Kazanmayı hatırladılar
Sarı lacivertliler yine “tamam mı, devam mı?” denilen bir maça çıktı.
Hesap aslında basitti: Gaziantep karşısında kazanırsa yoluna devam edecek, kaybederse diğer maçların hiçbir önemi kalmayacaktı. Beşiktaş-Rizespor karşılaşmasında çıkacak sonuç da liderlik ihtimalini doğrudan etkiliyordu. Ancak beklenen sonuç gelmedi; siyah-beyazlılar net bir skorla grubu lider tamamladı. Sarı lacivertliler gösterişsiz, temiz ve kendinden emin bir oyunla maçı kazanarak kupa yolunda hata yapmadı.
Fenerbahçe’nin taraftarına en büyük borcu, yaşattığı psikolojik travmalardır. Sarı lacivertli camianın taraftara bir psikolog borcu var. Gerçi Erman Toroğlu da sarı lacivertli taraftarları beğenmediğini sık sık dile getiriyor; bazen haksız da sayılmaz. Kadıköy’de tribünler bir türlü tam anlamıyla bütünleşemiyor.
Toroğlu’nun ifadeleriyle: “Fenerbahçe maçını izliyorum, seyirci bağırıyor. Babu- babu. Galatasaray maçını izliyorum, bu kez hakemin üzerine gidiyorlar.”
Zatürre teşhisi konulan Tedesco iki maçtır kulübede yer almıyor. Konuşulanlara göre başka takımlarla görüştüğü kaleci Ederson ile tartıştığı iddiaları da gündemde. Brezilyalı kaleci pazar günü kalede görev yapmıştı; ancak sakatlığı salı günü yeniden nüksettiği için Gaziantep maçı kadrosuna alınmadı.
Sarı lacivertliler, son maçlarda üretkenlik anlamında sıkıntı yaşadığı gibi skora katkı sağlayan iki oyuncusundan da yoksundu. (Talisca-Asensio)
Ara transfer dönemindeki oyuncu planlaması nedeniyle eleştirilen ekip, formasyonda değişikliğe giderek sahaya çıktı.
Sol stoperde Levent Mercan, sol kanat Archie Brown görev yaptı. Orta saha üçlüsü Guendouzi-Fred- Kante’den oluşurken, Kerem Aktürkoğlu serbest oyuncu rolündeydi. Kerem bu rolü etkili kullandı; asistinin yanı sıra Sidiki ve Musaba’ya da önemli pozisyonlar hazırladı. Musaba bir pozisyonda golü bulsa da diğer fırsatları değerlendiremedi.
Orta saha, mücadele gücü açısından iyi bir görüntü sergiledi ancak üretkenlik bakımından zayıf kaldı. Kante ve Guendouzi zaman zaman stoperlerin arasına girerek oyun kurmaya çalıştı; bu durum hücumdaki üretkenliği azalttı. Benzer özelliklere sahip iki “6 numara” ve daha ofansif özellikli bir orta sahadan oluşan üçlüden çıkan tablo da bu oldu.
Burak Yılmaz ikinci yarıya Lungoyi ve Bayo hamleleriyle reaksiyon vermek istedi. Ancak Kerem Aktürkoğlu’nun asistinde gelen Cheriff golü, sarı lacivertlileri iyice rahatlattı.
Oyuncu değişiklik talimatı Pazar gününe göre daha erken geldi; düşüş yaşanan bölgelere İsmail Yüksek, Oğuz Aydın ve Nene hamleleri yapıldı.
Nene’nin golünün ardından Archie Brown’un kaydettiği gol, maçın sonucunu belirleyen ve skoru perçinleyen an oldu.
Burak Yılmaz, haftalar önce taraftarla tartıştıktan sonra istifa etmiş, ancak daha sonra görevine geri dönmüştü. Ne var ki bu dönüş pek etkili olmadı. O günden bu yana Gaziantepspor galibiyete hasret kaldı. Burak Yılmaz için sinyaller pek olumlu görünmüyor.
Kartal’da tek hedef Türkiye Kupası
Çok değil, daha ocak ayında taraftarlar “Sergen gelecek, hesap verecek” tezahüratları yapıyordu. Dün akşam ise Dolmabahçe’de hocaya büyük bir sevgi gösterisi vardı.
Sergen Yalçın, “Yoğun bakımdaydık ve odaya çıktık. Durumumuz şu an bu. Henüz istediğimiz konumda değiliz. Çok çaba harcıyoruz. Umarım bundan sonra Beşiktaş’ı olması gereken yere hep birlikte getiririz.” ifadelerini kullandı.
Hoca, 16 maçtır kaybetmeyen bir takım oluşturdu. Ancak seviyeyi daha da yukarı taşımaları gerekiyor. Bundan sonraki en önemli sınavları, bir üst seviyeye çıkabilmek olacak.
Siyah beyazlıların Süper Lig’de şampiyonluk şansı oldukça az görünüyor; ancak ligin şampiyonunu belirleyecek konumdalar. Hafta sonu Galatasaray ile karşılaşacaklar, nisan ayında ise Fenerbahçe deplasmanına gidecekler.
Beşiktaş’ta ilk hedef Türkiye Kupası’nı kazanmak, ardından ligi mümkün olan en iyi yerde tamamlamak. Hafta sonu oynanacak derbinin keyifli geçeceğine dair güçlü sinyaller var. İki takım da formda ve etkili bir oyun sergiliyor. Bu nedenle maçın sonucu büyük bir merakla bekleniyor.
