Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) bünyesinde çalışan Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi, 2024 yılı kayıtlarını temel alarak 18 yaş ve üzerindeki 27 bin yetişkinin sağlık verilerinde dönemsel bitkinlik oranını yüzde 71,5 seviyesinde tespit etti.
Elde edilen veriler, toplumdaki her 10 yetişkinden yaklaşık 7'sinin son 3 ay içinde en az bazı günlerde bu tükenmişliği yaşadığını ortaya koydu.
Vatandaşların çoğu gün ya da her gün yaşadığı durum olarak tanımlanan sık bitkinlik oranı ise yüzde 16,6 olarak kayıtlara geçti.
Halsizlik sanıp kutu kutu içmeyin: Böbreklerde kalıcı hasar bırakıyor
KADINLARDA VE GENÇLERDE BİTKİNLİK ORANI TIRMANIŞA GEÇTİ
İncelenen verilerde kadınların yüzde 20'si çoğu gün veya her gün bitkinlik yaşadığını bildirirken, erkeklerde bu oran yüzde 13 seviyesinde kaldı.
Yaş grupları arasındaki dağılım incelendiğinde en yüksek bitkinlik seviyesi 18-34 yaş grubundaki genç yetişkinlerde görüldü.
En düşük yorgunluk oranı ise 65 yaş ve üzerindeki bireylerde saptandı.
Sık bitkinlik yaşayan yetişkinlerin yaklaşık yarısı günlük yaşamlarında en az üç farklı işlev alanında zorluk çektiğini bildirdi.
Tükenmişlik hisseden bireyler arasında işe ilişkin kısıtlılık bildirenlerin oranı yüzde 36, sosyal faaliyetlerinde engellerle karşılaşanların oranı ise yüzde 29 oldu.
Her gün öğle saatlerinde çöken halsizlik, vücudunuz imdat sinyali olabilir
TÜKENMİŞLİK HİSSİ SIRADAN BİR UYKUSUZLUK HALİ DEĞİL
Tıp uzmanları toplumda yaygınlaşan bu durumu basit bir uyku yetersizliği olarak değerlendirmiyor.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından yapılan tanıma göre, yorgunluk, dinlenmeyle dahi tamamen düzelmeyebilen fiziksel veya zihinsel bir tükenmişlik hissini ifade ediyor.
Cleveland Clinic bünyesinde görev yapan iç hastalıkları uzmanı Marianne Sumego, uzun süren yorgunluk tablosunu şu sözlerle aktardı:
"Sürekli devam eden yorgunluk yalnızca yoğun geçen günlerle açıklanamayabilir.
Uyku bozuklukları, kansızlık, tiroit sorunları, depresyon ve kaygı gibi durumlar bitkinliğe eşlik edebiliyor."
Mayo Clinic hekimleri de geçmeyen bitkinliğin uyku düzeni, fiziksel aktivite seviyesi, kullanılan ilaçlar ya da farklı sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekti.
Yapılan incelemede bitkinliğin kök nedenleri doğrudan araştırılmadığı gibi sonuçlar önceki yıllarla da kıyaslanmadı.
Sağlık uzmanları, dinlenmeye ve yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen haftalarca devam eden bitkinlik durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık profesyoneline başvurulmasını öneriyor.
Sürekli üşüyor ve yoruluyorsanız suçlu havalar değil, İYOT
TÜRKİYE'DEKİ ARAŞTIRMALAR FARKLI ÖRNEKLEMLERİ GÖSTERİYOR
Türkiye genelinde ABD'deki araştırmayla birebir aynı yöntem ve ölçekle hayata geçirilen güncel bir ulusal çalışma bulunmuyor.
Buna karşın Türkiye sınırları içinde farklı örneklem gruplarıyla tamamlanan bölgesel çalışmalar dikkat çekiyor.
Hacettepe Üniversitesi araştırmacılarının 2022 yılında yayımladığı çalışmada 20-40 yaş aralığındaki 476 sağlıklı yetişkin mercek altına alındı.
Chalder Yorgunluk Ölçeği temel alınarak yürütülen çalışmada yorgunluk oranı uygulanan puanlama sistemine bağlı olarak yüzde 27,7 ile yüzde 39,5 arasında saptandı.
Çalışma kapsamında kadın katılımcıların yorgunluk puanlarının erkeklerden daha yüksek çıktığı görüldü.
Uzmanlar, yaş grubu, örneklem büyüklüğü ve ölçüm teknikleri farklı olduğu için Hacettepe Üniversitesi çalışmasının ABD verileriyle doğrudan kıyaslanamayacağını vurguladı.
İstanbul özelinde koronavirüs salgınının ilk aylarında yürütülen bir diğer çalışmada ise incelenen 3 bin 672 bireyin yüzde 64,1'i psikolojik olarak yorgun kategorisinde listelendi.
Söz konusu araştırma yalnızca pandemi koşullarını ve İstanbul örneğini yansıttığı için ülke geneline teşmil edilemiyor.
Aşırı meyve tüketmenin bilinmeyen zararı: Vücut, alkol gibi algılıyor
DOĞRU BESİN GRUPLARI VÜCUT DİRENCİNİ YENİDEN KAZANDIRIYOR
Tıp dünyası kronik yorgunluğu tek bir mucize besinle tamamen ortadan kaldıran sihirli bir reçetenin bulunmadığını ifade ediyor.
Buna karşılık demir, B12 vitamini, folat, magnezyum ve protein açısından zengin, dengeli bir beslenme planı yorgunluk hissiyle mücadeleye güçlü bir katkı sağlıyor.
Yorgunlukla başa çıkmada öne çıkan temel gıda grupları şu şekilde sıralanıyor:
— Demir içeren kaynaklar: Kırmızı et, yumurta, mercimek, nohut, kuru fasulye, pekmez ve ıspanak bu grupta bulunuyor.
Demir eksikliği doğrudan yorgunluğu tetiklerken bitkisel kaynaklı demirin vücuttaki emilimi C vitamini desteğiyle hızlanıyor.
— B12 vitamin kaynakları: Et, balık, yumurta, süt ve yoğurt metabolizmaya güç veren temel ürünler arasında yer alıyor.
— Folat kaynakları: Koyu yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, nohut ve avokado zengin folat seçenekleri sunuyor.
— Magnezyum kaynakları: Badem, fındık, kabak çekirdeği, kuru baklagiller ve tam tahıllar magnezyum deposu olarak biliniyor.
— Protein kaynakları: Yumurta, yoğurt, balık, tavuk ve baklagiller günlük beslenmenin merkezinde yer alıyor.
Gün içinde düzenli ve yeterli protein tüketimi vücudun enerji dengesini korumaya doğrudan yardımcı oluyor.
— Kompleks karbonhidratlar: Yulaf, bulgur, tam tahıllı ekmek ve esmer pirinç bu sınıfa giriyor.
Bu besinler kandaki glikozu dengede tutarak enerjinin gün boyu daha dengeli kullanılmasına imkan tanıyor.
— C vitamini içeren besinler: Portakal, mandalina, kivi, çilek, biber ve domates sofralarda ön plana çıkıyor.
C vitamini özellikle bitkisel besinlerdeki demirin emilim kapasitesini artırması bakımından kritik rol üstleniyor.
— Omega-3 kaynakları: Somon, sardalya, uskumru ve ceviz hücre sağlığını destekleyen zengin alternatifler sağlıyor.
İlaç sektörünün saklamak istediği doğal bağışıklık güçlendiriciler
