Asensio varsa sorun yok
Bakıldığında, takımlarını saha içi ve saha dışında olumlu yönde ileriye taşımaya çalışan, sadece sahada kalmak isteyen iki teknik adam. Diğer bakış açısıyla, başarısız bir sonuçta hedef hâline gelecek ilk isimler de onlar.
Sezonun belki de zorluk derecesi bakımından en yüksek maçı dün akşam Trabzon’da oynandı. Gol düellosu içerisinde geçen maçı sarı-lacivertliler yıldızlarıyla kazandı. Kısacası, takımında Asensio su olan kazandı.
Tedesco, orta saha üçlüsünü Kante–Guendouzi–İsmail; sağ kenarda Asensio, sol kenarda Kerem Aktürkoğlu, forvet hattını Talisca üzerine kurmuştu. Üçlü orta saha, oyunu kontrol etmek ve Kante üzerinden ileride oynayan oyunculara pas bağlantısını yapmak içindi. Trabzonspor’un ön alan oyuncularının baskısını azaltmak için de bu dizilişi düşünmüş olabilirdi. Diğer düşünce de Onana ve Batagov ile başlayan uzun pasları kesmekti.
Oyuna iyi başlayan sarı-lacivertliler; golü erken bulan bordo-mavililer oldu. Tedesco, hafta içi iyi çalışmalar yaptık dese de rakibinin etkin olduğu savunmadan Onachu ve Muci’ye atılan toplara önlem almaması dikkat çekti. Bunu 6. dakikada Arnavut oyuncu çok iyi değerlendirdi.
Sarı-lacivertlilerin bu sezon en büyük özelliği, geriye düştükten sonra oyundan düşmemesi. Talisca ile golü atarken ön alan baskısının yanında oyuncuların birbirinin nerede olduğunu artık ezbere bilmesi de etkiliydi.İsmail Yüksel, dün 8-10 numara karışık oyununda, ceza sahası dışı atakları başlatan oyuncuydu ilk yarıda.
İki takımın da bölüm bölüm etkili olduğu zamanlarda Trabzonspor, Onachu ile etkili olurken iyi de oynuyordu. Baskıyla gelen Kerem Aktürkoğlu nun golü ibreyi Fenerbahçe tarafına çevirse de ligin en formda forveti olan Onachu, penaltı çizgisinden kafa golü atarak oyuna tekrar eşitlik getirdi.
İtalyan hocanın takımının çalışmadığı ikinci ders buydu: dev forvete kolay kafa vuruşu yaptırmak.İlk yarının özeti, Premier Lig maçı gibi temaslı ve sert oyunun yanı sıra iki teknik adamın taktik savaşı.
İkinci yarının açılışını yapan sarı-lacivertliler oldu. Oosterwolde, Talisca, Kerem paslaşmaları; bitirici vuruş İspanyol matador.
Zorlu karşılaşmaya ilk müdahaleyi Tedesco, Talisca–Sheriff değişimi yaparken Fatih Tekke, Agusto yerine Umut Nayir ile karşılık verdi.
Tedesco, rakibinin üstüne geleceği düşüncesiyle hızlı oyuncuları olan Nene ve Musaba’yı sahaya atarak hamle yaptı. Tekke bu hamleye Nwakaeme’yi alarak karşılık verdi.
Değişimlerin sonucunda dinç kalan bordo-mavili takım oldu. Fenerbahçe orta sahası yorulunca geçişler kolay olmaya başladı.
Plan, Onachu’yu havada buluşturmaktı.
Bunu üç kere yakalasalar da Nijeryalı bu sefer çerçeveyi bulamadı.
Taktiksel hamle bu sefer bordo-mavili taraftan geldi. Savic ve Okay değişiklikleri, son anlarda sahada uzun kalmak ve olası karambol toplarından yararlanmak içindi.
Tedesco ekibi ise yorgunluktan dolayı geri yaslanıp rakibin boş bıraktığı alanları değerlendirmek istedi; ancak bunda ne Musaba’nın ne Sidiki’nin ne de Nene’nin gücü vardı. Asensio da bütün gücünü kullanmış, Skriniar mücadele etmekten bitkin düşmüştü.
Sonuca dönersek iki takımda tebrikleri hak eden bir mücadele sergilediler. Derbi gibi derbi oynadılar.
Maç bitiminde Tedesco için tablo şöyleydi:
Ligde derbilerde namağlup.
20 yıl sonra en yüksek namağlup serisi.
Son 7 maçta 6 galibiyet.
Kulüp tarihinde en uzun süre kaybetmeyen hocalar arasına girmesi.
Süper Lig’in namağlup takımı.
Maç dışına döndüğümüzde;
Taraftar olmak ile futbolu yöneten bir kurumda görev alıp taraflı olmak arasında fark vardır. Taraftar bağımsızdır; keyfi ölçüde tuttuğu takımı destekler. Kurumda görevli olan kişinin, görev süresince kuruma ve futbol kulüplerine karşı tarafsız olması gerekir. Bu kişi, o kulübün efsane oyuncusu olsa dahi tarafsızlığını korumalıdır.
Hami Mandıralı, maç öncesi kentin kanalına röportaj verirken taraftar diliyle desteğini göstermiştir:
“Bir skor tahminim yok, sadece Trabzonspor’un kazanmasını istiyorum…”
