Back To Top
Altanlar ve Ilıcak kararına ‘içeriden’ bir itiraz

Altanlar ve Ilıcak kararına ‘içeriden’ bir itiraz

 - Son Güncelleme: 21.02.2018 Çarşamba 00:33
- A +

FETÖ’yle, bilumum terörle ve darbelerle mücadeleyi canla başla desteklemek, haktan hukuktan, vicdan ve hakkaniyet ölçülerinden taviz vermemeye mani değil.

Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarının yanında sımsıkı durup hem de Altan kardeşlerle Nazlı Ilıcak’a ağırlaştırılmış müebbet verilmesini kıyasıya eleştirmek mümkün.

Bu ikisinin pekala bir arada yapılabileceğinin en esaslı örneği, Prof. Atilla Yayla’nın içten tepkisi...

Dün Serbestiyet.com’da kapsamlı bir değerlendirmesi çıktı.

Kalemle silahın ayırt edilmeden bir tutulmasının, eleştiri ve muhalefetin suç eylemi olarak yargılanmasıyla, hatta kaleme silahtan daha ağır cezalar verilmesiyle bile sonuçlanabileceğini madde madde ortaya koyuyor.

Kısaltarak sıralıyorum.

‘Et-tekraru ahsen, velev kane yüz seksen’ diyerek okuyalım, okutalım...

“BİR: Bu cezaya üzüldüm. Geçmişlerinde Türkiye demokrasisinin gelişmesine hizmetleri bulunan, vesayete karşı mücadelede risk alan, demokrasi cephesine mühimmat taşıyan bu isimlerin mahkûm edilmesi elbette sevinilecek bir durum değil. Engizisyon mantığıyla bu insanların üstünü çizmek, tüm hayatları boyunca ve her şeyde yanlış ve yanılmış olduklarını iddia etmek haksız ve yanlış.

İKİ: Takdir edilen cezanın çok ağır olduğunu düşünüyorum. Sanıkların böyle bir cezayı hak etmiş olmak için ağır suçlar işlemiş olmaları lâzım...Böyle bir ceza, silâh kullanarak insan katletmiş veya katledilmesi için emirler vermiş kimselere istenen cezalar seviyesinde. Bu yüzden insanı vicdanen rahatsız eden bir tarafı var.

ÜÇ: Bu kimselerin cezalandırılma sebeplerinden biri ‘darbeden haberdar olmak’, diğeri de ‘darbeye giden yolu hazırlamak’ için çaba sarf etmek, faaliyet yürütmek.

Şimdi yakından bakalım...

(a) Sanıklar darbe olacağı yolunda, gazetecilik faaliyeti çerçevesinde bir bilgi edinmiş ama toplumu ve yetkilileri bundan haberdar etmemiş olabilir. Bu durumda bir suç var mı, bilmiyorum. Eğer bu şık gerçekleştiyse, sanıkların darbeden memnuniyet duyacak olmaları, kendilerini kahraman, devrilen iktidarı ise ‘hain’ ve ‘demokrasi düşmanı’ olarak sunacakları kuvvetle muhtemel. Ama bu bir spekülasyon ve spekülasyona dayanarak suç tesis edilemez. 

(b) Sanıklara, FETÖ’nün çok güçlü olduğu ve yakında Erdoğan yönetiminin darbe ile gönderileceği ima edilmiş olabilir. Bence en kuvvetli ihtimal bu. Sanıkların tutum ve davranışlarındaki, zaman zaman saldırganlığa varan ataklığın da bundan kaynaklanmış olabileceğini düşünüyorum. Ancak bu da bir spekülasyon ve böyle olsa bile bunun suç teşkil edeceği çok şüpheli.

DÖRT: Sanıkların darbe teşebbüsü öncesi aylarda iyi, yani ilkeli ve demokrat bir duruş sergilemedikleri kanaatindeyim. İktidara muhalefeti meşru demokratik sınırların ötesine taşımaya çok istekliydiler. Özellikle Altan kardeşlerin sağda solda Erdoğan için “yakında indirilecek... Mursi’den beter edecekler... Cesedini yerlerde sürükleyip bir çöplüğe atacaklar” türünden lâflar ettiği, birden çok kişi ve kaynak tarafından tekrarlanıyor, doğrulanıyor.

BEŞ: Buna rağmen bu aşırı ve yanlış sözlerin cevabının ceza yargılaması değil ahlâkî kınanma, ayıplanma, aynı fikirde olmayanlar tarafından ağır biçimde eleştirilme olması bana daha doğru geliyor.

ALTI: Her şeye rağmen yargılama süreci bitmiş değil. Berberoğlu dâvâsındakine benzer bir şekilde cezanın aşağıya doğru inmesi ve hattâ beraate dönüşmesi olasılığının kuvvetli olduğuna kaniyim. Hattâ böyle olmasını diliyorum...”

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
karar okuru 21 Şubat 2018 21:23
şimdi doğru konuşalım,şimdiki akp ye yakın yazarlarda bir zamanlar cemaata övgüler dizmedilermi.yani şimdiki bu yazarlar yatan yazarlardan azmı suçlular.
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 16:54
Ergenekon mahkemeleri uyduruk suçlamar düzmece delillerle milletin ordusunu müebbede mahkum ederken Atilla beygiller mutluluktan uçuyorlardı..Hukuk için hiç bu kadar titizlenmiyorlardı..hayırdır ne iş..
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 18:26
3
O zaman titizlenmedik, şimdi de titzlenmeyelim diyorsun yani
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 16:50
Altan kardeşler darbeden önce televizyonlarda ağızlarına gelen en ağır hakaretleri cumhurbaşkanına yaptılar. Alenen acık bir dille cumhurbaşkanını tehdit ettiler. Acıp o konuşmaları dinleyelim. Sonra merak ediyorum bu ülke için demokrasi için ne yaptılar. Avrupada ülkesine böylesine düşman gazeteci asla yoktur. Gazetecilik bu mudur. Faşist bir dille cumhurbaşkanına saldırmak mıdır. Böyle mi gençlere örnek olacağız. Cumhurbaşkanımız nu ülkenin lideridir. Devlet baş gibidir baş giderse nasıl insan yaşamazsanız baş giderse devlette yaşamaz. O ce
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 18:31
3
Anladığım kadarı ile isnat edilen suç hakaret değil (Hakaretin cezası ağır müebbet olmaz) darbeye yardımla suçlanıyorlar. Darbeye yardımla ilgili de tek delil yazdıkları söyledikleri ile ilgili kanaat. Somut kanıt yok.
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 18:55
1
berbat bir yorum..Cumhurbaşkanı kılıçdaroğlu olsa böyle yazmasın..değil mi..
engineer 21 Şubat 2018 16:26
Ey oğul ! Üç kişiye acı :Cahil arasındaki alime ,zenginken fakirdüşene,ve hatırlı iken itibarını kaybedene. Ey oğul! unutma ki,yüksekte yer tutanlar,aşağıdakiler kadar emniyette değildir.(Şeyh Edebali)
Kemal Akalp 21 Şubat 2018 16:01
Kararın ağırlığına katılıyorum ama beraat edecekleri kadar da masum olduklarına asla inanmıyorum,Maalesef bazı yazar ve çizerler ,Erdoğan düşmanlığını, demokrasi ve vatan düşmanlığıyla aynı çizgide yürütüyorlar.Erdoğan'ın birçok yanlışı var ama,bunun yanında doğrularıda oldukça fazla ve milletle diyaloğu ondan iyi olan siyasi ,henuz yok ortada
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 14:28
Hayır saygı değer yazar Atilla yayla tam oportunist bir tavır sergilemişti o yazısında önce metnin konusu Ceza nın hukuksuzluğu idi O eristik diyalektiğe başvurdu ve AD hominem yaptı."Sanıkların darbe teşebbüsü öncesi aylarda iyi yani ilkeli ve demokrat bir duruş sergilemedikleri kanaatindeyim" bu kanaati neden paylaşıyor kendide 18 madde ye evet diyerek otoriterizmi destekledi .Yarın bir ceza alsa bunu neden paylaşalım.Sonra yazıda ne diyor bakın.Özetle 28 şubat dandik yartgılamalar olmuş anlamında,ama "Oysa şimdiki yargılamalarda somut suçlar söz konu
cumhur 21 Şubat 2018 14:26
Adalet mülkün temelidir!Ülkemizde adalet bağımsızdır ve bağımsız mahkemelerle yürütülür! Adaleti uygulayanlar hiçbir etki altında kalmadan,hiç kimseden çekinmeden ve hukukun üstünlüğüne inanmış şekilde uygulamalarını yaparlar.
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 22:02
0
Bu yoruma cevap yazabilecek yok mu?
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 12:23
türk basını denen sirk çadırı, ülkede ki bütün darbeleri desteklemiştir, başbakan ve bakanlar asılmış, gencecik çocuklar idam edilmiş, işkencelerden geçmiş, hapislerde çürütülmüş, 15 temmuz da olduğu gibi tanklar altında ezilmiş, ülke soyulmuştur ve türk basını istisna bile diyemiyeceğimiz küçük bir azınlığın dışında bütün bunları desteklemiştir. bunun karşılığında da gazete sahipleri holding sahibi olmuşlar ve dünyanın en gereksiz insanlarına milyon dolar ödeyerek köşe yazarlığı denen bir meslek icat etmişlerdir. sorun şu ki ayn
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 14:37
2
Sorun şu ki aynı fetoculer gibi hiç yüzleri kizarmaz bunların.
dippu 21 Şubat 2018 12:09
valla ALman devleti adamin cigerini soker,vatandasinida delikten ceker alir.iste guc budur.sen havaya osmanli tokati at .
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 12:27
14
ciğer ne ki elin almanı senin zekanı çekip almış.
Vatansever 21 Şubat 2018 10:17
Her türlü elinden geleni yap, darbeyi çağır, hiç ceza alma. Kusura bakmasın ama Atilla Yayla hayal dünyasında yaşıyor galiba. Bana göre de ceza fazla ağırlaştırılmış yerine 40 50 yıl yeterli olurdu.
OOZDEN 21 Şubat 2018 10:07
"Bu kimselerin cezalandırılma sebeplerinden biri ‘darbeden haberdar olmak’, diğeri de ‘darbeye giden yolu hazırlamak’ için çaba sarf etmek, faaliyet yürütme." Eğer bu fiil cezayı gerektirmiyorsa darbe suçu gibi bir suçun olmaması gerekir.
Köroğlu 21 Şubat 2018 09:11
Bir insan karakterinin çok dışında davranamaz. Altanlar uzun zamandır yazıyor. Fikirlerini açıkca belirtmekten kaçınmıyor. Karakterleri hakkında az çok fikir sahibiyiz. Bu insanlar herhangi biri için "cesedinin yerlerde sürünmesi"ni isteyecek tipler değil. Her zaman, her koşulda demokrasiyi ve hayatı savunmuş insanlar. Bu sözler bir temenni, bir beklenti değil; bir uyarı niteliğinde diye algıladım ben.
KARAR OKURU 23 Şubat 2018 10:16
1
Köroğlu!! sen hem körmüşsün hem de sağır. Yok ikisi de değilsen art niyetlisin. Görünen köy kılavuz istemez. Onların hangi duygular beslediğini çok iyi biliyoruz.
Abdullah 21 Şubat 2018 08:59
Hakperets ve objektif bir yazı.Düşmanımız bile olsa onu değerlendirirken hakkaniyet ölçülerinden ayrılmamak gerekiyor.Hukukta tarafgirlik olmaz.Tamamen hukuk ölçüleri içinde kalmak lazımdır. Kişiye dost ve olmayabiliriz.Bu hakkı yerine oturmada etkili olmamalıdır. Yani düşmanımız ile dostumuz arasında hukukta farklı davranmamalıyız.Hukukta mutlak eşitliği savunmalıyız.
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 15:49
2
Bu yorumu beğenmeyenleri merak ettim. Hukuk taraflı uygulanmalı mı diyorlar, hukuk adil olmamalı mı diyorlar. Ciddi ciddi merak ettim.
HACI MURAT 21 Şubat 2018 07:37
Atilla Yayla'nın 4.maddedeki tespiti adı geçen kişileri etik açıdan mahkum ediyor.Zaten çoğu kişinin söylediği de bu.Yaşı 70'e dayanmış ya da geçmiş kişilerin müebbet hapis cezası alması kimseyi sevindirmez.Yayla'nın da belirttiği gibi temyiz aşamasında bu cezaların hafifletilme ihtimalini yüksek görüyorum.
cevat karakalem 21 Şubat 2018 04:42
Hem a), hem b) suc olarak kabul edilebilir ama yeterli kanit varsa. Onemli nokta bu "kanit", yoksa sadece "kanaat" ile hukum verilmesi saglikli degil. Ozellikle Altan kardesleri ben uzun suredir,bu olaylar baglaminda degil, "kisisel vicdan mahkememde" mahkum ettim. Nedeni de kisisel hirs ve arzulari icin ("unlu ve dusunce onderi olma istegi") ellerindeki medya kaynaklarini v.s. fazlasiyla "yonlendirme amacli" kullanmalari. Herkse kendisi karar verecek tabii ki bu tip konularda.
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 04:28
Öyle bir hale gelmişiz ki görece demokratik, adil, vicdanlı bir tutum sergileyeceksek bunu iktidarı da şartsız desteklediğimizi belirterek yapmalıyız ki başımıza bir iş gelmesin.
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 04:25
Böylesine bilgi kirliliğinin olduğu bir ortamda MADDE 4 de spekülatif olabilir. Sağda-solda bu tarz ölçüsüz laflar etmişseler elbette hiç hoş değil ama bu nasıl doğrulanabilir ki? Gazeteciden bahsediyoruz, yazmış, çizmiş ya da ses kaydı varsa bunu tartışabiliriz ancak, yoksa falancanın/filancanın tanıklığı hiç bir şey ifade etmez. Kaldı ki ses kayıtlarının bile kabul edilmediği bir çağdayız.
Has Parti 21 Şubat 2018 03:42
Sayın yazar siz yüce Türk adaletine güvenmiyor musunuz? Çok ayıp. Adaletsiz devlet, devlet değil kabiledir onu da yöneten kabile reisi midir? Bunu mu söylüyorsunuz? Ne ayıp...Reis duymasın, sadece Türk vatandışlığınız varken böyle şeyler yazılır mı bir de, en küçük Almanlık da yok muhtemel ki. Almanlar beraat etti diye Türkler de beraat etmiş sayılır mı?
KARAR OKURU 21 Şubat 2018 01:04
Atilla Yahya Altan kardeslerin orda burda Erdogan'a karsi konustuklarini ve "yakinda indirelecek" dediklerini iddia ediyor ve bunun demokratik bir davranis olmadigini soyluyor Atilla Bey. Bunun bir suc olup olmadigindan suphesi oldugunu da yazmis. Benim kendisine soyleyecegim sudur: Suphe etmeyin, boyle bir suc yoktur hukukta. Zaten bunlar soylenti, dedikodu. Dogrulugu ispatlanabilecek birsey bile degil. Hele binbir turlu iftiranin, yalan haberin ortalikta dolastigi bir donemde.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN