Bakan, çürümeyle mücadele için yeni bir paradigmada kararlı ama…

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi dün İstanbul’da sabah kahvaltısında gazete, televizyon ve internet medyası temsilcileriyle buluştu.

Bakanlık koltuğuna oturalı henüz üç ay bile olmadı, ancak özellikle Kahramanmaraş’ta yaşanan acılı okul olayından dolayı bir bakıma zorlu bir başlangıç yapmak durumunda kaldı. Hemen ifade etmek gerekirse, şu ana kadar da son derece dikkatli ve kararlı adımlar atıyor.

Bu köşede zaman zaman iktidara yönelik eleştirilerde bulunuyorum ama her zaman hakkaniyetli olma konusunda da dikkatli olmaya özen gösteriyorum. Bu çerçevede yeni İçişler Bakanı Çiftçi konusunda, zihin dünyamda daha toleranslı bir sayfa açtığımı söylemeliyim.

Bu tavrımın özel bir nedeni yok elbette ama şu ana kadar olaylar konusundaki yaklaşımı, kararlı tutumu ve insan ilişkilerindeki üslubu, kişisel olarak bana güven veriyor.

Bu yaklaşımı erken bir değerlendirme olarak görenlere de katılırım, benimki sadece bir ön değerlendirme ve belki de pozitif bir his…

Kim nasıl değerlendirir bilemem ama ben çürüme ve yozlaşmanın böylesine derinleştiği bir ortamda, yeni göreve başlayan bir içişleri bakanının, yaralarımıza neşter vuracak adımlar atmasını hasretle bekliyorum.

Kuşkusuz Türkiye’nin devasa sorunlarının çözümünü, sadece bir bakandan beklemek haksızlık olur. Çünkü bizim, devletin kurumlarını zaafa uğratan Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi gibi çok daha büyük bir problemimiz var.

Bugün eğitimde yaşanan acılı olaylardan, sokak cinayetlerine, çete-mafya bozuntularından uyuşturucu baronlarının yarattığı kirliliğe kadar pek çok konunun arka planına baktığımızda, devlet kurumlarında yaşanan zaafın, bütün bu olumsuzluklar için aslında bir beslenme kaynağı oluşturduğunu görmek mümkün.

Bakan Çiftçi sohbet toplantısında, özellikle sokak çeteleri, suç örgütleri, uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu baronları konusunda ayrıntılı bilgiler sundu. Ve bu konuda kesinlikle, “Yeni bir güvenlik paradigması” oluşturacaklarının altını çizdi.

Bu çerçevede Bakan Çiftçi, 2026’nın ilk üç ayında 13 bin kişinin uyuşturucudan tutuklandığını, 15 bin ton uyuşturucunun yakalandığını da açıkladı. Ve hemen ekledi: “Bunlar sorunun çözümü için yeterli değil elbette, bataklığı kurutamazsak, sivrisinekle mücadele ederiz o kadar…”

Bakan son derece haklı, ne kadar torbacı, uyuşturucu yakalarsanız yakalayın, eğer ülkeye bu uyuşturucuyu sokan büyük baronlarla etkin mücadele yapamazsanız, bütün yaptıklarınız sivrisinekle mücadeleden öteye geçemeyecektir.

Bakan Mustafa Çiftçi ile ilgili erken iyimserlik değerlendirmemin temelinde, Maraş’taki elim okul katliamı konusundaki yaklaşımının etkili olduğu kanaatindeyim. Bakan açıkça diyor ki: “Saldırı aslında göstere göstere geliyorum demiş. Maalesef okulda kurumsallık inkıtaya uğramış.”

İşte esas mesele bu… Unutmayalım, bu ülkenin yasalar ve kurallar konusunda aslında çok fazla bir eksiği yok. En temel eksiği, bazı imtiyazlı kesimlerin kuralları esneterek hem kurumlarda hem de toplumda derin bir kirlilik yaratmasıdır.

Maalesef valinin oğluna okulun disiplin kuralları işlemiyor, rektörün yeğeni dokunulmaz oluyor, Gülistan Doku cinayetinde yasalar değil, siyasetçilerin çenesi çalışıyor.

Mesela Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra yaşanan tutuklamalar ve yeni şüpheler, Meclis tutanaklarını yeniden gündeme taşıdı. TBMM kayıtları, iktidar temsilcilerinin geçmişte Vali Tuncay Sonel’i savunarak dosyadaki iddiaları “asılsız”, “provokasyon” ve hatta “aşk intiharı” olarak nitelendirmeleri düşündürücü…

Bu arada Giresun’da Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün üzerine siyasetçi perdesi çekildiği iddiaları da henüz aydınlatılabilmiş değil.

Bugün itibariyle siyasetin geldiği bu umutsuz manzara esas alındığında, ne yazık ki İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin işi hiç kolay değil. Kabul etsek de etmesek de bazı siyasetçilerin verdiği bu fotoğraf, sadece karede yer alanlar için değil, aynı zamanda siyasi iktidar için de negatif bir kanaat oluşturuyor.

Özetle ifade etmek gerekirse, yaşadığımız bütün acılı olayların üzerindeki siyaset perdesini kaldırmadan, hukuku ve hakkaniyeti hakim kılmadan hiçbir sorunumuzu esaslı bir şekilde çözme imkan ve ihtimalimiz yok.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.