Trump İran’da ne çeviriyor?
İran Körfez ülkelerini vuracak, diye kimse kendisini bilgilendirmemiş. Bunu beklemiyormuş. Bir anda Katar’la Dubai’den Bahreyn ve Suud’a, hepsini vurmaya başlayınca şok olmuş. Hiçbir uzman böyle olacağını tahmin edemezmiş. İran’ın bunu yapması tuhafmış. Şaşkınlık içindeymiş ama Hürmüz Boğazı’nı silah gibi kullanacaklarını tahmin etmiş. Zaten Üsame bin Ladin’in 11 Eylül saldırılarında ikiz kuleleri vuracağını da çok önceden bilmiş...
Trump’ın kameralara öngörüsüzlüğünü, cehaletini sere serpe sergilemesi, şuursuzlukla açıklanamaz.
Dünyayı kendisine güldüreceğini bilecek kadar öngörüsü kalmıştır.
Tahran, saldırıya uğrarsa savaşı bölgeye yayacağını, komşularındaki ABD üslerini vuracağını başından beri ilan ediyor, Körfez ülkelerini uyarıyordu. Sağır sultanın bile kulağına gitti, ABD Başkanı duymamış olabilir mi?
Mücteba Hamaney’in, yeni Dini Rehber seçildiğini halkla birlikte TV’den öğrendiğini söylemesi daha inandırıcı.
Trump’ın gülünç yalanlara başvurması neyi gösteriyor?
Bir; dost Körfez hanedanlarının savaşı çabuk bitirmesi için kurduğu baskıdan bunaldığını, kaçacak yerinin kalmadığını...
İki; Almanya dahil NATO ülkeleri de “bizim savaşımız değil” diyerek yardıma gelmeyince gerçekten sıkıştığını, zorda olduğunu...
Üç; İran’ın savaşı uzatacak kadar dirençli çıkacağını ciddi ciddi ummadığını...
Fakat bundan mı ibaret? Feleği şaştığından mı tüm bildiklerini unutmuş gibi konuşuyor?
Hâlâ aynı fikirdeyim. Gülünçleşme pahasına tecahül-ü arif taktiği izliyor. Ne dediğini bilmez görünmesi, ne yaptığını bilmediği anlamına gelmez. Son gülen olmak için, aklı sıra kurt görünüp tilkilik edecek.
Dünyaya ve İran’a aciz, çaresiz kaldığı izlenimi verirken nasıl bir cinlik, çakallık peşinde?
Yine bir dolap çeviriyor, câhil cüretine verip aksini düşünmek kurnazlığını hafife almak olur.
Planları, Venezuela modelindeki gibi rejimi değil başını değiştirip anlaşacakları bir mollayı getirmekse...
İsrail’le ABD, yeni lider Mücteba Hamaney ile potansiyel rakibi ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Laricani’yi niye birlikte hedef alıyor? Hamaney saldırıdan kurtulurken Laricani’nin öldüğü duyuruldu, hâlâ doğrulanmaya muhtaç.
Belki de biri gerçek, diğeri göstermelik hedef. Birini devreden çıkarıp diğeriyle masaya oturacaklar. Yahut bir başkası var kafalarında, önünü açmak için ikisinin de tasfiyesi gerekiyor.
Mücteba Hamamey seçildiğinden bu yana ortaya çıkmazken Laricani, Kudüs Günü yürüyüşünde halka karışıp boy gösterdi. Kenan Çamurcu gibi İran uzmanları, ikisi arasındaki çekişmenin sürmesine yoruyor.
Çamurcu’nun X hesabında paylaştığı tez, özetle şu:
“Laricani, bu rejimin ertesi gününe hazırlanıyor. Mücteba’nın hayalet liderliğiyle sürdürülen rejimin yolun sonuna geldiğini öngörüyor. ABD’ye ve Körfez’deki müttefiklerine daha ılımlı mesajlar yollayarak doğru stratejik hamleler yapıyor. Hamaney’in kurduğu mutlak velayet-i fakih rejimi, 25. yılında sona ermenin eşiğinde...”
Proje, bir tür saray darbesiyle molla rejiminin el değiştirmesini sağlamaksa... Savaş, siyasi hedefine yeni liderlik mimarisi şekillenmeden ulaşmayacak demektir.
BAHÇELİ ÖZGÜR ÖZEL’İ ARAMASA MIYDI?
MHP lideri Bahçeli, CHP lideri Özel’i arayarak Kadir Gecesi’ni tebrik etmiş.
Bahçeli, her fırsatta yaptığı üzere, Kadir Gecesi mesajında da iç cepheyi güçlendirmeye vurgu yapmıştı. Şöyleydi:
“İçte dağınık olduğumuz müddetçe, aramızda nifak tohumları yeşerdiği sürece dışımızdan her türlü mütecaviz müdahalenin yapılacağını asla unutmamak asıl olmalıdır.”
Gereğini yapmadıktan sonra bunları niye söylüyor, itirazı mâlum.
İç cepheyi zayıflatmamak için CHP davalarında tutuksuz, kayyumsuz, hızlı ve canlı yayında yargılama istemişler de ne olmuş?
CHP’nin canlı yayın teklifine mi Meclis’te destek vermişler? Demirtaş mı yuvasına kavuşmuş, iki Ahmet mi görevlerine iade edilmiş?
Bakın, Adana’da Zeydan Karalar bile görevine dönememiş hâlâ. Canlı yayınlanmasını bırakın, Silivri’deki İBB duruşması CHP milletvekillerine kapatılmış...
MHP’nin herkese demokrasi ve hukuk çıkışlarına bozuk atanların tavrı: Muhalefete boş umut verip oyalıyor, yapmayacaksa hiç söylemesin daha iyi.
Bense söylesin de niye yapmıyor, ona yüklenmekten yanayım.
Sorun söylemelerinde değil, yapmamalarında.
Bahçeli, kandil vesilesiyle Özgür Özel’i aramasa daha mı iyiydi?
