Biri eledi üzüldü, diğeri elendi sevindi
Avrupa kupalarında yine karmaşık duygular yaşadığımız bir haftayı geride bıraktık. UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Galatasaray, İtalyan ekibini eleyerek adını bir üst tura yazdırdı. Avrupa Ligi’nde ise Fenerbahçe, rakibini mağlup etmesine rağmen gol averajına takılarak turnuvaya veda etti. Samsunspor'da UEFA Konferans Ligi’nde son 16’ya kalarak önemli bir başarıya imza attı.
Bu sonuçlarla birlikte ülke puanımız ve sıralamamız da güncellendi. 50.675 puanla 9. sıradayız. En yakın rakibimiz Belçika bizden 11 puan önde. Listenin zirvesindeki İngiltere’nin puanı ise bizimkinin iki katından fazla. Görünen o ki ön elemeler yine kaderimiz olacak.
Oysa milyonlarca euroluk harcamalar yapmamıza rağmen…
Harcamalar kadar gelirler de dikkat çekici hale geldi. Galatasaray, son 16’ya kalarak yaklaşık 53,5 milyon euro gelir elde etti. Fenerbahçe ise Avrupa macerası boyunca yaklaşık 20 milyon euroyu kasasına koydu.
UEFA’nın 2025 yılı ticari gelir sıralamasında Galatasaray 159 milyon avro, Fenerbahçe ise 122 milyon avro gelir elde etmiş görünüyor. Gelir-gider tabloları divan kurulu toplantılarında açıklanıyor. Ancak her yıl “kâr ettik” açıklamaları yapılırken kulüplerin borçlarının artmaya devam etmesi düşündürücü.
Saha içine döndüğümüzde ise farklı bir ruh hâli dikkat çekiyor. Galatasaray cephesinde, tur atlamasına rağmen teknik direktör Okan Buruk un açıklamalarına da yansıyan bir memnuniyetsizlik vardı. Soyunma odasında sanki tur geçilmemiş gibi bir hava oluştuğu ifade edildi. Daha iyisini yapma zorunluluğu vurgulandı. Öte yandan medyaya yansıyan haberlerde Osimhen’in maaşının ödenmesi ile ilgili iddialar bazı oyuncuların performanslarına yönelik eleştiriler gündeme geldi. Nijeryalı golcünün bazı takım arkadaşlarına karşı sitemkar olduğu da konuşulan konular arasında.
Yüksek bütçeli kulüplerde zaman zaman ödeme krizleri yaşanabiliyor. Ancak bu tür haberler ülkemizde daha farklı yankı buluyor. Yabancı oyuncuların sağlam sözleşmelere sahip olması, beklentiyi daha da yükseltiyor.
Dün çekilen kura çekiminde Galatasaray’ın rakibi bu sene Rams Park’ ta yendiği Liverpool oldu. İngiliz ekibi geçen sezon yakaladığı güçlü oyunu bu sezon çok arıyor. Eylül ayına göre daha formdalar iç karışıklıkları çözdüler, iki maçta sarı kırmızılı takım için zor geçecek.
Fenerbahçe cephesinde ise elenmeye rağmen daha sakin bir tablo vardı. Maç sonunda teknik heyet oyuncularını tebrik etti ve performanstan memnun olduklarını dile getirdi. İsmail Yüksek ile Kerem’in maç sonu röportajında birbirlerine takılması, takım içindeki moralin korunduğunu gösteriyordu.
İki takımda son hafta lig maçlarında kritik puanlar kaybettiler, özellikle sarı lacivertlilerin puan kaybı travma yaratacak bir görünümde.
Tedesco motive, uzun zaman sonra oynayan oyuncular iyi görüntü sergilediler. Birçok yorumcuya göre forveti de olsa tur (0 / 3) rağmen gelebilirdi.
Sarı lacivertliler bu sezon sadece bonservislere 124 milyon euro para harcadı, gelinen noktada Avrupa’ da yine hayal kırıklığı. Lig’de liderin iki puan gerisinde, kupada son maçını kazanması gerekiyor.
Şampiyonlar Ligi’nden elenince: “Olsun, UEFA’yı alırız.”
UEFA’dan elenince: “Hayırlısı oldu, lige odaklanırız.”
Lig kötü giderse… Yıllardır aynı döngü içerisinde dönüp duruluyor,hedefler küçülüyor bahaneler büyüyor.
12 Dev Adam Doludizgin
Türkiye’de spor denildiğinde akla ilk gelen branş hâlâ futbol. En büyük bütçeler, en yüksek transfer harcamaları, en geniş medya ilgisi… Hepsi futbola ayrılıyor. Ancak iş başarıya gelince tablo değişiyor. Son yıllarda gurur veren sonuçlar basketboldan geliyor.
Kulüpler düzeyinde EuroLeague’e damga vuran takımlarımızın ardından bu kez sahne milli takımın.
A Milli Basketbol Takımımız, Sırbistan deplasmanında ortaya koyduğu özgüvenli ve tempolu oyunla önemli bir galibiyet aldı.
Yükselen form grafiği ile Tarık Biberoviç ve Cedi Osman akşamın alkışlanacak oyuncularıydı.
