Kış Transfer dönemi, bitmeyen tatminsizlik

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), 2026 kış transfer döneminde kulüplerin yaklaşık 2 milyar dolar harcadığını açıkladı. Dünya futbolunda bu süreçte 5.900’ün üzerinde uluslararası transfer gerçekleşti. Rakamlar büyük, beklentiler daha da büyük.

İngiliz kulüpleri, 360 milyon doları aşan transfer harcamasıyla İtalya, Brezilya, Almanya ve Fransa kulüplerinin önünde ilk sırada yer aldı. Fransa kulüpleri ise futbolcu satışlarından 215 milyon dolar gelir elde etti. İtalya, Brezilya ve İspanya takımları da bu tabloda üst sıralarda kendilerine yer buldu.

Kadın futbolu açısından da dikkat çekici bir eşik aşıldı. Kulüpler, kış transfer döneminde ilk kez 10 milyon doların üzerinde bonservis bedeli ödedi. İngiltere, 5 milyon dolarlık harcamayla bu alanda zirvede yer aldı.

Buna karşın Juventus, Barcelona, Real Madrid, Borussia Dortmund, Bayern Münih, Mönchengladbach, Arsenal, Everton, Liverpool, Chelsea, Newcastle ve Manchester United gibi birçok dev kulüp, bu transfer dönemini hiç harcama yapmadan kapattı. Avrupa’nın devleri, artık parayı değil sistemi konuşuyor.

Türkiye ise bambaşka bir futbol iklimine doğru hızla yol alıyor. Özellikle “Dört Büyükler”, transfer yarışını bir rekabetten çok gösteriş alanına çevirmiş durumda.

“Sen aldın, ben daha iyisini alacağım. Almazsam taraftar küser.”

Ortada, mutluluk tanımı belirsiz bir kalabalığı memnun etme çabası var.

Ne alınan sonuçlar yeterli oluyor ne de Avrupa’da kalınan son 24 takım arasındaki yer tatmin ediyor. Kupa sevinci bile artık günlük mutluluk hâline gelmiş durumda.

“Sané’den daha iyisini bul, En-Nesyri’yi gönder” söylemleri tribünlerde yankılanırken; vazgeçilmez denilen Fred, dakikalar içinde protesto edilebiliyor.

Taraftar, farkında olmadan kendi kulübüne tuzak kuruyor.

Ülke meselesi haline gelen Kanté transferi, sözde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesiyle çözüldü.

Bilal Erdoğan açıklamalarında Türk futbolunu seven bir Cumhurbaşkanı var ve N’Golo Kanté’nin Fenerbahçe’ye transfer sürecinde verilen destek ne ilk ne de son olacak.

Fenerbahçe’nin Kanté için ödediği 14,4 milyon euroluk imza parası da dâhil edildiğinde, toplam harcama 45 milyon euro civarlarına ulaşıyor.

Avrupa’da kış transfer döneminde en çok harcama yapan ilk on takım arasında iki Türk takımının yer alması düşündürücü.(Fenerbahçe, Beşiktaş)

Üstelik bu sıralamada, Fenerbahçe’nin Kanté için ödediği imza parası bile hesaba katılmamış iken…

Galatasaray, ezeli rakibinin gerisinde kalmak ister mi? Bu konuda, derin bir kadroya sahip olmasına rağmen onlar da birçok kiralık ve satın alma opsiyonlu transfer yaptı.

Gelinen noktada, tribünlerin sevgilisi hâline gelen Icardi dahi Osimhen sonrası ikinci planda kalmış durumdaydı. Taraftarın bir kısmı kalmasını isterken, diğer bir kısmı ise “zarar veriyor” düşüncesiyle ayrılmasını savunuyor.

“Bu takımı ben kurmadım, başarısızlık benim suçum değil.” diyen Sergen Yalçın’ın takımı Beşiktaş, transferlerinin hepsini üç güne sığdırmayı başardı. Bonservis ödeme konusunda sarı lacivertli takımla yarış hâlinde.Yapılan transferler aceleci mi, nokta transfer mi, bunu alınan sonuçlara göre değerlendireceğiz.

Devre arası transfer dönemini dört büyüklerden çok iyi geçirebilen oldu mu? Trabzonspor sol kanatsız kalmış gibi gözüküyor. Fenerbahçe’nin santraforu yok. Galatasaray istediği merkezi ekleyemedi. Beşiktaş ise süreçten biraz memnun gibidir; ancak orası da tam değil.

Sorulması gereken soru şudur: Gerçekten transfer mi kazandırıyor, yoksa yalnızca oluşan gürültü mü büyüyor?

Transfer sonucunu siyasi bir olaya uyarlarsak, Cumhurbaşkanının desteğiyle Kanté transferi gerçekleştiyse, muhalefet de seçim döneminde buna karşılık olarak diğer rakiplere olası Haaland, Messi ya da Ronaldo transferleri için destek verir mi?

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.