Musaba dansı
Yeni tasarlanan dört takımlı Süper Kupa’nın açılış maçı pazartesi günü oynandı. Seyirci ilgisinin düşük olması beni şaşırtmadı. Gelinen noktada Türk futbolunun içinde bulunduğu tablo ne yazık ki buydu. Derbi mücadelesi reytinglerde “Uzak Şehir” dizisini dahi geçememişti. Bunu sorgulayacak bir federasyon var mıydı, derseniz; kendisinden yaklaşık bir aydır haber alınamıyor.
Asıl şaşırtıcı olan ise pazar akşamı yapılan basın toplantısında birbirlerinden övgüyle söz eden “abi-kardeş” ikilisinin, maç sonunda takımlarına transfer yapılması gerektiğini dile getirmesiydi. Kadro yapılarına bakıldığında tablo zaten her şeyi anlatıyordu. Bir takımda yedek kulübesinde Lemina ve Torreira otururken, sahada İlkay ve Sara görev yapıyordu. Osimhen yoktu ama alternatifi Icardi vardı.
Diğer takımda Onuachu yoktu yerine Agusto vardı.Folcarelli sahada olursa maç kaybedilmez “Zubkov sağa yatırır, sola çeker vururdu. Stresten on kilo verdiğini söyleyen Fatih Tekke umudunu, müzmin sakat Savic ile 37 yaşına gelmiş Visca’ya bağlaması ise düşündürücüydü.
Değişmeyen bir gerçek vardı: Türk teknik direktörlerin her zaman bir mazereti olmasıydı.
Kupanın ikinci maçı olan Adana tarafına döndüğümüzde ise yabancı teknik direktörler Tedesco ve Thomas, oyuncuların oyundan keyif almaları gerektiğini vurguluyor lardı. İlgi, Gaziantep Stadı’na kıyasla daha iyiydi.
Reyting sonuçları henüz netleşmemişti ancak yarışta “Mehmed Fetihler Sultanı” dizisinin yer aldığı biliniyordu.
Yeni Adana Stadı’ndaki coşkuya ayak uyduran taraf sarı lacivertliler oldu. Yeni transfer Musaba, yaptığı asistlerle takımına önemli katkı sağlayacağını daha ilk maçtan göstermişti. Hollandalı oyuncu o kadar hızlıydı ki takım arkadaşları bile zaman zaman ona ayak uydurmakta zorlanıyor, kısacası Musaba Fenerbahçe’ye adapte olmamış, direk Fenerbahçe olmuştu.
Ona ayak uydurabilen isimler ise John Duran Asensio ve zaman zaman Kerem Aktürkoğlu oldu.
Sarı lacivertli oyuncular sahanın her alanında uyguladığı baskı, Thomas Reis disiplininde başarılı sezonlar geçiren Samsunspor’u dahi şaşırtmıştı. Hücum hattındaki üç oyuncudan ikisinin sakat, birinin ise rakibe transfer olmuş olması Samsunspor’un direncini ciddi şekilde düşürüyordu. Holse ve Tomasson’un bindirmeleri etkisiz kalmıştı.
İlk yarıda Asensio ve Duran’ın direkten dönen topları golle sonuçlansa, skor çok daha farklı yerlere gelebilirdi.
Sekiz oyuncusu eksik olmasına rağmen Tedesco’nun “Eksik olabiliriz ama biz bir takımız” sözleri, sahadaki performansla desteklenmişti. Açıkçası bu oyunu kendisinin bile beklemediğini söylemek yanlış olmazdı.
İkinci yarı ise tam anlamıyla bir Fenerbahçe klasiğiydi. Tempo düştü, top rakibe bırakıldı ve rakibin gelmesi beklendi. Bekleyen vardı ama gelen yoktu. Tedesco, düşen orta sahaya 60. dakikada müdahale ederek Bartuğ Yılmaz’ın yerine genç Yiğit Efe yi oyuna aldı. Oosterwolde’yi sol beke çekerken, Levent Mercan’ı İsmail Yüksek’in yanına monte etti.
Bu değişiklik kısa sürede etkisini gösterdi ve Fenerbahçe, hazırlanışı ve bitirişiyle alkış alan bir gol daha buldu. Golde Musaba’nın asisti kadar, geldiğinden bu yana en temiz oyununu sergileyen John Duran’ın dokunuşu da dikkat çekiciydi.Kırmızı kartın ardından oyunun tamamında üstünlüğü eline alan sarı lacivertliler, yıllardır zorlandığı rakibi karşısında net bir galibiyet alarak finale adını yazdırdı.
Futbol dışında aynı saatler içerisinde basketbol ve voleybol taraflarında da maçlar vardı. Fenerbahçe için akşamın özeti dört branş, dört maç dört galibiyet. Fenerbahçe Spor Kulübü, akşamı 4/4’le kapattı.
Akılda kalan sorulara dönersek, Süper Kupa’nın genişletilmiş formatının beğenisi- getirisi nasıl olacak.
Zaman bakımından Temmuz ayının ikinci haftasından sonra oynanabilir mi? Biz ön elemeler ülkesi olduğumuz için sezona hazırlık aşamasında iyi bir giriş olabilir.
Hava şartları nedeniyle finalin başka statta oynatılması konuşuluyor. Galatasaray, finalin İstanbul yerine başka bir yerde oynanmasını istiyor. Fenerbahçe tarafı ne cevap verecek.
Finale ligin en formda iki takımı kaldı. Özlediğimiz derbi mücadelesini yaşarmıyız?
Yoksa bol güvenlik önlemli, horoz dövüşü şeklinde geçen bir maç mı izleriz.
