyesinin düşmesi ve hatta morarma gibi durumlar ortaya çıkıyor.
Özellikle 3 aydan küçük bebekler, prematüre doğanlar, doğuştan kalp veya kronik akciğer hastalığı bulunanlar ile bağışıklık sistemi zayıf çocuklar en yüksek risk grubunu oluşturuyor.
Ailelerin, "Ateşi yok, sadece nezle" diyerek durumu hafife aldığını belirten Prof. Dr. Vefik Arıca, RSV'nin önce hafif belirtilerle kandırdığını, ardından aniden nefesi kestiğini vurguladı.
Ağır bronşiolit geçiren bebeklerin yüzde 30-40'ında ilerleyen yıllarda astım benzeri tablolar ve tekrarlayan hışıltılar gelişebiliyor.
RSV doğrudan astım nedeni olmasa da önemli bir tetikleyici olarak kabul ediliyor.
Bilimden aşı karşıtlarına tokat gibi cevap! 28 milyon kişi incelendi aşı tartışması bitti
RSV VİRÜSÜ YETİŞKİNLERDEN BEBEKLERE NASIL BULAŞIR?
Virüsün bulaşma yollarına da değinen Prof. Dr. Vefik Arıca, RSV'nin en sinsi özelliğinin yetişkinlerdeki seyri olduğunu belirtti.
Yetişkinlerde hafif bir soğuk algınlığı gibi geçen hastalık, bebeklere bulaştığında ağır bir klinik tabloya dönüşüyor.
Bu nedenle anne, baba veya diğer yetişkinlerin, kendileri çok hasta hissetmeseler bile virüsü farkında olmadan bebeklere taşıması oldukça kolaylaşıyor.
RSV VİRÜSÜNDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?
Prof. Dr. Vefik Arıca, ailelerin alabileceği önlemleri sıralarken hijyenin önemine dikkat çekti.
Ellerin sık sık yıkanması, hasta bireylerin bebekten uzak tutulması, sigara dumanına maruz bırakılmaması, kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılması ve kreşe giden kardeşlerin hastalık belirtisi varken bebekle temas ettirilmemesi gerekiyor.
Yenidoğanlar ile 1-12 ay arasındaki bebeklerin çoğu bu önlemlerle korunabiliyor.
Ayrıca bilimsel çalışmalar; prematüre bebekler, doğuştan kalp ve akciğer hastalığı olanlar, bağışıklığı baskılanmış çocuklar ve yoğun bakım geçmişi olan yüksek riskli bebekler için antikor uygulamasını öneriyor.

