Fenerbahçe taraftarı Trabzon'a neden gidemiyor?
Oysa Fenerbahçe–Galatasaray, Beşiktaş–Fenerbahçe, Trabzonspor–Galatasaray arasında oynanan derbilerde taraftarlar stada rahatça girebiliyor. Belirtilen toplanma alanına gidiliyor, bilet kontrolünden sonra erkenden başlayan yolculuğun ardından maç bitiminde dönüşler yapılıyor. Sadece güvenlik önlemleri biraz abartılıyor.
Hafta sonu oynanan Samsunspor–Trabzonspor derbisi için deplasman tribününe yasak gelmedi. Taraftarlar otobüslerle kente giriş yaptı. Galatasaray taraftarı güle oynaya Trabzon’a gitti; birçoğu bordo-mavili taraftarlarla alışveriş merkezlerinde el ele, kol kola gezdi. Maç sonrası Trabzonspor taraftarları, Galatasaraylı futbolcuları alkışlayarak uğurladı.Hatta yöneticilerin, beğendikleri oyuncular için transfer pazarlığı yaptıkları dahi söylendi.
Bu kararı alanlara sormak gerekir: Trabzon kenti Fenerbahçe ve Beşiktaş için yabancı topraklar mı?
Önlem alınamıyor mu?
Sorun, kentte metrobüs olmaması mı?
Bu durumdan beslenen bayağı bir grup var: “Aman gelinmesin, olaylar çıkar; altından kalkamayız.” Saha içi ve saha dışı olayların özellikle Trabzon tarafına zarar verdiği açıkça görülüyor. Bu zarar yalnızca saha içinde değil, kültürel yönden de yaşanıyor.
Fenerbahçe–Trabzonspor maçlarından sonra hakem kararlarıyla ilgili yapılan paylaşımlar “Şike hâlâ devam ediyor.” ifadeleri kullanılıyor.Bu sözler, sıkıntının saha dışında da devam ettiğinin göstergesi.
Eski başkanlar, maç öncesinde egolarını tatmin etmek için bu maç üzerinden birçok açıklamalar yapardı. Mourinho olsa hakem üzerinden rakibi küçümserdi; Şenol Güneş ise felsefi sözlerin yanı sıra bordo-mavi kravatını takarak tepki çekerdi.
Sonuca dönersek, bu güzide iki kulübün önüne büyük bir fırsat geldi. Her iki tarafın başkanları ve teknik direktörleri saha içinde kalmak istiyor. Sadettin Başkan, Ertuğrul Başkan fair play örnekleri sunuyor; iki başarılı teknik direktör de rakiplerini incitmeden, övgü dolu sözlerle açıklamalar yapıyor. Tedesco hafta sonu rakibi için övgü dolu sözler söyledi. Fatih Tekke de misafirperverliğini gösterip, olumlu konuşmalar yapacaktır.
Belki bu Cumartesi olmayacak ama elbet bir Cumartesi bu saçma deplasman yasağı rafa kalkacaktır.
Yabancı hakem nereden çıktı?
Salı günü TFF’de hakemlerin kokart takma töreni vardı. Birçok hakem kokartlarını aldı.
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu törende, “Türk hakemliğinin uluslararası yolculuğunda önemli bir gurur anını hep birlikte yaşıyoruz.”
UEFA Hakem Komitesi Başkanı Roberto Rosetti ise, “Avrupa sizi bekliyor.” ifadelerini kullandı. Hakemlik organizasyonları tüm Avrupada zor günler geçiriyor. Hakemlik kolay bir iş değildir; hakemleri yönetmek de kolay değildir. Tüm hakemlere bir mesaj vermek istiyorum: Elbette zor birkaç ay geçirdiğinizi biliyorum. Bazı zorluklar ve problemlerle karşılaştınız. Şimdi sadece futbolu düşünme zamanı. Yüzde yüz işinize odaklanın. Yapmanız gereken çok açık: Sahaya çıkın ve kararlarınızı verin. Konsantre olun. Sadece sahanın içini düşünün. Sizler futbol camiasına örnek olmalısınız. UEFA Hakem Kurulu sizi bekliyor; çünkü iyi hakemlere ihtiyacımız var. Kaliteye ihtiyacımız var. Bu yüzden Türkiye’de çok iyi hakemlere gereksinim duyuyoruz.
Hakem camiası zor zamanlarda geçti geçiriyor hatalar tabii ki var, ancak yabancı hakem konuları neden böyle zamanlarda ortaya çıkıyor.
Evet kritik bir maç ancak ligin bitmesine 13 hafta var. Kritik dönem sadece ligin zirvesi için mi? Aşağı taraflarda düşmemeye oynayan, yukarıda, Avrupa vizesi almak isteyen takımlar var. Onlar için neden yabancı hakem yok.
O zaman bu konuyu tamamen çözüp Türk hakemlerini emekli edip, yabancı hakem olaylarına dönelim, saha içinin birçoğu yabancı, saha kenarının birçoğu yabancı, ortası yabancı olmuş ne olacak.
