Retinaya kan taşıyan ana damarların saniyeler içinde tıkanması, göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Mert Hakan Şimşek'in klinik değerlendirmelerine göre, doğrudan geri dönüşsüz hücresel yıkımı başlatıyor.
Görme yetisinin birkaç saniye ile birkaç gün arasında kısmen ya da tamamen yitirilmesi, ertelenemez bir tıbbi acil durum tablosu oluşturuyor.
Göz dokusunun beslenme kanallarındaki tıkanmalar, geciken her dakikada kalıcı görme kaybına zemin hazırlıyor.
Hiç belirti vermeden ilerliyor: Sadece geçen yıl 750 bin yeni teşhis konuldu
RETİNA DAMARININ TIKANMASI GÖZÜN İNMESİ ANLAMINA GELİYOR
Gözün beslenmesini üstlenen ana damarlarda meydana gelen ani tıkanıklıklar, klinik tablonun en ağır sonuçlarını doğuruyor.
Retinal arter tıkanıklığının saniyeler içinde ağrısız bir görme kaybı yarattığını belirten Op. Dr. Mert Hakan Şimşek, süreci şu sözlerle tanımladı:
"Gözün inmesi olarak değerlendirilebilir."
Retinaya oksijen ve kan ulaştıran ana damar tıkandığında hücrelerin hızla canlılığını yitirdiğini vurgulayan uzman isim, kanın gözden geri dönüşünü sağlayan ven tıkanıklıklarına da dikkat çekti.
Retinal ven tıkanıklığının özellikle yüksek tansiyon ve şeker hastalarında sıklıkla görüldüğü kaydedildi.
Damar yapısını bozan ve ani görme kaybına yol açan klinik risk faktörleri şöyle sıralanıyor:
Retinal arter tıkanıklığı: Gözü besleyen ana arterin kapanmasıyla birlikte saniyeler içinde ağrısız ve ani görme kaybı gelişiyor.
Retinal ven tıkanıklığı: Kanın geri dönüşünü sağlayan damarların tıkanması özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarında görülüyor.
Dev hücreli arterit: Damar duvarlarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bu hastalık özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde şakak ağrısı ve çiğneme güçlüğüyle seyrediyor.
IŞIK ÇAKMASI VE PERDE İNMESİ RETİNA YIRTILMASINI GÖSTERİYOR
Gözün arka duvarında yer alan ışığa duyarlı retina dokusunun yerinden ayrılması, hızla körlüğe ilerleyen bir tablo oluşturuyor.
Hastalığın başlangıç işaretlerini aktaran Op. Dr. Mert Hakan Şimşek kritik bir uyarıda bulundu:
"Işık çakmaları ve perde inmesi, retina dekolmanının habercisi olabilir."
Göz küresinin içindeki jölemsi vitreus sıvısına kan sızması da ani karanlık alanlar oluşturuyor.
Vitreus kanaması tablosunun bilhassa kontrolsüz diyabete bağlı damar hasarları ve göz içi kanamalar neticesinde meydana geldiği aktarıldı.
Görme sinirlerini ve nörolojik iletim merkezlerini doğrudan etkileyen diğer kritik tehlikeler şu şekilde gruplanıyor:
Optik nevrit: Görüntüyü beyne ulaştıran optik sinirin iltihaplanması çoğunlukla tek gözde ağrılı şekilde beliriyor ve Multiple Skleroz (MS) hastalığının ilk işareti sayılabiliyor.
Serebral inme: Beynin görme merkezini besleyen damarlarda pıhtı oluşması durumunda her iki gözün belirli bir görme alanında eş zamanlı kayıp yaşanıyor.
Akut glokom krizi: Göz içi basıncının hızla fırlamasıyla şiddetli baş ve göz ağrısı, bulantı, kusma, kızarıklık ile ışıkların etrafında gökkuşağı halkaları görülüyor.
Fiziksel ve kimyasal travmalar: Göze gelen sert darbeler ve kimyasal yanıklar kornea tabakasında ani doku kaybı meydana getiriyor.
Santral seröz koriyoretinopati: Yoğun stresin retina altında sıvı birikimini tetiklemesi sonucu merkezi görüşte bulanıklık veya karanlık noktalar beliriyor.
Bu hastalık, görme kaybına kadar belirti vermiyor
GEÇİCİ GÖRME KAYIPLARI BEYİNDE BÜYÜK FELCİN HABERCİSİ OLUYOR
Birkaç dakika süren ve ardından kendiliğinden geçen geçici görme kayıpları hekimler tarafından en tehlikeli aldatmaca kabul ediliyor.
Tıpta amaurosis fugax olarak bilinen bu durumun ardındaki felç riskine değinen Op. Dr. Mert Hakan Şimşek, durumu şu sözlerle anlattı:
"Amaurosis fugax olarak adlandırılan geçici görme kaybı çoğunlukla karotis damarından kopan küçük bir pıhtının göz damarını kısa süreli tıkaması sonucu meydana gelebilir.
Görmenin yeniden düzelmesi, durumun önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Büyük bir inmenin habercisi olabileceğinden gerekli nörolojik ve kardiyolojik değerlendirmeler yapılmalıdır."
EVDE İSTİRAHATLE BEKLEMEK KALICI KÖRLÜK RİSKİNİ ARTIRIYOR
Hastaların şikayetlerin kendiliğinden geçmesini umarak evde beklemesi organ kaybının başlıca sebebi sayılıyor.
Bilinçsiz ilaç ve göz damlası kullanımının klinik durumu daha da kötüleştireceğini belirten Op. Dr. Mert Hakan Şimşek, acil eylem planını şu ifadelerle açıkladı:
"Ani görme kaybında vakit kaybedilmemeli.
'Dinlenince geçer' düşüncesiyle beklemek kalıcı görme kaybına yol açabilir.
Kişi kendi başına göz damlası veya başka bir ilaç kullanmamalı.
En kısa sürede göz hastalıkları uzmanının bulunduğu bir sağlık kuruluşuna veya tam teşekküllü acil servise başvurulmalı."
Gözlerinizdeki kırmızılık uykusuzluktan değil uzun ekran süresinden
