TRUMP’IN NEFESİ

Adamın biri, sürüsüne dadanan kurtla başa çıkamayınca ağız bağlama büyüsü yaptırmaya karar vermiş. Nefesi kuvvetli hoca ararken şu tavsiyeyi almış:

“Ankara’ya git! Orada Ecevit diye bir hoca var. Bir nefeste 129 kurdun ağzını bağladı.”

28 Şubat’ın meşhur fıkrasıydı bu. İki sene evvel Erdoğan’ın nefesinin Ecevit’in nefesini geçtiğini yazdım. Erdoğan, sâdece ağız dil bağlamıyor. Kuzuya çeviriyor, kuzuya!

Fakat NATO zirvesi için ülkemize gelen Trump’a sevindirik olan yandaş yazarları görünce favori hocam değişti. Trump Hoca’ya hayran oldum.

Yıllar evvel bir ağa-maraba dizisi vardı. Ağanın hanımı, evin hizmetçisine, haksız yere tokat attı. Hizmetçi, bir süre hanımın gözüne görünmedi. Arayı bulmak isteyenler, hanımı yumuşattılar. Hizmetçiye, “Seni affetti. Git özür dile!” diye müjde verdiler. Hizmetçi, hanımın yanına gidip özür diledi, elini öptü.

15 Temmuz’un arkasındaki NATO’yu ve ABD’yi kusursuz ağırlarken vatandaşın gazını almak için maymuna dönenler var. Şu yoruma bakar mısınız?

“70 Yıldır NATO’dan darbe yiyen Türkiye, 15 Temmuz’un 10. yılında NATO’nun patronu olma noktasına geldi”

Bu yoruma göre, el öpüp özür dileyen hizmetçi, “Konağın hanımı benim” diye hava atıyor.

2016 ocak ayında ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve eşi, İstanbul’a geldi. Jill Biden, bir kafede karşılaştığı Cüneyt Özdemir’in hatırını sordu; Özdemir de bunu, anında twitterda paylaştı. Tuncer Köseoğlu, Özdemir’in twitini, “Türk gazetecilerinin düştüğü sefâletin nirvanası” olarak tanımladı. Turgay Güler ise Aslı Aydıntaşbaş ve Kadri Gürsel gibi gazetecilerin, Joe Biden'la çekilmiş fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmalarını, bir Osmanlı fıkrasıyla yorumladı. Cuma selâmlığında pâdişâhın atı, bir adama bakmış da adam, “Yaşasın, sadrazam oluyorum!” diye sevinçten deliye dönmüş de yok bilmem ne.. Aynı yazar, şimdi NATO eleştirileri yapan muhâlefetten utanıyor.

Devam edelim.

2016’nın Ekim ayında, yâni 15 Temmuz’dan üç ay sonra ABD’nin ne idüğü belirsiz sapık starı Lindsay Lohan, Bosphorus Global’in dâvetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Hilâl Kaplan ve Abdurrahim Boynukalın tarafından kamplarda gezdirildi. Sultanbeyli Belediye Başkanı, Kur’an-ı Kerim hediye etti. Gâziantep Belediye Başkanı Fatma Şâhin tarafından ağırlandı. Fotoğraflar, twittırdan paylaşıldı. Kampları gezerken başörtüsü takan ve “Dünya beşten büyüktür” diyen Lohan yatında güneşlenirken İslâmcı gazeteler tarafından neredeyse azize ilân edildi. Bu rezâletin sâhiplerine, “Sömürge gazetecileri” diyen olmadı. Sadrazam fıkrası anlatan da olmadı.

Sömürge gazetecilerine haysiyet dersi verenlerin; dedesi genelev patronu, kendisi Netanyahu’nun ve Epistein’ın dostu, Gazze’nin düşmanı olan adam geldi diye Esmeralda su verince, “Bana su verdi! Bana su verdi!” diye dört dönen Kuazimado’ya benzemesi neyle açıklanabilir?

Ağzı dili bağlananlar NATO-3 gibi süslü laflar ederken, bağlanmayanlar, Hürmüz boğazını geçemeyen Amerika asker istediğinde direnip direnemeyeceğimizi soruyor. Benzer bir soru ekranda soruldu. Sadrazam fıkrası anlatan aslan parçası, “O zaman NATO’dan çıkarız” dedi.

Tabi tabi! 15 Temmuz’da çıktın, o zaman da çıkarsın!

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.