Zayıflama iğnelerinde bilinmeyen tehlike: Bırakanları bekleyen büyük risk açıklandı

Zayıflama iğnelerinde bilinmeyen tehlike: Bırakanları bekleyen büyük risk açıklandı

Obezite Uzmanı Doç. Dr. M. Raşid Aykota, semaglutid ve tirzepatid içerikli zayıflama iğnelerinin bırakılması durumunda verilen kilonun üçte ikisinin geri alındığını açıkladı.

Tüm dünyada kısa sürede kilo vermek amacıyla kontrolsüzce kullanılan GLP-1 temelli zayıflama iğneleri, tedavinin sonlandırılmasıyla birlikte şiddetli kilo geri alımına neden oluyor. Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota'nın paylaştığı bilimsel araştırmalara göre; semaglutid ve tirzepatid tedavilerini bırakan hastalar, bir yıl içerisinde verdikleri kilonun yaklaşık üçte ikisini geri alarak metabolik bir kısır döngüye giriyor.

Obezite tedavisinde son yılların en çok konuşulan farmakolojik ürünleri olan GLP-1 (Glukagon benzeri peptid-1) reseptör agonistleri, iştah kontrolü ve kilo kaybında tıbbi bir standart oluşturmasına rağmen kalıcı bir çözüm sunmuyor. Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, toplumda mucizevi bir estetik ürünü gibi algılanan bu ilaçların, kesin tıbbi endikasyonları bulunan ciddi tedavi yöntemleri olduğunu vurguladı. Bilimsel referanslarla konuşan Doç. Dr. Aykota, semaglutid ve tirzepatid etken maddeli ilaçlarla gerçekleştirilen yapılandırılmış çalışmalarda, ilacın kesilmesinden sonraki bir yıl içinde hastaların verdikleri kiloların yüzde 65'ten fazlasını geri aldığını belirtti. Bu veriler, obezitenin kronik ve tekrarlama eğilimi gösteren bir hastalık olduğunu, sadece birkaç ay ilaç kullanarak kalıcı zayıflama sağlanamayacağını kanıtlıyor.

c3e0ccaf-zayiflama-ignesi-vurdurmadan-once-bir-kez-daha-dusunun-uzmandan-korkutan-uyari.webp

BÖBREK FONKSİYON BOZUKLUKLARINI TETİKLEYEBİLİR

Zayıflama iğnelerinin kullanım sürecinde karşılaşılan tıbbi komplikasyonlar, basit bir mide bulantısı veya kusmanın çok ötesine geçebiliyor. GLP-1 grubu ilaçların çalışma mekanizmasının temelinde yatan "mide boşalmasını yavaşlatma" işlevi, hastaların sindirim sisteminde kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Doç. Dr. Aykota; şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, kronik sıvı kaybı, safra kesesi hastalıkları ve akut pankreatit gibi risklerin ciddiyetine dikkat çekiyor. Vücutta yaşanan aşırı dehidrasyonun (sıvı kaybı) doğrudan böbrek fonksiyonlarını bozabileceğini belirten uzmanlar, bu ilaçların mutlaka sıkı bir hekim gözetiminde ve düzenli kan tahlilleriyle kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.

KAS KAYBINA DİKKAT

İlaçlı zayıflama sürecinde vücut kompozisyonunun korunması, sadece yağdan değil, kas dokusundan da kayıp yaşanmaması adına hayati önem taşıyor. Yeterli protein alımı ve düzenli direnç egzersizleri ile desteklenmeyen GLP-1 tedavileri, hastanın metabolizma hızını yavaşlatarak ilacı bıraktığı an daha hızlı kilo almasına zemin hazırlıyor. Farmakolojik tedaviler ile metabolik/bariatrik cerrahinin birbirine rakip olmadığını belirten Doç. Dr. Aykota, ileri derece obezitesi ve eşlik eden metabolik sendromları bulunan hastalar için bariatrik cerrahinin daha güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir tedavi protokolü olduğunu ifade ediyor.

mpne-zayiflama-ignesi-nedir-kimler-kullanabilir.webp

AMELİYAT ÖNCESİNDE DOKTOR BİLGİLENDİRMESİ ŞART

GLP-1 (zayıflama iğnesi) ilaçlarının temel biyolojik işlevi, yiyeceklerin mideden bağırsağa geçişini (gastrik boşalma) yavaşlatarak uzun süreli tokluk hissi yaratmaktır. Bu durum, anestezi öncesi "8 saatlik standart açlık" kuralını uygulayan bir hastanın midesinde hâlâ sindirilmemiş gıda kalmasına neden olabilir. Anestezi uzmanları, dolu mideyle uyutulan hastalarda mide içeriğinin akciğerlere kaçması (aspirasyon pnömonisi) riskinin ölümcül olabileceği konusunda uyarmakta ve iğne kullanan hastaların ameliyat öncesi bu bilgiyi anestezi doktoruna bildirmesinin hayati bir zorunluluk olduğunu belirtmektedir.

İLAÇ BIRAKILDIĞINDA NE OLUR?

Zayıflama iğneleri, beyindeki tokluk merkezine dışarıdan yapay bir doygunluk sinyali gönderir ve pankreastan insülin salınımını düzenler. İlaç aniden kesildiğinde, vücudun doğal hormon üretim dengesi değişmiş olduğu için beyin şiddetli bir "açlık krizine" (rebound hiperfaji) girer. Dışarıdan gelen GLP-1 desteği kesildiği an, mide boşalma hızı eski formuna döner ve hastanın iştahı ilaca başlamadan önceki seviyesinin bile üzerine çıkabilir. Davranışsal beslenme alışkanlıklarını değiştirmemiş bir hasta, bu şiddetli iştah artışına karşı koyamayarak verdiği kiloları yağ dokusu olarak hızla geri alır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN