Ne oynadı,ne izledik

Cumartesi akşamı Galatasaray puan kaybedince Fenerbahçe için önemli bir fırsat doğdu. Sarı lacivertliler, en son 2023-24 sezonunun 24. haftasında, yani tam 752 gün önce haftayı Galatasaray İle aynı puanda tamamlaya bilmişti. Bu yalnızca puan tablosu meselesi değil; psikolojik eşik anlamında da ciddi bir kırılma anıydı.

Fenerbahçe’nin yakın geçmişine baktığımızda final niteliğindeki maçları oynama konusunda ciddi sorunları var. Defalarca ayağına gelen fırsatları, kritik hatalarla rakiplere teslim etti.

Farklı bir hava hissediliyordu. Saha içinde kalmak isteyen bir başkan, iddialı bir teknik direktör ve güçlü bir kadro. Kağıt üzerinde her şey hazırdı.

Fakat sahada yine aynı hikâye yazıldı. Sarı lacivertliler eline geçen fırsatı yine değerlendiremedi.

Futbolda kadro derinliği önemlidir; ancak bazı oyuncular vardır ki eksiklikleri zincirleme etki yaratır. Skriniar ın yokluğu tam da böyle bir boşluk oluşturdu. Tedesco’nun “Çözüm bulmak zorundayız.” sözleri aslında sorunun büyüklüğünü gösteriyordu.

En iştahlı başlaması gereken maça Fenerbahçe tedirgin ve dağınık başlamıştı.

Levent Mercan ve Semedo’nun bindirmelerine karşı Musaba ve Nene yeterince karşılık veremedi. İleri uçta Talisca yalnız kaldı. İsmail, Asensio ve Talisca arasındaki mesafe açıldıkça Kasımpaşa’nın işini kolaylaştıran bir tablo ortaya çıktı. Asensio pas alabildiği anlarda bir şeyler üretmeye çalıştı; ancak bağlantı kopuktu.

Üstüne bir de ilk yarı bitmeden gelen Oosterwolde ve Çağlar Söyüncü sakatlıkları. Defans hattı Yiğit Efe, Guendouzi ikilisine kalmıştı.

Böyle stresli maçlarda ayaklar ağırlaşır; basit tercihler bile zorlaşır. İlk yarı boyunca sarı lacivertli oyuncular tam olarak bunu yaşadı.

Saatler 21.00’i gösterdiğinde Tedesco’nun çözmesi gereken problemler daha da artmıştı.

İkinci yarının başında Musaba çıkıp Mert Müldür girince soru işaretleri büyüdü. Gol bulması gereken bir takımın savunma hamlesi yapması, doğal olarak eleştiriyi beraberinde getirdi.

Takımın tek gerçek santrforu olarak görülen Cherif in 77. dakikaya kadar kenarda beklemesi ise bu tercihi daha da tartışmalı hâle getirmişti.

Oyun bir süre sonra ülkenin en sevdiği senaryoya döndü: Doldur boşalt.

Sağdan soldan yapılan istemsizce ortalar…

Maç boyunca 35 orta denemesi, yalnızca 7 isabet. Bir net kaçan pozisyon, geriye kalan cılız vuruşlar. Rakamlar, üretkenlikten çok çaresizliği anlatıyordu.

Zirveyle puan eşitleme fırsatında, kendi sahanda, 10 kişi kalmış bir rakibe karşı üstünlük kuramıyorsan; son dakikada golü bulup skoru koruyamıyorsan artık şans faktörünü konuşamazsın. Hakem faktörünü de konuşamazsın. Bu, mental bir mesele haline gelmiş olabilir.

Tek kale oynadığın maçta gol ün 90+5’e kadar gecikmesi santrafor eksikliğinden; 90+5’te yediğin gol ise stoper eksikliğinden kaynaklı.

Sonuca dönersek; Tedesco çözüm bulması gereken maçta çözümü bulamadı, üstüne bir çok sakat oyuncu verdi.

Sonuçta Fenerbahçe dün akşam ne oynadı, taraftar ne izledi.

Tek teselli basketbol

Fenerbahçe taraftarının istekli, kendinden emin ve küsmeden kulübünü desteklemesinin arkasında yatan temel sebep, hiç kuşkusuz basketbolda kazanılan başarılar.

Obradovic sonrası dönemin nasıl şekilleneceği büyük bir merak konusuydu. Avrupa’da zirveyi görmüş bir organizasyonun, efsane bir koçun ardından nasıl bir yol haritası çizeceği sorgulanıyordu. İşte tam bu noktada Sarunas Jasikevicius sahneye çıktı ve ulaşılması güç bir başarıya imza attı.

İki yıl, iki ay, dokuz gün önce Fenerbahçe’nin başına geçen Litvanyalı çalıştırıcı, tüm kulvarlarda 7. kupasını kazandırdı. Kulüp tarihindeki toplam kupa sayısı ise 51’e ulaştı. Bu tablo, istikrarın ve doğru planlamanın bir sonucudur. Jasikevicius artık yalnızca başarılı bir antrenör değil; gerçek bir “kupa profesörü” olarak anılmayı hak ediyor.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.