Bir avuçta gizlenen sağlık: Kabak çekirdeği
Bazı yiyecekler vardır, kimse onlara hak ettiği saygıyı göstermez. Kabak çekirdeği de onlardan biri… Çayın yanında atıştırılan, maç izlerken farkına varmadan tüketilen o küçük yeşil taneler aslında vücudumuzda adeta bir onarım ordusu gibi çalışır.
Önce kalpten başlayalım. Kabak çekirdeği, magnezyum ve sağlıklı yağlar bakımından zengindir. Bu ikili, damarların esnekliğini korur, tansiyonu dengeler ve kalp krizi riskini düşürmeye yardımcı olur. Yani her avuç kabak çekirdeği, kalbinize atılmış küçük ama değerli bir imzadır.
Bağışıklık sistemine geldiğimizde tablo daha da çarpıcıdır. Çinko deposu olan bu çekirdek, vücudun mikroplarla savaşan askerlerini güçlendirir. Özellikle mevsim geçişlerinde sık hastalananlar için kabak çekirdeği adeta doğal bir kalkan görevi görür.
Uyuyamayanlar, geceleri dönüp duranlar… Size de bir sözüm var. Kabak çekirdeği triptofan içerir. Bu madde, serotonin ve melatonin üretimini destekler; yani ruh halini iyileştirir ve kaliteli uykunun kapısını aralar. Akşamları bir avuç kabak çekirdeği, çoğu zaman bir uyku hapından daha etkilidir.
Erkek sağlığı açısından da kabak çekirdeği sessiz bir kahramandır. Prostatı koruyan fitosteroller içerir. Kadınlar içinse hormon dengesine destek olur, özellikle regl öncesi yaşanan şişkinlik ve huzursuzlukları hafifletir.
Bir de bağırsaklar var… Lif açısından zengin olduğu için sindirimi düzenler, kabızlığı önler ve bağırsak florasını destekler. Sağlıklı bir bağırsak demek, güçlü bir bağışıklık ve daha net bir zihin demektir.
Belki de en çarpıcı tarafı şudur: Kabak çekirdeği yaşlanmayı yavaşlatır. İçerdiği antioksidanlar hücreleri serbest radikallerin yıkımından korur. Yani sadece içimizi değil, dışımızı da genç tutar.
Sağlıklı günler dilerim…
