Back To Top
Bizi bir türlü anlamayan Batı

Bizi bir türlü anlamayan Batı

 - Son Güncelleme: 13.10.2019 Pazar 12:35
- A +

Batı medyasında artık taraflı olmanın ötesinde, YPG’yi adeta kendileri adına Türkiye ile savaşan bir güç olarak gören bir üslup hakim. Yayınların tarafsız olduğunu iddia etmek artık saflıkla eş değer bir tespit olur. Çünkü üslup tarafsızlık eşiğini çoktan aştı. Gerçi bu denli önemli bir olay, eski krizlere oranla görece az bir şeklide batı medyasında yer alıyor. Ama üslup Türkiye’nin aleyhine daha ağırlaşmış durumda.

Oysa batının YPG’yi (PKK) desteklemesinde şaşılacak hiç bir yön yok. PKK doğulu bir örgüt olmasına rağmen, söylemi, kendini ifade ediş biçimi, özellikle propaganda faaliyetleri batının kültürel kodları ile birebir uyuşuyor. Zaten bu söylem de örgütün Almanya’daki kanadı tarafından geliştirilip yeşertildi. PKK’nın sempatizanlarına aşıladığı ulusal bilinç de batı terminolojisinde ezilen halklar için öngörülen ve artık nerdeyse “klişe“ sayılabilecek bir söylemle tıpa tıp uyuşuyor. Kriz anlarında bu klişe servise sunuluyor ve hemen de kabul görüyor. 

Tabi PKK’nın batıda  bu denli kabul görmesi sadece bir iletişim başarısı olarak açıklanamaz. PKK’nın Batıda ve özellikle Almanya’da karşılaştığı iltifatın en önemli nedeni, yaptığı eylemlerin hiçbirisinin batının hiçbir menfaati ile çelişmemesi. Hem Türkiye’yi zorlayacak silahlı bir güç, hem de Batının beklentilerinin dışında hiç bir eylem gerçekleştirmeyen bir yapı. Bu da elbette sempati katsayını arttıran bir etken. 

***

Suriye’de çıkan iç savaştan menfaat temini konusunda, 1. Dünya Savaşı sonu paylaşımlara benzer yoğun bir çaba sergileyen Batının, dengeleri bozmaya en namzet güç Türkiye’nin güneyine, PKK  aracılığı ile   boydan boya bir duvar örmesini desteklemeleri kendileri açısından anlaşılır bir şey. Suriye’nin kuzeyindeki YPG kurgusunun coğrafi, demografik, tarihi meşruiyeti olmaması fazla anlam ifade etmiyor. Savaş olmayan koşullarda Orta Doğu için bir cazibe merkezi olan Türkiye’nin güneyine, varlığı ve meşruiyeti Türkiye düşmanlığına bağlı olan bir örgütün yerleşmesi elbette batı açısından işe yarar bir siyasi durum.  PKK’nın bir terör örgütü olması, Suriye’nin kuzeyinde baskı, tehdit, tehcir gibi yöntemlerle kendisine alan açması ise bu noktada hiç bir önem arzetmiyor.  

AB ile ilişkilerde Türkiye’nin tarih boyunca dezavantajlı bir taraf olduğu gerçeğini batı lehine en iyimser yorumcular bile kabul edecektir. Türkiye’nin bu eşitsiz durumdan yüz yıllardır sıyrılamamasının bir çok nedeni var. Bunlardan birisi de sırtımızda bulanan terör yükü. Ancak müzakerelerde bu yük batı lehine bir avantaja dönüşüyor. Yani bizim terör olarak gördüğümüz şey batı için kullanışlı bir araç haline gelebiliyor. Ve bu avantajlı durumu daim olmasını istemelerinde de şaşılacak bir durum yok. 

Batı medyasında oluşan algı sadece “önyargılara“ değil, pragmatik temellere dayanıyor. Yüzyıllar içinde oluşmuş bir algı bu. Hem siyasetçisi hem entelektüeli, Ortadoğu’da olan biten herhangi bir şeyin anca kendi arzuları doğrultusunda gerçekleşmesi gerektiği konusunda aşırı bir özgüvene sahip ve bu konuda herhangi ahlaki bir sorun da görmüyor. Kendince tanımladığı ve tasnif ettiği sosyo kültürel bir yapı ve bu yapıya yön verme hakkını kendinde bulan “ukala“ bir duruşu var. 

Bölgenin gerçekleri ile hiç bir zaman uyumlu olmayan bu kurgu, şimdi Türkiye tarafından sorgulanıyor. Evet şu an söz konusu olan askeri bir operasyon. Batının yüz yıllardır süren alışkanlıkları nedeniyle, kendine itiraf etmekte zorlandığı gerçek ise, artık statükonun eski motivasyonlarla korunamayacağı gerçeği. İşte bu alan sadece siyasi değil kültürel, tarihsel, bilimsel ve medyatik bütüncül bir alan. Türkiye askeri olarak makul bir cevap verdi. Şimdi sıra sivil olarak verilecek cevapta. İhmal ettiğimiz batı kamuoyunu tartışmaya davet etmenin, olmuyorsa tahrik etmenin vakti geldi. Bu hem mümkün hem de acilen gerekli. 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 18:15
Avrupa neyin ne oldugunu biliyor. Sizin bu makaleniz Turkleri kandirmak icin yazilmis. Bizim medyanin durumu ortadayken Bati medyasini elestirmek de davranis bozuklugudur.
Siyah Ayna 13 Ekim 2019 14:38
Tam tersi: mesele Türkiye'nin Batı'yı bir türlü anlamak istememesidir. Devletin kara propaganda yolu ile Türkiye'de yerleştirmeye çalıştığı Batı imajının gerçek Batı ile ilgisi yok. O yüzden devlet Türkiye'nin Batı ile her türlü ilişkisini koparmaya çalışıyor. Türkiye Batı'dan koparken elbette ağır bir bedel ödemekte ve bu bedel git gide büyüyecek. K.Kore cinsi bir ülke olacağız pek yakında.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 14:32
Batı komuoyunun tekisini IŞİD'in batıdaki algısına, Türkiye'nin IŞİD politikasına (politikasızlığına), IŞİD-YPG savaşına hiç değinmeden analiz etmeye kalkmak komik olmuş.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 18:37
1
isine gelmeyen konulardan hic bahsetmeden makale yazmak veya tarih kitabi yazmak gibi kotu bir huy var bu ulkede. Kendi halkini kandirmak, ruya aleminde gezintiye cikmak aliskanlik olmus. Turkiye Barolar Birliginin Baskani bile "soz konusu vatansa gerisi teferruattir" diye nutuk atiyor. Teferruat dedigi hakikatler. Bir ulkenin en yuksek seviyeli hukukcusu bile bunu soyluyorsa siz dusunun gerisini.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 13:35
Kürtler ,Irakta otoritenin kaybolmasindan sonra Musul,Kerkük sehir merkezlerindeki tapu binalarini yaktilar,yerli halki yerlerinden ettiler,herzaman yayilmaci bir potika yürüttüler.Dahasi kendilerini batiya özgürlük savascisi diye iyi pazarladilar ama unuttuklari bir sey vardi,kimse kimsenin kasina gözüne degil menfaatine destek verirdi,ortadoguda kimin kiminle yatip kalktigini bilemez.
külyutmaz 13 Ekim 2019 08:34
Madem ki az gelişmiş 3. dünya ülkesinin lideri kendi krizi anında klişe operasyona başvuruyor varsın adamlar da klişe yazı yazsın.Yazmaktan kimse ölmemiş...
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 01:22
Bu harekat, Turkiye'nin Kurt sorununun dunya kamuoyu tarafindan mercek altina alinmasina zemin hazirladi. Gecmiste Kurtlerin Turkiye'de maruz kaldigi haksizliklar tartisilmaya baslandi. Bu ulke Cumhuriyet kurulali beri devletin Kurt vatandaslara uyguladigi asimilasyon politikasiyla ve Kurtlere yapilan katliamlarla, insan haklari ihlalleriyle yuzlesmis degil. Okullarda tarih kitaplarina yazip yeni nesillere ogretmedikce yuzlesmek mumkun degil. Birakin yuzlesmeyi, bugun hala Kurt siyasetciler hapiste, Kurtce anadil egitimi hala yasak. Bu vesileyle Kurt sorunu dunya kamuoyunun gundeminde simdi.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 00:14
Okudugum en tek tarafli analizlerden biri. Analiz degil aslinda "hep biz hakliyiz" zihniyetinde olanlar icin yazilmis bir propaganda yazisi. Meger Bati medyasi tarafsizlik esigini asmis. Bizim medyamiz tarafsizmis gibi kalkmissiniz Bati medyasini tarafsiz olmamakla sucluyorsunuz. Dunyanin en tarafsiz olmayan medyasi bizimki Mikdat Bey. En yalanci medya da bu ulkede. BBC, FRANCE 24, DW, CNNi her gun izleyen biri olarak soyluyorum; Tarafsizlik konusunda Bati medyasinin eline su bile dokemeyiz...ISiDle savasirken 10 bin can kaybeden Kurtlere sempati duymalarinda da sasilacak birsey yok.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 04:46
1
Islamcilari da tanimis olduk. Kurt soz konusu olunca Qur'an teferruatmis. Kotu ev sahibi kiraciyi ev sahibi edermis.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN