Neyi yasaklarsak çocukları suçtan korur?
Bireysel silahlanmayı önlemek yerine sokakta yetişkinleri, okulda çocukları o silahlardan koruyacak çareler arıyouz.
Her kapıya güvenlikçi dikip X-ray koyarak, çocuklara sosyal medya yasağıyla, dijital oyun ve haberleşme platformlarını kapatarak, TV dizilerinde silah ve şiddet sahnelerini karartarak çözebilirmişiz gibi.
Yasaklama kolaycılığı yine çığırından çıktı. Yüksekten uçan çığırtkanlar, sağlıklı tartışma ortamını sabote ediyor, makul sesleri kasten bastırıyor.
15 yaş altına sosyal medyayı yasaklayıp dijital oyunlara yaş sınırı uyarısı ve ebeveyn kontrolü getiriliyor, AK Parti'nin teklifi Meclis'te. Doğru bir düzenleme, yetmez ama evet.
Yine de çığırtkanlar, kontrolsüz gidişatı kontrol altına alacak denetleyici, kısıtlayıcı düzenlemeler yerine kökten yasaklayalım gitsin istiyorlar.
Çünkü sağlıklı bir tartışmada söz, illa ki görev ve sorumluluğun kimde olduğuna gelecek.
Bu gayretkeşlerse sorunun giriftliğine, karmaşıklığına bakmadan bir günah keçisi bulup tüm suçu oraya yıkma peşinde.
Akılları sıra görev ve sorumluluğu, görevlisi ve sorumlusundan uzaklaştırıp kenara çekilecekler.
Okulda, sokakta artan şiddetin gerçek sebeplerine odaklanmak yerine, sonuçlarıyla mücadele ediyor görünmek yetiyor onlara. Sebepler düzeltilmedikçe sonuç değişir mi?
Milletin canını yakan, evlatlarına mâl olan bir sorun var, yeni de değil.
Arkasına saklanılan teraneler, safsatalarsa hep aynı...
SUÇA VE SUÇLUYA ÖZENDİRMEK Mİ DEDİNİZ?
Gören de CHP lideri, Çubuk'ta linç saldırısına uğradığında halkın haklı öfkesini niye üstüne çektiğini anlamaya ve suçu kendinde aramaya çağıran başkasıydı sanacak.
Saldırıya uğrayanı suçlayıp saldırganı haklılaştıran, kahramanlaştıran, el öpme sırasına girip heykelini dikmeye kalkan, kin ve nefret körükleyerek halkı kutuplaştıran kendileri değildi sanki.
Suçu ve suçluyu överek, meşrulaştırarak, ödüllendirerek çocuklara muhalefetteki büyükleri mi yanlış örnek oluyordu? Maruz kaldığı şiddete CHP mi özendirip teşvik ediyordu?
Sanırsınız ki güçlünün haklı olduğu, haklının güçlü olmadığı mesajı vererek ergenlerin kafasını karıştıran, doğruyla yanlışı ayırt etmelerini zorlaştıran uygulamaların hiç rolü yok.
Dayağı karşındaki yiyorsa, kaba kuvvete başvuran sensen kötü değil, normal olduğu fikrini nereden alıyorlar?
Duyan da asıl içeride tutulması gerekenlerin bırakıldığı her cezasızlığı, her infaz indirimini CHP çıkarmış, caydırıcılığın kalmamasını kendileri de desteklememiş zanneder.
SUÇ MAKİNELERİNİ YİNE KEMALİST REJİM ÜRETİYORMUŞ
2024'te, Ümraniye'de polis katleden suç makinesi, 19 yaşındaydı. AK Parti Türkiye'sinde doğup yetişmiş, başka iktidar görmemişti.
Onlarca suç kaydına rağmen sokakta nasıl dolaştığına hayret etmiştik. İktidar da böyle örneklere hayret edenler arasındaydı.
Kim üretiyordu bu suç makinelerini?
Üretenin Kemalist CeHaPe rejimi olduğunu söylemekten geri durmamışlardı.
Sorarsanız; gençleri sokak mafyasına özendiren kültürel çürüme, toplumsal yozlaşma hep Kemalist rejim yüzündendi.
CeHaPe zihniyeti, kindar değil dindar nesil yetiştirmeye karşı çıktığı için Teksas'a döndüğümüzü söylüyorlardı.
Kemalist laikçiliğin suç makineleri üretip aramıza salmasını AK Parti iktidarı ne yapsa önleyemiyordu.
2024'te, İstanbul’da 19 yaşındaki katilin, akranı iki kızı vahşice katletmesinden sonraysa Discord hedef olmuştu.
At çalındıktan sonra ahırı kapatmakta üstümüze yok, hep sonradan geliyor ya aklımız başımıza...
Suçu bu kez de Discord adlı bir iletişim uygulamasına yıkıp gerisinden sıyrılmıştı gayretkeşler.
Birçoğumuz yeni duyuyordu adını. WhatsApp, Telegram gibi bir uygulamaydı. Ancak kötü niyetliler, çeteleşmek için kullanmaya başlamıştı. Kapatılsın, diye kampanya yürütülüyordu.
Madem suç yuvasıydı, yeni nesil mafyanın çocuk tetikçi kafalama tuzağıydı, karanlık bir dehlizdi, istismar bataklığıydı, çocuklar için tehditti... Emniyet’in siber suçlarla mücadele dairesi niye daha önce fark etmemişti? Siyaseten rahatsız edici sosyal medya paylaşımlarını kovalamaktan sıra mı gelmiyordu?
Halbuki sanal devriyelerin asıl ve öncelikli görevi bu olmalıydı, sosyal medyada cadı avlamak değil.
Aynı yerdeyiz, o zaman ne yazdıysam şimdi de geçerli.
YASAKLANACAKSA DİZİDEN, OYUNDAN DAHA KÖTÜ ÖRNEKLER VAR
Dijital platformları kapatarak, dizi ve film sahnelerini karartarak, toptan yasaklamalarla suçu önlemek; sokakları güvenli tutmak yerine çocukları eve kapatmaktan farksız. Suçlular yerine suçsuzları hapsetmek gibi.
Oysa gözünüzü üstlerinden ayırmadan çocukları bu tehlikelere hazırlayabilirsiniz. Din ve değerleri istismar eden terör örgütleri, şiddet ideolojileri, mafya figürleri ortadayken salt din ve değerler eğitimiyle de olacak şey değil. Kimse saptırmasın.
Çocukları korumak için, yazı platformu Wattpad ile oyun platformu Roblox kapatılmıştı. Sonra Discord...
Ona bakarsanız Spotify’ın en çok dinlenen ilk 10'u şiddet çağrışımlı, berbat arabesk rap şarkılarla doluydu.
Kirli ergenlik fantezileriyle birbirlerini zehirliyorlar, diye hemen yasaklanmasını mı istemeliydik?
Kültür, sanat politikalarıyla gençleri neye özendirdiğimizi, siyasi ajandayla hangi kaliteyi teşvik ettiğimizi düşünmeyelim...
Yanlış ödül-ceza siyasetiyle kimleri ödüllendirip rol model gibi gösterdiğimizi gözden geçirmeyelim...
Gerçek hayatta azılı suçluları, mafyatik tipleri bırakıp fikir ve ifade suçlularını içeri tıkalım...
Canımız her yandığında da bir sanal platform kapatarak, bir mafya dizisi yasaklayarak sorunlarımız çözülsün. Öyle mi!
Çocukları korumak için yasaklara başvuracaksak başlayacağımız yer; göstermelik, yüzeysel çözümleri yasaklamaktır. Sonra da üç oy için kindarlık ve nefreti körükleyerek kötü örnek olmayı.
