AYM Başkanı da “Mahşer”i hatırlatıyor

Ben bu sütundaki bir çok yazımda hukuksuzlukları değerlendirirken “Mahşer”i hatırlattım.

Kul hakkı” kavramı İslâm’a ait. Daha geniş planda “İnsan hakkı” ifadesi de kullanılabilir. Ama İslâm anlayışı “Kul hakkı” ile yaratılan er şeyin, insan, hayvan, ağaç, böcek, gök, yer… her şeyin hukukunu ifade eder. Muhyiddin ibn Arabi “Göğe iyi davran, yere iyi davran…” der.

Kanadını kopardığın kelebeğin de bir hukuku var, dövdüğün, sövdüğün hayvanın da…

İnsana yönelik hukuk ihlâli ise “insanın aziz varlığı” sebebiyle apayrı bir değer taşır.

Bir kişinin ayağına basmak ve geçip gitmek kadar bile olsa İslâm inancı onun görüldüğünü, yazıldığını belirtir.

Dünyada herhangi bir güç sahibinin hukuk ihlâli ise daha olağandır ve çoğu zaman da karşılıksız kalır. Haklar güç dengeleri ile heba olur gider.

Bir başka “Adalet” ortamına… Mahşer ortamına. Orada “Hüküm” Allah’a aittir. Herkesin dünya gücünün indirgendiği yerdir orası. Nemrut, Firavn ya da Karun… Ne hükümdarlık ne zenginlik bir kıymete sahip orada. “Hayat defteri’nin kalitesi konuşacak…

Dünyada haksızlığa uğradığına inanan herkesin teselli alanıdır Mahşer.

İnsanlar, yargıda veya bir başka platformda, “Mahşer duyarlılığı” bulunduğuna inandıkları insanlara “Ahireti unutma” diye seslenirler. Normalde böyle hitap edilen birisinin gerçekten Ahiret – Mahşer inancı varsa ürpermesi ve yapıp ettiği iş üzerinde bir kere daha düşünmesi gerekir.

Ama insanların içinde hep başka sesler de konuşur. “Hukuksuzluğu içe sindirme ameliyesi” diye nitelenebilir bu sesler. “Haramı helâlleştirme gerekçeleri” üretilir. “Büyük dâvânın çıkarı” için yapılıyordur hukuksuzluklar. Hem “Sadece kendisi yapmıyordur ki…” vs.

El hasıl çok çoook ötelere atılır Mahşer. Nerede ise zihnin derinliklerine… Onu oradan çıkarmak babayiğitlik ister… Kim kaybetmiş onu ki bulasın…

Şimdi gelelim AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın sözlerine…

Anayasa Mahkemesi, bizim Yargı düzeninin tepe kurumudur ve Özkaya da onun Başkanı… AYM’nin 64. Kuruluş yıldönümünde Cumhurbaşkanı’nın, Adalet Bakanı’nın huzurunda konuşuyor. Daha önce de Kur’an’a, Hazreti Peygamber’in, tarihteki büyük simaların sözlerine atıfta bulunarak benzeri konuşmalar yaptı.

Son konuşmasından sizlerle paylaşmak için şu ifadelerin altını çizdim:

“….sahip oldukları güce güvenerek adaleti hiçe sayan davranışlarını sürdürmekte ısrarcı olanlar, bir an önce adalete dönmedikleri takdirde, sahip oldukları güç ve kudretin kısa zamanda ellerinden çıkıp gideceğini, yaptıkları zulmün orada kalmayacağını kendilerine mutlaka döneceğini unutmamalıdırlar.

“…..kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’den bir örnek vermek isterim. İbrahim Suresi’nin 42. ayetinde şöyle denilmektedir: ‘Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı (korkuyla donup kalacağı) bir güne erteliyor.’

.

Hakim ve savcılar…. Hiçbir zaman beklenti ve kaygılarının etkisiyle doğruluktan sapmamalıdırlar. Adaletin tesisinde hamasete, husumete, kindarlığa, kayırmacılığa ve hatta duygusallığa yer olmadığını asla unutmamalıdırlar. Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar. Kimseyi aldatmamalı, kimseye de aldanmamalıdırlar.

Kul hakkı çok önemlidir, ibadetle affolmaz. Dolayısıyla bir gram helalin yıllarca peşinden koşmalı, meccanen bir ton haram gelecek olsa ona sırtını çevirmelidirler.

Bir kez daha ifade etmek gerekirse salt güç politikasıyla, bencil çıkarlarla kalıcı güvenlik ve barış sağlanamaz. Adalet üzere hareket etmeyen hiçbir devlet, hiçbir güç uzun ömürlü ve kalıcı olamaz. Ancak adaletli olursa, hak ile olursa, hangi inançtan olursa olsun her şeyi başarır ve uzun ömürlü olur. Acımasızca adaletten uzak bir şekilde kullanılan güç ise ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde hasmı karınca da olsa yenilir. Adil olmazsan, hak ile olmazsan, dünyada ne kadar güçlü olursan ol, gücün ne kadar büyük olursa olsun Cenab-ı Allah’ın yanında bir sinek kadar bile olamazsın. Ancak gerçek hak ile olursan, adalet üzere olursan dünyadaki en süper güç bile senin yanında sinek kadar olur.”

Güç zehirlenmesi” sadedinde Trump’a da işaret etmiş sayın Başkan, Gazze’de işlenen cinayetleri dile getirmiş… Ama şu “kul hakkı” uyarılarının tamamı, ülkemizin “güncel”i ile ilgili. Bizdeki güç kullanımları, bizdeki adalet sancıları ile… Sayın Başkan “Yargıya güvenin yüzde 18’lerde gözüktüğü, yer yer AYM kararlarının uygulanmadığı, faili meçhuller dosyalarının raflardan ineceği günü beklediği, bir Gülistan Doku dosyasının raftan indirilmesi için cesur bir savcıya ihtiyaç duyulduğu” İstanbul Silivri’de büyük bir “Yargı sınavı”na tanık olunduğu bir ülke gerçekliğinde konuşuyor.

Keşke diyorum, bu uyarılar bir yerlerdeki “duyarsızlık nasırlaşması”nı aşabilse…

YORUMLAR (12)
12 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.